Tırnova Cadı Vakası

Alıntıla
kure star outline

Tarih

1833; ilam 19 Rebiülahir 1249, gazete haberi 21 Cemaziyelevvel 1249 (6 Ekim 1833)

Yer

Tırnova (bugün Veliko Tǎrnovo, Bulgaristan); Niğbolu sancağı

Türü

Cadı vakası; mezar açma ve ceset yakma

Bildiren

Tırnova naibi Ahmed Şükrî Efendi

İlgili Kişiler

Voyvoda el-Hâc Derviş Bey; cadıcı Nikola; Tetikoğlu Ali Alemdar ve Abdi Alemdar (eski yeniçeriler)

Uygulanan Yöntemler

Göbeğe ağaç kazık çakma, yüreği kaynar suyla haşlama, cesetleri yakma

Şer'î Dayanak

Hoca Sâdeddin Efendi'ye atfedilen fetva

Yayımlandığı Yer

Takvim-i Vekayi, sy. 68.

Sonuç

İki cesedin yakılması; halkın şer'î mecliste padişaha bağlılık beyanı

Tırnova Cadı Vakası ya da Tırnova Cadıları, 1833 yılında Osmanlı Devleti’ne bağlı Tırnova kasabasında, iki eski yeniçerinin ölümlerinden sonra cadıya dönüşerek halka musallat olduğu iddiası üzerine mezarlarının açılması ve cesetlerinin yakılmasıyla sonuçlanan olaydır.【1】 Olay, Tırnova naibi Ahmed Şükrî Efendi’nin İstanbul’a gönderdiği ilamın Osmanlı Devleti’nin resmî gazetesi Takvim-i Vekayi’nin 21 Cemaziyelevvel 1249 (6 Ekim 1833) tarihli 68. sayısında aynen yayımlanmasıyla kayda geçmiştir.【2】 Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasından yedi yıl sonra yaşanan ve ilamda yeniçerilere yönelik düşmanca bir dille aktarılan vaka, Rumeli’deki cadı inancının resmî kayıtlara geçmiş örneklerinden biri olarak incelenmektedir.【3】

Tarihi Arka Plan

Osmanlı’da Cadı İnancı

Osmanlı kayıtlarında, öldükten sonra mezarından kalkarak yaşayanlara zarar verdiğine inanılan varlıklar için kullanılan temel kavram “cadı” (câdû) idi. Halk inancında cadı, hortlayan ölü olarak tanımlanmış ve Batı’daki vampir inancının karşılığı sayılmıştır.【4】 Rumeli’de görülen cadı inancının, bölgedeki gayrimüslim toplulukların inanışlarının etkisiyle şekillendiği ileri sürülmüştür.【5】 “Cadı” kelimesinin “vampir” anlamını da kapsaması ise 19. yüzyılın ikinci yarısında belirginleşen bir anlam genişlemesidir.【6】

Takvim-i Vekayi'nin 68. Sayısının İlk Sayfası, 1833 (Ankara Üniversitesi)

Önceki Cadı Vakaları

Cadılara ilişkin tespit edilen ilk resmî kayıtlar, 16. yüzyılda Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin verdiği fetvalardır. Bu fetvalara göre cadı olduğu kabul edilen ölünün etkisizleştirilmesi için önce kalbine kazık çakılmalı, bu yetmezse başı kesilmeli, o da yetmezse cesedi yakılmalıdır.【7】 1110 (1698–1699) yıllarında Edirne’de birbiri ardına iki vaka yaşanmıştır. Bunlardan ilkinde Edirne kadısı, Ebussuud Efendi’nin fetvasını bildiğini ancak kitaplarda suretini bulamadığını belirterek merkezden ne yapılacağını sormuş; merkezî yönetim önce cadılık alametlerinin tespit edilmesini istemiştir. İkinci vakada ise halkı korkudan kurtarmak için gereken her şeyin yapılmasına izin verilmiştir.【8】 1156 (1743) yılında Terkos’a bağlı Yeniköy mezarlığında görülen vakada Terkos naibi cadıyı merkeze danışmadan yaktırmış, ardından bu işlemin onaylanmasını istemiştir.【9】

