

Prof. Dr. İhsan Doğramacı (3 Nisan 1915, Erbil – 25 Şubat 2010, Ankara), tıp profesörü, akademisyen, yönetici ve reformcu kimliğiyle Türkiye ve dünya çapında izler bırakmış bir şahsiyettir. Yaklaşık bir yüzyılı kapsayan yaşamı boyunca çocuk sağlığı, yükseköğretim ve insanlığın refahı için çalışmış; bu alanlarda öncü kurumlar kurmuş ve uluslararası düzeyde tanınan biri olmuştur.
İhsan Doğramacı, 3 Nisan 1915’te, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Kuzey Irak’ın Erbil şehrinde, nüfuzlu bir Türkmen ailesinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Doğramacızade Ali Paşa, Erbil Belediye Başkanı ve Irak Meclisi’nde Ayan Meclisi üyesi olarak görev yapmış bir devlet adamıydı. Annesi İsmet Hanım ise Osmanlı Meclis-i Mebusan’da Kerkük mebusu olan Kırdarzade Mehmet Ali Bey’in kızıydı. Aile, Osmanlı-Rus Harbi sırasında Kafkasya’dan Irak’a göç etmiş ve Türk asıllı bir köken taşımaktaydı. Doğramacı’nın anneannesi Dağıstanlı, büyükbabası ise Gürcü kökenliydi; bu çok kültürlü miras, onun erken yaşlardan itibaren farklı dillere ve kültürlere olan ilgisini şekillendirdi.
İlköğrenimine Erbil’de Türkçe olarak başlayan Doğramacı, 1920’lerde Musul, Kerkük ve Erbil’in İngiliz destekli Irak yönetimine geçmesiyle eğitimine Arapça devam etmek zorunda kaldı. Bu dönemde Erbil’in şiir ve müzik kültürü, onun sanatsal duyarlılığını geliştirdi. Ortaokul ve lise eğitimini Beyrut’taki Amerikan Koleji’nde tamamlayan Doğramacı, burada İngilizce ve Almanca öğrendi; Batı kültürüyle tanıştı. Yüksek öğrenim için İstanbul’a yönelen Doğramacı, 1938’de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.
Çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında uzmanlaşmak isteyen Doğramacı, ihtisasını Ankara Numune Hastanesi’nde, dönemin önde gelen pediatri uzmanlarından Prof. Dr. Albert Eckstein’ın yanında yaptı. Bu süreçte pediatriye olan ilgisi derinleşti ve 1945-1947 yılları arasında ABD’de ileri eğitim aldı. Harvard Üniversitesi’nde Massachusetts General Hastanesi ve Boston Çocuk Hastanesi’nde 15 ay, ardından Washington Üniversitesi’nde bir yıl doktora sonrası araştırma yaptı. Bu uluslararası deneyim, onun hem bilimsel vizyonunu hem de tıp eğitimine yönelik yenilikçi yaklaşımlarını şekillendirdi.
Doğramacı, 1947’de Türkiye’ye dönerek Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak akademik kariyerine başladı. Hızla yükselerek 1949’da doçent, 1955’te profesör unvanını aldı. Aynı yıl, Ankara’nın yoksul bir semtinde Çocuk Sağlığı Enstitüsü’nü kurdu ve bu kurumun başkanlığını 1981’e kadar sürdürdü. 1961’e kadar bu enstitüye Türkiye’nin ilk Hemşirelik, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Diyetetik ve Beslenme yüksekokullarını ekledi. 1963’te Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi’ni entegre eğitim sistemiyle kurarak Türkiye’de tıp eğitimine yenilikçi bir model getirdi.
