Yakushima Adası

Biyoloji+2 Daha
fav gif
Kaydet
kure star outline
Konum
Kagoshima EyaletiKumage İlçesiJaponya
Yüz Ölçümü
~504 km² (Miras Alanı: 10.747 ha - adanın %21'i)
En Yüksek Zirve
Miyanoura Dağı (1.936 m - Kyushu'nun en yükseği)
UNESCO kaydı
1993 (Kriter vii ve ix - Japonya'nın ilk doğal mirası)
Önemli Fauna
Yaku GeyiğiYaku MakakıDeniz Kaplumbağaları
Popüler Kültür
Prenses Mononoke filminin ilham kaynağı


Yakushima Adası (Japonca: 屋久島), Japonya Takımadaları'nın güneybatı ucunda, Kyushu Adası'nın yaklaşık 60 kilometre güneyinde yer alan, idari olarak Kagoshima Eyaleti'nin Kumage İlçesi'ne bağlı dairesel formda bir adadır. Yaklaşık 504 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip olan ada, barındırdığı ılıman kuşak yağmur ormanları ve biyolojik çeşitliliği sayesinde, 1993 yılında Shirakami-Sanchi ile birlikte Japonya'nın ilk UNESCO Dünya Doğal Mirası alanı olarak tescil edilmiştir.


Adanın coğrafi merkezi, deniz seviyesinden aniden yükselen ve zirveleri 2.000 metreyi bulan sarp granit dağlarla kaplıdır. Bu sarp ve yoğun dağ sırası, bölgenin coğrafi literatürde "Okyanusun Alpleri" olarak tanımlanmasının temel nedenidir. Kıyılardaki subtropikal iklimden dağ zirvelerindeki subarktik koşullara uzanan bu dikey ekosistem geçişi, adaya büyük bir flora kazandırmıştır. Özellikle 1.000 yaşını aşkın devasa "Yakusugi" sedir ağaçları, ada atmosferinin en önemli parçasıdır. Yerel halkın "ayda 35 gün yağmur yağdığını" söylediği bu bereketli coğrafya, antik Jomon Sugi ağacı gibi tabiat ürünlerinin yanı sıra, endemik Yakushima maymunları ve geyikleri gibi pek çok canlı türüne de ev sahipliği yapmaktadır.

Coğrafya ve Jeoloji

​Yakushima, kabaca dairesel bir forma sahip olup yaklaşık 28 kilometre çapında ve 132 kilometre çevre uzunluğundadır. Adanın jeolojik temeli, yer kabuğunun derinliklerinde katılaştıktan sonra tektonik hareketlerle yüzeye itilen devasa bir granit magmatik kütleye dayanır. Bu sert ve geçirimsiz kayaç yapısı, kıyı şeridinden iç kesimlere doğru dik bir eğimle yükselen bir topoğrafyanın oluşumuna sebep olmuştur. Adanın merkezinde, sadece adanın değil tüm Kyushu bölgesinin en yüksek noktası olan 1.936 metre yüksekliğindeki Miyanoura Dağı (Miyanoura-dake) yer alır. Ancak yüksek irtifa sadece bu zirveyle sınırlı değildir; ada, Nagata Dağı (1.886 m) ve Kuromi Dağı (1.831 m) dahil olmak üzere 1.000 metreyi aşan 40'tan fazla zirveye ev sahipliği yapar.


Granit zemin, yağmur suyunu tutmadığı için, adada Anbo Nehri gibi derin vadiler oyarak denize dökülen çok sayıda nehir ve Senpiro ile Oko gibi şelaleler oluşmuştur. Adanın %90'ından fazlası yoğun ormanlarla kaplıdır ve sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim sadece dar kıyı şeridiyle sınırlı kalmıştır. UNESCO Dünya Mirası olarak tescil edilen 10.747 hektarlık çekirdek bölge (adanın yaklaşık %21'i), batı sahilinden başlayıp merkezi zirvelere kadar kesintisiz uzanan ve insan müdahalesinin bulunmadığı bir doğa koridoru oluşturmaktadır.

