+1 Daha
Prosopagnozi, "yüz körlüğü" olarak da bilinen ve bireyin yüzleri tanıma ve ayırt etme yeteneğinin bozulmasıyla karakterize nörolojik bir bozukluktur. Terim, Yunanca "yüz" anlamına gelen "prosopon" ve "bilgi yokluğu" veya "tanıyamama" anlamına gelen "agnosia" kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Bu duruma sahip kişiler, yüzleri özel ve benzersiz kılan, insanları tanımayı ve birbirinden ayırt etmeyi sağlayan özellikleri algılamakta güçlük çekerler. Prosopagnozi, genel hafıza sorunları, görme kaybı veya öğrenme güçlükleri ile doğrudan ilişkili değildir.

Gözlerin Gördüğü Ama Zihnin Tanımadığı Portreler (Yapay Zeka İle Üretilmiştir)
Yüz tanıma bozukluklarına ilişkin klinik gözlemler eskiye dayansa da, prosopagnozinin sistematik olarak tanımlanması 20. yüzyılda gerçekleşmiştir. 1872 yılında İngiliz nörolog John Hughlings Jackson, yüzler ve yerler için ilk klinik görsel agnozi vakasını tanımlamıştır. "Prosopagnozi" terimi ise ilk defa 1947 yılında Alman nörolog Joachim Bodamer tarafından, beyin yaralanması sonucu yüzleri tanımakta zorluk çeken ancak diğer görsel işleme süreçlerinde belirgin bir sorun yaşamayan üç hastanın durumunu tanımlamak için kullanılmıştır. Bodamer, bu durumu agnozinin bir alt türü olarak sınıflandırmıştır. 1955 yılında İngiliz nörolog Christopher Pallis, inme sonrası prosopagnozi geliştiren bir hastanın deneyimlerini kaydettiği bir günlük oluşturmuştur. Takip eden yıllarda, özellikle beyin hasarı ve felç sonrası ortaya çıkan vakalar rapor edilmiştir. Gelişimsel (doğuştan) prosopagnoziye dair ilk vaka ise 1977'de bildirilmiştir. 1990'lardan itibaren internetin yaygınlaşmasıyla, araştırmacılar bu duruma sahip daha fazla bireye ulaşma imkânı bulmuş ve konuya yönelik bilimsel çalışmalar ivme kazanmıştır.
Prosopagnozi temel olarak iki ana kategoriye ayrılır:
Beyin hasarı, felç, kafa travması veya cerrahi bir beyin operasyonu sonucunda ortaya çıkan türdür. Bu durumda birey, olaydan önce sahip olduğu yüz tanıma yeteneğini kaybeder ve genellikle bu kaybın farkındadır. Literatürde, yüksek voltajlı elektrik çarpması sonrası sekonder jeneralize epileptik nöbet geçiren ve ardından geçici prosopagnozi geliştiren bir olgu sunumu mevcuttur.
Herhangi bir beyin hasarı olmaksızın, doğumdan itibaren var olan türdür. Edinilmiş türe göre daha yaygın olduğu bildirilmektedir. Bu bireyler, yüz tanıma yeteneğini hiç geliştiremedikleri için durumlarının uzun süre farkına varmayabilirler. Gelişimsel prosopagnozinin altında genetik faktörlerin yattığı düşünülmektedir.
Prosopagnozi, beynin belirli bölgelerindeki ve bu bölgeler arasındaki bağlantılardaki hasar veya işlev bozukluğundan kaynaklanır. Araştırmalar, aşağıdaki beyin bölgelerinin yüz tanıma süreçlerinde rol oynadığını göstermektedir:
Prosopagnozinin temel belirtisi yüzleri tanıyamamaktır. Bu durum, günlük yaşamda çeşitli zorluklara yol açar:
Prosopagnozikler aile üyelerini, arkadaşlarını ve iş arkadaşlarını yüzlerinden tanıyamazlar. Kişileri tanımak için saç şekli, ses tonu, yürüyüş biçimi veya kıyafet gibi dolaylı ipuçlarını kullanırlar. Bu ipuçları değiştiğinde (örneğin bir arkadaşları saçını kestirdiğinde) veya kişi beklenmedik bir ortamda karşılarına çıktığında tanıma başarısız olabilir.
Bu zorluklar nedeniyle, bu bireyler sosyal etkileşimlerden kaçınabilir, sosyal anksiyete yaşayabilir ve bu durum kariyer ile eğitim hayatlarını olumsuz etkileyebilir. Depresyon gibi ek psikolojik sorunlar da görülebilir.
