Ai badge logo

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

Suskunluk Sarmalı (Spiral of Silence)

Psikoloji+1 Daha
fav gif
Kaydet
kure star outline
AAAAA.jpg

Yapay Zeka Tarafından Oluşturulmuştur.

Suskunluk Sarmalı (Spiral of Silence)
Kuramcı
Elisabeth Noelle-Neumann
Temel Tanım
Bireylerintoplumdan dışlanma korkusuylagenel kabul görmediğini düşündükleri fikirlerini ifade etmekten kaçınmaları durumudur.
Medyanın Rolü
Medyahangi görüşün "baskın" ve "kabul edilebilir" olduğunu belirleyerek insanlara fikir iklimini sunar.
Anahtar Kavramlar
Dışlanma korkusuMahalle baskısıSessiz çoğunlukUyum davranışı

Suskunluk Sarmalı, kitle iletişim alanında kamuoyu oluşum süreçlerini, bireylerin düşüncelerini ifade etme eğilimlerini ve kitle iletişim araçlarının bu süreçteki etkisini açıklayan bir kuramdır. Alman siyaset bilimci Elisabeth Noelle-Neumann tarafından 1974 yılında geliştirilen bu teori, kamuoyunun nasıl oluştuğu ve halkın düşüncelerindeki değişimlerin nedenleri üzerine odaklanmaktadır. Kuramın temel dayanağına göre, insanlar yeni fikirler gündeme geldiğinde, kendi görüşlerini açıklamadan önce başkalarının ne düşündüğünü gözlemlemektedir. Bireyler, eğer kendi düşüncelerinin destek bulacağına kanaat getirirlerse konuşma eğilimi göstermekte; ancak destek bulamayacaklarını veya muhalefetle karşılaşacaklarını sezerlerse sessiz kalmayı tercih etmektedir.【1】Bu süreçte, suskun kalanların karşısında konuşanlar, kendi düşünceleri için giderek büyüyen bir destek olduğu izlenimini vermekte ve daha cesur hale gelmektedir. Bir tarafın konuşma konusundaki artan cesareti ile diğer tarafın sessizliği birleştiğinde "suskunluk sarmalı" adı verilen olgu ortaya çıkmaktadır. Kuram, kitle iletişim araçlarının bireyleri ve toplumu susturabilme veya kimi gruplara konuşma cesareti verebilme gücü üzerinde durmaktadır.【2】

Tarihsel Arka Plan ve Ortaya Çıkışı

Elisabeth Noelle-Neumann, II. Dünya Savaşı öncesi ve esnasında Almanya'da kamuoyunun oluşumunu araştırmış, Alman halkının 1930'lu ve 40'lı yıllarda sonu ulusal yenilgiyle biten siyasal pozisyonları neden benimsediğini sorgulamıştır. Kuramın ampirik temelleri ise Noelle-Neumann'ın 1965 ve 1972 Almanya federal seçimleri sırasındaki gözlemlerine dayanmaktadır. 1965 seçimlerinde iki büyük partinin oy desteği birbirine yakın olmasına rağmen, seçimden kısa bir süre önce beklentilerde dramatik bir değişim yaşanmış ve Hristiyan Demokratların kazanacağı yönündeki algı artmıştır. Seçim sonucunda, başa baş giden yarış çözülmüş ve oy eğilimleri beklentiler yönünde değişmiştir. Noelle-Neumann, bu durumu "gözde olana yönelme" (bandwagon) etkisinin ötesinde, insanların fikir iklimini algılayış biçimleriyle açıklamıştır.【3】


Kuramın Temel Varsayımları

Suskunluk Sarmalı kuramı, toplumun yapısı ve bireylerin psikolojisi üzerine kurulu beş temel varsayıma dayanmaktadır:


Dışlanma Tehdidi: Toplum, genel uzlaşının veya hâkim değerlerin dışına çıkan bireyleri dışlamakla tehdit etmektedir.【4】


Dışlanma Korkusu: Bireyler, sürekli olarak toplumdan dışlanma korkusu içinde yaşamaktadır. Bu korku, kuramın birinci unsuru olarak vurgulanmaktadır.【5】


Fikir İklimini Gözlemleme (Yarı İstatistiksel Duyu): Bireyler, dışlanma korkusu nedeniyle sürekli olarak çevrelerindeki kanaat ortamını gözlemlemekte ve değerlendirmektedir. Noelle-Neumann, insanların kamuoyundaki değişimleri ve havayı sezinleme sürecini "yarı-istatistiksel duyu" (quasi-statistical sense) olarak adlandırmıştır.【6】


