

Kemânî Rızâ Efendi’nin peşrev ve saz semâileri; Küçük Mehmed Ağa’nın devr-i kebîr usulünde, “Dest-i sâkîden çekip câm-ı neşâtı cem gibi” ve çenber usulünde, “Başıma döndükçe bezm-i meyde mînâlar benim” mısralarıyla başlayan besteleri; Hamâmîzâde İsmâil Dede’nin, “Söylen ol yâre benim çeşmimi pür-âb etmesin” mısraıyla başlayan ağır semâisi; Hacı Sâdullah Ağa’nın, “O gül-endam bir al şâle bürünsün yürüsün” mısraıyla başlayan yürük semâisi; III. Selim’in evfer usulünde, “Güzel gel meclise tenhâ”, Ahmet Irsoy’un aksak usulünde, “Seni candan severim aşkına kurbân olurum”, Bestenigâr Ziyâ Bey’in müsemmen usulünde, “Nîm nigâha kāil oldum yok mudur bir harf atış”, Şeyh Abdülbaki Baykara’nın devr-i hindî usulünde, “Parladıkça pîş-i çeşmimde münevver gözlerin” mısralarıyla başlayan şarkıları ile Selâhattin Demirtaş’ın düyek usulünde, “Gece gündüz diyelim lâ ilâhe illallah”, Cüneyt Kosal’ın düyek + aksak usulünde, “Ol cihânın fahrinin sırrına kurban olayım” mısralarıyla başlayan ilâhileri bu makamın örnekleri arasında yer alır.
Hâşim Bey, Mûsikî Mecmuası, İstanbul 1280, s. 36.
Hüseyin Sâdeddin Arel, Türk Mûsıkîsi Nazariyatı Dersleri (haz. Onur Akdoğu), Ankara 1991, s. 270.
Suphi Ezgi, Nazarî-Amelî Türk Musikisi, İstanbul 1933-40, I, 208-209; IV, 262.
İsmail Hakkı Özkan, Türk Mûsikîsi Nazariyatı ve Usûlleri Kudüm Velveleleri, İstanbul 2006, s. 195-196.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"TÂHİR-BÛSELİK" maddesi için tartışma başlatın