Türk Hukukunda vasiyetname, mirasbırakanın ölümünden sonra yerine getirilmesini arzu ettiği son isteklerini ve malvarlığının akıbetine ilişkin düzenlemelerini içeren, tek taraflı bir hukuki işlemdir. Ölüme bağlı tasarruflar, mirasbırakanın iradesini açıklarken uyması gereken şekil kurallarına göre şekli anlamda ölüme bağlı tasarruflar olarak adlandırılır. Türk Medeni Kanunu (TMK), şekli anlamda ölüme bağlı tasarrufları sınırlı sayıda (numerus clausus) belirlemiştir ve bunlar vasiyetname ile miras sözleşmesidir. Vasiyetnameler, mirasbırakanın ölümüne kadar her zaman serbestçe geri alabileceği tek taraflı hukuki işlemlerdir.
Kanun, vasiyetnamenin üç türde yapılabileceğini düzenlemiştir: resmi vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve istisnai bir tür olan sözlü vasiyetname. Bu türlerden birine uyulmadan yapılan bir vasiyetname, kanunda öngörülen şekillere uyulmadığı gerekçesiyle iptal edilebilir.
Resmi vasiyetname, iki tanığın katılımıyla noter, sulh hâkimi veya kanunla bu yetki verilmiş diğer bir resmi memur tarafından düzenlenen bir vasiyetname türüdür. Uygulamada en sık karşılaşılan ve en güvenli vasiyetname türü olarak kabul edilir. Düzenlenme süreci, vasiyetçinin durumuna göre farklılık gösterebilir.
Bu yöntemde mirasbırakan, son arzularını resmi memura bildirir. Memur, bu arzuları yazar veya yazdırır ve hazırlanan metni okuması için mirasbırakana verir. Metni okuyan ve son arzularına uygun bulduğunu teyit eden mirasbırakan, belgeyi imzalar. Bunun ardından resmi memur da vasiyetnameyi tarih koyarak imzalar. Bu işlemlerden hemen sonra mirasbırakan, iki tanığın önünde, belgeyi okuduğunu ve son arzularını içerdiğini beyan eder. Tanıklar ise bu beyanın kendi huzurlarında yapıldığını ve mirasbırakanı bu işlemi yapmaya ehil gördüklerini belirten bir şerhi vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak imzalar. Bu yöntemde, vasiyetnamenin içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir.
Mirasbırakanın vasiyetnameyi bizzat okuyamadığı veya imzalayamadığı durumlarda, resmi memur hazırlanan metni iki tanığın huzurunda mirasbırakana okur. Bunun üzerine mirasbırakan, vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini tanıkların önünde beyan eder. Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın bu beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini, hem de vasiyetnamenin memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun son arzularını içerdiğini beyan ettiğini şerh düşerek imzalar. Okuma yazma bilen kişiler de bu yöntemi tercih edebilirler.
El yazılı vasiyetname, mirasbırakanın daha az formalite ile iradesini açıklayabilmesine olanak tanıyan bir türdür. Geçerli olabilmesi için üç temel koşulu taşıması zorunludur:
El yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili bir memura bırakılabilir.
Sözlü vasiyet, kanunun yalnızca olağanüstü durumlarda başvurduğu istisnai bir vasiyetname şeklidir. Mirasbırakanın, yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık veya savaş gibi resmi ya da el yazılı vasiyetname yapmasına engel olan hallerde bu yola başvurması mümkündür.
Bu vasiyetin geçerlilik süreci iki aşamalıdır:
Sözlü vasiyetnamenin en önemli hukuki özelliği, geçici olmasıdır. Mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde (resmi veya el yazılı) vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçmekle sözlü vasiyetname kendiliğinden hükümden düşer.
Bir vasiyetnamenin hukuken geçerli olabilmesi için hem vasiyeti yapan kişinin ehliyetli olması hem de vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılması gerekir.
Türk Medeni Kanunu'na göre, bir kimsenin vasiyetname yapabilmesi için ayırt etme gücüne sahip olması ve on beş yaşını doldurmuş olması yeterlidir. Kısıtlı olan kişiler de bu şartları taşıyorlarsa vasiyetname yapabilirler. Bu, vasiyetname yapma hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olmasından kaynaklanır ve yasal temsilci aracılığıyla kullanılamaz.
Bir ölüme bağlı tasarrufun iptali talebi, çeşitli sebeplere dayanabilir. TMK madde 557'ye göre, aşağıdaki hallerde bir vasiyetnamenin iptali için dava açılabilir:
İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendi hak sahipliğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl; her halde ise vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on yıl ve iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer. Ancak hükümsüzlük, defi (savunma) yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Vasiyetname" maddesi için tartışma başlatın
Vasiyetname Türleri
Resmi Vasiyetname
Mirasbırakan Tarafından Okunarak ve İmzalanarak Düzenlenme
Mirasbırakan Tarafından Okunmadan ve İmzalanmadan Düzenlenme
El Yazılı Vasiyetname
Sözlü Vasiyetname
Hukuki Geçerlilik
Ehliyet
İptal Sebepleri
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.