İnternet bağımlılığı, genel olarak interneti aşırı kullanma isteğinin önüne geçilememesi, internete bağlı olmadan geçirilen zamanın önemini yitirmesi, yoksunluk durumunda aşırı sinirlilik ve saldırganlık hissedilmesi ve kişinin iş, sosyal ve ailevi yaşamının giderek bozulması olarak tanımlanabilir. Alışveriş, televizyon izleme, bilgisayar oyunları oynama gibi kimyasal olmayan davranışsal bağımlılıklar da fiziksel ve psikolojik bağımlılığın temel bileşenlerini gösterir. (Zihinsel meşguliyet, duygudurum değişiklikleri, tolerans, yoksunluk, kişilerarası çatışmalar ve tekrar etme [relaps]).

İnternet bağımlılığını gösteren bir görsel. (Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)
İnternetin temelleri, Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği arasındaki rekabete dayanmaktadır. Başlangıçta sadece uzmanlarca kullanılan bu sistem, 1991 yılında Tim Berners-Lee’nin "World Wide Web"i geliştirmesiyle görsel temelli bir hâle gelmiş ve yaygınlaşmıştır. Türkiye ise internete ilk kez 1993 yılında ODTÜ aracılığıyla bağlanmıştır. İlk bağlantı hızı 64 kbit/sn idi. Zamanla Ege, Boğaziçi ve İstanbul Teknik Üniversiteleri de bağlantı sağlamıştır. 2000'li yıllarda internet kullanımı akademik çevrelerden çıkarak topluma yayılmıştır.
İnternet bağımlılığı, “patolojik internet kullanımı”, “aşırı internet kullanımı” gibi farklı terimlerle de anılır. Henüz bilimsel bir uzlaşı sağlanmamıştır. Teknolojik bağımlılıklar pasif (TV izleme) ya da aktif (oyun oynama) biçimlerde görülebilir.
Öncelik, eşlik eden psikiyatrik rahatsızlıkların tedavisidir. Depresyon, anksiyete, dikkat eksikliği gibi durumlar yaygındır. Duygudurum dengeleyiciler ve antidepresanlar tercih edilebilir.
Bilişsel-Davranışçı Terapi (BDT), internet bağımlılığında oldukça etkilidir. Kişi başarısızlık hissi ya da olumsuz duygulardan kaçmak için internete yöneliyor olabilir. Terapi sürecinde:
Grup ve aile terapileri de sürece katkı sağlayabilir. İnternet, doğru kullanıldığında oldukça yararlı bir araçtır. Ancak kontrolsüz kullanımı bireyin ruh sağlığına zarar verebilir. Toplumun özellikle çocuk ve genç kesiminde risk daha fazladır. Bu nedenle önleyici eğitim çalışmaları yapılmalı, aileler bilinçlendirilmeli ve gerekirse psikolojik-farmakolojik destekle sağlıklı kullanım alışkanlıkları kazandırılmalıdır.
Tarihçesi
Tanımlama
Young’un Tanı Ölçütleri:
Tedavi Yaklaşımları
Farmakoterapi
Psikoterapi
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.