Urfa Savunması

Alıntıla
kure star outline

Tarih

8/9 Şubat – 11 Nisan 1920

Yer

Urfa (Şanlıurfa)

Olay

Silahlı direniş ve kuşatma

Taraflar

Kuva-yı Milliye

Urfa Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve çevre aşiretleri

Fransız işgal kuvvetleri ve Ermeni gönüllüler

Komutanlar

Millî kuvvetler: Jandarma Yüzbaşısı Ali Saip Bey (Ursavaş) Fransız kuvvetleri: Binbaşı Hauger, Albay Normand

Sonuç

Fransız garnizonunun şehri silahlı olarak boşaltması; Şebeke'de çatışma

Kayıplar

4 Mart taarruzunda kesin tespit edilen 82 şehit; Şebeke'de Fransız kaybı kaynaklara göre değişir

Sonraki Gelişmeler

12 Haziran 1984'te Urfa'ya "Şanlı" unvanı verildi

Urfa Savunması (Urfa Direnişi), Mondros Mütarekesi'nden sonra önce İngiliz, ardından Fransız kuvvetlerince işgal edilen Urfa'da Fransız garnizonuna karşı yürütülen silahlı mücadeledir.【1】 Urfa Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin, Jandarma Yüzbaşısı Ali Saip Bey (Ursavaş) komutasındaki Kuva-yı Milliye birliklerinin, çevre aşiretlerin ve şehir halkının katıldığı mücadelede millî kuvvetler 8/9 Şubat 1920 gecesi şehre girmiş, ilk çatışmalar 9 Şubat'ta yaşanmıştır.【2】 Yaklaşık iki ay süren kuşatma sırasında Fransız mevzilerine karşı taarruzlar düzenlenmiş, garnizonun ikmal ve haberleşme bağlantılarının kesilmesi amaçlanmıştır.


Yaşanan kuvvetli direnişin sonucunda Fransız garnizonu 11 Nisan 1920'de silahlarıyla birlikte Urfa'dan ayrılmıştır. Fransız kuvvetlerinin Urfa'yı yeniden ele geçirme girişimleri ve şehir çevresindeki çatışmalar Mayıs ve Haziran 1920'de devam etmiştir. Haziran ayının sonlarına doğru Fransız kuvvetlerinin Fırat'ın batısına çekilmesiyle Urfa Sancağı'ndaki Fransız işgali sona ermiştir. Millî Mücadele'deki direnişi dolayısıyla Urfa'ya 1984'te “Şanlı” unvanı verilmiş ve ilin adı Şanlıurfa olarak değiştirilmiştir. Şehre 2016'da İstiklal Madalyası verilmesi kararlaştırılmıştır.

Arka Plan

Mondros Mütarekesi ve İngiliz İşgali

Mütareke döneminde Urfa; Urfa merkez, Birecik, Suruç, Harran ve bugün Türkiye sınırları dışında kalan Rakka'dan oluşan bağımsız bir mutasarrıflıktı.【3】 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi 2 Kasım'da mutasarrıflığa tebliğ edildi. Kasım 1918'de şehirde, terhis ve firarlar nedeniyle eksik bir jandarma taburundan başka askerî birlik bulunmuyordu.【4】


İngiliz kuvvetleri Urfa'ya 24 Mart 1919'da girdi (kaynaklarda 7 Mart tarihi de geçer).【5】 İngilizler öğle vakti sekiz otomobil ve yanlarındaki Ermeni askerlerle şehre girdi; Mart 1919'da şehirde bulunan 1. Süvari Alayı'nın komutanı Binbaşı Hüseyin, mütareke maddelerine göre işgali gerektiren bir neden bulunmadığını belirten bir mektupla işgali protesto etti.【6】 Alayın Urfa'ya geliş tarihi kaynaklarda verilmez; Kasım 1918'de şehirde yalnızca eksik bir jandarma taburu bulunduğu belirtildiğine göre alay şehre bu tarihten sonra gelmiş olmalıdır. Alay, İngiliz komutanın talebi üzerine önce Karaköprü'ye, 30 Mart 1919'da Siverek'e çekildi.【7】 Şehirde güvenliği sağlayan milis alayı da dağıtıldı ve silahları toplandı.【8】

İngilizlerin İşgal Etmek İstedikleri Mahmutoğlu Kulesi (Milli Mücadele Albümü)


Mutasarrıf Nusret Bey, kısa süre sonra "tehcir" ile ilgisi gerekçe gösterilerek İstanbul'a çağrıldı; yerine Mutasarrıf olarak Ali Rıza Bey atandı, o da görevi vekâleten yürüten Jandarma Komutanı Binbaşı Ali Rıza Bey'den devraldı.【9】 Nusret Bey'in İstanbul'daki Divan-ı Harb-i Örfî yargılaması tartışmalı ve aşamalı olmuştur: ilk hüküm olarak 15 yıl kürek cezası kabul edilmiş, ardından idam hükmü yazılmış ve karar 5 Ağustos 1920'de uygulanmıştır.【10】


İngilizlerin bölgede müstakil bir Kürdistan kurulacağı yönünde propaganda yaparak aşiretleri kendi yanlarına çekmeye çalıştığı, İngiliz kuvvetleriyle birlikte Urfa'ya gelen Ermeni gönüllülerin de şehirdeki diğer Ermenilere silah eğitimi verdiği bilinmektedir.【11】 İngiliz işgali süresince şehirde İngilizlerle şiddetli bir çatışma yaşanmamıştır.【12】

Suriye İtilafnamesi ve Fransız İşgali

15 Eylül 1919'da imzalanan Suriye İtilafnamesi uyarınca İngiltere, Musul karşılığında Antep, Adana, Urfa, Maraş ve İskenderun bölgelerini Fransa'ya bıraktı.【13】 Fransız kuvvetleri Urfa'ya 30 Ekim 1919'da girdi. Şehre giren kuvvet, Fransız siyasi komiserliğini de yürüten Yüzbaşı Sajous'nun komutasındaki 300 askerden oluşuyordu.【14】 Sajous, yerel yöneticilere işgalin geçici olduğunu ve barış anlaşmasından sonra çekileceklerini söyledi.【15】

Fransızların İlk Karargâhlarından Kürkçüzade Ömer Edip Efendi’nin Evi (Milli Mücadele Albümü)


Fransızlar ilk günlerden itibaren yerel yönetimin işlerine müdahale etti, memurların sicillerini istedi; hapishanede suçlardan hüküm giymiş bazı Ermenileri ve kendilerine bağlı aşiretlere mensup kişilerin akrabalarını serbest bıraktı.【16】 Askerlerin konuşlandığı her noktaya Fransız bayrağı çekildi, mahkemelere ve malî işlere müdahale edildi.【17】 Şehirdeki Fransız kuvveti sonradan 461 er ve 12 subaya çıkarıldı; Fransızlar şehrin giriş ve çıkışlarını, postaneyi ve çevredeki demiryolu istasyonlarını denetimlerine aldı, bir hastaneyi karargâh hâline getirip çevresine siper kazdı.【18】


Fransızların çeşitli yerlerden getirilen Ermeni gönüllüleri Ermeni mahallesine yerleştirdiği ve bunların çıkardığı olaylara Türk jandarmasının müdahalesini engellediği belirtilir.【19】 Fransızların bölgedeki aşiretleri kazanmak için de girişimde bulunduğu, Süryani ileri gelenlerinden Abdülgani Ganime aracılığıyla Millî ve Siyale aşiretleriyle temas kurduğu aktarılır.【20】