Yeniçeri Ocağı’nın Kaldırılması

II. Mahmud, 17 Haziran 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmıştır. Kaynaklarda “hayırlı olay” anlamında Vak‘a-i Hayriyye adıyla anılan bu gelişmenin ardından taşranın ücra köşelerine kadar uzanan idamlar yaşanmıştır.【10】 Kaçan ve gizlenen yeniçerilerin peşine düşülmüş, devlet bu kişileri uzun bir müddet tehdit olarak görmeye devam etmiştir.【11】

Takvim-i Vekayi

Osmanlı Devleti’nin ilk resmî gazetesi olan Takvim-i Vekayi’nin ilk sayısı 25 Cemaziyelevvel 1247’de (1 Kasım 1831) yayımlanmıştır. Gazete, iç ve dış kamuoyunu düzenli biçimde bilgilendirmek amacıyla II. Mahmud döneminde çıkarılmıştır.【12】 İlk yıllarda 3.000’in biraz üzerinde abonesi bulunan gazete, haftada bir çıkması gerekirken düzenli bir yayın sıklığına kavuşamamıştır.【13】

Tırnova

Tırnova, Bulgaristan’ın kuzeydoğusunda, Yantra suyunun taraçalı yamaçları üzerinde kurulmuş bir şehirdir ve 1965’ten beri Veliko Tǎrnovo adını taşımaktadır. Osmanlı döneminde (1393–1878) Niğbolu sancağına bağlı bir kaza merkeziydi.【14】 1828 tarihli bir kayıt şehri, bir tarafı Müslüman Türklerden, diğer tarafı Rum, Ermeni ve Yahudilerden oluşan, sekiz camisi, birkaç Rum kilisesi, sinagogları ve hamamları bulunan bir kasaba olarak tarif eder.【15】

Olayın Seyri

Musallat Olma Şikâyetleri

Tırnova Naibi Ahmed Şükrî Efendi’nin ilamı, Rumeli’de daha önce de örnekleri görüldüğünü belirten “Rumeli arzında mesbûk bi’l-misl olduğu üzere medîne-i Tırnova’da câdû zuhûr” ifadesiyle başlar.【16】 İlama göre gün battıktan sonra evlere görünmez bir varlık musallat olmuştur. Bu varlık un, yağ ve bal gibi erzakı birbirine karıştırmış, bazen içlerine toprak doldurmuş, evlerdeki eşyaları bulundukları yerden başka yerlere taşımış ve yüksek bir yerden insanların üzerine taş, toprak, tabak ve çanak atmıştır.【17】 İlamda bu varlığın, henüz kendi başına hareket edemeyen dört beş aylık bir bebeği annesinin yatağından oda kapısına kadar sürüklediği de yazılıdır.【18】

Veliko Tǎrnovo'da Yamaçlara Kurulu Evler (Unsplash)


Varlık birkaç erkek ve kadının üzerine de saldırmıştır. Bu kişiler zarar görmemiş, ancak sorgulandıklarında üzerlerine bir manda yüklenmiş gibi ağırlık hissettiklerini söylemiştir. Bu olaylar üzerine iki mahallenin halkı evlerini bırakarak başka yerlere taşınmış ve kasaba genelinde korku yayılmıştır.【19】

Cadıcı Nikola’nın Getirilmesi

Kasaba halkı, olayların “câdû” denilen kötü ruhların musallat olmasından kaynaklandığı konusunda birleşerek bir çare bulunmasını istemiştir. Bunun üzerine İslimye kazasından olup cadıcılıkla tanınan Nikola adlı bir zımmî, kasabanın voyvodası el-Hâc Derviş Bey aracılığıyla Tırnova’ya getirilmiş ve kendisiyle 800 kuruşa anlaşılmıştır.【20】

