Ai badge logo

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

Yada Taşı

Tarih+1 Daha
fav gif
Kaydet
kure star outline

Yada Taşı, Türk kültür tarihinde kar ve yağmur yağdırma gibi hava olaylarını bir nevi büyü yoluyla kontrol etmek amacıyla kullanıldığı bilinen taştır. Yada taşı, Türk lehçelerinde ve İslami kaynaklarda çeşitli isimlerle anılmıştır: Yakutça sata, Kırgızca cay taş, Kazakça jadı taş ve jay taş, Başkurtça balataş ve yeytaş, Uygurca kaştaş, Altayca cada taş ve Tıvaca çat taş şeklinde isimlerle ifade edilmiştir.


Arapça İslam kaynaklarında hacerü'l-metar (yağmur taşı), el-câlibü’l-matar; Farsça kaynaklarda: seng-i metar (yağmur taşı), seng-i ceda (ceda taşı), seng-i yede; Moğolca kaynaklarda ise dzada (yağmurlu) ya da ced olarak geçer. Diğer tanımları arasında sihirli taş, bezoar, yağmur boncuğu bulunur. Uygulamayı yapan kişilere ise yatçı, yedeci, yadacı, yedaa, cedeci veya yağmurcu denilir.【1】 


Yadacılık (Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur)

Türkler arasında bu uygulamanın çok eski zamanlardan beri yapıldığı bilinmektedir. Yada taşı ile ilgili ilk bilgilere Çin kaynaklarında rastlanmaktadır. İslam kaynaklarında X. ve XI. yüzyıllardan itibaren yada hakkındaki bilgilere rastlanır. Yada taşı eski Türk rivayetlerinde dünyada hâkimiyeti sağlayan tılsımlı bir unsur olarak görülür. Bazı kaynaklar yada taşının yeşim ile aynı olduğunu kabul ederken, bazı araştırmacılar ise yada ile yeşim/kaş taşının farklı şeyler olduğu kanısındadır.【2】 【3】 


Taşın Fiziksel Özellikleri ve Yapısı

Yada taşı farklı farklı renklere sahiptir. Sarı, kırmızı, mavi, yeşil, esmer, toprak renginde, beyaz, saf beyaz, koyu kırmızı, kırmızı benekli beyaz, toz renginde, siyah ve kızıl veya zeytin yeşili renginde olabilir. Sert bir taş olup silisiyet-i alumin, kalsiyum ve magnezyumdan ibarettir.


Yarım şeffaf bir silikat taş olduğu da belirtilir. Büyük bir kuş yumurtası kadar, ceviz kalınlığında, sülün yumurtası boyunda ve yuvarlak, çok küçük ve bir insan başı şeklinde olabilir. Yakut inancına göre (sata taşı) canlı bir cisimdir ve insan kafasına benzer; yüzü, gözü, kulağı, ağzı açıktır. Kadın veya yabancı eli/gözü değerse ölür ve kuvvetini kaybeder.

Temel İşlevi ve Uygulamaları

Yada taşının temel işlevi hava durumunu değiştirmektir ve bu işlem "yadacılık" veya "yat" olarak adlandırılır. Taş aracılığıyla sihir yoluyla kar ve yağmur yağdırıldığına dair pek çok örnek mevcuttur. Kaşgarlı Mahmud, Yağma ülkesinde yaz mevsiminde çıkan bir yangın sırasında kar yağdırılarak yangının söndürüldüğünü gözleriyle gördüğünü kaydetmiştir.


Yadacılığı meslek edinenlerin genellikle yoksul yaşadıkları bilinirdi. Her yada yapışlarında çoluk çocuklarından birinin ölmesi, mal veya hayvanlarına zarar gelmesi gibi bir felakete uğradıkları inancı yaygındı.


  • Suya Bırakmak: Taşı bir şey içindeki suya koymak (özellikle akan suya veya yüksek bir yere asılı kaptaki suya).
  • Efsunlama: Yada taşı ile efsun yapmak (yatlamak) veya okutmak.
  • Sürtmek: Taşları alıp birbirine sürtmek ve yağmur yağmasını sağlamak.
  • Kan Sürmek: Yağmur yağdırmak için taşa kurban kanı sürmek.
  • Rüzgâr Kontrolü: İstenilen yönden rüzgâr esmesi için taşı el içinde o yöne doğru tutmak.
  • Yağışı Durdurmak: Yağışı durdurmak için taşı bir beze sarıp atın kuyruğuna bağlamak ya da yadacının diri diri kara keçeye sarılarak gömülmesi.