Direnişin Örgütlenmesi

İlk Teşkilat ve Onikiler

Urfa'da ilk teşkilatlanma girişimleri Mondros Mütarekesi'nin hemen ardından başladı. 6. Ordu Komutanı Ali İhsan Paşa'nın mutasarrıflıklara müdafaa-i hukuk ve milis teşkilatı kurulmasını isteyen mektupları üzerine Mutasarrıf Nusret Bey ve Jandarma Komutanı Binbaşı Ali Rıza Bey, yörenin ileri gelenleriyle toplandı; Nusret Bey'in makamında bir merkez heyeti oluşturuldu. Heyetin kuruluş tarihi kaynaklarda 21 Aralık 1918 veya 10 Ocak 1919 olarak geçer.【21】 Heyet, Belediye Başkanı Hacı Kâmilzade Hacı Mustafa ve Müftü Hasan Açanal'ın da aralarında bulunduğu kişilerden oluşuyordu; teşkilatın silah ihtiyacının Jandarma Dairesi'ndeki 300 tüfek ve askerî depodaki 200 silahla karşılanması öngörülmüştü.【22】

Hacı Kâmilzade Hacı Mustafa -Ok İle İşaretli (Milli Mücadele Albümü)


İngiliz işgali ve Nusret Bey'in görevden alınmasıyla teşkilatın çalışmaları kesintiye uğradı ancak tamamen sona ermedi. 4–5 Eylül 1919'da Jandarma Komutanı Ali Rıza Bey'in başkanlığında, Kur'an'a el basılarak yemin edilen gizli bir cemiyet kuruldu.【23】 Urfa'da "Onikiler" adıyla anılan bu heyetin üyeleri arasında Binbaşı Ali Rıza Bey, Belediye Başkanı Hacı Mustafa Efendi ve jandarma subayları bulunuyordu; ad "on iki" olsa da kaynaklarda on üç isim görülür: Akalın'da başkan Ali Rıza Bey'in ardından on iki kişi sıralanır, Can'ın listesi ise başkanla birlikte on üç isimdir.【24】 Sivas Kongresi kararlarına uyularak 3 Ekim 1919'da, Mutasarrıf Ali Rıza Bey'in koordinasyonunda Urfa Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti resmî nitelik kazandı.【25】


Fransızlar cemiyetin başında Jandarma Komutanı Ali Rıza Bey'in bulunduğunu öğrenince Kasım 1919'da onu görevden aldı; Ali Rıza Bey Siverek'e gitti.【26】 Fransızların, kendilerine karşı savaşmak üzere teşkilat kuran "on iki" kişinin teslim edilmesini istemesi üzerine cemiyet üyeleri silahlı direniş kararı aldı ve Fransızlara, "on iki" sayısının gerçekte çok daha fazla olduğunu bildiren bir yazının mutasarrıflık kanalıyla verilmesine karar verdi.【27】

Ali Saip Bey ve Aşiretlerle İrtibat

Revandızlı Yüzbaşı Ali Saip Bey (soyadı kanunu sonrası Ursavaş), Kozan Jandarma Komutanlığı'ndan Fransızların baskısıyla alındıktan sonra Urfa Jandarma Komutanlığı'na atandı ve 29 Aralık 1919'da şehre gelerek göreve başladı.【28】 Fransız işgal bölgesinden gelmiş bir yüzbaşının binbaşı kadrosundaki göreve atanması yöre halkınca ilk zamanlarda şüpheyle karşılandı.【29】 Ali Saip Bey, cemiyete girip başkanlığa getirildi.【30】

Ali Saip Ursavaş (Milli Mücadele Albümü)


Ali Saip Bey, şehirdeki 600 kişilik Kuva-yı Milliye kuvvetini yetersiz bulduğundan aşiret reislerine mektup yazarak Fransızlara karşı ortak hareket etmeye çağırdı.【31】 Aşiretlere gönderdiği gizli talimatta, Fransız işgal komutanlıklarına 24 saatlik ültimatom verileceğini ve süre dolduğunda hangi aşiretin hangi bölgede hareket etmesi gerektiğini belirtiliyordu.【32】 Fransızların şüphelenmesi üzerine 14–15 Ocak 1920 gecesi Urfa'dan ayrılan Ali Saip Bey, Badıllı Aşireti Reisi Said Bey'in yanına gitti ve faaliyetlerini "Namık" takma adıyla Kuva-yı Milliye Komutanı olarak sürdürdü.【33】 Bu çalışmalarla Urfa halkı ve aşiretlerden oluşan teşkilatın mevcudunun yaklaşık 2.000'e ulaştığı belirtilir.【34】


Fransızların 1 Şubat 1920'de Cerablus'ta aşiret reisleriyle toplantı yaparak Urfa'ya saldırmalarını önerdiği; teklifi Ketkanlı Aşireti Reisi Basravi dışında kimsenin kabul etmediği, Geysi ve Siyale aşiretlerinin bir kısmının ise sonradan Fransızlarla ortak hareket ederek Suruç bölgesinde Türk kuvvetlerine saldırdığı belirtilir.【35】 Can, Şubat 1920 başındaki durum için aşiretlerin büyük çoğunluğunun Kuva-yı Milliye tarafına geçtiğini yazar, ancak bu hükmü aşiret aşiret saymaz.【36】 Aşiretlerin tutumu tek tip ve değişmez olmamıştır; reisler ve kollar farklı zamanlarda farklı yerde durmuştur. Nitekim Akalın'a göre Kasım 1919'da Geysi aşiretinin bütün kolları Jandarma Komutanı Ali Rıza Bey'in yemin toplantısına katılırken Siyale Aşireti Reisi Salih el-Abdullah katılmamış ve toplantıyı Fransızlara ihbar etmiştir.

Heyet-i Temsiliye'nin Tutumu

Mustafa Kemal Paşa, 13. Kolordu Komutanı Cevdet Bey'e çektiği telgrafta yabancı kuvvetlerin Urfa'yı yeniden işgaline izin verilmemesi gerektiğini, gerekirse fiilen karşı koyabilmek için millî teşkilatın hızla oluşturulmasını istedi.【37】 Heyet-i Temsiliye 16 Kasım 1919'da, milletin kendi haklarını savunmakta serbest olduğu yönünde bir karar aldı.【38】 Fransız Suriye Yüksek Komiseri Georges Picot ile 8 Aralık 1919'da Sivas'ta yapılan görüşmeden sonra Urfa Mutasarrıflığı'na gönderilen telgrafta, Fransız veya Ermeni tahriki olmadıkça silahlı mücadeleye girilmemesi isteniyordu.【39】


Fransızlar vaatlerini yerine getirmeyince, 25 Ocak 1920'de bütün kolordulara gönderilen talimatnameye göre Fransızlara karşı başlatılacak harekâtın ilk aşaması Urfa direnişi olacaktı.【40】 Mustafa Kemal Paşa'nın Urfa'yı geri alma planı; şehirde Kuva-yı Milliye taraftarlarını örgütleyerek Fransız kuvvetlerine saldırmak, Fransızların haberleşmesini kesmek ve iaşelerinin tükenmesini bekleyerek teslime zorlamak şeklinde aktarılmaktadır.【41】

Taraflar ve Güç Dengesi

Millî kuvvetlerin mevcudu için kaynaklar farklı tarihlere, bölgelere ve birlik türlerine ait sayılar verir. Can, Ali Saip Bey'in göreve başlamasının ardından Urfa merkezindeki Kuva-yı Milliye'nin 600 kişi olduğunu, Ocak 1920'deki aşiret çalışmalarından sonra Urfa halkı ve aşiretlerden oluşan teşkilatın yaklaşık 2.000'e ulaştığını, 9 Şubat 1920'de ise Badıllı, Döğerli, Şeyhanlı, Baziki, İzdi ve Siverek aşiretlerinden oluşan Türk kuvvetlerinin toplam 3.000 kişi olduğunu belirtir.【42】 Demir ise Karaköprü'de toplanan aşiret gönüllülerinin sayısının kısa sürede 3.000'e ulaştığını, bunların çoğunun askerî eğitimi bulunmadığını yazar; bu sayının Can'ın 9 Şubat toplamıyla aynı kişilere ait olup olmadığı kaynaklardan anlaşılamadığından iki rakam ayrı kuvvetler gibi toplanmamalıdır. 【43】 Şehir dışından Aneze Aşireti Reisi Hacim Bey'in yaklaşık 600 kişilik kuvvetinin de sonradan şehre geldiği belirtilir; Hulki Saral ve Tosun Saral bu sayıyı 800 olarak verir.【44】

Fransız İşgali Sırasında 5. Tümen’den Urfa’ya Gelen Yb. Akif Erdemgil'in Çizmiş Olduğu Harita (Milli Mücadele Albümü)


Fransız kuvvetine ilişkin sayılar da farklı zamanlara ve kapsamlara aittir. Can, 30 Ekim 1919'da şehre giren birliği 300 asker olarak verir; sonradan gelen birliklerle Urfa'daki Fransız mevcudunun 461 er ve 12 subaya çıktığını (tarih belirtmeden) yazar. Aynı yazar 9 Şubat 1920 için Fransız kuvvetini bir binbaşı komutasında 500 er, 12 makineli tüfek ve bir takım süvariden oluşan takviyeli bir tabur olarak tanımlar ve bunlara yaklaşık 500 silahlı Ermeni'nin katıldığını belirtir.【45】 Demir, Fransız askerleriyle Ermenilerden oluşan silahlı gücü 1.000 kişi olarak verir ve Fransız kuvvetini araç gereç bakımından üstün, insan gücü ve lojistik bakımından zayıf bulur. 【46】 Mutlu'nun aktardığı 20 Temmuz 1920 tarihli The Times haberi ise Urfa'yı 8.000 Türk'ün kuşattığını ve garnizonda 609 asker olduğunu yazar; haber, Marsilya'ya ulaşan hayatta kalanlara dayanır ve 609 sayısının hangi zamana ait olduğunu belirtmez.【47】 Can ayrıca 15 Şubat tarihli bir belgeye dayanarak Ermeni ve Süryani gençlerinden 1.200 kişinin Fransız kuvvetlerine katılarak silahlandığını aktarır; bu sayı ile 500 kişilik Ermeni sayısı farklı tarihlere ve kapsamlara dayandığından birbirinin teyidi olarak okunmamalıdır.【48】

Müftü Hasan Efendi (Milli Mücadele Albümü)


Fransız birliğinin kimliği ve komutanı konusunda da kaynaklar aynı şeyi söylemez. Can, Urfa'daki birliği Adana'daki 156. Fransız Tümeni'nin 412. Alayı'nın 1. Taburu olarak tanımlar, komutanı Binbaşı Hauger olarak verir; Yüzbaşı Sajous ise siyasi hâkim olarak bulunur. Mutlu'nun aktardığı The Times haberi ise garnizonu 17. Senegal Alayı'nın 3. Taburu olarak, komutanı Binbaşı Goetz olarak adlandırır. İki anlatımın aynı birliği ve aynı zamanı tarif ettiği kaynaklardan doğrulanamadığından Goetz, Hauger'e eşdeğer bir komutan adı olarak sunulamaz. Akalın'ın aktardığı Fransız resmî yayınındaki tabloda ise Binbaşı Hauger komutasındaki 12 subay ve 500 askerin yanında 412. Alay'ın bir bölüğü ve 17. Senegal Alayı'nın bir müfrezesi gibi karma unsurlar sayılır.【49】


Kuva-yı Milliye'nin başlangıçta topu yoktu; 11/12 Şubat gecesi Siverek'ten 70–80 mermili bir Şinayder dağ topu ile bir makineli tüfek takımı, sonradan Mardin'den bir dağ topçu takımı gönderilerek top sayısı ikiye çıkarıldı. Düzenli ordu birliklerinin olaya karıştığının anlaşılmaması için toplar teker teker ateşlendi.【50】 Şehirdeki yabancı kurumlar tarafsız bölge olarak kabul ediliyordu. Amerikan Yetimhanesi ile İsviçreli Doktor Fischer'in hastanesinin savaşın ilerleyen sürecinde örtülü olarak Fransız tarafında çatışmaya dâhil olduğu aktarılır.【51】

Savunmanın Seyri

Ültimatom ve Şehre Giriş

6 Şubat 1920'de Urfa yakınlarındaki Badıllı Said Bey'in köyünde aşiret reisleri ve kuvvetleri toplandı; Ali Saip Bey komutayı devralarak 7 Şubat'ta Urfa'ya hareket emri verdi ve Fransız işgal kuvvetleri komutanlığına "Kuva-yı Milliye Komutanı Namık" imzasıyla 24 saat içinde şehrin boşaltılmasını isteyen bir yazı gönderdi.【52】 Sajous aynı gün verdiği cevapta, arazinin boşaltılmasının General Gouraud'nun iznine bağlı olduğunu bildirdi.【53】


Sajous, Mutasarrıf Ali Rıza Bey, Müftü Hasan Efendi, Şeyh Müslüm Efendi, Hacı Mustafa ve diğer eşraftan oluşan bir heyeti Kuva-yı Milliye komutanını vazgeçirmek için Karaköprü'ye gönderdi; ancak bu heyetin üyelerinin neredeyse tamamı Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti mensubu olduğundan girişim sonuç vermedi.【54】 Ali Saip Bey, Ermeni liderlere de Fransızlara yönelik harekâtın Ermeni halkının can ve mal güvenliğini tehdit etmeyeceğini bildirdi; Ermeni cemaati bu güvenceden memnun olduğunu iletti.【55】


8 Şubat 1920 gecesi saat 23.00'te Kuva-yı Milliye kuvvetleri Harran ve Bey kapılarından iki koldan şehre girdi. Fransızlar ateş etmedikçe silah kullanılmaması emredilmişti; direniş olmadığı için şehre olaysız girildi ve hanlara, camilere, büyük binalara yerleşildi.【56】 Jandarma Dairesi'ndeki silah ve mühimmat aşiret reislerine dağıtıldı; 9 Şubat'ta Urfa Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti belediye binasında toplanarak Hacı Mustafa başkanlığında bir iaşe komisyonu kurdu.【57】

İlk Çatışmalar

9 Şubat 1920'de çatışmalar beklenmedik bir olayla başladı. Urfa Cezaevi'nde bulunan bazı mahkûmlar Kuva-yı Milliye'ye katılmak üzere silahlandırılıp çıkarılırken durumdan haberi olmayan bir jandarma eri havaya ateş etti; Fransızlar bunu saldırı sanarak karşılık verdi.【58】 Amerikan Yetimhanesi Müdiresi Mary Caroline Holmes'a ait bir tanıklığa göre o sabah Büyük Camii'nden, minarelerden, kaleden ve evlerden silah sesleri duyulmuş, ayaklananların asker değil halk olduğu belirtilmiştir.【59】


9/10 Şubat gecesi Kuva-yı Milliye kuvvetleri Sajous'nun karargâhına girerek Fransız bayrağını indirdi ve yerine Türk bayrağını çekti.【60】 Ermeni mahallesi çevresinde, Fransızlarca silahlandırılan Ermenilerle birlikte hareket eden 200 kişilik bir Fransız kuvvetine karşı harekete geçildi.【61】 Urfa dışında Birecik ve Suruç bölgesindeki Fransız kuvvetlerine de teslim olmaları bildirildi ve bu bölgelerde de çatışmalar başladı.【62】 Fransız kuvvetleri şehirden ayrılmayıp hastane, yetimhane ve Ermeni mahallesine yakın binalara yerleşerek savunma tertibatı aldı; açık arazideki Kuva-yı Milliye saldırıları meskûn mahaldeki Fransız mevzilerine karşı sonuç vermedi.【63】


Ali Saip Bey, Fransız komutanlarına silah ve cephanelerini teslim etmeleri şartıyla istedikleri yere kadar götürüleceklerini bildiren yazıyı tekrar gönderdi; Fransız komutan Hauger bu teklifi de reddetti.【64】 Mutasarrıf Ali Rıza Bey de Ermeni cemaat liderleri ve Holmes ile yazışarak Fransızları çekilmeye ikna etmelerini istedi.【65】

