YÜRÜK SEMÂİ

fav gif
Kaydet
kure star outline
Avatar
Ana YazarİSMAİL HAKKI ÖZKAN20 Kasım 2024 08:41
Türk mûsikisi usul ve formlarından.

YÜRÜK SEMÂİ

Board Main İcon


Yürük semâi usulü hemen her çeşit saz eserinde ve sözlü formlarda kullanılmıştır. Bunlar saz semâilerinin dördüncü hânelerinde ve daha çok ikinci şekil (birleşik nîm-sofyan) olarak veya üç hâneli bazı saz semâilerinin bütün hânelerinde, kârların bazı bölümlerinde, Mevlevî âyinlerinin üçüncü selâmlarındaki, “Ey ki hezâr âferin” güftesiyle başlayan bölümlerinde, şarkı, türkü, ilâhi, tevşîh, şuğul ve oyun havaları ile birtakım fantezi eserlerde çokça kullanılmıştır. Lavtacı Andon’un nühüft, Sedat Öztoprak’ın dikeşhâverân, Neyzen Yûsuf Paşa’nın neveser saz semâileri; Buhûrîzâde Mustafa Itrî’nin, “Bileydi dil gibi dilber gam-ı cihan nicedir” mısraıyla başlayan acem-aşiran; Hacı Ârif Bey’in, “Berdâr olalı zülfüne yâr fikr ü hayâlim”, Münir Nurettin Selçuk’un, “Bu yıl da böyle geçti şirin sözlü sevgili”, Rahmi Bey’in, “Ey mutrıb-ı zevk âşinâ” mısralarıyla başlayan kürdili-hicazkâr; Mahmud Celâleddin Paşa’nın, “Âteş-i aşkınla sûzân oldu dil” mısraıyla başlayan nihâvend; Zekâi Dede’nin, “Yine bağlandı dil bir nev-nihâle” mısraıyla başlayan nevâ şarkılarıyla Hamâmîzâde İsmâil Dede Efendi’nin, “Nûr-i fahr-i âleme bir zerre olmaz âfitâb” mısraıyla başlayan hüseynî tevşîhi; Mustafa Sunar’ın, “Gevher-i sırr-ı velâyet kân-ı şâh-ı Nakşibend”, Doğan Ergin’in, “Yürük değirmenler gibi dönerler” mısralarıyla başlayan hüseynî ilâhileri bu usulle bestelenmiş eserlerden bazılarıdır.


Form. Türk mûsikisinin büyük formlardan biri ve klasik faslın son sözlü eseridir. Fasılda saz semâisinden önce yer alır. Yürük semâiler usul hariç yapı bakımından beste ve ağır semâilere benzer. Tek fark bu formun yürük semâi usulüyle ölçülmüş olma mecburiyetidir. Daha çok 6/4 olarak kullanılmıştır. Yürük semâilerin de murabba ve nakış şekilleri vardır. Murabba biçiminde olanlarına murabba yürük semâi denilmeyip sadece yürük semâi denilir. Ancak nakış biçiminde olanlara nakış yürük semâi adı verilir. Az sayıda da olsa bazı nakışlarda 6/8’lik birleşik nîm-sofyanın kullanıldığı görülür. Nakışların bir kısmı meyansızdır ve terennümleri de hem “ikāî” hem “lafzî” terennümdür. Ancak lafzî terennümler uzunca yer alır. Bazı nakışlarda ise terennüm vezinli, kafiyeli şiirler halindedir. Çok az da olsa bestelenen bir meyanhâne şeklinde olabilen terennümler de vardır. Her iki biçimdeki yürük semâiler, saz semâisinden önce icra edilen son sözlü eserler olduğundan melodik bakımdan gerek beste gerekse ağır semâilerden usulün de etkisiyle daha hareketli eserlerdir ve güfte de bu duruma uygun olarak seçilir. Bazı yürük semâilerde usul geçkisinin yapıldığı görülmektedir.


Dört hâneli murabba yürük semâilerin biçim şeması şöyledir:




İki hâneli nakış yürük semâilerin biçim şemaları (1-2):




Buhûrîzâde Mustafa Itrî Efendi’nin sazkâr makamında, “Biyâ ki kadd-i tü der-bâğ-ı can nihâl-i menest” ve segâh makamında, “Tûtî-i mu‘cize-gûyem ne desem lâf değil”; Ebûbekir Ağa’nın segâh makamında, “Etti o güzel ahde vefâ müjdeler olsun” ve şehnaz makamında, “Nice bir eşk-i firâkınla pür olsun gözümüz”; Tab‘î Mustafa Efendi’nin hüseynî makamında, “Ben gibi sana âşık-ı üftâde bulunmaz”; Hacı Sâdullah Ağa’nın hicaz hümâyun makamında, “Nideyim sahn-ı çemen seyrini cânânım yok”; III. Selim’in sûzidilârâ makamında, “Âb ü tâb ile bu şeb hâneme cânan geliyor”; Hamâmîzâde İsmâil Dede Efendi’nin acem-aşiran makamında, “Ne hevâ-yı bâğ sâzed ne kenâr-ı kişt mârâ”, hisar makamında, “Hava güzel yine gülşende gösteriş günüdür” ve şevkefzâ makamında, “Ser-i zülf-i anberîni yüzüne nikāb edersin”; Zekâi Dede’nin ferahnâk makamında, “Sensiz cihanda âşıka işret revâ mıdır”; Muallim İsmail Hakkı Bey’in rast makamında, “Gülşende yine âh u enîn eyledi bülbül” ve Münir Nurettin Selçuk’un aynı makamda, “Hülyâma doğan son güneşim son hevesimdi” mısralarıyla başlayan yürük semâileri bu formun eserleri arasındadır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"YÜRÜK SEMÂİ" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor