Jean-Gabriel Tarde【1】 tarafından geliştirilen sosyal taklit teorisi, bireylerin ve toplumların düşünce ve davranış biçimlerini nasıl benimsediğini açıklayan temel yasalara dayanmaktadır. Tarde, sosyal taklidin iki temel kategori altında şekillendiğini belirtmektedir:
Bu yasalar, bireylerin akıl, mantık ve bilinçli düşünme süreçlerine dayalı olarak gerçekleştirdiği taklitleri kapsamaktadır.
Yasalar, belirli bir kültürde mantıklı ve rasyonel görülen buluşların, mantıksız veya irrasyonel olanlara göre daha hızlı benimsendiğini öne sürmektedir.
Yasalar, bireylerin duygularına, izlenimlerine ve toplumsal prestij arayışına dayalı olarak gerçekleştirdiği taklit süreçlerini içermektedir.
Tarde, sosyal taklidin temel prensibinin, bir yeniliğin taklit edilmesinin ardından kesintisiz bir şekilde yayılması olduğunu ifade etmektedir. Taklit süreci, bireyler ve topluluklar arasında geometrik bir hızla ilerleyen bir yayılım göstermektedir. Böylece, bir buluş veya fikir toplumun farklı kesimlerine ulaşarak geniş çapta benimsenmekte ve sosyal dönüşüm süreçlerini etkilemektedir.
Jean-Gabriel Tarde’ın sosyal taklit kuramı, modern sosyal psikoloji, iletişim çalışmaları ve kültürel yayılma teorileri açısından önemli bir temel oluşturmuştur.
Gabriel Tarde, yeniliklerin toplumsal yapıdaki yayılımını incelerken, kanaat önderlerinin bu süreçte merkezi bir rol oynadığını belirtmiştir. Tarde’a göre, yenilikler, toplumsal seçkinler tarafından başlatılmakta ve yayılmaktadır.
Toplumsal seçkinler, genellikle güç, iktidar, nüfuz, itibar sahibi kişi, grup veya kurumlardır. Kanaat önderleri, yeniliklerin topluma tanıtılması ve benimsenmesi sürecinde kilit aktörlerdir. Tarde’a göre kanaat önderlerinin temel işlevleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Tarde, yeniliklerin toplumun saygın ve etkin konumlarında bulunan kanaat önderleri tarafından başlatıldığını ve yayılmaya başladığını vurgulamaktadır. Bu önderler, yeni fikirleri, davranışları veya ürünleri ilk benimseyenler olup, çevrelerine de aktaran kişilerdir; yenilikler hızla toplumsal bir kabul görmektedir.
Kanaat önderleri, toplumda rol model olarak kabul edilirler. Onların davranışları ve tercihlerinin taklit edilmesi, toplumda sosyal hiyerarşide daha aşağı konumda bulunanlar tarafından yaygınlaşır. Tarde, bireylerin genellikle kendilerinden üstün gördükleri kişileri taklit etme eğiliminde olduklarını belirtmiştir. Bu taklit, yeniliklerin yayılmasında önemli bir mekanizma olarak işlev görür.
Tarde, kanaat önderlerini manyetik etki alanı oluşturma gücüne sahip kişiler olarak tanımlar. Bu etki, dışsal bir müdahale olmaksızın, kanaat önderlerinin kendi özellikleriyle uyumlu davranışlar sergileyerek kazanılır. Kanaat önderleri, toplumu etkileyerek yenilikleri benimsemeye yönlendiren bir güç oluştururlar.
Kanaat önderleri, yeniliklerin topluma tanıtılması ve benimsenmesinde liderlik ederler. Onlar, toplumun değerler sisteminde yenilik getiren değişimlere öncülük ederken, aynı zamanda toplumun temel değerlerini de yansıtırlar. Bu liderlik, toplumsal değişimin hızlanmasına yardımcı olur.
Tarde, yeniliklerin yayılmasına ilişkin kararların, toplumsal güç, iktidar, nüfuz ve itibar sahibi kişi, grup veya kurumlardan çıkan otorite kararları doğrultusunda alındığını savunur. Kanaat önderleri, bu otoriteyi temsil ederek yeniliklerin kabul görmesinde önemli bir rol oynarlar. Bu durum, yeniliklerin toplumsal kabulünü hızlandırır.
Tarde, sosyal statü açısından en üst konumda bulunan toplumsal seçkinlerin, yeniliklerin temsilcisi olarak işlev gördüğünü ileri sürer. Bu kişiler, yenilikleri benimseyerek uyguladıklarında, toplumsal hiyerarşideki diğer bireyler de bu yenilikleri taklit etmeye eğilim gösterirler.
Tarihsel süreçte soylular sınıfı, yeniliklerin yayılmasında kanaat önderliği rolü üstlenen toplumsal seçkinlerdir. Ancak modernleşme ve şehirleşmenin artışıyla birlikte, bu rol gazeteciler, yazarlar, bankerler, sanatçılar, politikacılar ve bilim insanları gibi yeni toplumsal seçkinlere devredilmiştir.
[1]
Jean-Gabriel Tarde (1843–1904), Fransız sosyologu ve psikologu, sosyal etki ve taklit üzerine yaptığı çalışmalarla tanınmaktadır. Tarde, toplumsal davranışların, özellikle bireylerin birbirlerinden nasıl etkilendiğini ve toplumlar arasındaki yeniliklerin nasıl yayıldığını inceleyen ilk düşünürlerden biridir. En bilinen teorisi, "sosyal taklit" ve "zihinler arası etkileşimler" üzerine geliştirdiği yasalardır. Tarde, toplumu bir etkileşimler ağı olarak görerek, toplumsal değişim ve yeniliklerin bireylerin davranışlarını nasıl dönüştürdüğünü açıklamaya çalıştı. Çalışmaları, sosyal psikolojinin temellerinin atılmasında önemli bir rol oynamış ve sosyal etki alanında pek çok modern araştırmanın gelişmesine zemin hazırlamıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Sosyal Taklit Yasaları" maddesi için tartışma başlatın
Akla Uygun Taklit Yasaları (Rasyonel Taklit Yasaları)
Akla Uygun Olmayan Taklit Yasaları (Mantığın Dışındaki Taklit Yasaları)
Sosyal Taklidin Yayılma Dinamiği
Kanaat Önderlerinin Yeniliklerin Yayılmasındaki Rolü
1. Yenilikleri Başlatma ve Yayma
2. Rol Model Olma
3.Manyetik Etki Yaratma
4.Topluma Öncülük Etme ve Yol Gösterme
5.Otorite Figürleri Olma
6.Yenilik Temsilciliği
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.