Şubat Sonu

17 Şubat 1920 sabahı, şehre hâkim Külaflı Tepesi'ndeki Fransız karakoluna Yedek Subay Akif (Sözeri) komutasındaki yaklaşık 40 kişilik bir Kuva-yı Milliye grubu baskın yaptı; Fransızlar tepeyi bırakıp çekildi.【66】 Baskının kimin girişimi olduğu konusunda anlatımlar ayrılır: Ali Saip Bey hatıralarında baskını kendi girişimi olarak anlatır; Sözeri ise tepeyi, Ali Saip Bey'in 600 kişilik bir kuvvet hazırladığı sırada kendisinin 40 kişiyle gece aldığını belirtir ve Cevdet Emiroğlu bu anlatımı doğrular. Ele geçirilen silah ve esir sayıları da kaynaklara göre değişir.【67】 20/21 Şubat gecesi Bozan Bey komutasındaki aşiret kuvvetleri Ermeni mahallesi ile Fransız mevzileri arasındaki Bediüzzaman Karakolu'nu ele geçirip iki taraf arasındaki irtibatı kesti.【68】 26 Şubat'ta Fransız karargâhının yanından geçen derenin yatağı değiştirilerek Fransız kuvvetlerinin susuz bırakılması amaçlandı; Ermeni mahallesi bölgesine yiyecek girişi de yasaklandı.【69】Bununla birlikte İsviçreli Doktor Fischer'in gösterdiği bir su kuyusu Fransızların uzun süre dayanmasını sağladı.【70】


28 Şubat'ta Kuva-yı Milliye kuvvetleri, Fransız mevzilerine 200 metre uzaklıktaki Karalök'ün Bağı'na saldırdı. Anlatımlara göre Fransız askerleri beyaz bayrak sallayıp teslim olmak üzereyken, Amerikan Yetimhanesi'nden açılan ateş üzerine Kuva-yı Milliye birlikleri dağıldı ve bu saldırıda üç Kuvâ-yı Milliye mensubu öldü.【71】 Ali Saip Bey, Holmes'a ve Doktor Fischer'a bunun savaş kurallarına aykırı olduğunu bildirdi; Fransız komutan Hauger, yetimhaneye kuvvet yerleştirilmesinin Amerikalıları korumak amacıyla yapıldığını, Doktor Fischer ise hastanesini taşımayacağını yazdı.【72】 Yetimhane tarafı ise ateş açıldığını reddetmiştir.【73】

Mart

2 Mart 1920'de Albay Normand komutasında top ve makineli tüfeklerle donatılmış bir Fransız yardım kuvvetinin Akçakoyunlu'ya ulaştığı haberi alındı; kuvvetin mevcudunun 3.000 civarında olduğu belirtilir.【74】 Bunun üzerine Kuva-yı Milliye'nin bir kısmı Suruç bölgesine kaydırıldı.【75】 3 Mart'ta yapılan toplantıda Fransız kuvvetlerine yardım gelmeden son bir saldırı yapılmasına karar verildi ve 4 Mart'ta, top desteğiyle Fransız mevzilerine karşı Kuva-yı Milliye'nin ilk büyük taarruzu düzenlendi.【76】

Fransız işgalinde Eski Saray avlusunda bir geçit resmi (Milli Mücadele Albümü)


Taarruz sonuç vermedi. Kuvvetlerin milis niteliğinde olması ve başlarında muvazzaf subay bulunmaması, Fransızların ateş gücü üstünlüğü ve mevzilerin açık araziden hedef alınabilmesi nedeniyle Kuva-yı Milliye ağır kayıp vererek geri çekildi.【77】 Yalnızca yakınları tarafından tespit edilen ölü sayısı 82 olarak verilir; köylüler ve yakınları tarafından götürülen ölüler bu sayıya dâhil değildir; yaralıların kesin sayısı bilinmemektedir.【78】 Ursavaş'ın aktardığı bir Fransız subay günlüğünde ise manevi kuvvetin çok düştüğü ve saldırının ertesi gün sürmesi hâlinde dayanılamayacağı yönünde bir not yer alır.【79】


Albay Normand'ın kuvveti Birecik üzerinden Urfa'ya ilerlerken bir kısım askerini Birecik'te bıraktı; Suruç'ta Aneze aşiretiyle karşılaşan Fransız kuvvetleri geri çekildi ve Urfa'ya ulaşamadı.【80】 Ali Saip Bey'in bu haber üzerine Kuva-yı Milliye'nin Karaköprü'ye çekilmesini önerdiği, teklifin Hacı Mustafa ve Siverek kuvvetleri komutanlarının muhalefetiyle karşılaştığı, Ali Saip Bey'in bir bölüm kuvvetle Karaköprü'ye çekildiği ve düşman gelmeyince ertesi gün geri döndüğü aktarılır.【81】 Yardım kuvvetinin Urfa'ya ulaşamayacağının anlaşılması üzerine Ali Saip Bey 17 Mart'ta Fransızlara yazdığı mektupta beklenen yardımın gelmeyeceğini bildirdi; Fransızlar karar verme yetkilerinin bulunmadığı cevabını verdi.【82】 Mutasarrıf Ali Rıza Bey de aynı gün Mustafa Kemal Paşa'ya çektiği telgrafta Urfa'nın 39 gündür savaşta olduğunu bildirdi.【83】

Nisan

29–30 Mart gecesi Badıllı Aşireti'ne mensup gruplar Fransız ileri karakollarına baskın yaptı; Fransız makineli tüfek ateşi karşısında geri çekilen grup yedi ölü ve üç yaralı verdi.【84】 1–2 Nisan gecesi Fransızlar Türk mevzilerine karşı hücuma geçti ve geri püskürtüldü; 3 Nisan'da Fransızlara yeniden teslim olmaları teklif edildi ve teklif reddedildi.【85】 Fransız kuvveti erzak ve su sıkıntısı nedeniyle katırlarını kesip yemeye başlamıştı.【86】 27 Mart'a gelindiğinde Fransız işgali altındaki Urfa'da yiyecek ve cephane sıkıntısı baş gösterdiği de belirtilir.【87】 6 Nisan'da, 23 Nisan'da toplanacak Büyük Millet Meclisi için yapılan seçimde Ali Saip Bey Urfa mebusu seçildi; yerine 24. Alay Komutanı Binbaşı Nuri görevlendirildi, ancak Ali Saip Bey Fransızlar çekilene kadar görevine devam etti.【88】

Fransız Kuvvetlerinin Çekilmesi

Ateşkes Görüşmeleri

Fransız işgal komutanlığının 5 Nisan'da bir Fransız subayı aracılığıyla Ermeni cemaati liderlerine şehri boşaltma kararını gizlice bildirdiği belirtilir.【89】 Ermeni heyeti (Doktor Beşliyan ve Ermeni Milletvekili Mihran) Türk heyetiyle görüştü; 7 Nisan'da Fransız karargâhında iki saat süren görüşmeden karar çıkmadı.【90】 Fransızlar 8 Nisan'da İsviçreli Doktor Fischer imzalı bir mektupla, on maddelik şartlarını Mutasarrıf Ali Rıza Bey'e iletti.【91】


Şartlar arasında Urfa'da ölen Fransız askerlerinin mezarlarına saygı gösterilmesi, Ermenilerin korunması, Amerikalıların can ve mal güvenliğinin sağlanması, Cerablus'a kadar yüklerin taşınması için 60 deve ve 25 yük arabası verilmesi, esirlerin geri verilmesi, Doktor Fischer'in hastanesindeki yaralı Fransızların korunması ve çarpışmalara son verilmesi vardı; ayrıca Fransız kuvvetlerinin şehir dışına kadar güvenliğinin sağlanması ve Urfa ileri gelenlerinden on kişinin Cerablus'a kadar eşlik etmesi ayrı maddeler hâlinde isteniyordu.【92】


Fransızlar Kuva-yı Milliye'yi resmen tanımadığından teklifi Urfa Mutasarrıflığı'na yapmıştı.【93】 Fransızların silah ve cephaneleriyle birlikte ayrılmasına ilişkin şart Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nde tartışma yarattı: Ali Saip Bey şartların kabulünden yana olurken, cemiyetin bir bölümü Fransızların yeni kuvvetlerle geri döneceğini ileri sürerek karşı çıktı.【94】 9 Nisan'da Karakoyun Deresi üzerindeki köprüde yapılan görüşmede, on kişilik eşlik heyeti yerine jandarma subay ve personeli verilmesi kararlaştırıldı ve Fransızların şehri silahlı olarak boşaltmalarına karar verildi.【95】 Fransızlar, Kuva-yı Milliye yollarını çevirirse kendilerini savunabileceklerini ve kimseyi sorumlu tutmayacaklarını bildirdi.【96】