Taşın Kökeni Hakkındaki Rivayetler

Yada taşının kökeni hakkında, farklı milletlere ve kültürlere ait kaynaklarda çeşitli rivayetler vardır. Bazı Arap ve Fars kaynaklarının aktardıklarına göre yada taşının menşei Nuh Peygamber'e (Hz. Nuh) dayanmaktadır. Nuh Tufanı sonrasında Nuh, oğlu Yafes'i, Türk, Slav ve Çin topraklarını kapsayan kuzeybatı tarafına göndermiştir. Yafes, babasından ihtiyaç duyduğunda yağmur yağdırmaya vesile olacak bir hediye istemiştir. Nuh Peygamber, Allah'a dua etmiş ve Cebrail, yağmur yağdırmaya vesile olacak uğurlu bir ismi getirmiştir ve Nuh bu ismi bir taş üzerine nakşetmiş ve Yafes'e vermiştir. Yafes bu taşı nazarlık gibi boynuna asmıştır.【4】 Kaynaklara göre bu isimle Allah anıldığında kar ve yağmur yağmakta, tekrar anıldığında ise durmaktadır. Bu taşın, Yafes'in soyundan gelen Türkler arasında kaldığına inanılmış ve bu durum, Türklerin taşla yağmur yağdırmalarının sebebi olarak gösterilmiştir【5】 

Yada taşının kökeni hakkında yaygın olan bir diğer görüş ise hayvan menşeli olmasıdır. Bazı rivayetlere göre yada taşı Çin ve İran taraflarında bulunan, büyük cüsseli, kızıl kanatlı yabani ördek cinsi Sürhab olarak adlandırılan kuşun yuvasında bulunur. Bu kuş, suları sığ olan göllerde yuva yapar ve yazın sular çekilince bu taş buradan çıkarılırdı. Kırgızlarda ise taşın, koyunun işkembesinde bulunduğunu belirtir. Bir Kırgız-Kazak destanında ise taşın atın ciğerlerinde olduğu ifade edilir. Yakutlar ise yıldırım isabet etmiş yerlerde aranması gerektiğini ve ayrıca öküzlerin, ayıların, kurtların, köpeklerin, ördeklerin, kazların ve kartalların bağırsakları içinde olduğunu bildirmişlerdir. Taşın ayrıca domuz cinsinden bir hayvanın karnından çıktığı da rivayet edilmektedir.

Yada Hakkında Efsaneler

Kaşgarlı Mahmud'un Dîvânu Lügâti’t-Türk adlı eseri, Karahanlı dönemine ait olup Yada geleneğinin ne kadar yaygın olduğunu gösteren kaynaklardan biridir. Kaşgarlı Mahmud, yada taşını yat diye isimlendirmiştir. Eserinde yadı şu şekilde tanımlar:


''Yat, bir türlü kamlıktır. Belli taşlarla (yada taşı ile) yapılır. Böylelikle yağmur ve kar yağdırılır, rüzgâr estirilir. Bu, Türkler arasında tanınmış bir şeydir. Ben bunu Yağma ülkesinde gözümle gördüm. Orada bir yangın olmuştu, mevsim yaz idi. Bu suretle kar yağdırıldı ve ulu Tanrı’nın izniyle yangın söndürüldü.


Yatlamak: Yağmur yağdırmak.

Yatçıy atladı. Şaman, yada taşıyla efsun yaptı.

Yatlatmak: Yada taşıyla kâhinlik yaptırmak.

