Nergis (Narcissus Tazetta L.), Amaryllidaceae (nergisgiller) ailesine ait, soğanlı, çok yıllık ve hoş kokulu bir süs bitkisidir. Kış ortası ile ilkbahar başı arasında çiçeklenen bu cins, dünya genelinde yaklaşık 40–100 arasında yabanıl türe sahiptir. Türkiye’de ise ikisi doğal (yabanıl), diğerleri doğallaşmış veya kültüre alınmış olmak üzere toplam dokuz taksonu yetişmektedir.
Tıbbi, Tarihsel ve Kültürel Önemi
“Narcissus” adı, Yunanca uyuşturucu veya uyuşukluk anlamına gelen narkao/narke kelimelerinden türemiştir. Antik Yunan ve Roma mitolojisinde Narcissus’un kendi yansımasına âşık olmasıyla ilgili efsane, nergis çiçeğiyle özdeşleşmiştir. Bu anlatı, tarih boyunca sanat ve edebiyatta geniş yankı bulmuştur.
Nergis soğanları yüksek miktarda alkaloid içerdiğinden oldukça zehirlidir. Buna karşın bu alkaloidler arasında yer alan galantamin, Alzheimer hastalığında kullanılan ilaçların üretiminde önemli bir ham madde olarak değerlendirilmektedir. Galantamin, asetilkolinesteraz inhibitörü olarak etki göstererek hastalığın belirtilerini hafifletmektedir.
Botanik Özellikler ve Morfoloji
Nergis çiçekleri genellikle beyaz veya sarı renklidir. Çiçek yapısı dar ve tüpsel bir taban, üç petal ve üç petal benzeri sepalden (birlikte periant/tepal olarak adlandırılır) oluşur. Periantın merkezinde, türlere göre uzunluğu ve rengi değişen kupa biçimli bir ek yapı (korona/taç) yer alır. Çiçek sapı uzunluğu tür ve yetiştirme koşullarına bağlı olarak değişmekle birlikte, Narcissus tazetta üzerinde yapılan ölçümlerde yaklaşık 30 cm olarak belirlenmiştir. Aynı türde bir sap üzerinde genellikle 2–7 çiçek bulunmakta, bazı tiplerde bu sayı 21’e kadar çıkabilmektedir.

Nergis (Narcissus) (Pixnio)
Yapraklar genellikle şerit biçimli ve türlere göre değişen genişliktedir. Narcissus serotinus’ta yapraklar oldukça ince ve ipliksi yapıdadır. Soğanlar, bitkinin ana depolama ve çoğalma organıdır; soğan iriliği, özellikle kesme çiçek verimi açısından belirleyici bir faktördür. Nergisin vazo ömrü genellikle kısa olup, uygun koşullar sağlanmadığında 6–14 gün arasında değişmektedir.
Türkiye’deki Türler ve Yayılış
Türkiye’de nergisler doğal olarak ağırlıklı biçimde Toros Dağları kuşağı boyunca yayılış gösterir. Bunun yanında bazı türler İstanbul, İzmir, Van ve çevresinde zamanla doğallaşmış popülasyonlar oluşturmuştur.
Doğal (Yabanıl) Türler
Türkiye florasında kendiliğinden bulunan doğal türler şunlardır:
Narcissus tazetta (Karaburun / Ünye Nergisi)
Türkiye’de en yaygın ve kültürel açıdan en bilinen nergis türüdür. Keskin kokusu nedeniyle erken dönemlerden itibaren kültüre alınmıştır.
- Subsp. tazetta: Bir sapta genellikle 2–7, nadiren 21’e kadar çiçek taşır. Tepaller beyaz, korona sarı veya turuncudur.
- Subsp. aureus: Limon sarısı petal ve koronasıyla ayrılır; Şırnak–Cizre yöresinde doğal olarak yetişir.
Narcissus serotinus
Sonbaharda çiçek açmasıyla diğer nergislerden ayrılır. Yaprakları çok ince ve ipliksidir. Genellikle tek çiçeklidir, nadiren 3–4 çiçekli bireyler görülür. Koruma kriterlerine göre “Zarar Görebilir (VU)” kategorisinde değerlendirilmiştir.
Doğallaşmış Türler
Anadolu’ya dışarıdan getirilmiş, ancak zamanla yerel iklime uyum sağlayarak yayılmış türler şunlardır:
- Narcissus poeticus (Zerrinkadeh): Beyaz petaller ve kırmızı kenarlı küçük sarı korona ile karakterizedir; Van ve İstanbul çevresinde yaygındır.
- Narcissus pseudonarcissus (Trompet nergisi): Uzun trompet biçimli koronası vardır; genellikle tek çiçeklidir.
- Narcissus jonquilla (Fulya): Koyu sarı çiçekli, bir sapta 2–5 çiçek taşıyan ve yoğun kokulu bir türdür.
- Narcissus papyraceus (Kağıt beyazı): Tamamen beyaz çiçeklidir, erken ilkbaharda açar ve soğuklama ihtiyacı göstermez.
- Narcissus assoanus: Sarı çiçekli, minyon yapılı bir türdür.
Yetiştiricilik ve Soğan Özellikleri
Nergis yetiştiriciliğinde soğan iriliği, verim ve çiçek kalitesi açısından kritik öneme sahiptir. Kesme çiçek üretimi için soğan çevre genişliğinin en az 12–14 cm olması gerektiği, 10 cm’nin altındaki soğanların çoğunlukla çiçek açmadığı belirlenmiştir. Soğanlar çevre genişliklerine göre (8–10 cm, 10–12 cm, 12–14 cm) sınıflandırılmaktadır.
Dikim zamanı olarak Eylül ayı sonu en iyi çiçek kalitesini sağlamaktadır. Eylül ayında dikilen soğanlar, yaklaşık 114 gün sonra çiçeklenmeye başlamakta ve Ocak ortasında hasada gelmektedir.
Hasat ve Hasat Sonrası İşlemler
Çiçek Hasadı (Kesme Çiçekçilik)
Nergis çiçeği hasadı, vazo ömrü ve ticari kalite açısından en kritik aşamalardan biridir. Hasat genellikle tomurcuğun renk gösterdiği ancak tam açmadığı “kalem” veya “kaz boynu” safhasında yapılmaktadır. Hasadın sabah saat 08.00 civarında gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Çiçekler yaklaşık 30 cm sap uzunluğunda makasla kesilmekte veya elle hasat edilmektedir. Laboratuvar ya da paketleme alanına getirilen çiçeklerde, iletim demetlerinin açılması amacıyla sapın alt kısmından yaklaşık 5 cm’lik bir yeniden kesim yapılmaktadır.
Türkiye’de hasat dönemi Kasım ayında başlamakta ve Nisan başına kadar devam etmektedir. En yoğun hasat dönemi Ocak ayıdır.
Hasat Sonrası Bakım ve Depolama
Hasat edilen çiçekler, vazo ömrünü uzatmak amacıyla çeşitli uygulamalara tabi tutulmaktadır. Su çektirme işlemi, 22±1 °C sıcaklıkta saf suya veya AVG içeren solüsyonlara %2 oranında şeker eklenerek yapılmaktadır. Ön soğutma işlemi, çiçeklerin tarla sıcaklığını düşürmek için 6 saat süreyle 6±0.5 °C’de uygulanmaktadır. Vakumla soğutma ve Modifiye Atmosfer Paketleme (MAP) teknikleri, su kaybını ve solunumu azaltarak kaliteyi korumaktadır.
Kesilen nergis çiçekleri, 2±0.5 °C sıcaklık ve %95 bağıl nem koşullarında 30 güne kadar depolanabilmektedir.
Soğan Hasadı (Sökümü)
Soğan sökümü, bitkinin uyku dönemine girdiği Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yapılmaktadır. En yaygın söküm ayı Ağustos’tur. Soğanların tarlada sıkışmasını önlemek ve verimi korumak amacıyla söküm işleminin 2–3 yılda bir yapılması önerilmektedir. Sökülen soğanlar topraklarından arındırılmakta, doğrudan güneş almayan, gölge ve havadar ortamlarda kurutulmaktadır.