Şehri Boşaltma ve Şebeke Vakası

Fransız kuvvetleri 11 Nisan 1920'de saat 01.00'de Urfa'dan ayrılmak üzere yola çıktı.【97】 Fransız Komutan Hauger'in şehirden ayrılmadan önce Ermeni mahallesinde Doktor Beşliyan'a yakında geri döneceğini söylediği, Fransızlarla işbirliği yaptığı için cezalandırılacaklarını düşünen Ermenilerden birçoğunun da kuvvetle birlikte şehirden ayrıldığı aktarılır.【98】


Binbaşı Hauger, şehirden çıkar çıkmaz Yüzbaşı Perrault komutasında üç bölükle bir öncü kol çıkardı; Ali Saip Bey ise Teğmen Halil Münir Bey komutasında 100 kişilik bir jandarma müfrezesini Fransızları takip etmekle görevlendirdi.【99】 11 Nisan sabahı şehirden yaklaşık 10–15 kilometre uzaklıktaki Şebeke Mevkii'nde (Firuz Paşa Deresi), çevrede toplanan aşiret kuvvetleriyle Fransızlar arasında çatışma çıktı. Can, çatışmanın Fransızlara öncü olan Ermenilerin yolda rastladıkları aşiretlere ateş açmasıyla başladığını, ardından çevre aşiretlerin de katılması ve Fransız komutanın kuvvetlerine pozisyon aldırarak takipteki müfrezeye ve aşiretlere ateş açtırmasıyla bir muharebeye dönüştüğünü aktarır.【100】 Mutlu ise Fransızların Karkamış yönüne giderken rastladıkları köylülere saldırdığını, bunun üzerine yakın köylüler ve aşiretlerin olay yerine yetişmesiyle çıkan çatışmada Fransızların büyük kısmının öldürüldüğünü yazar.【101】

Müdafaayı Hukuk Cemiyeti’nin ilk toplantısının yapıldığı Güllüzade Osman’ın evi (Milli Mücadele Albümü)


Çatışmanın nasıl başladığına ilişkin anlatımlar birbirinden ayrılır. Ali Saip Bey'e göre Fransızlar ve öncüdeki Ermeniler yolda rastladıkları aşiretlere ateş açmıştır; Fransız anlatımında ise geriden izleyen jandarmalar Fransız ön ve artçı birliklerine saldırmış ve olay bir pusu ve katliam olarak nitelenmiştir. Diyarbakır'daki XIII. Kolordu'nun ilk raporunda Fransızların aşiretlerin taarruzuna uğradığı belirtilmiş ve bunda Antep'teki Kılıç Ali'nin, Fransızların silahlı çekilmesinin Antep'i güç durumda bırakacağı yönündeki telgrafının etkili olduğu kaydedilmiştir. Mary Caroline Holmes ise silah seslerini duyunca olayı Ali Saip Bey'in düzenlediği kanaatine varmış ve onu yazılı anlaşmayı çiğnemekle suçlamıştır.【102】


Akalın, olayın kaynağının şehrin silahlı olarak tahliyesine ilişkin Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti görüşmelerinde yattığını ileri sürer.【103】 Yedek Subay Akif Sözeri'nin hatıratından aktarılan bölüme göre Kuva-yı Milliye ileri gelenleri Fransızların silahlarıyla çıkmasına şiddetle karşı çıkmış, Ali Saip Bey şartların kabulünden yana olmuş, Mutasarrıf Ali Rıza Bey de Kuva-yı Milliye'yi haklı bularak bunun Fransızlara bildirilmesi gerektiğini söylemiş; itiraz edenler yolu kesmeye hazırlanmıştır.【104】 Kılıç Ali'nin anılarına göre Fransızların silahlarıyla Urfa'dan ayrılması büyük bir tehlikeydi.【105】 Hauger'in Dr. Beşliyan'a 10 bin askerle geri döneceklerini söylediği de aktarılır.【106】


Mutasarrıf Ali Rıza Bey'in Dr. Lambert'e verdiği yazılı açıklamaya göre ise saldırıyı halktan bazı kişiler ve aşiretler hükümetin ve Kuva-yı Milliye Komutanı'nın haberi olmadan düzenlemiştir.【107】 Akalın, Fransızların silahlarıyla gidip yeni kuvvetlerle döneceğini düşünen bu grubun görüşlerinin Kılıç Ali'nin telgrafındaki kaygılarla birleşmesiyle olayın planlı biçimde gerçekleştiğini savunur; yazılı anlaşmayı çiğnedikleri yönündeki suçlamaya karşılık ise Fransızların Mondros Mütarekesi'ni çiğneyerek Urfa'yı işgal etmesinin de birlikte sorgulanması gerektiğini belirtir.【108】

Kayıplar

Kayıplara ilişkin veriler tam değildir ve kaynaklara göre değişir. 4 Mart taarruzunda Türk tarafında yalnızca yakınları tarafından tespit edilen kayıp sayısı 82'dir.【109】 Diğer çatışmalarda verilen kayıplar şöyledir: Bediüzzaman Karakolu'nda üç Kuva-yı Milliye mensubunun ölmesi ve Fransızların on kayıp vermesi,【110】 Karalök'ün Bağı'nda üç ölü,【111】 29–30 Mart baskınında yedi ölü ve üç yaralı.【112】 Külaflı Tepesi'nde iki Fransız askerinin vurulduğu ve on altı esir alındığı belirtilir.【113】


Şebeke'deki çatışmanın kayıpları kaynaklarda farklı kapsam ve sayılarla verildiğinden kesin bir bilanço çıkarılamaz. Can, aralarında Hauger ve Sajous'nun da bulunduğu 296 Fransız subay ve askerinin öldüğünü, 67'sinin yaralandığını, 140'ının esir alındığını ve yalnızca üç kişilik bir grubun kurtulabildiğini aktarır;【114】 Can yaralıların esirlere dâhil olup olmadığını belirtmez ve bu kalemlerin toplamı (506), yine Can'ın verdiği 473 kişilik Fransız mevcudunu aşar, ancak kaynak bu farkı açıklamaz. Mutlu ise çatışmada Fransızların büyük kısmının öldürüldüğünü ve yaklaşık 100 kişinin esir alındığını belirtir; ayrıca The Times'ın 28 Nisan 1920 tarihli haberine dayanarak Fransızların mevcutlarının üçte ikisini, yaklaşık 700 kişiyi kaybettiğini, 20 Temmuz tarihli haberine dayanarak da Urfa garnizonundan yalnızca altı kişinin Marsilya'ya ulaşabildiğini aktarır.【115】


Akalın da Fransızların büyük bölümünün imha edildiğini ve yaklaşık 100 esirle Urfa'ya dönüldüğünü yazar;【116】 olaya katılan Arif Yazgan'ın Akalın'ın aktardığı anlatımında ise 100 kişilik jandarma müfrezesi 460 kişilik bir Fransız birliğine karşı hareket etmiş,【117】 160 esir alınmış, yaklaşık 140 Fransız dağılarak kaçmış ve komuta kademesi dâhil 160 er ve subay zayiat verilmiştir;【118】 bu anlatımda esirler, kaçanlar ve zayiat ayrı kalemlerdir, yaralılar ayrıca belirtilmez. Kaynakların ortak noktası, Fransız kuvvetinin ağır kayıp verdiği, Sajous'nun öldüğü ve sağ kalanların esir alınarak Urfa'ya götürüldüğüdür; ölü ve esir sayıları ise kaynaklara bağlı olarak tartışmalıdır. The New York Times'a yansıyan haberlerde Urfa'da ölen Fransızların sayısının 200 ile 500 arasında değiştiği de kaydedilir.【119】

