Keriman Halis Ece (1913–2012), Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası düzeyde tanınan ilk kadın temsilcilerinden biri olup, 31 Temmuz 1932 tarihinde Belçika’nın Spa kentinde düzenlenen Dünya Güzellik Yarışması’nda birincilik elde ederek Türkiye’nin ilk “Dünya Güzeli” unvanını kazanmıştır.
Ailesi ve Erken Dönem Yaşamı
Keriman Halis, 16 Şubat 1913 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Ailesi Kafkasya kökenli olup, Çerkez-Abaza halkının "Ebjnou" sülalesine mensuptur. Keriman Halis Ece, zamanın meşhur tüccarlarından olan ve Hızır adı verilen yangın söndürme aletlerinin mümessili Tevfik Halis Bey ve Ferhunde Hanım'ın altı çocuğundan biridir.
Babası tüccar Tevfik Halis Bey, annesi Ferhunde Hanım’dır. Sanat ve kültürle iç içe bir ailede yetişen Halis, iyi bir eğitim almış; özellikle piyano dersleri alarak müzik alanında yetkinlik kazanmıştır. Fransızca diline hakimiyeti ve sosyal donanımı, onun genç yaştan itibaren modern Türk kadını profilini çizmesinde etkili olmuştur.
Yarışmalara babası tarafından kaydettirilmiştir. Tahsilini Feyziati (sonraki adıyla Boğaziçi) Lisesi'nde yapmıştır. Keriman Halis'in amcası, ünlü operet bestecilerinden Muhlis Sabahaddin Ezgi'dir. Halası ise ünlü kadın bestekârımız Neveser Kökdeş'tir. Galatasaray Spor Kulübü'nün idarecilerinden Turgan Ece ise kardeşidir. Yeğenleri arasında Melek Kobra (Ayşe Opereti), Mete Uğur ve Asım Ekren gibi ünlü isimler bulunmaktadır.【1】
İlk evliliğini Dr. Orhan Sanus ile yapan Keriman Hanım'ın ilk oğlu Sezai Biltin Sanus, daha sonra da kızı Ece Sanus dünyaya geldi. İkinci evliğini ise ünlü tüccarlardan Hasip Tamer Bey'le yaptı ve bir erkek evladı oldu; Cenk Tamer (ekonomist). En büyük torunu eşinin adını taşımaktadır. Orhan Sanus (Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Genel Müdürü), kızı Ece; Orhan Torfilli Bey'le evlendi. Mehmet, Ayşe, Ahmet ve Emin adlı dört çocuğu oldu. Bir de Kut Sarpyener Bey'den olan bir oğlu var; Emir. Keriman Halis çok iyi piyano çalabilmekteydi, ayrıca Ece, Fransızcayı anadili gibi bilmekteydi.
Hem Çerkez Adige hem de Çerkez Ubıh kanı taşıyan Kafkas kökenli Ece, baba tarafından, Bıjnav (Bıjnou olarak da bilinen) sülalesine mensuptur.
Eğitim Hayatı ve Kültürel Birikimi
Keriman Halis’in eğitim süreci, kız çocuklarının eğitiminin önem kazanmaya başladığı bir dönemde şekillenmiştir. Yabancı dil bilgisi, sosyal görgü kuralları ve temsil yeteneği, gençlik yıllarında edindiği temel nitelikler arasında yer almıştır. Bu kültürel birikim, onun yalnızca fiziksel özellikleriyle değil, aynı zamanda duruşu, konuşma biçimi ve kamusal temsiliyle de öne çıkmasını sağlamıştır.
Mankenlik Hayatı ve Dünya Şampiyonluğu
Keriman Halis’in kamuoyu önündeki süreci, Cumhuriyet gazetesinin 1932 yılında düzenlediği dördüncü Türkiye Güzellik Yarışması ile başlamıştır. 3 Temmuz 1932’de gerçekleştirilen bu ulusal yarışmada jüri tarafından Türkiye Güzeli seçilerek ülkeyi uluslararası platformda temsil etmeye hak kazanmıştır.