Beg yatlattı: Bey, yada taşını okutarak yağmur, rüzgâr, soğuk getirtti."【6】 

Yadacılık (Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur)

Babürnâme'de Yadacılık Geleneği

Babür Şah, kendi eseri olan Babürnâme'de hem yadacı (hava olaylarını sihir yoluyla kontrol eden kişi) mesleğine hem de yada yapma (ritüeli gerçekleştirme) eylemine dair doğrudan gözlemlerini ve duyumlarını kaydetmiştir. Babür, annesi tarafından akrabası olan ve Sagarıcı tümen beylerinden Ali Dost Tagayi'den bahsederken, bu kişinin Sultan Ebu Said Mirza’nın (Babür’ün dedesi) hizmetinde bulunduğu zamanlarda yadacılık davası güttüğünü kaydeder. Babür'ün bu kişiye yönelik kıskanç, fitneci ve namussuz gibi olumsuz ahlaki tanımlamaları olsa da yadacılık iddiasını not etmiştir. Babür, Hoca Kelan’ın ağabeyi olan Haceki Molla Sadr'ın iyi bir yiğit olduğunu, ilimle uğraştığını, inşasının güzel olduğunu ve kuşçuluk ve yadacılıktan da anladığını belirtmiştir. Bu ifade, yadacılık işinin o dönemde bir beceri ya da takdir gören bir uğraş olarak kabul edildiğini göstermektedir.


Yadacılık geleneği, Babür’ün kayıtlarına göre savaş stratejilerinde ve günlük yaşamda pratik amaçlar için kullanılmıştır. Babür, H.935 (M.1528-1529) yılı olaylarını anlatırken, Özbeklerin İranlı Şehzade Tahmasb'ın ordusunu yenmek için yada yapmayı planladıklarını rivayet eder. Özbek ileri gelenleri, güneş Akrep burcuna girince yadacılara yada yapmalarını emrederek Kızılbaş ordusunu tacizle mağlup etmeyi hedeflemiştir. Bu, yada taşının savaşın gidişatını değiştirebilecek bir silah olarak görüldüğünün örneğidir.


Babür, Hindistan’ın toz ve sıcağından şikâyetçi olduğu bir zamanda, 1529 İlkbaharında Şiraveli’ye geldiklerinde, komutanlarından Tohta Buğa Sultan'ın yada yaptığını anlatır. Bu uygulamanın sonucunda şiddetli rüzgâr kopup yağmur yağmış ve hava güzelleşmiştir. Babür, bu olayı bizzat görerek doğrulamış ve yadacılık uygulamasının somut bir sonuç verdiğini kaydetmiştir.


Babür Şah'ın eserindeki kayıtlar, yadacılık (yada taşıyla sihir yoluyla kar, yağmur, rüzgâr yağdırma) geleneğinin, eski Türk mitolojisindeki bir efsane olmanın ötesinde, 16. yüzyıl Türkistan'ında, Türk-Moğol coğrafyasında, Babür’ün hükümdarlığı dönem içerisinde de hâlâ canlılığını koruyan, yaygın ve sonuçları kesin bir uygulama olduğunu göstermektedir. Türkler Müslüman olduktan sonra da yada yapma âdetini devam ettirmişlerdir. Ancak Anadolu sahasında İslami bir çehreye bürünmüş veya geri planda kalmıştır. Yine de bu gelenek Kalmuklar, Kazaklar, Kırgızlar ve Özbekler gibi

Türk topluluklarında son yüzyıla kadar varlığını korumuştur.

Savaşlarda Yada Taşının Kullanımı

Eski Türk ve Moğol kültüründe, yada taşı ve yadacılık geleneği hava olaylarını kontrol etme gücüne sahip olduğu inancıyla yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Bu gelenek, özellikle savaşlarda düşmana karşı bir silah olarak görülürdü. Destanlara göre, yada taşı alpların silahları arasında yer alırdı. Alplar, bu taşın sihirli gücüyle havayı istedikleri gibi değiştirerek yağmur, kar ve dolu yağdırabilirlerdi. Türkler, yada taşını muharebelerde yanlarında taşır ve bu sayede düşmanlarına karşı zaferler kazanırlardı. Savaşlarda galibiyeti sağlamak amacıyla bu işleri yapan kişiler orduda bulundurulurdu.


