2026 Şubat ayında İtalya, Milano-Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yaparken, toplu taşıma ve havayolu sektöründe işçi grevleri başlamıştır Sendikalar, havayolu çalışanları ile yer hizmetleri personelinin 16 Şubat’ta geniş çaplı bir grev yapmayı planladığını duyurmuştur. Grev, İtalya’nın başlıca havalimanları ve ulusal demiryolu ağında hareketliliği aksatması beklenen bir örgütlenme olarak görülmüştür; bu kapsamda ülkenin en yoğun dönemlerinden biri olan Olimpiyat takvimiyle çakışması dikkat çekmiştir. Grev planları, İtalya’nın uluslararası spor etkinliğine artan ziyaretçi akışı ve uluslararası delegasyonların taşınmasıyla çakıştığı için hem seyahat edenler hem de organizasyon yetkilileri tarafından kaygıyla takip edilmiştir.
Gösterilen grev hazırlıkları arasında, ITA Airways, Vueling ve easyJet gibi havayolu şirketlerinin pilot ve kabin personelinin yanı sıra havalimanı yer hizmetleri çalışanlarının da 24 saatlik iş bırakma eylemini planladığı belirtilmiştir. Bu grev eylemlerinin özellikle Milano Malpensa, Milano Linate, Roma Fiumicino, Venedik Marco Polo ve Verona Valerio Catullo gibi büyük havalimanlarında operasyonel aksamalara yol açabileceği ileri sürülmüştür. Grevin, Türkiye, Avrupa ve dünya genelinde binlerce yolcunun seyahat planlarını doğrudan etkileyebileceği ve seyahat gecikmeleri ile sefer iptallerine neden olabileceği değerlendirilmiştir.
Siyasi ve Yasal Müdahaleler
İtalya hükümeti, bu grevlerin Olimpiyatlar sırasında ulaşıma zarar verebileceği gerekçesiyle toplantılar düzenlemiş ve grev planlarını engellemek için yasal önlemler almıştır. Ulaştırma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, grevlerin ertelenmesi veya önlenmesi gerektiğini, çünkü Milano-Cortina etkinliklerinin “küresel bir öneme sahip” olduğunu belirtmiştir. İtalya’nın grev denetleme mekanizması, ülkenin kritik büyük spor etkinliklerinde kamu hizmetlerinin aksatılmaması için grev planlarını durdurma yetkisine sahiptir; bu kapsamda hükümet, sendikalara grev tarihlerini yeniden planlama çağrısında bulunmuştur.
Bu müdahaleler sonucunda özellikle 16 Şubat’ta yapılması planlanan hava yolu grevi ertelenmiş, daha sonraki tarihlere kaydırılması gündeme gelmiştir. Hükümet kaynakları, grevin 24 Şubat–4 Mart arası gibi Olimpiyat sonrası dönemde yapılabileceğini belirtmiştir. Bu yasal hamleler, grev planlarının doğrudan durdurulması veya belirli tarihlerde yürütülmesinin yasaklanması şeklinde uygulanmıştır.
Ekonomik ve Ulaşım Boyutu
Grevin planlandığı dönemde, İtalya özellikle ulaşım altyapısına yüksek talep ile karşılaşmıştır. Kış Olimpiyatları sebebiyle binlerce uluslararası turist, sporcu, organizasyon koordinatörü ve seyirci ülkeye seyahat etmektedir. Bu yoğun trafik, özellikle havayolları ve demiryolu ağında servis sürekliliğinin kritik olması beklentisini doğurmuştur. Grevlerin gerçekleşmesi hâlinde havalimanı yer hizmetleri, check-in, bagaj teslim ve uçuş operasyonlarının önemli ölçüde yavaşlayabileceği ileri sürülmüştür. Ayrıca, grevin tren hatlarında planlanması, bölgesel, yüksek hızlı ve intercity tren seferlerini etkileyecek ve özellikle ulusal ve sınır ötesi bağlantılarda gecikmeler yaratabilecektir.
Ulaşım sektöründeki grevlerin ertelenmiş olması, havayolu ve demiryolu hizmetlerinin sürekliliğini bir ölçüde sağlasa da, kilometrelerce uzunluktaki demiryolu ağının faaliyetleri hâlâ grev tehdidi altındadır. Demiryolu çalışanlarının 27–28 Şubat tarihlerinde ulusal çapta 24 saatlik grev gerçekleştirmeyi planladığı ve bunun da büyük şehirlerarası bağlantılar ile havalimanı bağlantılarını sekteye uğratabileceği bildirilmektedir.
Sektörel Sendikal Talepler ve Grev Gerekçeleri
Grevin arkasında yatan sendikal talepler arasında ücret artışı, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sözleşme yenileme gibi talepler yer almaktadır. Sendikalar, uzun süredir devam eden müzakereler sonucunda hükümet ve şirket yönetimleri ile anlaşma sağlanamaması nedeniyle greve gitme kararı aldıklarını açıklamıştır. Özellikle havacılık sektöründe kabin ekipleri ve pilotların çalışma saatleri, sözleşme şartları ve geleceğe dönük belirsizlikler, grev çağrısının temel sebepleri arasında sayılmıştır.
Grev planlarının ertelenmesi, hükümet ile sendikalar arasında müzakerelerin yeniden başlamasını sağlamış, taraflar arasında esnek tarihli alternatif grev seçenekleri üzerinde görüşmeler yapılmıştır. Ulaşım sektöründeki bu grev süreçleri, İtalya’daki işçi hakları ve toplu sözleşme müzakerelerinin geniş kapsamlı gündemlerinden biri hâline gelmiştir.