Mezarların Açılması

Cadıyı bulup gidermeyi üstlenen Nikola, elindeki resimli bir tahtayı parmağının üzerinde çevirmiş ve tahtanın yöneldiği mezarı cadının bulunduğu yer olarak göstermiştir.【21】 Kalabalık bir topluluk eşliğinde mezarlığa gidilmiş ve tahta, Yeniçeri Ocağı mensuplarından Tetikoğlu Ali Alemdar ile Abdi Alemdar’ın mezarlarını göstermiştir.【22】


İlama göre mezarlar açıldığında cesetler sağlıklarındaki hâllerinin iki katı büyüklüğe ulaşmış, saç ve tırnakları üçer dörder parmak uzamış, gözleri kanla çevrili ve korkunç bir görünümdeydi. İlam, bu durumun orada bulunan kalabalık tarafından görüldüğünü kaydeder.【23】 İlamda ayrıca iki yeniçerinin hayattayken mal yağmalama, ırza geçme ve adam öldürme gibi suçlar işlediği, ocağın kaldırılmasından sonra ise yaşlı oldukları için cezalandırılmadan öldükleri yazılıdır.【24】

İlamda Hoca Sâdeddin Efendi'nin Fetvasına Yapılan Atıf, 1833 (Ankara Üniversitesi)

Cesetlerin Yakılması

Nikola’nın tarifine göre bu kötü ruhları gidermek için cesetlerin göbeğine ağaç kazık çakılmış ve yürekleri kaynar suyla haşlanmıştır. Bu işlem sonuç vermeyince Nikola cesetlerin yakılması gerektiğini bildirmiştir.【25】 İlam, yakma işleminin şer‘î dayanağı olarak bir fetva mecmuasının çeşitli meseleler kısmında yer alan ve Şeyhülislam Sâdeddin b. Hasan Cân’a atfedilen fetvayı gösterir. Bu fetvaya göre kötü ruhların bir cesede yerleştiğine dair alametler görülürse cesedin yakılmasında sakınca yoktur. Bu ruhsata dayanılarak iki ceset yakılmıştır.【26】 Fetvası anılan Hoca Sâdeddin Efendi (ö. 1599), Yavuz Sultan Selim’in nedimi Hasan Can Çelebi’nin oğlu olan Osmanlı şeyhülislamı ve tarihçisidir.【27】 Edirne vakalarında Ebussuud Efendi’nin fetvası anılırken Tırnova ilamında yakmanın dayanağı olarak Hoca Sâdeddin Efendi’nin fetvası gösterilmiştir.【28】


Kalbin kaynar suda haşlanması yöntemi ve cadının yaşayanlara karşı eylemleri sırasında görünmez olması, Osmanlı kayıtlarındaki cadı vakalarında ilk kez bu olayda görülmektedir. Cadılık alametlerini ve mücadele yöntemlerini bilen ve ücret karşılığında çağrılan cadıcının rolü de bu vakada belirgin biçimde ortaya çıkar.【29】

Şer‘î Mecliste Yapılan Beyan

Cesetlerin yakılmasının ardından kasaba halkı, voyvodanın da bulunduğu şer‘î mecliste toplu hâlde beyanda bulunmuştur. İlama göre halk, öteden beri padişaha itaat ettiklerini ve kaldırılan ocağın mensuplarından zaten nefret ettiklerini söylemiş; bu olaydan sonra bu nefretin kat kat arttığını ve padişahın kerametinin herkesçe açıkça görüldüğünü ifade ederek durumun İstanbul’a bildirilmesini istemiştir.【30】 İlam, iki yeniçerinin ölümlerinden sonra da halka musallat olmasını padişahın bu ocak mensuplarına karşı duyduğu gönül kırgınlığının bir sonucu olarak yorumlar.【31】Ahmed Şükrî Efendi’nin ilamı 19 Rebiülahir 1249 tarihini taşımaktadır.【32】

Takvim-i Vekayi’de Yayımlanması

Takvim-i Vekayi, ilamı “Tırnova naibi müderrisîn-i kirâmdan Ahmed Şükrî Efendi’nin” İstanbul’a sunduğu “ibret olacak” bir ilam olarak tanıtmış ve metnin aynen basıldığını belirtmiştir.【33】 Tırnova vakası, Osmanlı coğrafyasındaki en bilinen cadı vakalarından biridir. Literatürde uzun süre 19. yüzyıl Osmanlı süreli yayınlarına yansıyan tek cadı olayı olarak görülmüş; 1872 ve 1874 yıllarına ait iki Karaferye cadı haberi ise 2020 tarihli bir çalışmada incelenmiştir.【34】


Haberin bütününde yeniçerilere yönelik açık bir düşmanlık görülür. İki yeniçerinin hayattayken işlediği kötülüklerle ölümlerinden sonra başlarına gelenler arasında bağlantı kurulmuş, halkın ağzından aktarılan beyanda yeniçerilere duyulan nefretin olaydan sonra arttığı vurgulanmıştır.【35】 Dönemin Takvim-i Vekayi haberlerinden sıklıkla yararlanan vakanüvis Ahmed Lûtfi Efendi, tarihinde bu olaya yer vermemiştir.【36】

Tarih Yazımı

Olayın Aktarımı

Vakayı ele alan ilk çalışmalardan biri Reşat Ekrem Koçu’nun 1952’de yayımlanan Tarihimizde Garip Vakalar adlı eseridir. Koçu olaya Yeniçeriler adlı kitabında da yer vermiş; olay daha sonra Günvar Otmanbölük ve Şahmurat Arık tarafından da ele alınmıştır.【37】 Işık ve Beyaz’ın makalelerinde olay, Koçu’nun sadeleştirilmiş aktarımı üzerinden verilmiştir.【38】


Koçu’ya dayanan aktarımlarda haberin Takvim-i Vekayi’nin “19 Rebiülevvel 1249” tarihli 68. sayısında yayımlandığı ve Ahmed Şükrü Efendi’nin Tırnova kadısı olduğu yazılıdır.【39】 Gazetenin künyesine göre ise 68. sayı 21 Cemaziyelevvel 1249 (6 Ekim 1833) tarihlidir; ilamın kendi tarihi 19 Rebiülahir 1249’dur ve gazete Ahmed Şükrî Efendi’yi Tırnova naibi olarak tanıtır. Demirkol ve Aycibin de gazetenin tarihini 21 Cemaziyelevvel 1249 (6 Ekim 1833), Ahmed Şükrü Efendi’nin görevini naiplik olarak verir.【40】

Siyasi Propaganda Yorumları

Koçu, olayı Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasının ardından yürütülen propagandanın bir parçası olarak değerlendirmiştir. Ona göre ocağın kaldırılmasının ardından girişilen imha hareketini halkın gözünde haklı göstermek için propagandaya devam edilmiş, mezarlıklarda yeniçeri mezar taşları kırılmış ve Tırnova’dan gelen cadı haberi de bu ortamda yayımlanmıştır.【41】 İlber Ortaylı da olayı yeniçerilere karşı beslenen kinin ve devletin yeniçeri karşıtı tutumunun bir yansıması olarak yorumlamıştır.【42】


Işık’a göre haber, halk arasında yaygın inanışlardan yararlanılarak hazırlanmış bir hükümet propagandasıdır ve İstanbul’da ve taşrada hâlâ var oldukları düşünülen yeniçerilere karşı halkı tetikte tutmayı amaçlamıştır. Işık, haberin gazete okurlarından çok, yol açacağı söylentilerle etkilenecek geniş kitleleri hedeflemiş olabileceğini ileri sürer ve olayı sözlü kültür ile yazılı kültür arasındaki farklar çerçevesinde değerlendirir.【43】 Aycibin ise hükümetin haberi yeniçeriliği karalamak için kullanmış olabileceği görüşünü tamamen reddetmemekle birlikte, haberin baştan sona hükümet tarafından uydurulduğunu peşinen kabul etmenin doğru olmadığını belirtir.【44】 Beyaz da Balkanlar’da “hortlama” inancının yaygınlığını hatırlatarak birkaç münferit olayın yeniçerilere karşı tutumu değiştirmeye ve ocağın kaldırılması sırasındaki şiddeti örtmeye yetmeyeceğini öne sürmüştür.【45】

Halk İnancı ve Göç Yorumları

Aycibin, Osmanlı’daki cadı vakalarını göç olgusuyla ilişkilendirmiş ve Tırnova’da iki mahalle halkının evlerini bırakmasını, Ebussuud Efendi’nin fetvasında görülen cadı ile göç arasındaki ilişkiye paralel bulmuştur.【46】 Demirkol’a göre olayın temel unsurları önceki cadı vakalarıyla benzerlik taşır: iki yeniçeri hayattayken işledikleri suçlar nedeniyle Ebussuud Efendi’nin fetvalarındaki günahkâr ölü tanımına uyar, eski yeniçeri olmaları da bu nitelemeyi pekiştirir.【47】


Kudret Emiroğlu, Ebussuud Efendi’nin hortlakların yakılmasına cevaz vermediği hâlde Tırnova’da cesetlerin fetvayla yakılmasını önemli bulmuştur. Emiroğlu’na göre Nikola’nın elindeki resimli tahta bir ikona olabilir, Nikola’nın cadıcıdan çok “vampirci” olması muhtemeldir ve metinde “vampir” kelimesi “cadı” olarak çevrilmiş olabilir.【48】 Aycibin ve Demirkol ise Ebussuud Efendi’nin fetvalarının son çare olarak cesedin yakılmasına imkân tanıdığını belirtir.【49】

Sonraki Dönemdeki Yansımaları

Tırnova vakasından kısa süre sonra, Makedonya’da 1836–1839 yıllarına ait masraf defterlerinde “cadıcı” ve “cadı üstadı” olarak anılan kişilere ödeme yapılmıştır. Bu kayıtları inceleyen Michael Ursinus ödemeleri devletin cadılara karşı mücadelesinin bir parçası olarak yorumlamış; Aycibin ise defterlerde bu kişilerin devlet tarafından atandığına dair bir bilgi bulunmadığını ve bunların bağımsız hizmet veren kişiler olduğunu ileri sürmüştür. Cem Doğan da yalnızca üç yıllık defter kaydına dayanarak bir “cadıcılık” hizmet sektöründen söz edilemeyeceğini belirtmiştir.【50】


1872’de Diyojen mizah dergisinde yayımlanan bir mektup, Selanik’e bağlı Karaferye’de görülen bir cadıyı anlatır. Mektubun giriş cümlesi Tırnova ilamının girişine benzer; mektuptaki “Tanzimat tarihinden beri bu belâdan kurtulduk” ifadesi de Tırnova olayına bir atıf olarak değerlendirilmiştir.【51】 1874’te Selanik gazetesinde Karaferye’de yeniden cadı görüldüğünü bildiren bir haber çıkmış, bu haber Şark, Basiret ve Medeniyet gazetelerince aktarılmıştır.【52】Tırnova ve Karaferye haberleri; geçmişteki benzer olaylara atıf yapılması, cadının gündelik hayatı bozan eylemleri ve tanık ifadelerine dayanılması bakımından aynı anlatım kalıplarını paylaşır.【53】


1904’te Selanik’e bağlı Doyran kazasında cadı oldukları iddia edilen iki Müslümanın mezarları resmî makamlara başvurulmadan açılmış ve cesetleri yakılmıştır. Bu kez devlet mezarları açanları suçlu kabul ederek yargıya sevk etmiştir.【54】 Günümüzde Tırnova vakası, Balkanlar’daki tarihî olağanüstü olaylarla birlikte paranormal turizm bağlamında da ele alınmaktadır.【55】

Kaynakça

Takvim-i Vekayi (İstanbul). Sy. 68, 21 Cemaziyelevvel 1249 / 6 Ekim 1833.

Aycibin, Zeynep. “Osmanlı Devleti’nde Cadılar Üzerine Bir Değerlendirme.” OTAM: Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, sy. 24 (2008): 55–70. https://doi.org/10.1501/OTAM_0000000545.

