Türkiye'de Cumhuriyet'in İlanı

Alıntıla
kure star outline

İlan tarihi

29 Ekim 1923

İlan Edildiği Yer

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Ankara

İlk Cumhurbaşkanı

Mustafa Kemal Paşa

Hukuki Dayanak

1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nda yapılan değişiklik

Cumhuriyetin ilanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 29 Ekim 1923'te Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nda yaptığı değişiklikle devletin yönetim biçiminin cumhuriyet olduğunu resmen kabul etmesidir. Bu karar ile 1920'den beri Meclis'in yönettiği devletin yönetim biçiminin adı konulmuştur. İlana giden süreç, 1921'de Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'yla kabul edilen millî egemenlik ilkesi ve Kasım 1922'de saltanatın kaldırılması ile siyasal bir zemin kazanmıştır.【1】 Bu dönemden itibaren Cumhuriyet’in ilan edilmesi fikri, dönemin basın ve medyasında konuşulmuştur.【2】

30 Ekim 1923 Tarihli Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi, Cumhuriyet’in İlanını ve Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Cumhurbaşkanı Seçilmesini Manşetten Duyurdu (Anadolu Ajansı)


Bununla birlikte Cumhuriyet’in ilan edilme süreci Ekim 1923'te Mustafa Kemal Paşa'nın yönlendirmesiyle, ortaya çıkan bir hükümet bunalımının çözümü olarak, 29 Ekim'de Mecliste görüşülen tek bir oturumda ve ivedilikle gerçekleşmiştir.【3】 Hızla alınan ve uygulamaya konulan bu karar, döneminde, yeni yönetim biçiminin bizzat kendisinden ziyade zamanlaması ve ilan edilme usulü bakımından eleştirilmiştir.【4】

Arka Plan

Cumhuriyet'in ilanına giden süreç, milli mücadele döneminde Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla başlamıştır. Bu doğrultuda 1920-1923 yılları arasında milli mücadele Meclis Hükümeti sistemiyle idare edilmiş, 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılması ile cumhuriyetin ilanı için uygun hukuki ve siyasal zemin oluşturulmuştur.

TBMM'nin Açılması ve Meclis Hükümeti Dönemi

İstanbul'un işgalinden kısa süre sonra son Osmanlı Mebusan Meclisi dağıtılmış olup 23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM açılmıştır. Meclis, Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mart 1920 tarihli genelgesi doğrultusunda yapılan seçimlerle belirlenen mebuslar, dağıtılan Mebusan Meclisi'nden Ankara'ya geçen üyeler ile Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinin temsilcilerinden oluşmuştur. Meclis hükümeti sistemiyle çalışan bu yapı, yasama, yürütme ve yargı yetkilerini kendinde toplayan kurucu irade olarak ortaya çıkmıştır.【5】 Mustafa Kemal Paşa aynı dönemde meclis tarafından Başkumandan ve Meclis Başkanı olarak görevlendirilmiştir. 1920-1922 yıllarında savaşın sevk ve idaresi ile devlet yönetimi büyük ölçüde bu organ üzerinden yürütülmüştür. 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu egemenliğin kayıtsız şartsız millete verildiği belirtilmiş, meclisin toplanması ve hükümetin çalışma biçimine dair ayrıntılar getirmiş ancak devletin yönetim biçimi ile ilgili herhangi bir karar almamıştır.【6】

Saltanatın Kaldırılması

Mudanya Mütarekesi'nin (11 Ekim 1922) ardından fiilî çatışmalar sona erdi. Müttefiklerin temsiliyette iki başlılığa sebep olabilmek için Lozan Konferansı'na hem Ankara hem İstanbul hükümetini davet etmesi üzerine TBMM, 1 Kasım 1922'de saltanatı resmen kaldırmıştır. Bu tarihten sonra Ankara'da TBMM, Meclis Başkanı ve Heyet-i Vekile (bakanlar kurulu) devlet yönetiminin tek söz sahibi olma konumunu kanunen de elde etmiştir. İcraî yetkisi bulunmayan hilafet makamı korunmuş ve Veliaht Abdülmecid Efendi Meclis tarafından halife seçilmiştir.

Eylül 1923: Yeni Rejimin Adı ve Ankara'nın Başkent Oluşu

Mustafa Kemal Paşa, 22 Eylül 1923'te Avusturya gazetesi Neue Freie Presse'nin muhabirine verdiği demeçte, Ankara'nın başkent olacağını ve yeni rejimin adının cumhuriyet olacağını ilk kez ifade etti.【7】 Başkent konusunda “Ankara Türkiye Cumhuriyeti'nin payitahtıdır” dedi ve Türkiye'nin Batılı ülkelerdeki gibi demokratik bir cumhuriyet olacağını da belirtti. Ankara 13 Ekim 1923'te başkent oldu.

İlana Giden Günler (23-28 Ekim 1923)

1923 yılının Ekim ayında Meclis’te yaşanan siyasi ayrışmalar ve hükümet kurma sürecinde ortaya çıkan anlaşmazlıklar, yönetim sisteminin değiştirilmesi meselesini yeniden gündeme taşımıştır. 23-28 Ekim tarihleri arasında derinleşen hükümet krizi, Mustafa Kemal Paşa’nın cumhuriyetin ilanına yönelik girişimlerini hızlandırmıştır.

Muhalefetin Güçlenmesi ve Hükümet Krizi

Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Konya'daki 2. Ordu Müfettişliği'ne atanmak istediğini belirterek Meclis İkinci Reisliği'nden 24 Ekim günü istifa etmiştir.【8】Başvekil Fethi Bey, başbakanlık çalışmalarına yoğunlaşmak gerekçesiyle İç İçleri Bakanlığı (Dahiliye Vekilliği'nden) ayrılmıştır. Aynı gün Meclis üyesi kumandanlardan Kâzım (Karabekir) Paşa Ankara'daki 1. Ordu, Ali Fuat (Cebesoy) Paşa Konya'daki 2. Ordu, Cevat (Çobanlı) Paşa Diyarbakır'daki 3. Ordu Müfettişliği'ne kendi talepleriyle atanmışlardır. Genelkurmay Başkanlığı dışında ordudaki en yüksek makamlar ordu müfettişlikleriydi. Nutukta aktarıldığı üzere Mustafa Kemal Paşa; kumandanların orduya dönmesinin kendisine karşı askeri bir hazırlık yapıldığı şüphesi uyandırdığını ifade etmiştir.【9】

Rauf Orbay (Solda) Mustafa Kemal Paşa (Sağda) İle Birlikte (AA)


Fethi Bey'in bıraktığı Dahiliye Vekilliği ile Ali Fuat Paşa'nın ayrıldığı Meclis İkinci Reisliği için 1921 Teşkilât-ı Esasiye gereğince Meclis'te seçim yapılması kararlaştırılmıştır. Seçimden önce 25 Ekim'de Halk Fırkası Meclis Grubu Mustafa Kemal Paşa'nın desteklediği Sinop Mebusu Yusuf Kemal Bey (İkinci Reislik) ve Çorum Mebusu Ferit Bey'i (Dahiliye) aday belirlemiştir. Buna karşın; muhalefetin desteklediği Rauf Bey İkinci Reislik, Erzincan Mebusu Sabit Bey (Sağıroğlu) ise Dahiliye Vekilliği için büyük çoğunlukla grup adayı seçilmiştir.


25 Ekim akşamı, Rauf ve Sabit beylerin grup adayı seçilmesinin hemen ardından Mustafa Kemal Paşa, Fethi Bey başkanlığındaki bakanlar kurulunu Çankaya'da toplamıştır. Hükümetteki uyumsuzluğun ve istikrarsızlığın sebebinin başvekil ve bakanların Meclis tarafından tek tek seçilmesi olduğunu, çözümün kabine sistemine geçmek, bunun yolunun da cumhuriyet rejimi olduğunu anlatmıştır.【10】 26 Ekim Cuma günü, Mustafa Kemal Paşa’nın kararıyla Başvekil Fethi Bey ve kabinenin Fevzi Paşa dışındaki diğer üyeleri istifa dilekçelerini sunmuştur. İstifa edenlerden, Mecliste kurulacak yeni bir hükûmette görev almamaları da istenmiştir. Böylece cumhuriyetin ilanına zemin hazırlayacak bir hükûmet baskısı oluşturulması planlanmıştır. 【11】


27 Ekim Cumartesi günü saat 13.00'te Mustafa Kemal Paşa, Halk Fırkası Meclis Grubu'nu TBMM binasında kendi başkanlığında toplamış ve istifaları okutmuştur. İstifaların resmî gerekçesi, meclis hükümeti sisteminde başvekil ve vekillerin tek tek Meclis tarafından seçilmesinin uyum ve istikrar sorunları doğurması olarak belirtilmiştir.

“Yarın Cumhuriyet'i İlan Edeceğiz”

28 Ekim Pazar günü Halk Fırkası yönetim kurulu, yeni hükümetin hangi isimlerle kurulabileceğini görüşmek üzere toplandı ama bir hükümet listesi çıkaramadı. Akşam saatlerinde Meclise davet edilen Mustafa Kemal Paşa, hükûmette görev alması düşünülen kişilerle görüşülmesini önermiştir. Ancak bu kişilerin hiçbiri, daha önce kendilerine verilen talimat doğrultusunda görev kabul etmemiş ve yeni hükûmet kurulamamıştır.【12】


Mustafa Kemal Paşa'nın, "Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz." Dediği Çankaya Köşkünde Bulunan Toplantı Masası (Anadolu Ajansı)

Mustafa Kemal Paşa, Nutuk’ta 28 Ekim akşamı “Yarın cumhuriyet ilan edeceğiz!” dediğini ve ertesi gün izlenecek yolu planladığını anlatmıştır. Bu plana göre Halk Fırkası Grubundaki görüşmelerde yeni hükûmetin kurulamayacağı görülecek ve krizin çözümü Mustafa Kemal Paşa’ya bırakılacaktı. Kemalettin Sami Paşa’nın da Mustafa Kemal Paşa’yı grup toplantısına davet eden bir önerge sunması öngörülmüştü.


Çankaya’daki toplantının ardından yalnızca İsmet Paşa’yı yanında bırakan Mustafa Kemal Paşa, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nda değişiklik öngören kanun tasarısını hazırlamıştır. Hazırlık sürecini şöyle anlatmıştır:【13】

“O gece birlikte bulunduğumuz arkadaşlar erkenden ayrıldılar. Yalnız İsmet Paşa Çankaya’da konuk idi. Onunla yalnız kaldıktan sonra, bir yasa tasarısı hazırladık. Bu tasarıda 20 Ocak 1921 tarihli Anayasanın devlet biçimini saptayan maddelerini şöylece değiştirmiştim:


Birinci maddenin sonuna ‘Türkiye Devletinin hükümet biçimi cumhuriyettir’ cümlesini ekledim.

Üçüncü maddeyi şöyle değiştirdim: ‘Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisince yönetilir. Meclis, hükümetin yönetim kollarını bakanlar kurulu aracılığıyla yönetir.’


Bundan başka, Anayasanın temel maddelerinden olan 8’inci ve 9’uncu maddeleri de, değiştirilerek ve açıklığa kavuşturularak şu maddeler yazıldı:

‘Madde - Türkiye Cumhurbaşkanı TBMM Genel Kurulunca ve kendi üyeleri arasından bir seçim dönemi için seçilir. Başkanlık görevi, yeni Cumhurbaşkanının seçilmesine değin sürer. Eski başkan yeniden seçilebilir.’


‘Madde - Türkiye Cumhurbaşkanı, Devletin başkanıdır. Bu kimliği ile gerekli gördükçe Meclise ve Bakanlar Kuruluna başkanlık eder.’


‘Madde - Cumhurbaşkanı, başbakanı Meclis üyeleri arasından seçer. Öbür bakanları da başbakan, yine Meclis üyeleri arasından seçtikten sonra hepsini Cumhurbaşkanı Meclisin onayına sunar. Meclis toplantı halinde değilse, onaylama Meclisin toplantısına bırakılır.’”

29 Ekim Cumhuriyet'in İlanı

  • 10.00: Halk Fırkası Meclis Grubu, cumhuriyetin ilan edileceğinden habersiz, hükümet krizini çözmek için toplanmış ve plan gereği Kemalettin Sami Paşa, krizin çözümünü Mustafa Kemal Paşa'ya bırakmayı ve onu toplantıya davet etmeyi önermiştir.【14】 Mustafa Kemal Paşa, "Bakanlar Kurulu seçiminde görüş ayrılığına düşüldüğünü ve bu soruna çözüm bulunması için kendisine bir saat kadar izin verilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
  • 12.30: Mustafa Kemal Paşa, Meclis'teki, hükümet krizinin çözümü için başbakanın cumhurbaşkanı tarafından, bakanların da başbakan tarafından seçilmesini önermiş ve mebuslar cumhuriyetin ilan edileceğini bu şekilde öğrenmiştir.
  • 14.00: Mustafa Kemal Paşa mebuslarla görüşmelerini tamamlayınca grup yeniden toplanmış ve kürsüye gelen Paşa, hükümet krizlerinin başvekil ve bakanların Meclis tarafından seçilmesi usulünden kaynaklandığını anlatmış ve başbakanın cumhurbaşkanı tarafından, bakanların da başbakan tarafından seçilmesini önermiştir. Tasarı Halk Fırkası Grubu'nda kabul edilmiş ve mebuslar Meclis'e geçmiştir.
  • 18.00: Meclis'te müzakerelerin başlayabilmesi için önergenin Kanun-ı Esasi Encümeni'nden geçmesi gerekiyordu. Nutuk'a göre encümen önergeyi inceleyip rapor hazırlarken Meclis başka konuları görüşmüş ve raporu beklemiştir. Yunus Nadi'nin sunuşundan sonra teklifin acilen görüşülmesi ve müzakerelerin aynı oturumda yapılması kabul edilmiştir.【15】
  • 19.00: Encümen raporunu ve yeniden düzenlediği tasarıyı Meclis'e sunmuş ve müzakereler başlamıştır. Encümen, Mustafa Kemal Paşa'nın metninde bulunmayan “Türkiye Devleti'nin dini İslâm'dır.” ve “Resmî dili Türkçedir.” ibarelerini eklemiştir.【16】
  • 20.30: Müzakereler tamamlanmış ve oturumda bulunan 158 üyenin oybirliğiyle, sürekli alkışlar ve “Yaşasın Cumhuriyet” sesleri arasında tasarı kabul edilmiştir, çekimser oy çıkmamıştır. Anayasa değişikliğinin Meclis'teki görüşmeleri en fazla bir buçuk saat sürmüştür.【17】
  • 20.45: Mustafa Kemal Paşa oybirliğiyle, alkışlar ve “Yaşasın Cumhuriyet” sesleri arasında cumhurbaşkanı seçilmiş ve teşekkür konuşması yapmıştır.
  • 29/30 Ekim gecesi: Cumhuriyetin ilanı telgrafla yurdun dört bir yanına bildirilmiştir.

Kabul Edilen Maddeler

364 sayılı Kanun'la 1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nun 1, 2, 4, 10, 11 ve 12. maddeleri şu hâli aldı【18】

Madde 1 – Hâkimiyet, bilâ kaydü şart Milletindir. (Egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir.) İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. (Yönetim biçimi, halkın kendi kaderini bizzat ve fiilen yönetmesi esasına dayanır.) Türkiye Devletinin şekli Hükümeti, Cumhuriyettir. (Türkiye Devleti'nin yönetim biçimi Cumhuriyettir.)


Madde 2 – Türkiye Devletinin dini, İslâmdır. (Türkiye Devleti'nin dini İslam dinidir.) Resmi lisanı Türkçedir. (Resmî dili Türkçedir.)


Madde 4 – Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur. (Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından yönetilir.) Meclis, Hükümetin inkısam ettiği şuabat-ı idareyi İcra Vekilleri vasıtasiyle idare eder. (Meclis, hükümetin ayrıldığı yönetim kollarını İcra Vekilleri (bakanlar) aracılığıyla yönetir.)


Madde 10 – Türkiye Reisicumhuru, Türkiye Büyük Millet Meclisi Heyeti Umumiyesi tarafından ve kendi âzası meyanından bir intihap devresi için intihap olunur. (Türkiye Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından ve kendi üyeleri arasından bir seçim dönemi için seçilir.) Vazifei Riyaset yeni Reisicumhurun intihabına kadar devam eder. (Başkanlık görevi, yeni Cumhurbaşkanı seçilene kadar sürer.) Tekrar intihap olunmak caizdir. (Yeniden seçilebilir.)


Madde 11 – Türkiye Reisicumhuru Devletin Reisidir. (Türkiye Cumhurbaşkanı Devletin başkanıdır.) Bu sıfatla lüzum gördükçe Meclise ve Heyeti Vekileye riyaset eder. (Bu sıfatla gerekli gördükçe Meclise ve Bakanlar Kuruluna başkanlık eder.)


Madde 12 – Başvekil Reisicumhur tarafından ve Meclis âzası meyanından intihap olunur. (Başbakan, Cumhurbaşkanı tarafından ve Meclis üyeleri arasından seçilir.) Diğer vekiller Başvekil tarafından gene Meclis âzası arasından intihap olunduktan sonra heyeti umumiyesi Reisicumhur tarafından Meclisin tasvibine arzolunur. (Diğer bakanlar da Başbakan tarafından yine Meclis üyeleri arasından seçildikten sonra, hepsi Cumhurbaşkanı tarafından Meclisin onayına sunulur.) Meclis hali içtimada değil ise keyfiyeti tasvip Meclisin içtimaına talik olunur. (Meclis toplantı hâlinde değilse onay, Meclisin toplanmasına bırakılır.)

Cumhuriyetin İlanı Sonrası İlk Tepkiler

30 Ekim'de Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa'yı başbakan olarak görevlendirmiş ve yeni kabinenin kurulması için çalışmalar başlamıştır. Bu düzenlemeyle meclis hükümeti sistemine kabine sisteminin unsurları eklenmiş, bunun yanında Meclis'in varlığı da korunmuştur. Halifelik 3 Mart 1924'te kaldırılmış, yeni Teşkilât-ı Esasiye Kanunu ise 20 Nisan 1924'te kabul edilmiştir.


Cumhuriyetin ilanı, saltanatın kaldırıldığı 1 Kasım 1922'den beri Mustafa Kemal Paşa'nın bütün gücü elinde toplaması endişesinin muhalefet kanadında giderek arttığı bir ortamda gerçekleşmiştir. Kasım 1924'te Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele ve Adnan Adıvar'ın aralarında bulunduğu bir gurup, ilanın ivediliğini ve rejimin millî egemenlikten uzaklaşma ihtimalini eleştirerek Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı kurmuştur.【19】 Bu parti Cumhuriyet'in ilk muhalefet partisi olmuştur.

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın Kurucularından Bir Kare - Soldan sağa: Adnan (Adıvar), Ali Fuat (Cebesoy), Kâzım Karabekir, Rauf (Orbay) ve Refet (Bele) - (Kâzım Karabekir Vakfı)

Zamanlama ve Usul İtirazları

Cumhuriyet'in ilanın zamanlaması bakımından dikkat çeken ilk husus, Ankara'da yeni bir anayasa hazırlığı sürerken bu çalışmanın içinden cumhuriyetin ilanına ilişkin düzenlemenin ayrı bir anayasa değişikliğiyle kabul edilmesi olmuştur. Genel beklenti; cumhuriyetin, anayasa çalışmaları bitince Meclis'e gelecek genel bir anayasa teklifinde yer alması yönündedir.【20】 Bununla birlikte; Cumhuriyeti ilan eden ve kabine sistemine geçilmesini sağlayan teklif, parti grubunda dört saat, encümende bir saat, Meclis'te bir buçuk saat görüşülmüştür. Meclis üyeleri o gün sıradan bir gündemle toplanmış ve cumhuriyetin ilan edileceği kendilerine resmen bildirilmemiştir.【21】

Meclis İçindeki Muhalefet ve Katılım Düzeyi

Oylamada çekimser oy kullanılmamış ve karar, oturumda bulunan 158 üyenin oyuyla alınmıştır. Ancak Meclis'in önemli bir bölümü oturumda bulunmamıştır. Katılıma dair hesaplar birbirinden farklıdır. Buna göre; 23 Ağustos 1923'teki Lozan oylamasında 227 mebusun oy kullanıldığı belirtilmiş ve o tarihten 29 Ekim'e kadar 37 yeni mebusun yemin ettiğini hesaplanılmıştır. Buna göre mebus sayısının 264 olması gerektiği ortaya çıkmaktadır.【22】 Bir başka kaynakta ise 328 mebustan 158’inin evet dediği ve Anayasa değişikliği için gereken üçte iki ekseriyete tabi olunması hükmünün tatbik edilmediği vurgulanmıştır.【23】

Bazı önde gelen muhaliflerin Ankara dışında bulunması, ilan sürecinde Meclis gündeminin hızla ilerlemesine imkân sağlamıştır. Dört gün önce Halk Fırkası Grubu'nda Meclis İkinci Reisliği'ne aday seçilen Rauf Bey İstanbul'da ve Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy ve Adnan Adıvar gibi etkili isimlerin de Ankara dışında olduğu 29 Ekim'de, teklifin hızla Meclis'ten geçirilmesi yoluna gidilmiştir.【24】 Mustafa Kemal Paşa Nutuk'ta, Ankara'da bulunan arkadaşlarını davet etmeye gerek görmediğini, Ankara'da olmayan bazı kişilerin ise kırgınlık yaşadığını şöyle anlattı:

“Efendiler, görüyorsunuz ki Cumhuriyet ilanına karar vermek için Ankara’da bulunan bütün arkadaşlarımı davete ve onlarla müzakere ve münakaşaya asla lüzum görmedim. Çünkü onların zaten ve tabiaten benimle bu hususta hemfikir olduklarına şüphe etmiyordum. Halbuki o esnada Ankara’da bulunmayan bazı zevat, salahiyetleri olmadığı halde, kendilerine haber verilmeden ve görüş ve muvafakatleri alınmadan cumhuriyetin ilan edilmiş olmasını kırgınlık ve ayrılma vesilesi saydılar.”

Dönemin bazı muhalif isimleri, cumhuriyetin ilanını ani ve yeterince istişare edilmeden alınmış bir karar olarak değerlendirmiştir. İlan sürecinin hızla tamamlanmasının, cumhurbaşkanına verilen geniş yetkilerin Meclis’te tartışılarak sınırlandırılmasını ve basında yürütülen yetki tartışmalarının Meclis gündemine taşınmasını önlemeye yönelik olduğu ileri sürülmüştür.【25】

Rauf Bey ve Kâzım Karabekir'in Tepkileri

Rauf Bey, 30 Ekim'de verdiği demeçte cumhuriyet idaresinden yana olduğunu, ancak ilanın aceleye getirildiğini ve bu hızın ileride sakıncalar doğurabileceğini belirtmiş, demecinde şunları söylemiştir:【26】

“Cumhuriyet şeklinin bir günde kararlaştırılarak ilanı, halkça gayri mesul (sorumsuz) zevat tarafından tertip edilen bir şeklin emr-i vaki (oldubitti) halinde ihdas edildiği fikri ve endişesi hasıl oldu… Bu süratin elbet hükümetçe zaruri görülen bir sebebi vardır… Kamuoyunun bunu bilmesi tabii hakkıdır…”【27】

Kâzım Karabekir ilan günü, 1920'de düşman işgalinden kurtardığı Kars'ın kurtuluş yıl dönümü törenleri için Trabzon'daydı. Günlüğünün 29 Ekim tarihli notuna “Ankara'da akşam cumhuriyet ilan edilmiş” diye yazdı. Fevzi Paşa'dan telgrafla bilgi aldı, 101 pare top atışıyla kutlama yapılması için emir verdi, resmî tören düzenletti ve yeni görevleri nedeniyle Mustafa Kemal Paşa ile İsmet Paşa'ya tebrik telgrafı çekti. Cumhuriyetle birlikte hilafet ve saltanat fikrinin sona erdiğini görerek memnuniyetini dile getirdi. Bununla birlikte, hem milletvekili hem ordu komutanı olarak ilandan haberdar edilmemesine üzüldüğünü belirtti.