Davranışların Etkilenmesi: Bu gözlemler sonucunda edinilen izlenimler, bireyin toplum içindeki davranışlarını, özellikle de görüşlerini açıkça ifade etme veya saklama (susma) kararını etkilemektedir.【7】


Kamuoyunun Oluşumu: Bu dört varsayım birleşerek kamuoyunun oluşumunu, korunmasını ve değişimini açıklamaktadır.【8】

Suskunluk Sarmalının İşleyiş Mekanizması

Sarmalın işleyişi, bireylerin kendi fikirlerinin çoğunluk tarafından kabul görüp görmediğine dair algılarına dayanmaktadır. Eğer bireyin fikri kamuoyunda genel kabul görüyorsa, kişi fikrini açıklamakta sakınca görmemektedir. Ancak, birey kamuoyunun genel görüşünden farklı düşündüğünü hissederse, fikrini gizlemeyi tercih etmektedir. Suskun kalanlar, kendi görüşlerinin azınlıkta olduğu veya düşüşte olduğu algısına kapılarak, dışlanmamak için "sessiz çoğunluk" haline gelmektedir.【9】Bu süreçte "çoğulcu cehalet" (pluralistic ignorance) kavramı da önemlidir. Bu kavram, büyük bir grup insanın, kamuoyunun yönü ve gücü hakkında hatalı bir inanca sahip olması ve gerçekte olduğunun tam tersi bir durum varmış gibi algılaması durumudur. Bu yanlış algılama, azınlıktaki kişilerin konuşurken kendilerini rahat hissetmelerine, çoğunluğun ise sessiz kalmasına neden olabilmektedir.【10】Suskunluk sarmalı sürecinde korku sadece sosyal izolasyonla sınırlı değildir; kişinin kendi yargılama kapasitesinden şüphe duyması da bireyi savunmasız kılan bir faktör olarak belirtilmiştir.【11】

Kitle İletişim Araçlarının Rolü

Medya, Suskunluk Sarmalı kuramında merkezi bir role sahiptir. Bireyler, toplumda hangi görüşlerin kabul gördüğünü büyük ölçüde kitle iletişim araçları aracılığıyla öğrenmektedir. Kitle iletişim araçları, toplumda baskın olan düşüncelerin neler olduğunu biçimlendirmekte ve yükselmekte olan düşüncelerle ilgili izlenimleri pekiştirmektedir.【12】


Medyanın kuram içindeki işlevleri şu şekilde sıralanmaktadır:


  • Gündem Oluşturma ve Şekillendirme: Medya, konuları seçerek ve çerçeveleyerek tartışmanın sınırlarını belirlemektedir. Haberler izleyiciye ulaşmadan önce medya yöneticileri tarafından şekillendirilmekte ve bu süreçte gerçeğin algılanış biçimi değiştirilebilmektedir.【13】
  • Baskın Görüşü Meşrulaştırma: Medyada fazla yer alan görüşler daha çok kabul görmekte, az yer alan görüşler ise marjinalleşmektedir. Kitle iletişim araçları, yerleşik düzeni koruyacak şekilde propaganda yapabilme gücüne sahiptir.【14】
  • Algı Yönetimi: Televizyon gibi araçlar, ses ve renk unsurlarıyla kişinin kendi gözlemi ile medya aracılı gözlem arasında karışıklık yaratarak algısal bir yanılsamaya neden olabilmektedir. Medya, "sanal bir gerçeklik" yaratarak kitlelerin davranışlarını yönlendirebilmektedir.【15】


Noelle-Neumann'a göre medya, özellikle televizyon, tekseslilik yaratarak ve seçici algılamayı ortadan kaldırarak bireylerin fikir iklimini algılamasında belirleyici olmaktadır. Medya tarafından desteklenen çoğunluk kampı konuşmak için daha istekli olurken, medyanın düşmanca tutumuyla karşılaşan azınlık sessizliğe bürünmektedir.【16】

Çevrimiçi Medya ve Suskunluk Sarmalı

21.yüzyılda internet teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte Suskunluk Sarmalı kuramı çevrimiçi (online) medya bağlamında da incelenmeye başlanmıştır . İnternetin sağladığı anonimlik ortamının, dışlanma korkusunu azaltarak kullanıcıların görüşlerini daha rahat ifade etmelerine olanak tanıyabileceği öne sürülmüştür.【17】Ancak yapılan bazı araştırmalar, suskunluk sarmalının çevrimiçi ortamlarda da geçerli olduğunu göstermektedir. Örneğin, Pew Research Center tarafından yapılan bir araştırmada, insanların sosyal medyada (Facebook ve Twitter gibi platformlarda) tartışmalı konuları (örneğin Snowden-NSA olayı) yüz yüze iletişime kıyasla tartışmaya daha az istekli oldukları saptanmıştır. Bireyler, sosyal ağlarındaki takipçilerinin kendileriyle hemfikir olduğunu düşündüklerinde görüşlerini paylaşmaya daha istekli davranmaktadır.【18】Çevrimiçi medyada "filtre balonları" veya homojen sosyal ağlar, bireylerin kendi görüşlerini paylaşan insanlarla bir arada bulunmasını sağlayarak konuşma isteğini artırabilmektedir. Bununla birlikte, çevrimiçi ortamlardaki linç kampanyaları ve sosyal baskı, bireylerin gerçek düşüncelerini açıklamaktan çekinmesine neden olabilmektedir.【19】


Kurama Yönelik Eleştiriler ve Tartışmalar

Suskunluk Sarmalı kuramı, metodolojik ve teorik açıdan çeşitli eleştirilere maruz kalmıştır:


  • Referans Gruplarının Etkisi: Bazı araştırmacılar, genel toplumsal çoğunluktan ziyade, bireyin ait olduğu referans gruplarının (yakın çevre) etkisinin daha belirleyici olduğunu savunmuştur. Bireyler, referans gruplarıyla birlikte durduklarında kişisel görüşlerini ifade etmeye daha meyilli olmaktadır.【20】


  • Kültürel ve Bölgesel Farklılıklar: Kuramın her koşulda geçerli olmadığına dair bulgular mevcuttur. Örneğin, California'da yapılan bir çalışmada, azınlık görüşüne sahip olmalarına rağmen Demokratların Cumhuriyetçiler kadar konuşmaya istekli olduğu görülmüş ve kuram desteklenmemiştir.【21】


  • Kurucunun Geçmişi ile İlgili Tartışmalar: Elisabeth Noelle-Neumann'ın Nazi Almanyası dönemindeki faaliyetleri ve yazdığı metinler, kuramın kökenleri hakkında tartışmalara yol açmıştır. 1940-1942 yılları arasında Nazi yayın organı Das Reich gazetesinde yazdığı yazılar ve antisemitik ifadeler içerdiği iddia edilen metinler, kuramın "kitle toplumu" ve "manipülasyon" anlayışının bu dönemdeki deneyimlerden etkilenip etkilenmediği sorusunu gündeme getirmiştir. Noelle-Neumann'ın demokrasi anlayışının otoriter bir bakış açısını yansıttığı ve kitleyi manipüle edilebilir bir sürü olarak gördüğü yönünde eleştiriler bulunmaktadır.【22】

Kuramın Etkisi ve Geçerliliği

Suskunluk Sarmalı, kamuoyu oluşumunda bireylerin algıladıkları fikir iklimine göre konuşma veya susma davranışı geliştirdiklerini öne süren kapsamlı bir sosyal psikoloji ve iletişim kuramıdır. Araştırmalar, kuramın gündem belirleme veya çerçeveleme kadar sık araştırılmadığını ancak kamuoyunun oluşumuna dair makul açıklamalar getirdiğini ortaya koymaktadır. Kuram, hem geleneksel kitle iletişim araçlarında hem de yeni medya ortamlarında toplumsal baskı, dışlanma korkusu ve uyum davranışlarının incelenmesinde önemli bir referans noktası olmaya devam etmektedir.【23】

Dipnotlar

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarFurkan Çıracı15 Ocak 2026 09:37

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Suskunluk Sarmalı (Spiral of Silence)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Tarihsel Arka Plan ve Ortaya Çıkışı

  • Kuramın Temel Varsayımları

  • Suskunluk Sarmalının İşleyiş Mekanizması

  • Kitle İletişim Araçlarının Rolü

  • Çevrimiçi Medya ve Suskunluk Sarmalı

  • Kurama Yönelik Eleştiriler ve Tartışmalar

  • Kuramın Etkisi ve Geçerliliği

KÜRE'ye Sor