Dijitalleşmenin hız kazandığı son yıllarda sosyal medya, bireysel ifade alanı olmanın ötesine geçerek yeni bir kamuoyu oluşturma mecrasına dönüşmüştür. Bu dönüşüm, beraberinde "sosyal linç kültürü" olarak tanımlanan ve bireylerin toplu şekilde hedef alınıp itibarsızlaştırıldığı bir davranış biçimini de beraberinde getirmiştir. Özellikle X (Twitter) gibi anlık tepki üretiminin yaygın olduğu platformlarda, kullanıcılar yargısız infaza benzer kolektif saldırıların öznesi hâline gelmektedir. Türkiye'de ve Dünya genelinde yaşanmış bazı sosyal linç örnekleri, "sosyal medya adaleti" kavramının çeşitli mağduriyetler yarattığını ortaya koymakla beraber aynı zamanda dijital sosyalleşme platformlarında toplumsal kutuplaşmanın daha da hızlanmasına yol açabildiği gözlemlenebilmektedir. Herhangi bir olaya tepki göstermek veya ilgili olaya dikkatleri çekmeye çalışmak, ilk başta temel birer bireysel tepkiyken, sonradan toplu bir infaza dönüşebilmektedir.
Sosyal linç kültürü, dijital ortamda başta X platformu (Twitter) olmak üzere bireylerin toplu biçimde yargılayıcı ve dışlayıcı tutumlarla hedef alınması pratiğidir. Toplum içinde bu kültür, adaletin geciktiği veya gerçekleşmediği düşüncesiyle bireylerin “sözlü & dijital infaz” yolunu seçmesine zemin hazırlamaktadır. Bu durum, çoğu zaman adaletin sağlanmasından çok, yeni bir mağduriyet üretmektedir.

Yapay zeka ile oluşturulan ve sosyal linç kültürünü simgeleyen bir görsel.
Halk arasında sosyal medya linçleri, kimi zaman "hak edilen tepki" ya da "kamusal vicdan" olarak görülse de, bireylerin düşünce özgürlüğünü baskılayan ve hukuki sınırları aşan bir şiddet biçimine dönüşebilmektedir. Örneğin sosyal linçe maruz kalan şahısların isim-soyisim, ev adresi, okunan okul bilgisi, TC kimlik bilgisi, aile bilgisi gibi şahsi ve özel bilgileri çeşitli kişilerce toparlanarak sosyal ortamlarda yayınlanabilmektedir. Bu kültür günümüzde özellikle halka açık alanlarda gizlice veya serbestçe çekilen videolarda gözlemlenen olaylar sonrasında ortaya çıkmaktadır ve ilgili videodaki "haksız" kişiliklere karşı anlık öfke patlamaları yapılması ile yaygınlaşarak olayın devamında bir norm halini alabilmektedir.
2023 yılında 76.'sı düzenlenen Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Türk oyuncu Merve Dizdar, törendeki konuşmasında kadın haklarına ve bu alandaki mücadeleye vurgu yapmıştır. Konuşması özellikle “kadınlar için savaşanlar adına alıyorum” cümlesiyle gündem olmuş ve sosyal medyada büyük bir linç dalgası başladığı görülmüştür. Bazı kesimler konuşmasını "politik mesaj içerdiği" gerekçesiyle eleştirirken, destekleyenler ise ünlü oyuncunun ifade özgürlüğünü savunmuştur. Olay, bireylerin herhangi bir olaya dikkat çekebilmek adına medya karşısında daha çok ses getirecek eylemlerin yapılabileceğini göstermiş olup sonrasında da toplum tarafından bir sosyal linç kültürü başlatılabileceğini göstermiştir.
Şarkıcı Aleyna Tilki, 2024 yılında sosyal medya hesaplarında paylaştığı sahne kıyafetleri ve klip görselleri nedeniyle yoğun bir şekilde hedef alınmıştır. Özellikle Instagram ve X (Twitter) platformlarında, kıyafetlerinin absürt bulunması gerekçesiyle çeşitli kesimlerden gelen eleştiriler, hakaretler ve aşağılama mesajlarıyla bir linç dalgası başlatılmıştır. Bu süreçte yalnızca kıyafetleri değil, özel hayatı, geçmiş açıklamaları ve ailesi de hedef hâline getirilerek geniş kapsamlı bir sosyal linç kültürü alevlendirilmiştir. Bu kültürün sadece ünlü şarkıcı ile sınırlı kalmayıp, çeşitli ajanslara ve giyim markalarına da sıçraması sağlanarak, Aleyna Tilki ile çalışmamaları yönünde çağrılarda bulunulmasıyla da devam ettiği görülmüştür.
Black Mirror dizisinin “Hated in the Nation” bölümü (3. Sezon, 6. Bölüm), günümüzde dijital çağda sosyal medya aracılığıyla şekillenmekte olan linç kültürünü çarpıcı biçimde ele almaktadır. Bu bölümde senaristlerin dikkat çekmeyi amaçladıkları durum, sosyal medya kullanıcılarının X benzeri bir platformda #DeathTo etiketiyle hedef gösterdiği kişilerin, kısa süre içinde öldürülmesi ve ilgili "adaletin" sağlanmış olduğuna inanılmasıdır.
Hikâye ilerledikçe, bu ölümlerin arkasında gelişmiş yapay zekâ ile kontrol edilen otonom arı droneların olduğu ortaya çıkmaktadır. Ancak asıl vurgu, sözde suçun faili olarak betimlenen bireylerden çok, sosyal medyada topluca o kişiye öfke gösteren kitlelere yöneltilmektedir. Toplumun "dijital adalet” algısı, vicdan yerine "linç" mekanizmasına dönüşmekle beraber, bu durum geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurmaktadır. Bölüm, sosyal medya linçlerinin sadece hedef alınan kişiler için değil, bu sürece katılan herkes için de potansiyel bir tehdide dönüşebileceğini etkileyici bir şekilde gözler önüne sermektedir.
Sosyal Linç Kültürü'nün Halk İçerisindeki Yeri
Sosyal Linç Kültürüne Dair Güncel Örnekler
Merve Dizdar Örneği
Aleyna Tilki Örneği
Black Mirror "Hated In The Nation" Bölümü Örneği
Sosyal Linç Kültürüne Dahil Olmamak İçin Alınabilecek Önlemler
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.