Bu madde henüz onaylanmamıştır.
Türk savunma sanayii, son on yılda insansız hava araçlarından (İHA) 5. nesil savaş uçaklarına uzanan teknolojik bir sıçrama gerçekleştirdi. Bu dönüşümün merkezinde ise geleneksel mühendislik değil, yazılım ve yapay zeka yer alıyor. TUSAŞ'ın geliştirdiği KAAN (Milli Muharip Uçak) ile Baykar'ın KIZILELMA'sı, aynı gökyüzünde farklı yazılım mimarileriyle uçuyor. Biri insanlı, diğeri otonom; biri merkezi hesaplama, diğeri dağıtık yapay zeka. Peki bu iki platformun yazılım altyapısı arasındaki farklar neler? Türk mühendisleri bu farklılıkları nasıl yönetiyor?

KAAN, Türkiye'nin 5. nesil insanlı savaş uçağı olarak TUSAŞ tarafından geliştirilmektedir. Uçağın "beyni" olarak tanımlanan merkezi yönetim bilgisayarı, TÜBİTAK BİLGEM tarafından üretilmiştir. Bu sistem, uçuş kontrolü, motor yönetimi, görev sistemleri (haberleşme, navigasyon, AESA radar, elektronik harp, elektro-optik hedefleme ve silah sistemleri) için veri işleme ve yönetim fonksiyonlarını yerine getirmektedir.
KAAN'ın aviyonik mimarisi şu bileşenleri içerir:
TÜBİTAK BİLGEM, KAAN için çok çekirdekli millî gerçek zamanlı işletim sistemi (RTOS) ve ara katman yazılımı (middleware) geliştirmiştir.
Bu yazılım altyapısı, güvenlik kritik (safety-critical) ve yüksek performanslı işlemci modülleri ile deterministik ve yüksek hızlı iletişim altyapılarına sahiptir.
2026 yılında açıklanan KAAN Teknoloji Tesisi projesi kapsamında, uçağa yapay zeka destekli yeni dijital yetenekler kazandırılması planlanmaktadır. Yapay zeka, sensörlerden, ağlardan ve platformlardan gelen büyük veriyi anlamlandırarak komuta-kontrol zincirinde daha hızlı ve isabetli karar alınmasını sağlayacaktır.

Baykar tarafından geliştirilen KIZILELMA (Muharip İnsansız Uçak Sistemi - MİUS), insanlı uçaklardan farklı olarak tam otonom operasyon yeteneğine sahiptir.
Platformun en kritik özelliği, yapay zeka bilgisayarları sayesinde önleme, kaçınma ve yakın muharebe manevralarını otonom olarak gerçekleştirebilmesidir.
KIZILELMA'nın yazılım ve yapay zeka altyapısı şu özellikleri içerir:
Kasım 2025'te KIZILELMA, ASELSAN MURAD AESA radarı ile hedef tespiti yaparak GÖKDOĞAN görüş ötesi hava-hava füzesi ile atış gerçekleştirmiş ve bir İHA'nın hava-hava füze atışı yapabilen ilk platform olma unvanını kazanmıştır.

TUSAŞ'ın geliştirdiği HÜRJET, jet eğitim ve yakın hava destek uçağı olarak KAAN'ın altyapısını oluşturmaktadır.
Uçağın kokpitinde tek parça Çok Fonksiyonlu Entegre Modüler Ekran (AMLCD) kullanılmaktadır. Bu ekran, görev bilgisayarı ve gösterge özelliklerini tek bir ekipmanda toplayan, dokunmatik özelliğe sahip, pilotun sensör videolarını izleyebildiği, sayısal harita ve taktik sembolojileri görebildiği akıllı çok işlevli bir birimdir.
HÜRJET'in yazılım özellikleri:
HAVELSAN tarafından geliştirilen gömülü eğitim sistemleri ve simülatörler, 2024 yılından itibaren teslim edilmeye başlanmıştır.

Bayraktar AKINCI TİHA (Taarruzi İnsansız Hava Aracı), KIZILELMA'nın öncüsü olarak özgün yapay zeka sistemi sayesinde "daha akıllı ve çevresel koşulların daha da farkında" bir platform olarak tasarlanmıştır.
AKINCI'nın yazılım ve otonom yetenekleri:
AKINCI, çift uydu iletişim sistemi (SATCOM BLOS + 3 yedekli LOS) ile 24 saat havada kalabilmekte ve 40.000 feet irtifaya çıkabilmektedir.
Türk savunma sanayii, "yazılım tanımlı uçak" (Software-Defined Aircraft) konseptine doğru ilerlemektedir. KAAN'ın "ileri yazılım" özelliği, yapay zeka destekli görev bilgisayarları, gelişmiş uçuş kontrol sistemleri ve yazılım tabanlı yükseltmeler ile sürekli geliştirilebilirlik sağlamaktadır.
Baykar CEO'su Selçuk Bayraktar, 2026 vizyonunda "yapay zeka destekli sürü teknolojisine hızla ilerlemeye devam edeceklerini" ve KIZILELMA'nın envantere girip göreve başlayacağını açıklamıştır. Bu doğrultuda, KAAN ve KIZILELMA'nın müşterek harekât kabiliyetinin yazılım entegrasyonu kritik öneme sahiptir.
Türk savaş uçaklarında yazılım ve yapay zeka, artık yardımcı bir unsur değil, temel bir tasarım felsefesi haline gelmiştir. KAAN'ın merkezi hesaplama mimarisi ile KIZILELMA'nın dağıtık otonom yapısı, farklı operasyonel gereksinimlere yanıt vermektedir. Ancak her iki platform da Türk mühendisliğinin yazılım alanındaki yetkinliğini göstermektedir. Gelecekte bu iki dünyanın (insanlı ve insansız) yazılım düzeyinde entegrasyonu, Türk hava kuvvetlerinin operasyonel konseptini kökten değiştirecektir.
KAAN'dan KIZILELMA'ya: Türk Savaş Uçaklarında Yapay Zeka ve Yazılım Devrimi
5. nesil insanlı jetten otonom İnsansız Savaş Uçağı'na kodun savaş alanındaki dönüşümü:
1. KAAN: İnsanlı Uçaktaki Yapay Zeka Desteği
2. KIZILELMA: Otonom Savaşın Yazılım Mimarisi
3. HÜRJET: Eğitim Uçağından Gelişmiş Aviyoniğe
4. AKINCI: İHA'dan Savaş Uçağına Geçiş
Sonuç
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.