Şah kaldırma ritüeli, Türkiye’nin Doğu Anadolu bölgesinde, özellikle Kars ve Ardahan çevresinde yerleşik olan Karapapak (Terekeme) Türkleri tarafından sürdürülen, bolluk ve bereketi simgelemek amacıyla meyve ve şekerlemelerle bezenmiş sembolik bir ağacın (şah) düğünlerde müzik eşliğinde taşınması ritüelidir. Bu ritüel günümüzde Kars ve Ardahan'ın yanı sıra göçlerle birlikte Iğdır, Ağrı, Muş, Sivas, Tokat ve Amasya gibi illerde de uygulanmaktadır.
Kökeni
Şah kaldırma ritüelinin kökenleri, Türklerin İslamiyet öncesi dönemlerine ve Şamanizm pratiklerine dayanmaktadır. Uygulama, eski Türk devlet geleneğinde hakanın (kağanın) tahta çıkarken Tanrı tarafından kabul edilmesi ve kut alması amacıyla havaya kaldırıldığı kağan kaldırma töreninin, zaman içerisinde şekil değiştirerek evlilik kurumuna uyarlanmış hâli olarak değerlendirilmektedir. Eski Türk inanışında hükümdarlar için kullanılan "şah" ifadesinin, düğün sırasında evlenen çiftlere atfedilerek onların kutsandığı ve yüceltildiği düşünülmektedir.
Gelenek, Gürcistan’ın Borçalı ve Azerbaycan’ın Gence, Kazak bölgelerinden Anadolu’ya göç eden Karapapak Türkleri aracılığıyla taşınmıştır. Ritüelin merkezinde yer alan ağaç sembolizmi, Türk mitolojisindeki hayat ağacı ve Tanrı ile insan arasında bağ kurma inanışıyla paralellik göstermektedir.
Şah Ağacının Yapısı ve Hazırlanışı
Ritüelin ana unsuru olan ve "Şah" adı verilen süs ağacı, genellikle 70 cm uzunluğunda, tahtadan yapılmış 7 veya 9 daldan oluşan bir iskelete sahiptir. Türk mitolojisinde 7 ve 9 sayılarının uğurlu kabul edilmesi ve yaratılış destanındaki dokuz dallı ağaç motifi, şahın yapısını belirleyen temel unsurlardır. Bazı yörelerde şah, dikdörtgen prizma şeklinde de hazırlanabilmektedir.
Şahın hazırlanması ve süslenmesi işlemine "şah bezeme" denir. Gelenekte "kız şahı" ve "oğlan şahı" olmak üzere iki ayrı şah hazırlanabildiği gibi, yöresel farklılıklara göre uygulama değişebilmektedir. Şahın masrafları genellikle sağdıç tarafından karşılanır. Bezeme işlemi, köyün tecrübeli kadınlarının gözetiminde, genç kızlar tarafından maniler ve türküler eşliğinde yapılır. Ağacın dallarına iplerle elma, nar, şeker, çikolata, bisküvi ve kuruyemişler asılır. Bu yiyeceklerin her biri sembolik bir anlam taşır:
• Elma ve Nar: Üremeyi, doğurganlığı ve neslin devamını temsil eder.
• Şeker ve Kuruyemişler: Ağız tadını, bolluk ve bereketi simgeler.
• Kırmızı Duvak/Tülbent: Şahın üzerine örtülen kırmızı örtü, al ve ocak kültüyle ilişkilendirilir.
Ritüelin Aşamaları
Şah kaldırma ritüeli, hazırlık aşamasından şahın teslim edilmesine kadar belirli kurallar, hiyerarşik düzen ve sembolik anlamlar içeren bir dizi ritüelle icra edilir. Bu ritüeller, geçiş dönemi kabul edilen evliliğin kutsanması ve kötü ruhlardan korunması amacı taşır.
