

Dizisini ilk defa ünlü mûsiki bilgini Abdülkādir-i Merâgī’nin tertip ederek kullandığı bu makam çok sonraları mûsikişinas Şâkir Ağa tarafından adlandırılarak belirlenmiş ve ilk örneklerini de Şâkir Ağa ile Hammâmîzâde İsmâil Dede Efendi vermiştir. Dizisi nevâda rast beşlisinin, nîm-hicazda hicaz dörtlüsünün, segâhta ferahnâk ve dügâhta rast beşlisinin, ırakta yani yerinde ferahnâk beşlisinin birbirine eklenmesinden meydana gelmiştir.

Ferahnâk makamına örnek olarak Rifat Bey’in Mevlevî âyini, Zeki Mehmed Ağa’nın zencîr usulündeki peşrevi, Şâkir Ağa’nın ağır çenber usulünde, “Meyl eder bu hüsn ile kim görse ey gül-fem seni” mısraı ile başlayan birinci bestesiyle ağır düyek usulünde, “Bir kerre bakmadın dil-zârın figānına” mısraı ile başlayan şarkısı, Hammâmîzâde İsmâil Dede Efendi’nin zencîr usulünde, “Figān eder yine bülbül bahâr görmüştür” mısraı ile başlayan ikinci bestesi, Zekâî Dede’nin devr-i revân usulünde, “Ol kadar mukbil-i mahbûb-i Hudâ’sın ki seni” mısraı ile başlayan ilâhisi verilebilir.


Henüz Tartışma Girilmemiştir
"FERAHNÂK" maddesi için tartışma başlatın