Beyaz, Deniz. “Paranormal Turizm Bağlamında Tırnava Cadıları.” Uluslararası Turizm, Ekonomi ve İşletme Bilimleri Dergisi 1, sy. 2 (2017): 42–48. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/405237.

Beydilli, Kemal. “Vak‘a-i Hayriyye.” İçinde TDV İslâm Ansiklopedisi, 42:454–57. İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 2012. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/vaka-i-hayriyye.

Demirkol, Gökhan. “Söylence ile Gerçeklik Arasında: 19. Yüzyıl Osmanlı Mizah Basınında Karaferye Cadıları.” Akademik İncelemeler Dergisi 15, sy. 1 (2020): 449–80. https://doi.org/10.17550/akademikincelemeler.677972.

Işık, S. Yetkin. “Tırnova Cadıları Yahut Sözlü Kültürlerde Halk İnançlarının Siyasal Manipülasyonu.” Doğu Batı 21, sy. 84 (2018): 215–33. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. https://hdl.handle.net/11772/1412.

Kiel, Machiel. “Tırnova.” İçinde TDV İslâm Ansiklopedisi, 41:118–22. İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 2012. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/tirnova--bulgaristan.

Turan, Şerafettin. “Hoca Sâdeddin Efendi.” İçinde TDV İslâm Ansiklopedisi, 18:196–98. İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 1998. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/hoca-sadeddin-efendi.

Yazıcı, Nesimi. “Takvîm-i Vekāyi‘.” İçinde TDV İslâm Ansiklopedisi, 39:490–92. İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 2010. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/takvim-i-vekayi.

Dipnotlar

  • [1]

    Takvim-i Vekayi (İstanbul), sy. 68, 21 Cemaziyelevvel 1249/6 Ekim 1833, 3–4.

  • [2]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 1, 3; Gökhan Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında: 19. Yüzyıl Osmanlı Mizah Basınında Karaferye Cadıları,” Akademik İncelemeler Dergisi 15, sy. 1 (2020): 454, https://doi.org/10.17550/akademikincelemeler.677972; Zeynep Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar Üzerine Bir Değerlendirme,” OTAM: Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, sy. 24 (2008): 59, https://doi.org/10.1501/OTAM_0000000545.

  • [3]

    Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 59; S. Yetkin Işık, “Tırnova Cadıları Yahut Sözlü Kültürlerde Halk İnançlarının Siyasal Manipülasyonu,” Doğu Batı 21, sy. 84 (2018): 219, https://hdl.handle.net/11772/1412, erişim 7 Ekim 2026; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 455.

  • [4]

    Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 451; Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 58.

  • [5]

    Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 55.

  • [6]

    Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 451–52.

  • [7]

    Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 453; Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 64.

  • [8]

    Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 60–61; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 453–54.

  • [9]

    Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 61–62; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 454.

  • [10]

    Kemal Beydilli, “Vak‘a-i Hayriyye,” TDV İslâm Ansiklopedisi (İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 2012), 42:454, https://islamansiklopedisi.org.tr/vaka-i-hayriyye, erişim 7 Ekim 2026.

  • [11]

    Işık, “Tırnova Cadıları,” 222.

  • [12]

    Nesimi Yazıcı, “Takvîm-i Vekāyi‘,” TDV İslâm Ansiklopedisi (İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 2010), 39:490, https://islamansiklopedisi.org.tr/takvim-i-vekayi, erişim 7 Ekim 2026.

  • [13]

    Yazıcı, “Takvîm-i Vekāyi‘,” 491.

  • [14]

    Machiel Kiel, “Tırnova,” TDV İslâm Ansiklopedisi (İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 2012), 41:118, https://islamansiklopedisi.org.tr/tirnova--bulgaristan, erişim 7 Ekim 2026.

  • [15]

    Kiel, “Tırnova,” 121.

  • [16]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 3; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 459.

  • [17]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 3; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 454–55.

  • [18]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 3; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 455n1.