Hunlar: Düşmanlarına karşı yağmur, dolu ve kar yağdırarak veya fırtına ve rüzgâr çıkararak onları mağlup ederlerdi. 5. asırda Kuzey Hunlarının idaresinde bulunan Yüeban ahalisindeki kâhinler, Cücenlerin saldırılarına karşı koyarken şiddetli yağmur ve fırtına çıkardılar; bu sayede Cücenlerin onda üçü sellerde boğuldu veya soğuktan kırıldı.【7】 


Naymanlar: Moğollaşan bir Türk kavmi olan Naymanlar, 1202 yılında Cengiz Han'a karşı bir muharebede yadacıları kullanmışlardır. 【8】 


Harzemşahlar: Celâleddin Harzemşah (ö. 1231) yada taşına sahipti ve bunu seferlerinde yanında taşıyıp gerektiğinde kullanıyordu. Muhammed Harzemşah, Cengiz istilasından önce Çin semtine yaptığı seferde, kötü havanın kontrolden çıkması üzerine yadacıları kara keçeye sararak diri diri toprağa gömmek zorunda kalmıştır; bu sayede kar, yağmur ve şiddetli soğuk dinmiştir.【9】 

Osmanlı-Rus Savaşında Yada Taşı

Yada taşının savaşlarda silah olarak kullanılışının bilinen son örneği 18. yüzyılın son yarısına rastlayan 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı'nda gerçekleşmiştir. 1768-1774 savaşında Osmanlı ordusunun uğradığı ilk büyük hezimetin bu sebepten olduğu belirtilir. Rus ordusunda bulunan ve ordunun yaklaşık dörtte birini oluşturan gayrimüslim Kalmuk Türkleri tarafından bu silah, Müslüman Osmanlı Türklerine karşı kullanılmıştır. Uygulamanın sonucu olarak Osmanlı Ordusu büyük kayıplar vermiş ve Karadeniz'in kuzeyindeki bütün topraklarını terk ederek Tuna Nehri'nin karşı yakasına kadar çekilmek zorunda kalmıştır.【10】 


Hotin Muharebeleri: 1768-1774 Hotin Muharebeleri sırasında, Hotin kalesi muhafızları Rus süvarileriyle çatışmalar sonrası geri dönerken şiddetli yağmura maruz kalmıştır. Yağmur sebebiyle nehir coşmuş, geçişler sırasında pek çok asker boğularak hayatını kaybetmiştir. Kalede bulunan Lipkalar ve Hotin yamakları, bu yağmurun sihir ve efsun ile meydana geldiğini iddia etmişlerdir. Yağmurun sebebini Kalmuk Tatarları olarak belirtmişlerdir【11】 


1769 yılında Serdâr-ı Ekrem Ali Paşa'nın Turla Nehri'ni geçip Rus kuvvetlerine hücum etmek istediği sırada da şiddetli bir yağmur başlamıştır. Bu durum nehrin coşup taşmasına ve kurulan köprünün yıkılmasına neden olmuş, Osmanlı askerleri panik içinde kaçarak ağır kayıplar vermiştir. Yağmurun ardından kar yağmaya başlamış ve Rus kuvvetlerinin bu durumdan etkilenmeyip hücuma geçmeleri de kaydedilmiştir.【12】 


Kartal Bozgunu: 1770 yılında meydana gelen Kartal bozgunundaki büyük zayiatın sebebi de Hotin'deki olaya benzer şekilde, şiddetli yağmur sonucu Tuna Nehri'nin taşıp köprünün yıkılmasına bağlanmıştır. Serdar-ı ekrem Halil Paşa, Tuna Nehri'nin azgınlığının 59 yıl önce Baltacı Mehmed Paşa zamanında görülenle aynı boyutta olduğunu bildirmiştir. Kaynakta bu durum, Baltacı'nın da benzer bir yada felaketine uğratılmak istenmiş olabileceği şeklinde yorumlanmıştır.【13】 

Kaynakça

Eflatun, Muvaffak. “Klasik Türk Şiirinde Türk Mitolojisinin İzleri: Yada ve Galebe Taşı Örnekleri.” Eski
Türk Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 6, no. 3 (2023): 570–601. Erişim tarihi: 22 Ekim 2025. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3377126


Gömeç, Saadettin Yağmur. “Türklerde Töz, Fal ve Yadacılığa Dair Bazı Tespitler.” Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Dergisi 11 (2019): 37–62. Erişim tarihi: 22 Ekim 2025. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/929841.


Güler, Mehmet. “Babürnâme’deki Örneklerden Hareketle Türk-Moğol Kültüründe Yadacılık Geleneği.” Journal of Old Turkic Studies 7, no. 2 (2023): 444–459. Erişim tarihi: 22 Ekim 2025. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2971251.