İklim ve Hidroloji

Ada, Palearktik ve Oryantal biyotik bölgelerin sınırında yer alması ve ılık Kuroshio Akıntısı'nın (Siyah Akıntı) doğrudan etkisi altında olması nedeniyle son derece dinamik ve nemli bir atmosferik karaktere sahiptir. Japonya’nın en çok yağış alan bölgesi olan Yakushima’da yağış rejimi, okyanustan gelen nemli havanın sarp dağlara çarpıp yükselmesiyle oluşan orografik mekanizmaya dayanır. Yıllık yağış miktarı kıyı şeridinde ortalama 4.000 mm seviyelerinde seyrederken, dağlık iç kesimlerde bu miktar 8.000 mm ila 10.000 mm gibi oldukça yüksek seviyelere ulaşır. 【1】


Adanın hidrolojik yapısı, jeolojik temeli oluşturan granit kayaçların suyu geçirmeme özelliği ile doğrudan ilişkilidir. Toprak tarafından emilemeyen su kütleleri hızla yüzey akışına geçerek, merkezden kıyılara doğru ışınsal (radyal) olarak yayılan Anbo ve Miyanoura gibi debisi yüksek nehirleri ve çok sayıda şelaleyi besler.


Sıcaklık dağılımı ise dikey eksende kritik bir değişim gösterir. Kıyılarda yıllık ortalama 19°C sıcaklıkla subtropikal bir iklim hakimken, rakım arttıkça sıcaklık düzenli olarak düşer. Zirvelere ulaşıldığında iklim, kuzey Japonya'daki Hokkaido bölgesiyle benzer subarktik (soğuk-ılıman) özellikler kazanır. Bu termal fark, kış aylarında kıyıda hibiskus ve begonviller çiçek açarken, dağ zirvelerinde kar kalınlığının 3 ila 6 metreyi bulduğu bir ekolojik tezatlık yaratır.

Biyolojik Çeşitlilik ve Vejetasyon

​Yakushima'nın UNESCO Dünya Mirası listesine alınmasındaki en kritik faktör, deniz seviyesinden zirveye kadar kesintisiz devam eden dikey bitki örtüsü dağılımıdır. Bu özellik, adayı "Japonya Takımadaları'nın mikrokosmosu" haline getirir; zira güney Kyushu'nun subtropikal florasından kuzey Hokkaido'nun subarktik florasına kadar uzanan yaklaşık 2.000 kilometrelik bir biyolojik çeşitlilik yelpazesi, bu adada dikey bir düzlemde sıkıştırılmıştır.


Bitki kuşakları, irtifaya bağlı olarak belirgin geçişler sergiler. Deniz seviyesinden başlayan Kıyı Kuşağı, Gajumaru (Banyan) ve kauçuk ağaçları (Ficus superba) gibi subtropikal türlere ev sahipliği yapar. Rakım yükseldikçe, Defne (Lauraceae) ve Meşe türlerinin hakim olduğu, yıl boyu yeşil kalan Ilıman Geniş Yapraklı Ormanlar başlar. Yaklaşık 800 metre irtifadan sonra, adanın simgesi olan ve yaşları 1.000 yılı aşan antik Yaku-sugi (Japon Sediri) ağaçlarının bulunduğu İğne Yapraklı Orman Kuşağı'na geçilir. Yüksek nem oranı sayesinde ağaçların gövdelerini kaplayan yoğun yosun tabakaları ve epifit bitkiler, bu sisli ormanlara özel bir atmosfer kazandırır. Ağaç sınırının aşıldığı 1.600 metre üzerindeki Zirve Kuşağı ise, şiddetli rüzgarlara dayanıklı Pseudosasa owatarii (Yaku bambusu) çayırları ve Rhododendron yakushimanum (Yaku ormangülü) gibi bodur bitkilerin egemenliğindeki subalpin bir manzara sunar.


Ada, tespit edilen yaklaşık 1.900 bitki türü ile çeşitli bir botanik zenginliğe sahiptir ve bunların 94'ü endemik (sadece bu adaya özgü) türlerdir. Fauna açısından ise ada, anakaradan izole kalarak fiziksel olarak küçülmüş ("ada cüceleşmesi") alt türlere sığınak olmuştur. Japon makakının endemik bir alt türü olan Yaku Makakı (Macaca fuscata yakui) ve Yaku Geyiği (Cervus nippon yakushimae), orman ekosisteminin en yaygın memelileridir ve genellikle bir arada yaşarlar. Kıyı ekosistemi de küresel öneme sahiptir; adanın kuzeybatısındaki Nagata Plajı, nesli tükenme tehlikesi altındaki Caretta caretta (İribaş deniz kaplumbağası) popülasyonu için Kuzey Pasifik'teki en kritik yumurtlama alanı olarak Ramsar

Sözleşmesi ile korunmaktadır.

Yaku-sugi ve Anıtsal Ağaçlar

Yakushima'nın sisli ve yoğun nemli atmosferi, dünyanın en uzun ömürlü ağaçlarından bazılarına ev sahipliği yapmaktadır. Adanın 500 metreden yüksek kesimlerinde doğal olarak yetişen Japon sedirlerine (Cryptomeria japonica) genel olarak "Sugi" adı verilirken, yaşı 1.000 yılı aşmış olan kadim ağaçlar saygı ifadesi olarak "Yaku-sugi" unvanıyla anılır. Adanın jeolojik temelini oluşturan granit zemin, besin açısından son derece fakir bir toprak yapısı sunar. Bu zorlu koşullar altında ağaçlar hayatta kalabilmek için son derece yavaş büyümek zorunda kalır. Bu yavaş büyüme süreci, ağaç halkalarının birbirine çok sıkı kenetlenmesini sağlarken, ağacın dokusunda normal sedirlere göre yaklaşık altı kat daha fazla reçine birikmesine neden olur. İşte bu yoğun reçine, Yaku-sugi'leri adanın aşırı nemli ortamında çürümeye, böcek istilasına ve hastalıklara karşı yüzyıllarca koruyan en temel biyolojik savunma mekanizmasıdır.


Bu ormanın en ünlü ağacı Jomon Sugi'dir. 1966 yılında keşfedilen ve adanın simgesi haline gelen bu anıt ağaç, 16,4 metre ölçülen geniş gövde çevresiyle Japonya'daki en büyük sedir ağacı unvanını taşır. Bilim insanları ve yerel tarihçiler arasında yapılan radyokarbon analizleri ve büyüme halkası incelemeleri, ağacın yaşının 2.000 ile 7.200 yıl arasında değiştiğini öngörmektedir; bu da onu dünyanın yaşayan en yaşlı organizmalarından biri yapar.


Ormanın derinliklerinde, yaşayan ağaçlar kadar tarihsel izler taşıyan kalıntılar da bulunur. Bunların en meşhuru, Wilson Kütüğü'dür (Wilson Stump). Ziyaretçiler kütüğün içine girip yukarı doğru baktıklarında, gökyüzüne açılan doğal boşluğun kusursuz bir kalp şekli oluşturduğunu görürler. 1586 yılında, dönemin güçlü derebeyi Toyotomi Hideyoshi'nin emriyle, muhtemelen Kyoto'daki bir tapınağın inşasında kereste olarak kullanılmak üzere kesilen bu devasa ağacın günümüze sadece kütüğü ulaşmıştır. 【2】Amerikalı botanikçi Ernest Henry Wilson'a ithafen isimlendirilen bu kütüğün içi zamanla çürüyerek boşalmış ve bir mağara halini almıştır. 【3】


Yaku-sugi ormanlarında yaşam, sürekli bir kökler mücadelesi halindedir. Toprağın çok az olduğu granit kayalar üzerinde, devasa ağaçlar köklerini toprağa gömmek yerine, kayaların üzerini kaplayan kalın yosun tabakalarına ve diğer ağaçların köklerine dolayarak ayakta kalır. Bu durum, ağaçların köklerinin havada asılıymış gibi göründüğü, ilkel bir peyzaj yaratır.

Kültürel Etki ve Turizm

​Yakushima, sahip olduğu sisli atmosfer ve endemik bitkileriyle sadece bilim dünyasında değil, popüler kültürde de yer edinmiştir. Bu kültürel etkileşimin en somut örneği, ünlü Japon animasyon stüdyosu Studio Ghibli ve yönetmen Hayao Miyazaki ile olan bağlantısıdır. Adanın kuzeydoğusunda yer alan Shiratani Unsuikyo Vadisi, zemininden ağaç gövdelerine kadar her santimetrekaresi kalın, zümrüt yeşili yosun tabakalarıyla kaplı bir ekosistemdir.


"Yosunlu Orman" (Koke-musu-mori) olarak adlandırılan bu bölge, Miyazaki'nin 1997 yapımı Prenses Mononoke (Mononoke Hime) filmindeki "Orman Ruhu"nun yaşadığı kadim ormana doğrudan görsel ilham kaynağı olmuştur. Ziyaretçiler, filmin atmosferini gerçek hayatta deneyimlemek için sıklıkla bu vadiyi ziyaret etmektedir.


Adanın kaynakları da tabiat anıtlarına dönüşmüştür. Bunların en büyüğü, adanın güneybatısında dökülen Ohko-no-taki Şelalesi'dir. Granit kayalıklardan aşağıya 88 metre boyunca düşen bu şelale, "Japonya'nın En İyi 100 Şelalesi" listesinde yer alır ve özellikle yağışlı mevsimlerdeki güçlü debisiyle bilinir. 【4】


Adanın jeolojik yapısı, termal kaynakların oluşumuna da izin vermiştir. Güney kıyısında yer alan Hirauchi Kaichu Onsen, doğa ve insan etkileşiminin örneklerinden biridir. Kayalık sahil şeridinde yer alan bu termal kaynak, nadir görülen bir gelgit kaplıcasıdır. Havuzlar, günde sadece iki kez suların çekildiği (medcezir) saatlerde ortaya çıkar; sular yükseldiğinde ise tamamen okyanusun altında kalır. Bu durum, ziyaretçilere okyanus dalgalarının sesini dinleyerek deniz seviyesinde termal banyo yapma imkanı sunar.

Koruma Statüsü ve Kriterler

​Yakushima'nın sahip olduğu evrensel değer, UNESCO tarafından belirlenen iki kritik doğal kriter üzerinden tescillenmiştir. Bölgenin Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmesini sağlayan ilk faktör, Kriter (vii) kapsamında değerlendirilen üstün doğal fenomenler ve estetik önemdir. Bu kriter, adanın sarp granit dağlarının okyanustan aniden yükselerek oluşturduğu topografyayı ve binlerce yıllık Yaku-sugi ormanlarının sunduğu atmosferi kapsar. Sisli, yosun kaplı ve iç içe geçmiş köklerden oluşan bu orman dokusu, doğanın anıtsal bir sanat eseri olarak kabul edilir.


İkinci temel faktör olan Kriter (ix) ise, devam eden ekolojik ve biyolojik süreçleri vurgular. Ada, Palearktik biyocoğrafya bölgesindeki ılık-ılıman kuşak yağmur ormanlarının tarih içindeki değişim sürecini, türlerin adaptasyonunu ve orman rejenerasyonunu gözlemlemek için bir canlı laboratuvar niteliğindedir. Özellikle kıyı şeridindeki subtropikal türlerden, dağ zirvelerindeki soğuk iklim bitkilerine kadar uzanan kesintisiz dikey vejetasyon geçişi, küresel ölçekte biyolojik çeşitliliğin örneklerinden biri olarak korunmaktadır.

Dipnotlar

Günün Önerilen Maddesi
2/11/2026 tarihinde günün önerilen maddesi olarak seçilmiştir.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarRabia Karabulut27 Ocak 2026 20:18

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Yakushima Adası" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Coğrafya ve Jeoloji

  • İklim ve Hidroloji

  • Biyolojik Çeşitlilik ve Vejetasyon

  • Yaku-sugi ve Anıtsal Ağaçlar

  • Kültürel Etki ve Turizm

  • ​Koruma Statüsü ve Kriterler

KÜRE'ye Sor