Savunma Sonrası Gelişmeler

Fransız Kuvvetlerinin Bölgeden Çıkarılması

Fransız kuvvetleri, çekilme sırasında uğradıkları yenilgiden sonra Urfa üzerine yürümek için hazırlık yaptı. 6 Mayıs 1920'de Arappınar İstasyonu'ndan hareket edip Suruç'a gelen kuvvet 7 Mayıs'ta Biridiş istikametine ilerledi; 8 Mayıs'ta Kuva-yı Milliye ve Urfalılarla çatıştıktan sonra ertesi gün geri çekildi.【120】 Fransızların bu çatışmada 150 kadar ölü ve yaralısı vardı.【121】 Mayıs ayı ortasında Fransız kuvvetlerinin büyük kısmı Cerablus istikametine çekildi; Kuva-yı Milliye birlikleri 15 Mayıs'ta taarruza geçti.【122】 4–5 Haziran'da Arappınar İstasyonu ele geçirildi ve Haziran 1920 sonlarına doğru Fransız kuvvetlerinin tamamı Fırat'ın batısına çekildi; böylece Urfa Sancağı'nda Fransız kuvveti kalmadı.【123】

Urfa'nın "Şanlı" Ünvanına Kavuşması

Gaziantep'e 1921'de "Gazi", Kahramanmaraş'a 1973'te "Kahraman" unvanı verilmişti; Urfa için ise 1984'e kadar defalarca kanun teklifi verilmiş, ancak sonuç alınamamıştır.【124】 Urfa'da halk arasında ve esnaf tabelalarında "Kahraman Urfa" adı kullanılıyordu; Vali Kadri Eroğan döneminde (1957–1959) bu ad Urfa Kalesi'ne yazıldı ve plakalara işlendi, ancak kentin adında resmî bir değişiklik yapılmadı.【125】


Urfa Milletvekili Osman Doğan ve arkadaşları 29 Aralık 1983'te Urfa ilinin adının "Şanlı Urfa" olarak değiştirilmesine ilişkin kanun teklifini sundu.【126】 Teklifte iki sözcük olarak yazılan ad, İçişleri Komisyonu aşamasından itibaren basında ve sonunda kanun metninde "Şanlıurfa" biçiminde tek sözcük olarak geçer.【127】 Osman Doğan'ın anlatımına göre Başbakan Turgut Özal, 16 Mayıs 1984'teki Urfa ziyaretinde destek sözü vermiştir.【128】 Teklif 31 Mayıs 1984'te komisyonda kabul edilerek 5 Haziran 1984'te Genel Kurul'a sevk edildi.【129】


TBMM, teklifi 12 Haziran 1984'te kabul etti; 3020 sayılı Kanun 22 Haziran 1984 tarih ve 18439 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi ve Urfa ilinin adı Şanlıurfa oldu; Cumhuriyet gazetesi kabul günlerinde adın "Gaziurfa" ya da "Şanlıurfa" olarak değiştirilmesine ilişkin teklifin görüşüleceğini duyurmuştu.【130】 Kentin merkez belediyesinin adının da 1985'te "Şanlıurfa Belediyesi" olarak değiştirilmesi kararlaştırıldı.【131】 Unvan kentte büyük ölçüde memnuniyetle karşılandı. Sonrasında 6702 sayılı Şanlıurfa'ya İstiklal Madalyası Verilmesi Hakkında Kanun 7 Nisan 2016'da kabul edilmiş ve 8 Nisan 2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.【132】

Kaynakça

Akalın, Müslüm C. Urfa Kurtuluş Yazıları. Şanlıurfa: Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı, 2015.

Akalın, Müslüm C. Urfa Mutasarrıfı Şehit Nusret Bey’in Nemrut Mustafa Paşa Divan-ı Harbindeki Savunması. 3. baskı. Ankara: Türkiye Barolar Birliği Yayınları, 2019.

Akalın, Müslüm, ve A. Cihat Kürkçüoğlu. Urfa Millî Mücadele Albümü. 3. bs. Şanlıurfa: Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı, 2018. https://www.sanliurfa.bel.tr/files/1/bsb_sonra/8_milli_mucadele.pdf.

Can, Mustafa. “Urfa’nın İşgali ve Kurtuluşu.” İçinde Millî Mücadele’nin Yerel Tarihi 1918–1923, cilt 4, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Kilis, Gaziantep, Hatay, Mersin, Osmaniye, Adana, editörler Mustafa Göleç, Zeynep Kevser Şerefoğlu ve İlhami Danış, 69–106. Ankara: Türkiye Bilimler Akademisi, 2024. https://doi.org/10.53478/TUBA.978-625-8352-66-5.ch03.

Demir, Şerif. “Hatıralarla Milli Mücadele’de Urfa.” Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sy. 48 (2020): 253–70. https://dergipark.org.tr/tr/pub/yyusbed/article/761914.

Eser, Gülşah. “Milli Mücadele’de Kahramanlığın Adlandırılması: Urfa’dan Şanlıurfa’ya.” İçinde Gaziantep’in Kurtuluşu’nun 100. Yılında Mîsâk-ı Millî ve Güney Hattı, editörler Halil İbrahim Yakar, Ali Satan, Süleyman Hatipoğlu ve Selim Saygın, 1468–87. Gaziantep: Gazikültür Yayınları, 2022.

Mutlu, Cengiz. “Urfa’da Milli Mücadele.” Türk Dünyası Araştırmaları 121, sy. 239 (2019): 405–18. https://dergipark.org.tr/tr/pub/tda/issue/58682/847515.

Şanlıurfa Valiliği. “Urfa’ya ‘Şanlı’ Unvanı Verilişinin 41’inci Yıl Dönümü.” 23 Haziran 2025. Erişim tarihi: 29 Eylül 2026. https://www.sanliurfa.gov.tr/urfaya-sanli-unvani-verilisinin-41inci-yil-donumu.

Dipnotlar

  • [1]

    Mustafa Can, "Urfa'nın İşgali ve Kurtuluşu," Millî Mücadele'nin Yerel Tarihi 1918–1923, cilt 4, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Kilis, Gaziantep, Hatay, Mersin, Osmaniye, Adana, ed. Mustafa Göleç, Zeynep Kevser Şerefoğlu ve İlhami Danış (Ankara: Türkiye Bilimler Akademisi, 2024), 69, 98.

  • [2]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 83–90.

  • [3]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 71.

  • [4]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 71.

  • [5]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 71–72; Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 256; Cengiz Mutlu, "Urfa'da Milli Mücadele," Türk Dünyası Araştırmaları 121, sy. 239 (2019): 407–8; Müslüm C. Akalın, Kurtuluş Yazıları (Şanlıurfa: Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı, 2015), 9; Gülşah Eser, "Milli Mücadele'de Kahramanlığın Adlandırılması: Urfa'dan Şanlıurfa'ya," Gaziantep'in Kurtuluşu'nun 100. Yılında Mîsâk-ı Millî ve Güney Hattı, ed. Halil İbrahim Yakar vd. (Gaziantep: Gazikültür Yayınları, 2022), 1470. Mutlu işgal tarihini 7 Mart 1919 olarak verir ve 5 Şubat 1919'da öncü bir İngiliz kuvvetinin şehre girdiğini de belirtir. Akalın 24 Mart'ı verir, yerel kaynaklarda 7 Mart'ın geçtiğini belirtir. Eser, 7 Mart tarihinin dönemde Urfa'da bulunanların hatıralarında geçtiğini, resmî belgelere göre tarihin 24 Mart olduğunu kaydeder.

  • [6]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 71–72. Alayın Urfa'ya geliş tarihi kullanılan kaynaklarda (Can, Demir, Mutlu, Akalın) belirtilmez; Akalın alayın İngiliz işgalinden önce Urfa'da bulunduğunu yazar (35).

  • [7]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 72–73.

  • [8]

    Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 256.

  • [9]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 73, 81; Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 258, dn. 4; Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 80, 95. Can, 73. sayfada Nusret Bey'in yerine "Ali Bey"in atandığını yazar; tam ad ve görevin vekâleten yürüten Jandarma Komutanı Ali Rıza Bey'den devralınması 81. sayfadadır. Mutasarrıf Ali Rıza Bey (Kuruoğlu, 1870–1950) ile Jandarma Komutanı Ali Rıza Bey (Türksoy, 1876–1948) için bkz. Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 255, dn. 2 ve 258, dn. 4; Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 80, 95.

  • [10]

    Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 257 ve dn. 3 (Demir, Nusret Bey'in yargılanarak suçlu bulunduğunu ve 5 Ağustos 1920'de idam edildiğini yazar). Yargılamanın aşamaları için bkz. Müslüm C. Akalın, "Urfa Mutasarrıfı Şehit Nusret Bey'in Nemrut Mustafa Paşa Divan-ı Harbindeki Savunması", 3. bs. (Ankara: Türkiye Barolar Birliği Yayınları, 2019), 25, 30–31: İstanbul 1 numaralı Divan-ı Harb-i Örfî'de Nemrut Mustafa Paşa başkanlığında Nusret Bey hakkında önce 15 yıl kürek cezası mazbatası 4 Temmuz 1920'de imzalanmış, heyet değişikliğinden sonra 20 Temmuz 1920'de idam hükmü yazılmış, karar 5 Ağustos 1920'de Beyazıt Meydanı'nda uygulanmıştır. Yargılamanın niteliği tartışmalıdır; Akalın'ın çalışması Nusret Bey'in savunmasını sahiplenen bir yaklaşım taşır.

  • [11]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 73.

  • [12]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 74.

  • [13]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 74.

  • [14]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 74–75; Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 257. Can, işgalin başlangıcını çalışmanın ilerleyen bölümünde 1 Kasım 1919 olarak da verir (98).

  • [15]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 75.

  • [16]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 75–76.

  • [17]

    Mutlu, "Urfa'da Milli Mücadele," 411.

  • [18]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 76.

  • [19]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 76.

  • [20]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 77.

  • [21]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 80, dn. 57. Kuruluş tarihini Açanal 21 Aralık 1918, İsmail Özçelik 10 Ocak 1919 olarak verir.

  • [22]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 80.

  • [23]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 81.

  • [24]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 81. Can, 81. sayfada "on iki kişinin katılımıyla" der ve on üç isim sıralar; Akalın başkan Ali Rıza Bey'in başkanlığında toplanan "12 reis"i sıralar (Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 10–11). "Başkan ile on iki üye" hesabı kaynaklarda açıkça yazılı değildir; iki listenin karşılaştırılmasından çıkarılmıştır. Akalın, "Onikiler" adının daha sonra Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ne dönüşen kurula verildiğini belirtir (107, dn. 1).

  • [25]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 82. Akalın 3 Ekim 1919'u kuruluştan çok, kuruluşun Mutasarrıf Ali Rıza Bey tarafından Heyet-i Temsiliye'ye bildirildiği tarih olarak anar (Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 33, 84).

  • [26]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 78, 82.

  • [27]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 82–83. Can, yazının mutasarrıflık kanalıyla Fransızlara verilmesinin kararlaştırıldığını belirtir.

  • [28]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 83.

  • [29]

    Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 258.

  • [30]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 83.

  • [31]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 83–84.

  • [32]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 84.

  • [33]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 85.

  • [34]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 85.

  • [35]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 86.

  • [36]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 86. Aşiretlerin ayrı ayrı tutumları için bkz. Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 13 (Kasım 1919, Geysi ve Siyale), 43–47 (Berazi ve Ketkanlı kolları).

  • [37]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 74.

  • [38]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 79.

  • [39]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 85.

  • [40]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 85.

  • [41]

    Mutlu, "Urfa'da Milli Mücadele," 414.

  • [42]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 83, 85, 88. Sayılar farklı yerlere ve tarihlere aittir: 600 (83), yaklaşık 2.000 (85; Açanal'a dayanır) ve 9 Şubat 1920 için 3.000 (88; Büyükoğlu'na dayanır).

  • [43]

    Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 260.

  • [44]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 90, dn. 107.

  • [45]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 88.

  • [46]

    Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 262.

  • [47]

    Mutlu, "Urfa'da Milli Mücadele," 416 (The Times, "Six Survivors Out of 600", 20 Temmuz 1920). 8.000 Türk'ün kuşatması, 10 Şubat–4 Mart arasındaki kuşatma ve 17. Senegal Alayı'nın 3. Taburu'ndaki 609 asker bu habere aittir; Mutlu, 609 sayısının kuşatmanın hangi anına ait olduğunu belirtmez.

  • [48]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 90; ayrıca 7 Şubat sıralarında "1000 civarında Ermeni"den söz eder (87).

  • [49]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 75–76, 90, 93; Mutlu, "Urfa'da Milli Mücadele," 416; Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 120–21 (Fransız Savunma Bakanlığı Tarih Servisi, "Les Armées Françaises au Levant" tablosundan aktarım; tablonun tarihi OCR'da okunaksızdır, 1919 sonu gibi görünür). Goetz adı yalnızca Mutlu'nun aktardığı The Times haberinde geçer; Demir ve Akalın Goetz'den söz etmez, Mutlu ise Hauger'i anmaz.

  • [50]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 89–90.

  • [51]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 88, 92–93.

  • [52]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 86.

  • [53]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 86–87.

  • [54]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 87.

  • [55]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 87.

  • [56]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 87.

  • [57]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 87.

  • [58]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 88; Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 262. Can, Kuva-yı Milliye'nin 8 Şubat 1920 gecesi şehre girdiğini, çatışmaların ise 9 Şubat'ta ilk ateşle başladığını yazar (87–88); Mutlu'nun aktardığı The Times haberinde kuşatma 10 Şubat'tan itibaren anılır (416). Demir, Ali Saip Bey'in başlangıç tarihini önce 15 Ocak, ardından aşiretlerle ortak zemin oluşmadığı için 18 Ocak olarak belirlediğini aktarır (259–60).

  • [59]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 88, dn. 93.

  • [60]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 89.

  • [61]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 89.

  • [62]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 89.

  • [63]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 89.

  • [64]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 90; Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 263.

  • [65]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 90.

  • [66]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 91.

  • [67]

    Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 263–64. Ali Saip Bey'in hatıralarındaki anlatımda, Akalın'ın aktardığına göre, Fransızlar dört ölü bırakmış, dördü yaralı 16 er esir alınmış, bir er ölmüş ve iki er yaralanmıştır (27). Ali Saip Bey'in Sözeri'nin madalyayla ödüllendirilmesi için yazdığı yazıda ise baskın, 30–40 kişilik bir müfrezenin kayıpsız gece baskını ve 15 esir olarak anlatılır (28). Ele geçirilenler Can'da bir otomatik tüfek, üç piyade tüfeği, üç yüz bomba, dört sandık cephane ve on altı esir (91), Demir'de Emiroğlu'na dayanarak 14 makineli tüfek, cephane ve otuza yakın esir olarak verilir (264).

  • [68]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 91. Akalın karakolun 20 Şubat'ta (18), Eser ise 21 Şubat'ta (1471) ele geçirildiğini yazar.

  • [69]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 92.

  • [70]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 92.

  • [71]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 92.

  • [72]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 93.

  • [73]

    Akalın, Kurtuluş Yazıları, 18.

  • [74]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 93.

  • [75]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 93.

  • [76]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 93–94.

  • [77]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 94.

  • [78]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 94. Can, götürülen ölülerin sayıya dâhil olmadığını, yaralıların kesin sayısının bilinmediğini yazar.

  • [79]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 94.

  • [80]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 94–95.

  • [81]

    Akalın, Kurtuluş Yazıları, 29.

  • [82]

    Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 265.

  • [83]

    Mutlu, "Urfa'da Milli Mücadele," 415.

  • [84]

    Mutlu, "Urfa'da Milli Mücadele," 415. Cümlenin kaynağı Mutlu'da belirtilmemiştir; Can, Demir ve Akalın'da 27 Mart tarihi geçmez. Can, Şubat sonu–Mart başı için Fransızların erzakının bitmeye yüz tuttuğunu yazar (93).

