Yere Bağlılık, bireyler veya gruplar ile belirli coğrafi mekânlar arasında oluşan duygusal bağı ifade eden bir kavramdır. Genellikle çevre psikolojisi, coğrafya, sosyoloji ve çevre eğitimi gibi disiplinler tarafından incelenir. Bu kavram, bir yerin birey için taşıdığı önem derecesini ve o yerle kurulan anlamlı ilişkiyi tanımlar. Yere bağlılık, daha geniş bir kavram olan yer duygusunun (sense of place) temel bileşenlerinden biri olarak kabul edilir ve genellikle yer anlamı (place meaning) ile birlikte ele alınır. Bu bağlamda yer duygusu, insanların bir yere atfettiği sembolik anlamlar ile o yere duyduğu duygusal bağın bir bütünüdür.
Yere bağlılık, en genel anlamıyla bir bireyin belirli bir çevreye veya mekâna duyduğu olumlu ve anlamlı bağ olarak tanımlanır. Bu bağ, bireyin kimliğinin bir parçasını oluşturabilir, işlevsel ihtiyaçlarını karşılayabilir veya her ikisini de içerebilir. Kavram, "bir bireyin belirli bir çevresel ortamla kendini ne ölçüde değerli bulduğu veya özdeşleştirdiği" şeklinde de ifade edilmiştir.【1】
Yere bağlılık, genellikle olumlu bir duygusal durumu ifade etse de, bir yere yönelik olumsuz veya çelişkili duyguları da içerebilir. Örneğin, bireyler kendilerini bir yere ait hissederken aynı zamanda o yerin bazı özelliklerinden rahatsızlık duyabilirler. Literatürde "topophilia" (yer sevgisi), "insidedness" (içeridelik) veya "place bonding" (yer ile bağ kurma) gibi ilişkili terimler bulunsa da, "yere bağlılık" (place attachment) özellikle psikolojik yaklaşımlarda standartlaşmış bir terim olarak öne çıkmaktadır.
Yere bağlılık, tek boyutlu bir olgu olmayıp, farklı kuramsal çerçevelerde çeşitli bileşenlere ayrılarak incelenir. En yaygın kabul gören ayrım, yer kimliği ve yer bağımlılığı olmak üzere iki temel bileşen üzerine kuruludur.
Yer kimliği, bir mekânın bireyin benliğinin veya kişisel kimliğinin bir uzantısı haline geldiği sembolik ve duygusal bir bağdır. Bireyin "ben kimim?" sorusuna verdiği cevapta, söz konusu mekânın bilişsel, duygusal ve değersel bir yer tutmasıdır. Bu boyut, mekânın fiziksel özelliklerinden, orada yaşanan deneyimlerden ve o yere yüklenen anlamlardan oluşur. Örneğin, bir kişinin doğduğu ve büyüdüğü mahalleyi kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olarak görmesi, yer kimliğinin bir yansımasıdır.
Yer bağımlılığı, bir mekânın bireyin belirli amaçlarını veya faaliyetlerini gerçekleştirmesi için sunduğu olanaklara dayanan işlevsel bir bağdır. Bu bileşen, mekânın diğer alternatif mekânlara kıyasla bireyin ihtiyaçlarını ne kadar iyi karşıladığına odaklanır. Örneğin, bir dağcının belirli bir tırmanış rotasına olan bağlılığı, o rotanın sunduğu zorluk seviyesi ve deneyim olanakları nedeniyle diğer rotalara tercih edilmesinden kaynaklanan bir yer bağımlılığıdır. Benzer şekilde, bir kent sakininin belirli bir parka olan bağlılığı, o parkın spor yapma veya dinlenme gibi favori aktiviteleri için en uygun ortamı sağlamasına dayanabilir.
Yere bağlılığın oluşumu iki temel mekanizma üzerinden açıklanmaktadır:
Bir mekânda uzun süre yaşamak, sık ziyaretlerde bulunmak ve mekânla aktif bir etkileşim içinde olmak (örneğin, bahçe işleri, restorasyon çalışmaları veya topluluk etkinliklerine katılmak) yere bağlılığı güçlendirir. Mekân içinde kurulan sosyal ilişkiler de bu bağın gelişiminde etkilidir.
Bireyler, hiç ziyaret etmedikleri veya çok az bulundukları uzak mekânlara dahi bağlılık geliştirebilirler. Bu tür bir bağlılık; hikayeler, filmler, kitaplar veya diğer anlatılar aracılığıyla o mekâna yüklenen anlamlar ve semboller üzerinden oluşur. Bireyin bir mekânın hedeflerine ulaşmak için benzersiz bir ortam sunduğunu düşünmesi de dolaylı bağlılığa yol açabilir.
Yere bağlılığın ölçülmesinde nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanılır.
En yaygın kullanılan araç, Likert tipi ölçeklerdir. Bu ölçeklerde katılımcılardan, "Bu mekân, yapmak istediğim şeyler için en iyi yerdir" (yer bağımlılığı) veya "Bu mekânın benim bir parçam olduğunu hissediyorum" (yer kimliği) gibi ifadelere ne ölçüde katıldıklarını belirtmeleri istenir【2】 . Bazı çalışmalarda ise, olumlu ve olumsuz duyguları bir arada ölçebilen, örneğin -5 (çok olumsuz bağlılık) ile +5 (çok olumlu bağlılık) arasında değişen çift kutuplu (bipolar) ölçekler kullanılır. Ölçüm ölçekleri; kutupluluk (tek veya çift kutuplu), boyut (tek veya çok boyutlu), bileşen (tek veya çok bileşenli) ve yöneltme biçimi (doğrudan veya dolaylı) gibi özelliklere göre sınıflandırılabilir.