31 Temmuz 1932 tarihinde Belçika’nın Spa kentinde düzenlenen ve yirmi sekiz ülkenin katıldığı dünya genelindeki yarışmada, jürinin oy birliğiyle "Dünya Kraliçesi" ilan edilmiştir.【2】 Başarısının ardından yurda dönüşünde büyük bir halk kitlesi ve resmi heyetler tarafından karşılanmıştır.
1932 Spa Dünya Güzellik Yarışması
Keriman Halis, 1932 yılında Türkiye’de düzenlenen güzellik yarışmasında birincilik elde etti. Bu sonucun ardından aynı yıl Belçika’nın Spa kentinde gerçekleştirilen Dünya Güzellik Yarışması’na Türkiye adına katıldı.
Spa’da düzenlenen yarışma sonucunda birinciliğe layık görüldü ve “Miss Universe” unvanını kazandı. Bu sonuç, Türkiye’nin dünya güzellik yarışmaları tarihinde elde ettiği ilk birincilik olarak kayda geçti.
Kraliçe Unvanı
Dünya Güzellik Yarışması’ndaki birinciliğinin ardından Keriman Halis, kamuoyunda “Dünya Güzeli” ve “kraliçe” unvanlarıyla anılmıştır. Bu unvan, onun estetik başarısının ötesinde, modern Türk kadınının zarafet ve temsil yeteneğini sembolize eden bir ifade olarak kullanılmıştır. Basın yayın organlarında Keriman Halis, Cumhuriyet’in modern yüzünün uluslararası düzeydeki temsili olarak değerlendirilmiştir.
"Ece" Soyadı ve Atatürk’ün Takdiri
Yarışma sonucunun ardından Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, bir tebrik mesajı yayınlayarak Keriman Halis’in başarısını Türk milletinin asaletinin bir yansıması olarak nitelendirmiştir. 1934 yılında Soyadı Kanunu'nun kabul edilmesiyle birlikte Atatürk, kendisine bizzat "Kraliçe" anlamına gelen ''Ece'' soyadını vermiştir. Bu isim, Keriman Halis’in kazandığı uluslararası başarının devlet nezdinde resmileştirilmiş bir onur nişanesidir.
Mısır Gezisi ve Kültürel Etkileri
1933 yılının başlarında gerçekleşen Mısır ziyareti, Keriman Halis’in temsil ettiği "Yeni Türk Kadını" kimliğinin Doğu dünyasındaki yankılarını göstermesi bakımından kritiktir. İskenderiye ve Kahire’de büyük bir ilgiyle karşılanan Ece, burada sadece güzelliğiyle değil; piyano icraları, eğitimli duruşu ve Batılı giyim tarzıyla da dikkat çekmiştir.【3】
Özel Hayatı ve Ölümü
Keriman Halis Ece’nin özel hayatına ilişkin bilgiler sınırlıdır. Evlenmiş ve çocuk sahibi olmuştur. Yaşamının ilerleyen dönemlerini İstanbul’da kızının yanında geçirmiştir.

Keriman Halis Ece'nin Cenaze Töreninden Çekilmiş Bir Fotoğraf (Anadolu Ajansı)
Yarışma sonrasındaki yaşamı, kamuoyunda daha çok dünya güzelliği unvanı ve tarihsel konumu çerçevesinde ele alınmış; özel yaşamına ilişkin bilgiler kamusal alana yansımamıştır.
Keriman Halis Ece, 28 Ocak 2012 tarihinde İstanbul’da, yaşamını sürdürdüğü kızının evinde, ileri yaşa bağlı olarak gelişen kalp yetmezliği nedeniyle 98 yaşında hayatını kaybetmiştir.
Vefatının ardından 30 Ocak 2012 tarihinde İstanbul Teşvikiye Camisi’nde cenaze töreni düzenlenmiş; cenaze namazının ardından naaşı Feriköy Mezarlığı’nda toprağa verilmiştir. Ölümü, basında Türkiye’nin ilk dünya güzelinin vefatı olarak duyurulmuş ve kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştır.