  • [85]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 95. Akalın baskını 30 Mart'a tarihler ve Badıllı kuvvetlerinin başında Murad'ın oğlu Hacı Osman'ı gösterir (Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 20).

  • [86]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 96.

  • [87]

    Mutlu, "Urfa'da Milli Mücadele," 415.

  • [88]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 96. Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 94 (23 Nisan'da toplanacak Meclis için yapılan seçim; Binbaşı Nuri'nin atanması için ayrıca 32, dn. 13). "6 Nisan" tarihi yalnızca Can'dadır; Akalın tarih vermez.

  • [89]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 96.

  • [90]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 96–97.

  • [91]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 97.

  • [92]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 97. Aynı şartlar Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 266 ve Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 21'de on madde olarak, Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 58–59'da dokuz madde olarak verilir; güvenlik maddesi Demir ve Akalın'da "gidecekleri yere kadar", Can'da "şehir dışına kadar" biçimindedir. Akalın, Ali Saip Bey'in kitabında altı şartın yazılı olduğunu not eder (67, dn. 8). Eşlik talebi için Can, Fransızların bunu "teminat" olarak istediğini yazar (97–98).

  • [93]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 97.

  • [94]

    Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 59. Can ise Ali Saip Bey'in on kişilik eşlik heyeti maddesini kabul etmeyeceğini bildirdiğini, toplantıya katılan diğer Kuva-yı Milliye ileri gelenlerinin ise Fransızların silahlarını bırakarak şehri terk etmeleri gerektiğini söylediğini aktarır.

  • [95]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 98; Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 266 (Demir, eşraf yerine jandarma eri refakatçi verildiğini yazar; köprüdeki görüşmeye değinmez). Mutlu, 8 Nisan'da bir ateşkes yapıldığını yazar (416). Akif Sözeri'nin hatıratında köprüdeki görüşme 10 Nisan olarak geçer; Akalın bunun 9 Nisan olduğunu belirtir (31–32).

  • [96]

    Akalın, Kurtuluş Yazıları, 59.

  • [97]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 98; Demir, "Hatıralarla Milli Mücadele'de Urfa," 266.

  • [98]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 98.

  • [99]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 98.

  • [100]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 99. Akalın, çatışmanın Suruç yolunun 10. kilometresinde Şebeke Dağları arasındaki boğazda yaşandığını yazar (Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 59); başka bir yerde ise Şebeke'yi Urfa'nın 15 km batısındaki Suruç–Arappınar yol kavşağına 3 km mesafede gösterir. Mesafe bu nedenle yaklaşık olarak verilmiştir.

  • [101]

    Mutlu, "Urfa'da Milli Mücadele," 416.

  • [102]

    Akalın, Kurtuluş Yazıları, 60.

  • [103]

    Akalın, Kurtuluş Yazıları, 65.

  • [104]

    Akalın, Kurtuluş Yazıları, 65–66.

  • [105]

    Akalın, Kurtuluş Yazıları, 68, dn. 19.

  • [106]

    Akalın, Kurtuluş Yazıları, 66.

  • [107]

    Akalın, Kurtuluş Yazıları, 67–68.

  • [108]

    Akalın, Kurtuluş Yazıları, 66.

  • [109]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 94.

  • [110]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 91.

  • [111]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 92.

  • [112]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 95.

  • [113]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 91.

  • [114]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 99.

  • [115]

    Mutlu, "Urfa'da Milli Mücadele," 415–16. The Times, 28 Nisan 1920 ("French Losses at Urfa"): "mevcutlarının üçte ikisini yaklaşık 700 nefer" (415); 19 Mayıs 1920 ("Massacre of French"): 100 kadarının teslim olduğu (416); 20 Temmuz 1920: altı kişinin Marsilya'ya ulaştığı (416).

  • [116]

    Akalın, Kurtuluş Yazıları, 59–60.

  • [117]

    Akalın, Kurtuluş Yazıları, 62.

  • [118]

    Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 64. Esir, kaçan ve zayiat sayıları toplamı 460'tır; Akalın'ın aktardığı anlatım yaralıları ayrıca belirtmez (Akalın, "Kurtuluş Yazıları", 62–64).

  • [119]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 99, dn. 146.

  • [120]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 99.

  • [121]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 99.

  • [122]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 99–100.

  • [123]

    Can, "Urfa'nın İşgali," 100.

  • [124]

    Eser, "Kahramanlığın Adlandırılması," 1469.

  • [125]

    Eser, "Kahramanlığın Adlandırılması," 1471–74.

  • [126]

    Eser, "Kahramanlığın Adlandırılması," 1475.

  • [127]

    Eser, "Kahramanlığın Adlandırılması," 1477. Eser, "Kahramanlığın Adlandırılması," 1477. Komisyon çalışmaları sırasında basında ad "Şanlıurfa" biçiminde yer alır (Hürriyet, 29 Şubat 1984, "Urfa'nın Adı Şanlıurfa Oluyor"); Eser, "Şanlı Urfa"dan "Şanlıurfa"ya geçişin nasıl ve kim tarafından yapıldığını metinde açıklamaz, komisyon raporu makalenin ekinde görsel olarak yer alır (1489). Komisyona geliş (17 Ocak 1984), komisyonda görüşme (28 Şubat), rapor (1 Mart) ve İç Tüzük m. 89 uyarınca geri alma (27 Mart 1984) için bkz. 1477.

  • [128]

    Eser, "Kahramanlığın Adlandırılması," 1477–79.

  • [129]

    Eser, "Kahramanlığın Adlandırılması," 1479.

  • [130]

    Eser, "Kahramanlığın Adlandırılması," 1480. Gaziurfa/Şanlıurfa haberi: Cumhuriyet, 11 Haziran 1984, s. 12 (Eser, 1480, dn. 41). "Gazi Urfa" adı Eser'de ayrıca Osman Akgün'ün TBMM'ye çektiği telgrafta geçer (1483); Meclis'te ayrı bir "Gazi Urfa" teklifi sunulduğu Eser tarafından belgelenmemiştir.

  • [131]

    Eser, "Kahramanlığın Adlandırılması," 1480.

  • [132]

    "Şanlıurfa'ya İstiklal Madalyası Verilmesi Hakkında Kanun", Kanun No. 6702, kabul 7 Nisan 2016, Resmî Gazete, 8 Nisan 2016, sayı 29678 (TBMM kanun metni: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc100/kanuntbmmc100/kanuntbmmc10006702.pdf). Ayrıca bkz. Şanlıurfa Valiliği, "Urfa'ya 'Şanlı' Unvanı Verilişinin 41'inci Yıl Dönümü," erişim 29 Eylül 2026, https://www.sanliurfa.gov.tr/urfaya-sanli-unvani-verilisinin-41inci-yil-donumu.

Ayrıca Bakınız

Yazarın Önerileri

Günün Önerilen Maddesi
9 Ekim 2026 tarihinde günün önerilen maddesi olarak seçilmiştir.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarMustafa Emir Kükrek29 Eylül 2026 12:15

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Urfa Savunması" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Arka Plan

    • Mondros Mütarekesi ve İngiliz İşgali

    • Suriye İtilafnamesi ve Fransız İşgali

  • Direnişin Örgütlenmesi

    • İlk Teşkilat ve Onikiler

    • Ali Saip Bey ve Aşiretlerle İrtibat

    • Heyet-i Temsiliye'nin Tutumu

  • Taraflar ve Güç Dengesi

  • Savunmanın Seyri

    • Ültimatom ve Şehre Giriş

    • İlk Çatışmalar

    • Şubat Sonu

    • Mart

    • Nisan

  • Fransız Kuvvetlerinin Çekilmesi

    • Ateşkes Görüşmeleri

    • Şehri Boşaltma ve Şebeke Vakası

  • Kayıplar

  • Savunma Sonrası Gelişmeler

    • Fransız Kuvvetlerinin Bölgeden Çıkarılması

    • Urfa'nın "Şanlı" Ünvanına Kavuşması

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.