Şah Rükn-i Âlem Türbesi, Pakistan’ın Pencap eyaletinde, Multan şehrinde yer alan ve 1324 yılında inşa edilen tarihi bir yapıdır. Delhi Sultanlığı döneminde yaptırılan türbe, Sühreverdiyye tarikatına mensup Rükneddîn Ebü’l-Feth’in (Şah Rükn-i Âlem) ailesine tahsis edilmiştir.
Tuğluklu mimarisinin erken dönem örnekleri arasında yer alan bu yapı, anıtsal kubbesi, mimari süslemeleri ve özgün malzeme kullanımıyla öne çıkar. 1981–1983 döneminde Ağa Han Mimarlık Ödülü’ne layık görülmüş ve UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’ne dahil edilmiştir.

Şah Rükn-i Âlem Türbesi (pexels)
Tarihçe
Şah Rükn-i Âlem Türbesi, 1320 ile 1324 yılları arasında Delhi Sultanlığı Tuğluklu Hanedanı Hükümdarı Gıyâseddin Tuğluk tarafından inşa ettirilmiştir. Yapının inşası başlangıçta hükümdarın kendi türbesi olarak planlanmış, ancak daha sonra Sühreverdiyye tarikatına mensup sufi Rükneddîn Ebü’l-Feth’in ailesine hediye edilmiştir. Türbenin içinde Rükneddîn Ebü’l-Feth’e ait kabirle birlikte ailesine ve yakınlarına ait çok sayıda mezar yer almaktadır.
Yapı, Multan Kalesi’nin kuzeybatı köşesinde yer alan bir avlu içinde konumlanmıştır. Tuğluklu mimarisinin altıncı yüzyıldan kalma önemli örneklerinden biri olarak kabul edilen türbe, inşa edildiği dönemde Güney Asya alt kıtasında sekizgen planla inşa edilen ilk türbe yapısı olmuştur.
Mimari Özellikler
Sekizgen planlı olan yapı, her köşesinde minare formunda silindirik destek yapıları barındırır. Bu yapılar, hem mimari ritmi belirler hem de strüktürel destek sağlar. Türbenin birinci katı, yaklaşık 4 metre kalınlığında duvarlara sahiptir ve çapı 15 metredir. Üst kademelere doğru daralan yapı, ikinci katta daha küçük bir sekizgen şeklini alır. Üçüncü kat, yapının tamamını örten geniş bir kubbeden oluşur. Türbenin toplam yüksekliği 35 metredir.
Yapının tamamı kırmızı kum taşından inşa edilmiştir. Cephede ahşap oymalı paneller, oymalı ve renkli tuğlalarla oluşturulan desenler ve mavi-beyaz sırlı çiniler kullanılmıştır. Cepheyi dışarıdan destekleyen payandalar sayesinde, iç mekânda taşıyıcı elemanlar yer almamaktadır.
Mihrab, oyma ahşaptan yapılmış olup, bu kategorideki en erken örneklerden biri olarak tanımlanır.【1】 Mihrabda Kur’an’dan Ayet’el-Kürsî gibi yazıtlar yer alır.
Üst kata dış cephe boyunca dolaşılabilen bir alan eşlik eder. Bu alan, parapet duvarı boyunca uzanan desenlerle bezenmiştir. Dış cephede kullanılan zencerek desenleri, iç mekânda mavi çini işçiliği ile yansıtılmıştır. İç mekân, sıva ile kaplanmadan önce geniş ve sade bir yüzey sunmaktadır.

Şah Rükn-i Âlem Türbesi (pexels)
Kültürel Değer
Türbe, sufi kültürü açısından önemli bir merkezdir. Rükneddîn Ebü’l-Feth’in türbesi olarak işlev gören yapı, onunla birlikte 72 aile ferdinin kabirlerini de barındırmaktadır. Her yıl kasım ayında düzenlenen Şebiarus törenleri için Güney Asya’nın farklı bölgelerinden 100.000’i aşkın ziyaretçi gelmektedir.【2】
Koruma ve UNESCO Statüsü
Şah Rükn-i Âlem Türbesi, mimari ve kültürel değeri nedeniyle koruma altına alınmış yapılar arasında yer almaktadır. Türbe, 699 yıllık geçmişiyle ayakta kalmayı başarmış olup UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’ne dahil edilmiştir. 14. yüzyıldan kalma bu Tuğluklu dönemi eseri, Pakistan’ın mimari hazinelerinden biri olarak tanımlanmıştır.
Yapının zamanla yıpranması üzerine, 1971 yılında başlatılan kapsamlı restorasyon çalışmaları 1977 yılında tamamlanmıştır. Restorasyon sürecinde temel ve alt duvar bölümleri yeniden inşa edilmiş, zarar gören çini kaplamalar yenilenmiş, ahşap süslemeler onarılmış ve çevre düzenlemesi yapılmıştır. Koruma çalışmalarının önemli bir ayağını oluşturan geleneksel el sanatlarının yeniden canlandırılması amacıyla Multan çini işçiliği, ahşap oymacılığı ve pişmiş toprak işçiliğinde uzman yerel ustalar tarafından 33 çırak eğitilmiştir.