Şah Alayının Kurulması ve Yürüyüş
Tören, "toy babası" adı verilen düğün yöneticisinin talimatıyla başlar. Hazırlanan ve üzerine kırmızı bir duvak veya tülbent örtülen şah ağacı, sağdıcın evinden çıkarılarak düğün evine doğru yola çıkarılır. Bu süreçte "şah alayı" adı verilen bir kortej oluşturulur. Alayın düzeni rastgele değildir; en önde şahı taşıyan kişi, hemen arkasında damat ve sağdıçlar, onların ardında "şah bekçileri" denen şahı ve damadı koruyan kişiler, en sonda ise köylüler ve misafirler yer alır. Yürüyüş boyunca davul ve zurna eşliğinde özel havalar çalınır, gençler güreş tutabilir ve yöresel oyunlar oynanır.
Taşıma Kuralları
Şahın taşınması sırasında uyulması gereken kesin kurallar bulunmaktadır. Şahı taşıyan kişi, ağacı baş hizasının üzerinde tutmak zorundadır ve yolculuk bitene kadar şah kesinlikle omuz veya bel hizasından aşağı indirilmez. Bu kural, evliliğin yüceliğini ve kutsallığını simgeleyen bir saygı ifadesi olarak kabul edilir. Ayrıca, şah düğün evine varıncaya kadar kimsenin şahın önünü kesmesine veya önüne geçmesine izin verilmez; bu durum şahın kutsallığına ve dokunulmazlığına işaret eden bir tabudur.
Ateş, Işık ve Ayna Sembolizmi
Şah alayının yürüyüşü sırasında uygulanan ritüellerden biri ateş ve ışık kullanımıdır. Alay ilerlerken meşaleler, mumlar veya lüks lambaları yakılır. Geçmişte meşale yakılarak yapılan bu uygulama, günümüzde mum veya yapay ışık kaynaklarıyla sürdürülmektedir; bu ritüel, evlilik ocağının ateşinin sönmemesi ve soyun devamlılığı (ocak kültü) inancıyla ilişkilendirilir.
Yürüyüş esnasında şahın veya damadın yakınında bir ayna tutulması da yaygın bir uygulamadır. "Baht aynası" olarak da nitelendirilen bu nesnenin, yansıttığı ışıkla kötü ruhları uzaklaştırdığına ve nazardan koruduğuna inanılır. Eski inanışlara göre ayna, kişinin ruhunu yansıtır ve bu yansıma, geçiş dönemindeki savunmasız bireyleri (gelin ve damat) dışarıdan gelebilecek metafizik tehlikelere karşı korur.
Karşılama, Saçı ve Hediyeleşme
Şah alayı düğün evine (kız veya oğlan evi) ulaştığında bir karşılama töreni yapılır. Şah kapıya geldiğinde, bolluk ve bereketi simgelemek amacıyla şahın ve damadın üzerine "saçı" adı verilen karışım serpilir. Bu karışım genellikle bozuk para, şeker, arpa, buğday ve kuruyemişlerden oluşur. Buğday ve arpa üretimi ve çocuk sahibi olmayı; şeker ağız tadını; para ise zenginliği temsil eder.
Şah Kaldırma Ritüeli (Yapay Zekâ ile Oluşturulmuştur)
Şahın teslimi sırasında hediyeleşme ritüeli gerçekleşir. Örneğin, kız şahını teslim alan oğlan sağdıcı, kız sağdıcına "hilat" adı verilen bir hediye (genellikle kumaş veya giysi) verir. Tören sonunda şah, gelin ve damadın önüne konulur veya gerdek odasına bırakılır. Şahın üzerindeki meyve ve şekerlemeler, doğurganlık ve bereket getirmesi dileğiyle çift tarafından yenir veya oradaki çocuklara ve misafirlere ikram edilir.
Günümüzdeki Durumu
Şah kaldırma ritüeli, Kars ve çevresindeki köylerde hâlen yaşatılmaya çalışılsa da köyden kente göç ve düğünlerin salonlarda yapılması gibi modernleşme etkileri nedeniyle bazı değişimlere uğramıştır. Mekânsal kısıtlılıklar ritüelin tam anlamıyla uygulanmasını zorlaştırsa da kültürel bir miras olarak korunması adına yöre halkı tarafından sürdürülmektedir.