  • [19]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 3; Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 59; Işık, “Tırnova Cadıları,” 216.

  • [20]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 3; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 455; Işık, “Tırnova Cadıları,” 216.

  • [21]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 4; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 455.

  • [22]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 4; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 454. Koçu’nun sadeleştirilmiş aktarımında “Tetikoğlu” lakabı yer almaz. Bkz. Işık, “Tırnova Cadıları,” 216.

  • [23]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 4; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 455. Koçu’nun sadeleştirilmiş aktarımında cesetlerin “yarım misli” büyüdüğü yazılıdır; gazete metnindeki ifade ise “iki za‘fı”dır. Bkz. Işık, “Tırnova Cadıları,” 216.

  • [24]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 4; Işık, “Tırnova Cadıları,” 216; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 455.

  • [25]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 4; Işık, “Tırnova Cadıları,” 216–17; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 455.

  • [26]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 4.

  • [27]

    Şerafettin Turan, “Hoca Sâdeddin Efendi,” TDV İslâm Ansiklopedisi (İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 1998), 18:196, https://islamansiklopedisi.org.tr/hoca-sadeddin-efendi, erişim 7 Ekim 2026.

  • [28]

    Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 60, 61n20.

  • [29]

    Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 455–56.

  • [30]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 4; Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 59n13.

  • [31]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 4.

  • [32]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 4.

  • [33]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 3.

  • [34]

    Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 452–54.

  • [35]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 4; Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 59n13.

  • [36]

    Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 60.

  • [37]

    Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 58n9, 59n11.

  • [38]

    Işık, “Tırnova Cadıları,” 216–17; Deniz Beyaz, “Paranormal Turizm Bağlamında Tırnava Cadıları,” Uluslararası Turizm, Ekonomi ve İşletme Bilimleri Dergisi 1, sy. 2 (2017): 46–47, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/405237, erişim 7 Ekim 2026.

  • [39]

    Işık, “Tırnova Cadıları,” 216; Beyaz, “Paranormal Turizm,” 46. Beyaz’da tarih “19 Rebiülevvel 1239” olarak geçmektedir.

  • [40]

    Takvim-i Vekayi, sy. 68, 1, 3–4; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 454; Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 59.

  • [41]

    Işık, “Tırnova Cadıları,” 217.

  • [42]

    Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 455; Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 59.

  • [43]

    Işık, “Tırnova Cadıları,” 218–19, 222.

  • [44]

    Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 59.

  • [45]

    Beyaz, “Paranormal Turizm,” 47.

  • [46]

    Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 64.

  • [47]

    Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 455.

  • [48]

    Işık, “Tırnova Cadıları,” 217.

  • [49]

    Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 64; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 453.

  • [50]

    Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 62, 63n24; Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 456n2.

  • [51]

    Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 457, 459.

  • [52]

    Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 460.

  • [53]

    Demirkol, “Söylence ile Gerçeklik Arasında,” 473–74.

  • [54]

    Aycibin, “Osmanlı Devleti’nde Cadılar,” 67–68.

  • [55]

    Beyaz, “Paranormal Turizm,” 42, 47.

Ayrıca Bakınız

Yazarın Önerileri

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarMustafa Emir Kükrek7 Ekim 2026 18:45

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Tırnova Cadı Vakası" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Tarihi Arka Plan

    • Osmanlı’da Cadı İnancı

    • Önceki Cadı Vakaları

    • Yeniçeri Ocağı’nın Kaldırılması

    • Takvim-i Vekayi

    • Tırnova

  • Olayın Seyri

    • Musallat Olma Şikâyetleri

    • Cadıcı Nikola’nın Getirilmesi

    • Mezarların Açılması

    • Cesetlerin Yakılması

    • Şer‘î Mecliste Yapılan Beyan

  • Takvim-i Vekayi’de Yayımlanması

  • Tarih Yazımı

    • Olayın Aktarımı

    • Siyasi Propaganda Yorumları

    • Halk İnancı ve Göç Yorumları

    • Sonraki Dönemdeki Yansımaları

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.