+1 Daha
Kariye Camii, İstanbul’un Edirnekapı semtinde yer alan ve özgün adıyla Chora Manastırı Kilisesi olarak bilinen Bizans dönemine ait önemli bir yapıdır. Yunanca “khora” kelimesi “kırsal alan” ya da “şehir dışı” anlamına gelmektedir. Yapı, ismini, Bizans döneminde İstanbul surlarının dışında kalan konumundan almıştır. Zaman içinde “khora” kelimesi Türkçede “kariye” biçiminde kullanılagelmiştir.

Kariye Camii (İslam Ansiklopedisi)
Chora Kilisesi'nin ilk yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, 4. yüzyılın başlarında Aziz Babylas ve öğrencilerinin mezarlarının bu bölgeye taşınmasıyla birlikte kutsal bir alan olarak önem kazandığı, kısa süre sonra burada bir şapel inşa edildiği anlaşılmaktadır. İmparator Justinianus döneminde şapelin yerine yeni bir kilise inşa edilmiş, 557 yılındaki depremden sonra yapının yeniden inşa edildiği kaydedilmiştir.
Manastırın en parlak dönemlerinden biri, 9. yüzyılın başlarında Başpapaz Mikhail Synkellos’un katkılarıyla yaşanmıştır. 11. yüzyılın son çeyreğinde İmparator I. Aleksios Komnenos’un kayınvalidesi Maria Doukaina tarafından yapı yeniden inşa ettirilmiştir. Bu dönemdeki kilisenin kalıntıları, günümüzdeki yapının naos kısmının alt duvarlarında izlenebilmektedir. 1120 yılı civarında Aleksios’un oğlu İsaakios Komnenos’un başlattığı yapı evresi, daha anıtsal bir iç mekân oluşturmuş ve bugünkü yapının önemli unsurlarını şekillendirmiştir.
Günümüze ulaşan yapı ise, 14. yüzyılın başlarında, İmparator II. Andronikos’un hazine görevlisi Theodoros Metochites tarafından kapsamlı şekilde onarılmıştır. Bu dönemde yapıya exonarteks (dış narteks) ve güneydeki mezar şapeli olan parekklesion eklenmiş, iç mekân mozaik ve fresklerle süslenmiştir. 1511 yılında Hadım Atik Ali Paşa tarafından camiye çevrilmiş, 1945 yılında müzeye dönüştürülmüştür. 2020 yılında tekrar cami statüsü kazanmış, 2024 yılında ibadete ve ziyarete yeniden açılmıştır.
Yapı beş ana bölümden oluşur: naos, kuzeydeki iki katlı ek yapı (anneks), iç narteks, dış narteks ve parekklesion. Kilisenin ana mekânı, dört kemerin taşıdığı merkezî kubbeyle örtülü Yunan haçı planındadır. Yüksek kasnaklı bu kubbe 7,70 m çapındadır. İç nartekste iki, apsis yanlarında iki ve parekklesionda bir olmak üzere toplam altı kubbe bulunmaktadır. İç nartekste yer alan kubbelerde İsa ve Meryem tasvirleri bulunmaktadır. Parekklesion’daki kubbe 4,50 m çapında olup Meryem ve Çocuk İsa freskiyle süslenmiştir.
Dış cephe, almaşık taş ve tuğla örgü, yarım payeler, yuvarlak kemerler ve nişlerle hareketlendirilmiştir. Güneybatı köşede, minarenin yer aldığı bölümdeki kemerlerde Metochites’in monogramlarına rastlanmaktadır. Yapıda, Yunanistan, Afyon ve Kuzey Afrika'dan getirilen renkli mermer kaplamalar kullanılmıştır.
Kariye’nin iç mekânı 14. yüzyıla tarihlenen mozaik ve fresklerle süslenmiştir. Bu süslemeler, geç Bizans döneminin en seçkin örnekleri arasında yer alır. Dış nartekste İsa’nın, iç nartekste ise Meryem’in yaşamını konu alan sahneler yer almaktadır. Naos bölümünde İsa Mesih ve Bakire Meryem betimlemeleri görülmektedir. Mozaiklerde figürlerin plastik yapıları, derinlik algısı ve hareketli anlatım, klasik Bizans üslubunun ötesine geçen özellikler göstermektedir.
Parekklesion freskleri, Eski Ahit’ten alınmış sahneleri içerir. Apsiste yer alan “Anastasis” (Diriliş) sahnesi bu bölümün en dikkat çeken örneklerindendir. Aynı bölümde “Son Yargı” sahnesi de fresk olarak işlenmiştir. Parekklesion’daki mezar nişlerinden birinin Theodoros Metochites’e ait olduğu bilinmektedir.
Yapı, Osmanlı döneminde çeşitli onarımlar geçirmiştir. 1766 depreminden sonra Mimar İsmail Halife tarafından, 19. yüzyılda ise Rum mimar Peloppida Kouppas tarafından onarılmıştır. 1948-1958 yılları arasında Amerikan Bizans Enstitüsü ve Dumbarton Oaks Bizans Araştırmaları Merkezi tarafından kapsamlı restorasyonlar yapılmıştır. Bu süreçte mozaik ve freskler temizlenmiş, yapının iç mekân süslemeleri büyük ölçüde ortaya çıkarılmıştır. Duvar resimlerinin altındaki badana ve boya tabakaları kaldırılmış, eksik kısımlar konservasyon teknikleriyle sabitlenmiştir. 2013 yılında Kültür Bakanlığı tarafından başlatılan onarım ve koruma projesi, yapıdaki bozulmaları önlemek ve kalıcılığı sağlamak amacıyla gerçekleştirilmiştir.
2020 yılında cami statüsü kazanan yapı, 2024 yılında restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte yeniden ziyarete ve ibadete açılmıştır. Caminin merkezi bölümü (naos) ibadete ayrılmıştır. Ziyaret saatleri ve düzenlemeleri Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belirlenmiştir. İç mekândaki bazı mozaikler, ibadet gereklilikleri doğrultusunda örtülmekte, ancak yapı genel anlamda kültürel miras olarak korunmaktadır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Kariye (Chora) Camii " maddesi için tartışma başlatın
Tarihçe
Mimari Özellikler
Sanatsal Unsurlar
Onarım ve Koruma Süreçleri
Günümüzdeki Durumu
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.