Saldırganlık, başkalarını incitmeyi amaçlayan her türlü davranış veya eylemdir. Literatürde birden fazla tanım yapılırken en genel anlamda bundan kaçınmaya güdülenen bir canlıya yöneltilen ve zarar verme niyeti taşıyan herhangi bir davranış olduğu belirtilmektedir.
Saldırganlık duygusu doğrudan gözlemlenemeyen bir iç durumdur. Farklı şekillerde ve farklı kaynaklardan doğmaktadır. Bu kaynaklardan birkaçı şu şekilde sıralanabilir:
Örnekler ışığında saldırganlığın nedenlerini içsel ve dışsal olmak üzere iki farklı kategoride incelenmektedir. İçgüdü, sosyobiyolojik etkenler gibi içsel nedenlerin yanında sosyal öğrenme gibi dışsal nedenler de göze çarpmaktadır. Aşırı kontrollü ve aşırı kontrolsüz davranışlar, birtakım hastalıklar saldırganlık olgusunu artırmaktadır. Sosyolojik açıdan saldırganlık sebepleri arasında ekonomik yoksulluk ve toplumsal huzursuzluk sayılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından şiddetin nedenleri ve sonuçlarının açıklandığı ekolojik modelde yoksulluk ve ekonomik eşitsizlik sosyal faktörler arasında gösterilmektedir. Buna göre yoksulluk şiddetin önlenmesine yönelik girişimleri engelleyen ve toplumsal kesimler arasındaki uçurumun büyümesini desteklemektedir. Yoksul nüfusun yarısı çatışma bölgesinde yaşamakta, bu duruma Somali ve Afganistan gibi örnekler gösterilebilir.

Suç oranları ve yoksulluk tablosu (Kredi: The Economist. )
Bireyler kızgınlık duyduğu ölçüde saldırgan davranış gösterme eğilimindedir. Ancak her kızgınlık saldırganlık ile sonuçlanmamakta. Bireyler sık sık kızarlar ve barışçı davranırlar ya da saldırgan davranmazlar. Özetle kızgınlık tek başına saldırganlık üzerinde etkili olan bir etmen değildir. Bu etmenlere örnekler şöyle sıralanabilir:
Saldırganlığın failinin özellikleri bu fiil üzerinde etkili olmakta ancak bazen mağdurun özellikleri de saldırganlığın etmenlerinden olabilmekte. Örneğin hedefin cinsiyeti, cinsel yönelimi, dini kimliği, ırkı ve etnik kimliği etkili olabilmektedir.
Saldırganlık fiilinin kaynağı, oluşumu, etkisini göstermesi, etmenleri itibarıyla çok karmaşık ve hâlâ üzerinde sosyal psikologlarca fikir birliği oluşmamış birçok konusu mevcuttur. Fikir birliğinin olduğu noktalardan biri saldırganlığın ve etkisinin azaltılması. Gerek ulusal gerek uluslararası düzeyde bir sorun teşkil eden bu davranışın azaltılması yaşamsal bir boyut taşımakta.
Freud'un boşalma görüşüne göre saldırganlık yemek yemeye çok benzer. Kişi acıktığında yemek yerse zamanla açlığı azalacak ve son bulacak. Saldırganlık da aynı şekilde bir seyir gösterecek. Cezalandırma korkusu da saldırganlığı azaltan faktörlerden biridir. Caydırıcı bir cezanın varlığı bireyin saldırganlık seviyesini düşürecektir.
Saldırganlığın azaltılması için dış faktörlere güvenmek kesinlikle tamamen doğru değildir. Bu yüzden otokontrol çok önemlidir. Bireyler kendi davranışlarını kontrol edebilme yetisine sahip olmalıdır. Acı çekme belirtileri yani kurbanın gösterdiği acı çekme belirtileri, saldırganlığın daha ileri götürülmesine, aşırı kızgınlık durumları dışında saldırganlığa ket vurmaktadır. Diğer bir yandan ekonomik rehafın artması da saldırganlığın azaltılmasına katkı sunacaktır.
Gül, F. "SALDIRGANLIK." Erişim Adresi.
Jeff Greenberg, Tonı Schmader, Jamıe Arndt, Mark Landau. (2023). "Sosyal Psikoloji Gündelik Yaşamın Bilimi." Palme Yayınevi. 9786052829530
Kayagil, M. E. "Yoksulluk ve Şiddet". Erişim Adresi.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Saldırganlık" maddesi için tartışma başlatın
Saldırgan Davranış Türleri
Saldırganlık Duygularının Kaynakları
Saldırganlık Davranışı Üzerinde Etkili Olan Etmenler
Saldırganlığın Azaltılması