Bazı prosopagnozikler, kendi yüzlerini aynada veya fotoğraflarda tanımakta bile zorlanabilirler. Film veya televizyon programlarındaki karakterleri ayırt edemedikleri için hikâyeyi takip etmekte güçlük çekerler. Bazı vakalarda yüz ifadelerini, yaş ve cinsiyeti algılayamama gibi ek belirtiler de görülebilir. Ayrıca, nesneleri tanımada zorluk (asosiyatif agnozi) , bulundukları konumu algılayamama ve yer işaretlerini hatırlayamama gibi sorunlar da prosopagnoziye eşlik edebilir.
Prosopagnozi tanısı, genellikle davranışsal testler ve nöropsikolojik değerlendirmeler yoluyla konulur.
Yüz algılama, tanıma ve hafızayı ölçen çeşitli standart testler kullanılır. Bunlar arasında Warrington Yüz Tanıma Hafıza Testi , Cambridge Yüz Tanıma Testi , Benton Yüz Tanıma Testi ve Glascow Yüz Eşleştirme Testi bulunmaktadır. Bu testler, bireyin yüzleri ayırt etme, eşleştirme ve kısa süreli bellekte tutma yeteneğini değerlendirir.
Kişinin günlük yaşamdaki deneyimlerini sorgulayan anketler, ön tanılama için kullanılır. 20 maddelik Prosopagnozi Endeksi (PI-20) ve Kennerknecht Anketi bu anketlere örnektir. Ancak anket sonuçlarının, tanının kesinleşmesi için objektif davranışsal testlerle desteklenmesi gerekir.
Edinilmiş prosopagnozi vakalarında, beyin tomografisi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi teknikler, beyindeki yapısal hasarı (lezyonu) saptamak için kullanılır.
Prosopagnozi için kanıtlanmış özel bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Uygulamalar, genellikle bireylerin günlük yaşamdaki zorluklarla başa çıkmalarına yardımcı olmayı amaçlayan telafi edici stratejiler ve eğitim programlarından oluşur. Bu stratejiler, kişileri ses, yürüyüş, giyim tarzı gibi yüz dışındaki ipuçlarına odaklanarak tanımayı öğretmeyi hedefler. Yüz algılama becerilerini geliştirmeye yönelik rehabilitasyon programlarının, hastaların sosyal yaşantılarını olumlu yönde etkilediği bildirilmiştir.
Edinilmiş vakalarda kendiliğinden düzelme nadirdir , ancak elektrik çarpması sonucu gelişen bir vakada lezyonların ve klinik belirtilerin iki ay içinde kendiliğinden düzeldiği rapor edilmiştir. Gelişimsel prosopagnozi ise yaşam boyu devam eden bir durumdur.
Özellikle gelişimsel prosopagnozinin kalıtsal bir temeli olduğu düşünülmektedir. Yapılan çalışmalarda, bazı ailelerde otozomal baskın kalıtım deseni gözlemlenmiş, yani hastaların birinci dereceden akrabalarından (ebeveyn veya kardeş) en az birinde daha yüz tanıma zorluğu olduğu bildirilmiştir. Anormal nöral göçün, yani beyin gelişimi sırasında nöronların hedeflenen son konumlarına doğru hareket etmesindeki bir bozukluğun gelişimsel prosopagnoziye neden olabileceği öne sürülmektedir.
Yüz tanıma yeteneği spektrumunun diğer ucunda, "süper tanıyıcılar" (super-recognizers) olarak adlandırılan bireyler yer alır. Bu kişiler, toplumun küçük bir bölümünü oluşturur ve olağanüstü bir yüz tanıma ve eşleştirme kapasitesine sahiptirler. Hayatlarında yalnızca bir kez gördükleri kişileri uzun zaman sonra bile hatırlayabilirler. Bu durum, insanlardaki yüz tanıma yeteneğinin geniş bir yelpazede değişkenlik gösterdiğini ortaya koymaktadır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Prosopagnozi" maddesi için tartışma başlatın
Tarihsel Gelişim
Türleri
Edinilmiş Prosopagnozi
Gelişimsel Prosopagnozi
Nörobiyolojik Temeller
Klinik Belirtiler ve İlişkili Durumlar
Sosyal Etkileşim
Psikolojik Etkiler
Diğer Zorluklar
Tanı Yöntemleri
Davranışsal Testler
Öz Bildirim Anketleri
Beyin Görüntüleme
Tedavi ve Rehabilitasyon
Genetik Faktörler
İlgili Kavramlar
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.