İnsanlığın kendi gücünü aşan kelimelere karşı hayranlığı "Zamanı Durdurmanın Yolları" ismiyle karşımıza çıkıyor.
Başkahramanımız Tom Hazard, anageria denilen bir hastalığa daha doğrusu yüzyıllarca yaşayacağı bir soruna veya güzelliğe sahip. Yüzyıllar önce doğuyor ve günümüzde tarih öğretmeni olarak karşımıza çıkıyor. İnsanların anageriaya sahip insanları bilmemesi gerektiklerini düşünen Albatros adı verilen cemiyet Tom ve onun gibilere yardım ederek belirli aralıklarla yer değiştirip yepyeni hayatlara sahip olmalarını sağlıyor. Kitabın kurgusu, hissettirdikleri ve sorgulattıkları kadar güçlü olmasa da zamanda sıçramalarla Tom'un zaman içindeki varoluşsal sorgulamaları kurguyu ayağa kaldırıyor.
Tom'un hayatında zamanın akışının yavaşladığı "an"lar Rose ile olan münasebetiyle karşımıza çıkıyor. Hayatının ilk zamanlarında oluşuyor bu anlar ve sonrasında tüm hayatını işgal etmeye başlıyor. Tom ile Rose arasındaki duygusal ve kimyasal bağ olan aşk, Rose'un ölümünü aşıyor ve Tom'la sonsuzluğa sürükleniyor adeta.
Tom'un hayatın akışı içinde Rose'u düşünmesiyle bir şeyler oluyor ve "an" üzerine düşünceler bana hücum ediyor. Tersini düşünmeye çalışıyorum kendisini anlamak için, sonsuzluk nitelik olarak uygun gibi geliyor; herkesin ve her şeyin bir anının olması sonsuzlukla burun buruna getiriyor beni ama sonra küçük aklımı kenara koyup hesaba katmadığım/katamadığım şeylerin idrakîne varıyorum ve sonsuzluktan uzaklaşıyorum belki de ömür diyorum, nicelik olarak daha yakındır. Duruyorum ve sadece kendi anıma dönüyorum, ömrün yapıtaşı olan. Kitabı okurken çokça ziyaretlerde bulunuyorum anlarıma ve ömrüme.
Okumaya devam ederken kahramanımız Tom'un yerine koyuyorum kendimi, hayatını ele geçiren eksikliğin aidiyet olduğunu düşünüyorum. Kendini Rose'a ait hissedişi, hayatın olağan akışındayken onu düşünmesiyle beraber zamanı somut bir hale getirerek yaşadığı anın geçmişle beraber farkına varması ve sonrasında kendini soyutlamasıyla çizgisel olan hayatı döngüler halinde bozarak ilerletmesi kısaca hiç de yabancı kalmıyor yüzyılımıza.
Uzak geçmişlerden gelen Tom'un aynı zamanı yakalama fırsatına eriştiği Shakespeare'ın kitapta geçen şiiriyle bitirmek istiyorum naçizane yazımı;
Tümüyle sahnedir yaşam
Erkeklerle kadınlarsa hepsi birer oyuncu
Biri çıkar öteki girer ve her biri
Kendine düşen sürede pek çok rol oynar