


Zekâi Dede’nin remel usulünde, “Dil düştü yine şevk ile bir dilber-i nâze”, Seyyid Nuh’un aynı usulde, “Meyletti gönül bir meh-i hurşîd-i tirâze” mısralarıyla başlayan besteleri; Zekâi Dede’nin, “Dirîğ etmez mey-i cevri sunar her lahza cânânım” mısraıyla başlayan ağır semâisi; Seyyid Nuh’un, “Ne hevâ-yı bâğ-ı ruhsâr men esîr-i zülf-i yârem” mısraıyla başlayan yürük semâisi; Sultan II. Mahmud’un, “Bulsun ikbâl devletin günden güne olsun küşâd”, Dellâlzâde İsmâil Efendi’nin, “Ben sana mecbûr olmuşam gel yavrucağım”, Kadızâde Mustafa Çavuş’un, “Hiç uyutmaz beni derdim” mısralarıyla başlayan aksak usulündeki şarkılarıyla Muallim İsmâil Hakkı Bey’in, “Ehl-i aşka bir belâ zindanıdır bu mâsivâ”, Hacı Ârif Bey’in, “Kat‘ edip gerden-i gerdûndan emel zencîrin” mısralarıyla başlayan evsat usulündeki ilâhileri tâhir makamının örnekleri arasındadır.
Abdülbâki Nâsır Dede, Tedkîk ü Tahkîk (nşr. Yalçın Tura), İstanbul 2006, s. 45-46.
Hâşim Bey, Mûsikî Mecmuası, İstanbul 1280, s. 33.
Hüseyin Sâdeddin Arel, Türk Mûsıkîsi Nazariyatı Dersleri (haz. Onur Akdoğu), Ankara 1991, s. 52.
Kantemiroğlu, Kitâbu İlmi’l-mûsîkî alâ vechi’l-hurûfât: Mûsikîyi Harflerle Tesbît ve İcrâ İlminin Kitabı (nşr. Yalçın Tura), İstanbul 2001, I, 108-109.
Suphi Ezgi, Nazarî-Amelî Türk Musikisi, İstanbul 1933, I, 105-106.
Tanbûrî Cemil Bey, Rehber-i Mûsikî, İstanbul 1321, s. 98.
İsmail Hakkı Özkan, Türk Mûsikîsi Nazariyatı ve Usûlleri Kudüm Velveleleri, İstanbul 2006, s. 195-198.
