Türk mûsikisi usul sisteminde birleşik fakat küçük usuller sınıfında yer alan bir usuldür. Altı zamanlı olan sengin semâi usulü iki adet üç zamanın veya diğer bir ifadeyle -aynı yapıdaki yürük semâi gibi- iki semâi usulünün birbirine eklenmesiyle meydana gelmiştir. Ancak terkibe giren 2. semâi usulünün son iki darbı olan beş ve altıncı zamanlar birleşik haldedir. Bu sebeple sengin semâi usulü -yine yürük semâi gibi- altı değil beş darblıdır.

Hacı Ârif Bey’in “Aldın felek sen mihr-i cemâli” mısraıyla başlayan bestenigâr, Şeyh Hüseyin Fahreddin Dede’nin, “Âh eylediğim gonca-i handânın içindir” mısraıyla başlayan hicaz, Kanûnî Âmâ Nâzım’ın, “Ağlatma a zâlim beni gel etme mükedder” mısraıyla başlayan hüseynî zemzeme, Münir Nurettin Selçuk’un, “Hâfız’ın kabri olan bahçede bir gül varmış” mısraıyla başlayan rast şarkılarıyla, “Bu aşk bir bahr-i ummandır buna hadd ü kenâr olmaz” ve, “Müştâk-ı dilim mahbûb-i Sübhan Hüseyn’e” mısralarıyla başlayan segâh ilâhiler (Töre, V, 34-35) bu usulle ölçülmüş eserlerden bazılarıdır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"SENGİN SEMÂİ" maddesi için tartışma başlatın