Hükümdarların yaşadığı ihtişamlı, büyük yapı."Yabancı elçiler, barış anlaşmasını görüşmek için saray bahçesinde ağırlandı."
İsim
2.
Kamu yönetiminin ve devlet işlerinin yürütüldüğü büyük yapı."Şehir merkezindeki adliye sarayı, hukuki işlemlerin yürütüldüğü en önemli kurumlardan biridir."
İsim
3.
Hükümdar ya da devlet başkanı ve onların çevresi."Yeni reformlar, saray ve devletin ileri gelenleri tarafından karara bağlandı."
İsim
4.
Çeşitli etkinliklerin düzenlendiği kapalı alan."Yeni sergi sarayın inşası için planlar yapıldı, ancak çalışmalar henüz başlamadı."
İsim
5.
Görkemli ve ihtişamlı yapı, palas."Saray gibi bir evde yaşıyordu."
Sıfat
6.
Kitap, simit gibi çeşitli ürünlerin geniş yelpazede satışa sunulduğu iş yerleri, hanlar."Turistler, Anadolu’nun dört bir yanından getirilen otantik halıları görmek için halı sarayına büyük ilgi gösteriyor."
İsim
İşaret Dili
S
a
r
a
y
Kökeni
Eski Farsça kökenli "saray" kelimesi, "srāda" (ev) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. 10. yüzyıldan beri kullanılmaktadır.
Kullanım Alanları
Tarih ve Mimari: Hükümdarların yaşadığı tarihi görkemli yapılar için kullanılır.
Kamu Hizmetleri: Devlet işlerinin ve kamu hizmetlerinin yönetildiği yapıları ifade eder.
Sanat ve Kültür: Sanat galerileri, etkinlik alanları için kullanılır.
Günlük Konuşma: Büyük ve gösterişli yapıları betimlemek için kullanılır.
Ticaret: Kitapçılar, halıcılar gibi büyük ölçekli ve kapsamlı satış yapılan yerleri ifade eder.