Kaynakça

Atatürk Ansiklopedisi. "Ali Fuat Cebesoy (1882-1968)." Erişim 29 Ekim 2026. https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/171/Ali-Fuat-Cebesoy-(1882-1968

Atatürk Ansiklopedisi. "Hüseyin Rauf (Orbay) (1880-1964)." Erişim 29 Ekim 2026.https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/785/H%C3%BCseyin_Rauf_(Orbay)_(1880-1964

Atatürk Ansiklopedisi. "Kâzım Karabekir (1882-1948)." Erişim 29 Ekim 2026. https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/552/K%C3%A2z%C4%B1m_Karabekir_(1882-1948

Habertürk. "Cumhuriyet'in ilan edildiği birleşimde mebusların konuşmaları TBMM tutanaklarında." 26 Ekim 2023. Erişim 29 Ekim 2026. https://www.haberturk.com/cumhuriyetin-ilan-edildigi-birlesimde-mebuslarin-konusmalari-tbmm-tutanaklarinda-3632530/3

Akyol, Taha. Atatürk’ün İhtilal Hukuku. İstanbul: Doğan Kitap, 2012. https://www.dogankitap.com.tr/kitap/ataturkun-ihtilal-hukuku

Anadolu Ajansı. "Cumhuriyetin ilanı 100 yıl önce ulusal basınında coşkuyla yankılandı." 27 Ekim 2023. Erişim 28 Ekim 2026. https://www.aa.com.tr/tr/cumhuriyetin-yuzuncu-yili/cumhuriyetin-ilani-100-yil-once-ulusal-basinda-coskuyla-yankilandi/3030701

Atatürk, Mustafa Kemal. Nutuk - Söylev II. Cilt: 1920–1927. 10. baskı. Ankara: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2019, https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-273378/ii-cilt.html

Bardakçı, Murat. "İşte, Cumhuriyet'in ilân belgeleri..." Habertürk, 29 Ekim 2023. Erişim 29 Ekim 2026. https://www.haberturk.com/ozel-icerikler/murat-bardakci/3633191-iste-cumhuriyetin-iln-belgeleri

Bülbül, Kudret. "Türkiye Büyük Millet Meclisi". Türk Maarif Ansiklopedisi. Son güncellenme tarihi 18 Aralık 2022. Erişim 28 Ekim 2026. https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/turkiye-buyuk-millet-meclisi

Ekinci, Ekrem Buğra. "Cumhuriyet Gerçekte Ne Zaman İlan Edildi?" 29 Ekim 2018. Erişim 29 Ekim 2026. https://www.ekrembugraekinci.com/article/?ID=981&cumhuriyet-ger%C3%A7ekte-ne-zaman-ilan-edildi-

Goloğlu, Mahmut. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi I: Devrimler ve Tepkileri (1924–1930). İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2011.

Karabekir, Kâzım. Paşaların Kavgası. Yayın No. 8. İstanbul: Emre Yayınları, 2005.

T.C. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi. "Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun." Erişim 28 Ekim 2026. https://atam.gov.tr/cumhuriyet-bayramimiz-kutlu-olsun-2/

Türkiye Büyük Millet Meclisi. "1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu Metin ve Değişiklik Bilgileri." Anayasa ve İçtüzük Sitesi. Erişim 29 Ekim 2026. https://tbmm.gov.tr/anayasa/yirmi-bir-teskilati-esasiye-kanunu-metin-degisiklik

Türkiye Büyük Millet Meclisi. 1921 Teşkilât-ı Esâsiyye Kanunu (İlk Metin). Ankara: TBMM, [1921]. Erişim 28 Ekim 2026. https://tbmm.gov.tr/files/anayasa/docs/1921/1921ilkmetin/1921-ilkhali.pdf

Dipnotlar

Ayrıca Bakınız

Yazarın Önerileri

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarKerem Akıl28 Ekim 2026 21:59

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Türkiye'de Cumhuriyet'in İlanı" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Arka Plan

    • TBMM'nin Açılması ve Meclis Hükümeti Dönemi

    • Saltanatın Kaldırılması

    • Eylül 1923: Yeni Rejimin Adı ve Ankara'nın Başkent Oluşu

  • İlana Giden Günler (23-28 Ekim 1923)

    • Muhalefetin Güçlenmesi ve Hükümet Krizi

      • “Yarın Cumhuriyet'i İlan Edeceğiz”

    • 29 Ekim Cumhuriyet'in İlanı

      • Kabul Edilen Maddeler

  • Cumhuriyetin İlanı Sonrası İlk Tepkiler

    • Zamanlama ve Usul İtirazları

    • Meclis İçindeki Muhalefet ve Katılım Düzeyi

    • Rauf Bey ve Kâzım Karabekir'in Tepkileri