Doğramacı’nın liderlik rolleri, 1963-1965 yılları arasında Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, 1965-1967 yıllarında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanlığı ve 1967-1975 yıllarında Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü ile devam etti. 1967’de Hacettepe Üniversitesi’ni resmi olarak kurarak bu kurumun Türkiye’nin önde gelen eğitim ve sağlık merkezlerinden biri haline gelmesini sağladı. 1975’ten itibaren Hacettepe’nin Onursal Rektörü oldu. 1976-1977 yıllarında Paris Descartes Üniversitesi’nde konuk profesör olarak ders verdi.
1981’de Türkiye’nin yükseköğretim sistemini dönüştürmek amacıyla Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) kuruluşuna öncülük etti ve 1981-1992 yılları arasında YÖK Başkanlığı yaptı. Bu dönemde Erciyes, Ondokuz Mayıs, Cumhuriyet ve Anadolu üniversitelerinin kuruluşuna katkıda bulundu. 1984’te ise Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesi olan Bilkent Üniversitesi’ni kurdu. Bilkent, kısa sürede uluslararası alanda tanınan bir mükemmeliyet merkezi haline geldi ve Doğramacı, 1985’ten 2010’a kadar Mütevelli Heyeti Başkanı olarak görev yaptı.
Doğramacı’nın etkisi, Türkiye sınırlarını aşarak uluslararası alanda da kendini gösterdi. 1946’da, 31 yaşındayken Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) kuruluşunda yer aldı ve anayasasını imzalayan delegelerden biri oldu. 1960’lardan 1970’lere kadar Kamerun (Yaunde), Nijerya (İfe), Brezilya (Brasilia) ve Kanada (Sherbrooke) gibi ülkelerde tıp ve sağlık eğitimi projelerinde danışmanlık yaptı. 1976’da Dünya Sağlık Asamblesi İkinci Başkanı, 1976-1981’de Türkiye Delegasyonu Başkanı olarak görev aldı. WHO’da Yönetim Kurulu Üyeliği (1979-1982) ve çeşitli danışma kurullarında yer aldı.
UNICEF’te 1959-1999 yılları arasında Yönetim Kurulu Üyesi olarak hizmet verdi; üç dönem Program Komitesi, iki dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. Türkiye’de 1958-2003 arasında UNICEF Millî Komitesi Başkanı, 2003’ten sonra Onursal Başkan oldu. Uluslararası Pediatri Kurumu’nda (IPA) 1968-1977 arasında Başkan, 1977-1992’de Genel Direktör ve 1992’den itibaren Onursal Başkan olarak görev yaptı. Uluslararası Çocuk Merkezi’nde (ICC) 1970-1984’te Yönetim Kurulu Üyesi, 1999-2006’da Başkan ve 2007-2010’da Onursal Başkan olarak çalıştı.
Doğramacı, 1942’de Ayser Süleyman ile evlendi; üç çocukları (Şermin, Ali ve Osman), altı torunları ve yedi torun çocukları oldu. Türkçe’nin yanı sıra Almanca, Arapça, Farsça, Fransızca ve İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşuyordu. Müziğe olan sevgisi, Bilkent Senfoni Orkestrası’nın kuruluşunda etkili oldu. 25 Şubat 2010’da Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde vefat etti ve babası adına yaptırdığı camideki anıt mezara defnedildi. Vefatından önce Bilkent Üniversitesi’ne “Prof. Dr. İhsan Doğramacı” adı eklendi.
Doğramacı, kurduğu vakıflar (İhsan Doğramacı Vakfı, Eğitim Vakfı, Bilim ve Araştırma Vakfı, Sağlık Vakfı, Aile Sağlığı Vakfı ve Erbil Vakfı) aracılığıyla mirasını geleceğe taşıdı. Hayatı hakkında çok sayıda kitap yazıldı; uluslararası yayınlarda adı anıldı.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"İhsan Doğramacı" maddesi için tartışma başlatın
Erken Dönem ve Eğitim Hayatı
Akademik ve Mesleki Kariyer
Uluslararası Katkılar
Yayınları
Ödülleri
Nişanlar ve Madalyalar
Fahri Doktoralar
Kişisel Yaşam ve Miras
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.