Öğreten, Ahmet. “Türk kültüründe ‘Yada Taşı’ ve XVIII. Yüzyıl Sonu Osmanlı-Rus Savaşlarında Kullanılması.” Belleten 64, no. 241 (2000): 863–900. Erişim tarihi: 22 Ekim 2025. https://belleten.gov.tr/tam-metin-pdf/2578/tur.

Dipnotlar

[1]

Ahmet Öğreten. "Türk Kültüründe" Yada Taşı" ve XVIII. Yüzyıl Sonu Osmanlı-Rus Savaşlarında Kullanılması." Belleten 64.241 (2000): 863 https://belleten.gov.tr/tam-metin-pdf/2578/tur

[2]

Muvaffak Eflatun. "Klasik Türk Şiirinde Türk Mitolojisinin İzleri: Yada ve Galebe Taşı Örnekleri." Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları Dergisi [Journal Of Old Turkish Literature Researches] 6.3 (2023): 578 https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3377126

[3]

Mehmet Güler. "Babürnâme’deki Örneklerden Hareketle Türk-Moğol Kültüründe Yadacılık Geleneği." Journal of Old Turkic Studies 7.2 (2023): 455 https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2971251

[4]

Saadettin Yağmur Gömeç. "Türklerde Töz, Fal ve Yadacılığa Dair Bazı Tespitler." Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Dergisi 11 (2019): 47 https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/929841

[5]

Eflatun. "Klasik Türk Şiirinde Türk Mitolojisinin İzleri: Yada ve Galebe Taşı Örnekleri." s. 574 https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3377126

[6]

Güler. "Babürâme’deki Örneklerden Hareketle Türk-Moğol Kültüründe Yadacılık Geleneği." s. 448. Son Erişim: 9.12.2025. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2971251

[7]

Öğreten. "Türk Kültüründe" Yada Taşı" ve XVIII. Yüzyıl Sonu Osmanlı-Rus Savaşlarında Kullanılması." s. 867 https://belleten.gov.tr/tam-metin-pdf/2578/tur

[8]

Öğreten. "Türk Kültüründe" Yada Taşı" ve XVIII. Yüzyıl Sonu Osmanlı-Rus Savaşlarında Kullanılması." s. 891 https://belleten.gov.tr/tam-metin-pdf/2578/tur

[9]

Öğreten. "Türk Kültüründe" Yada Taşı" ve XVIII. Yüzyıl Sonu Osmanlı-Rus Savaşlarında Kullanılması." s. 886 https://belleten.gov.tr/tam-metin-pdf/2578/tur

[10]

Öğreten. "Türk Kültüründe" Yada Taşı" ve XVIII. Yüzyıl Sonu Osmanlı-Rus Savaşlarında Kullanılması." s. 895 https://belleten.gov.tr/tam-metin-pdf/2578/tur

[11]

Öğreten. "Türk Kültüründe" Yada Taşı" ve XVIII. Yüzyıl Sonu Osmanlı-Rus Savaşlarında Kullanılması." s. 896 https://belleten.gov.tr/tam-metin-pdf/2578/tur

[12]

Öğreten. "Türk Kültüründe" Yada Taşı" ve XVIII. Yüzyıl Sonu Osmanlı-Rus Savaşlarında Kullanılması." s. 897 https://belleten.gov.tr/tam-metin-pdf/2578/tur

[13]

Öğreten. "Türk Kültüründe" Yada Taşı" ve XVIII. Yüzyıl Sonu Osmanlı-Rus Savaşlarında Kullanılması." s. 898 https://belleten.gov.tr/tam-metin-pdf/2578/tur

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarYahya B. Keskin22 Ekim 2025 11:35

İçindekiler

  • Taşın Fiziksel Özellikleri ve Yapısı

  • Temel İşlevi ve Uygulamaları

  • Taşın Kökeni Hakkındaki Rivayetler

  • Yada Hakkında Efsaneler

  • Babürnâme'de Yadacılık Geleneği

  • Savaşlarda Yada Taşının Kullanımı

    • Osmanlı-Rus Savaşında Yada Taşı

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Yada Taşı" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor