Bu madde henüz onaylanmamıştır.
Flap; sabit kanatlı hava araçlarında gövde ile kanatçık (aileron) arasında, kanadın firar (arka) veya hücum (ön) kenarına yerleştirilen ve uçuş sırasında kanat profilinin kamburluğunu veya kanat yüzey alanını değiştirerek uçağın aerodinamik performansını düzenleyen ikincil bir uçuş kontrol yüzeyidir. Flaplar, uçağın havada tutunabilmesi için gerekli olan kaldırma kuvvetinin ve uçağı yavaşlatmaya yarayan sürükleme kuvvetinin üretilmesini sağlar.

Yapay zeka ile oluşturulmuştur.
Flapların çalışma prensibi, kanat profilinin şeklini değiştirerek kanat üzerinden geçen hava akışını yeniden yönlendirmesine dayanır. Flap aşağı doğru uzatıldığında veya açıldığında kanadın aerodinamik kamburluğu artırılır. Bu geometrik değişim, kanadın üst yüzeyindeki alanı büyüterek üzerinden geçen havanın yerel hızını artırır. Bernoulli prensibi uyarınca, artan hava hızı basıncı düşürür; alt yüzey ile üst yüzey arasında oluşan basınç farkı ile kaldırma katsayısı artırılır.
Kalkış safhasında flaplar genellikle 5 ila 15 derece arasında açılarak kaldırma kuvvetini artırır ve uçağın havalanması için gereken pist mesafesini kısaltır. İniş safhasında ise 25 ila 40 derece gibi daha yüksek açılarda ayarlanarak yüksek miktarda sürükleme kuvveti meydana getirir. Bu durum uçağın tutunma kaybı (stall) hızını düşürür ve daha dik bir açıyla yavaşlamasına olanak tanır.
Hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD) kullanılarak yapılan analizlerde, düz flaplı kanatlarda flap açısının 15 dereceye kadar çıkarılmasının aerodinamik kaldırma/sürükleme (L/D) oranını artırdığı görülmüştür. 15 derecenin üzerindeki açılarda flap üzerinde hava akımı ayrılmaları ve türbülans artmakta, sürükleme katsayısı yükselerek L/D oranı düşmektedir.
Flap boyutu ve açısı arttıkça kritik Mach sayısı düşmektedir. Bu durum kanat profili etrafındaki hava hızının daha erken şok dalgası oluşturmasına sebep olduğundan, yüksek flap açıları sesten hızlı jetler yerine çoğunlukla düşük hızda veya kalkış ve iniş fazlarında kullanılır.
Havacılıkta uçakların operasyonel ihtiyaçlarına göre farklı türde flap sistemleri geliştirilmiştir:
En basit tasarımlı flap çeşididir. Kanadın firar kenarında bulunan bir menteşe vasıtasıyla bütün halinde aşağı doğru sarkar. Genellikle hafif eğitim ve spor uçaklarında kullanılır.
Sadece kanadın alt yüzeyinden ayrılıp aşağı sarkan bir flap tipidir. Üst yüzey sabit kalırken alt kısmın uzaması hem kamburluğu hem de sürüklemeyi artırır.
Çoğu modern yolcu, kargo ve jet uçağında kullanılır. Flap açıldığında ana kanat ile flap arasında bir yarık oluşturur. Bu yarık, alt yüzeydeki yüksek basınçlı havanın flapın üst yüzeyine akmasını sağlayarak sınır tabakasına enerji verir ve akım ayrılmasını geciktirerek ekstra kaldırma üretir.
Ray veya kızaklar üzerinde geriye doğru ötelenebilen flaplardır. Bu ötelenme sayesinde kanat veter (chord) boyu ve yüzey alanı artar. Büyük jetlerde aşamalı olarak kullanılır. Yarık bulunduran türlerine "Slotted Fowler" denir.
Kanadın ön yüzüne yerleştirilirler. Krueger flapları kanat önünden uzayarak hava ayrılmasını geciktirirken; slatlar sabit veya hareketli yarıklar oluşturarak hava akışını kanadın üzerine yapıştırır ve yüksek hücum açılarında stall'u engeller.
Hücum kenarına yakın menteşelenmiş, aşağı sarkan ve STOL (kısa kalkış ve iniş) özellikli uçaklarda düşük hızda yüksek kaldırma sağlamak amacıyla kullanılan sistemlerdir.
Sürgü mekanizmasıyla geriye hareket eden ve kanat geometrisini eş zamanlı genişleten tasarımlardır.
Hem flap hem de dönüş kontrolü sağlayan kanatçık (aileron) görevini tek bir yüzeyde birleştiren donanımlardır.
Flap sistemleri uçuş sırasında belirli yapısal ve durumsal limitlere tabidir:
Flapların açılması kanat üzerinde mekanik direnç doğurur. Hava hızı göstergesinde "beyaz yay" olarak işaretlenmiş maksimum hız aşıldığında flap açılması mekanik veya yapısal hasarlara sebep olabilir.
Sıkıştırılabilirlik sorunları sebebiyle flaplar genellikle 20.000 fitin altında çalıştırılır. Buzlanma yaşanan bölgelerde iniş sonrasında flapları geri çekmek, biriken buzlar nedeniyle mekanizmaya zarar verebileceğinden operasyonlar durdurulabilir. Çapraz rüzgar durumlarında da uçağın aerodinamik kontrolünü korumak adına flap açısı kısıtlanır.
Flap ve benzeri hareketli yüzeyler mekanik donanımlar içerir ve uçak tasarımına karmaşıklık getirir. Yarıklı flaplardaki yarıklar arasından geçen hava akımı, aerodinamik gürültü kaynağıdır.
Güncel havacılık teknolojilerinde, bu parçaları ortadan kaldırarak performansı artırmayı hedefleyen "şekil değiştiren uçak (morphing aircraft)" teknolojisi araştırılmaktadır. DARPA, NASA ve çeşitli havacılık laboratuvarlarının çalışmaları sonucunda elektroaktif malzemeler, şekil hafızalı polimerler ve kompozit alaşımlar geliştirilmektedir. Bu uyumlu kanat tasarımları; ayrı fiziksel parçalar olmaksızın ısı veya elektrik uyarısıyla tek bir yüzey olarak deforme olup kanat şeklini pürüzsüz biçimde değiştirebilmektedir. Bu yaklaşımla mekanik ağırlık azaltılarak yüksek yakıt tasarrufu, artırılmış menzil ve düşük gürültü seviyesi elde edilmesi planlanmaktadır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Flap (Kanatçık)" maddesi için tartışma başlatın
Çalışma Prensibi ve Aerodinamik Etkileri
Kalkış ve İniş Performansı
Aerodinamik Sınırlar
Mach Sayısı Etkisi
Flap Çeşitleri
Düz Flap (Plain Flap)
Ayrık Flap (Split Flap)
Yarıklı Flap (Slotted Flap)
Kayan / Fowler Flapları
Hücum Kenarı Flapları (Krueger Flap ve Slatlar)
Junker (Droop) Flap
Zap ve Gouge Flapları
Flaperon
Operasyonel Sınırlandırmalar
Hız Sınırlandırmaları
İrtifa ve İklim Sınırlandırmaları
Gelecek Teknolojisi
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.