
The Man Who Grows Roses
Gül Yetiştiren Adam, Rasim Özdenören’in 1979 yılında yayımlanan eseridir. Eser, bazılarına göre uzun hikâye bazılarına göre ise roman türündedir. Yapıt, Türkiye’nin modernleşme sürecinde yaşadığı kültürel kırılmayı ve bu kırılmanın birey üzerindeki etkilerini iki zıt karakter üzerinden anlatır: Geleneksel değerlerin temsilcisi “gül yetiştiren adam” ile Batılılaşmış hayat tarzının temsilcisi Sitare. Bu yönüyle eser, Cumhuriyet dönemi Türkiyesinde yaşanan değerler mücadelesini edebî bir biçimde gözler önüne serer.
Roman, iki ayrı olay örgüsünü paralel olarak işler. Bunlardan biri, Kurtuluş Savaşı’nda mücadele etmiş ve savaş sonrası uğruna savaştığı değerlerin terk edildiğini gören yaşlı adamın hikâyesidir. Kırk ila elli yıl süresince evine kapanarak bu durumu protesto eden bu adam, ibadet ve gül yetiştirme faaliyetleriyle zaman geçirir. Diğer hikâye ise modernleşmiş ve sekülerleşmiş bireylerin —başta Sitare olmak üzere— yüzeysel ilişkilerle örülmüş, ahlaki çöküntü içindeki hayatlarını konu alır.
Roman, Doğu’nun geleneksel yapısı ile Batı’nın seküler değerleri arasındaki çatışmayı merkezine alır. Özellikle Sitare ve çevresindeki karakterlerin yaşam tarzı, Batılılaşmanın getirdiği kimlik bunalımını temsil eder. Yabancı sözcükler, açık kıyafetler, kumar ve alkol gibi unsurlar, bu çöküşü sembolize eder.
Gül yetiştiren adamın eylemsizliğe dayalı protestosu, savaş sonrası Türkiyesinde yaşanan hayal kırıklığının bir yansımasıdır. Eve kapanması hem bir içe dönüş hem de dış dünyanın yozlaşmasına karşı sessiz bir direniş biçimidir. Ancak bu eylemsizlik de romanın ilerleyen bölümlerinde eleştirilir; yaşlı adam bu tutumunun pasiflikten başka bir şey olmadığını fark eder.
Modernleşme ile birlikte bireylerin aidiyet duygularını yitirdiği vurgulanır. Sitare karakteri, benliğini ve ahlaki yönelimini kaybetmiş bir birey olarak tasvir edilirken; gül yetiştiren adam ise geçmişe sıkı sıkıya tutunarak yeni dünyaya uyum sağlayamayan bir figürdür.
Eserdeki en belirgin metafor "gül"dür. Gül, İslami kültürde Hz. Peygamber'i ve onun temsil ettiği değerlere duyulan sevgiyi simgeler. Gül yetiştirmek, güzelliği ve maneviyatı yaşatma çabasıdır. Aynı zamanda romanın adını da veren "gül yetiştiren adam", bu değerlerin koruyucusudur.
Roman, iç içe geçen ve zamanlar arasında geçişler yapan yapısıyla dikkat çeker. Sitare’nin hikâyesi modern zamanın kronolojik akışıyla ilerlerken gül yetiştiren adamın öyküsü hatırlama, düş ve iç monologlarla şekillenir. Bu kurgu, geleneksel zaman algısıyla modern zaman arasındaki farklılığı da vurgular.
Gül Yetiştiren Adam’da geleneksel değerlerle modern yaşam tarzı arasındaki çatışma, romanın temel eksenini oluşturur. Roman, Batılılaşma ile birlikte gelen kimlik bunalımına ve değer erozyonuna karşı bir uyarı niteliği taşır. Hem sembolik hem de sosyolojik derinliğiyle Türk edebiyatında özgün bir yere sahiptir.
Erol, Kemal, ve Emin Emrullah Erol. “THE CRITICAL APPROACH AGAINST THE CULTURAL ALIENATION IN GÜL YETİŞTİREN ADAM OF RASİM ÖZDENÖREN”. Journal of Turkology 27, sy. 2 (Aralık 2017): 119-34. https://dergipark.org.tr/tr/pub/iuturkiyat/issue/33239/370063
Karaaslan, Faruk. "‘Gül Yetiştiren Adam’ Romanı Üzerine Sosyolojik Bir Değerlendirme." İlmi Düşünce Mektebi. Son erişim: 20 Mart 2025.
https://idm.org.tr/gul-yetistiren-adam-romani-uzerine-sosyolojik-bir-degerlendirme/.
Özdenören, Rasim. Gül Yetiştiren Adam. İstanbul: İz Yayıncılık, 2021.

The Man Who Grows Roses
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Gül Yetiştiren Adam (Kitap)" maddesi için tartışma başlatın
Konusu ve Yapısı
Temalar
Doğu-Batı Çatışması ve Kültürel Yabancılaşma
Sessiz Protesto ve Direniş
Kimlik ve Aidiyet Krizi
Semboller ve Metaforlar
Anlatım ve Kurgu Özellikleri