S
a
b
a
h“Sabah” kelimesi, Arapça ṣabāḥ (صباح) sözcüğünden alıntıdır. Bu kelime, Arapça ṣbḥ kökünden türemiştir ve “gün doğumu, sabah vakti” anlamına gelir. Sözcük, aynı kökten gelen ṣabuḥa (صَبُحَ) fiiliyle ilişkilidir; bu fiil “ışımak, aydınlanmak, gün doğmak” anlamındadır. “Sabāḥ” kelimesi, faʿāl vezninde bir isim olup “aydınlık zaman” ya da “günün başlangıcı” anlamını taşır. Bu kökensel yapı, sabahın günün aydınlanan ve yeni başlayan vakti olduğunu yansıtır.
Sabah: Güneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman dilimi.
Sabah ezanı: Sabah namazı vaktinin girdiğini bildiren ezan.
Sabah namazı: Beş vakit namazdan günün ilkinde kılınan namaz.
Sabahleyin / Sabahları / Sabahki: Sabah vaktine ait zaman zarfları ve sıfatlar.
Günün erken saati: Güne henüz başlanmışken, güne başlangıcı ifade eder.
Yeni başlangıç, umut: Karanlık bir gecenin ardından gelen aydınlık gibi, umut dolu bir dönemi simgeler.
Bitmeyen gece, sıkıntı: Uzun ve zorlu bir geceyi ifade ederken “sabah olmak bilmemek”, “sabaha zor etmek” gibi deyimlerle mecazi bir bekleyişi ve yorgunluğu anlatır.
Günün her saati: “Sabah akşam” şeklinde kullanıldığında sürekli ve devamlılığı vurgulayan bir anlam kazanır.
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.