Bağlılığın arkasındaki derin ve katmanlı anlamları ortaya çıkarmak için açık uçlu anketler, derinlemesine mülakatlar, katılımcıların çektikleri fotoğraflar üzerinden anlatılar oluşturma (photo-narrative), harita çizimi ve hikâye anlatımı gibi yöntemler kullanılır.
Yere bağlılık kavramının kökenleri, 1960'lı ve 1970'li yıllarda gelişen hümanist coğrafya ve çevre psikolojisi akımlarına dayanır. Bu dönemde coğrafyacı Yi-Fu Tuan, "topophilia" (yer sevgisi) kavramını ortaya atarak, insanların çevreleriyle kurdukları duygusal ve estetik bağlara dikkat çekmiştir. Tuan'a göre, soyut ve farklılaşmamış "uzam" (space), bireysel ve toplumsal deneyimler yoluyla anlam kazandığında "yer" (place) haline gelir. Benzer şekilde, Edward Relph de Place and Placelessness (Yer ve Yersizlik) adlı çalışmasında, bir yerin kimliğinin fiziksel ortam, faaliyetler ve anlamlar olmak üzere üç temel bileşenden oluştuğunu belirtmiş ve insanların bir yerle kurdukları ilişkinin derinliğini "içeridelik" ve "dışarıdalık" gibi kavramlarla açıklamıştır.
Bu öncü çalışmaların ardından, başlangıçta "rootedness" (kök salmışlık) veya "place affiliation" (yer aidiyeti) gibi farklı terimler kullanılsa da, zamanla özellikle çevre psikolojisi alanında "place attachment" (yere bağlılık) terimi daha sistematik ve tanımlanmış bir çerçeveye oturtulmuştur.
Yere bağlılık kavramı, birden çok alanda teorik ve pratik çalışmalara temel oluşturur.
Yere bağlılığın en yaygın araştırıldığı alanlardan biri, çevre yanlısı (pro-environmental) davranışlarla olan ilişkisidir. Araştırmalar, bir yere güçlü duygusal bağlar besleyen bireylerin o yeri korumaya yönelik daha fazla sorumluluk hissettiğini ve davranış sergilediğini göstermektedir. Ampirik çalışmalar, yere bağlılığın parklardaki gönüllülük faaliyetlerine katılma, çevresel tehdit oluşturan projelere karşı çıkma ve geri dönüşüm gibi davranışlarla pozitif yönde ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Yapısal eşitlik modellemesi kullanılan bazı çalışmalar, bu ilişkinin nedensel olabileceğini, yani yere bağlılığın çevre yanlısı davranışları öngördüğünü ileri sürmektedir.
Çevre eğitimi programları, bireylerde yere bağlılık ve dolayısıyla yer duygusu geliştirmeyi hedefler. Bu programlar, deneyimsel (doğrudan mekânla etkileşim) ve öğretimsel (anlatılar, tartışmalar ve sanatsal faaliyetler) yaklaşımları bir arada kullanarak katılımcıların yaşadıkları çevreyle daha derin ve anlamlı bağlar kurmasını amaçlar.
Bir bölgede yaşayan toplulukların yere bağlılıklarının anlaşılması, kültürel peyzajların ve tarihi kentsel alanların katılımcı yöntemlerle yönetimi için kritik bir bilgidir. Yerel halkın değerlerini ve bağlarını göz ardı eden planlama kararları, projelere karşı dirence ve toplumsal çatışmalara yol açabilmektedir. Yere bağlılık, sadece binalar gibi somut mirasa değil, aynı zamanda müzik, hikâye ve ritüeller gibi somut olmayan mirasa da yönelik olabilir. Örneğin, Van'da yapılan bir çalışma, yöresel türkülerin bilinirliği ile yere bağlılık arasında bir ilişki olduğunu göstermiştir.
Sanal gerçeklik (VR) teknolojileri, gerçek dünyadaki mekânların ne kadar başarılı bir şekilde yeniden yaratılabildiğini değerlendirmek için yere bağlılık kavramından yararlanır. Araştırmacılar, sanal bir ortamın kullanıcıda gerçek mekâna dair anıları, duyguları ve aidiyet hissini tetikleyip tetiklemediğini inceleyerek teknolojinin etkinliğini ölçmeye çalışırlar.
Yere bağlılık kavramı, uluslararası düzeyde kültürel ve doğal mirasın korunmasına yönelik politika ve sözleşmelerde dolaylı veya doğrudan yer bulmuştur.
[1]
Alex Kudryavtsev, Richard C. Stedman ve Marianne E. Krasny, "Sense of Place in Environmental Education," Environmental Education Research 18, no. 2 (2012): 231.
[2]
¹ Alex Kudryavtsev, Richard C. Stedman ve Marianne E. Krasny, "Sense of Place in Environmental Education," Environmental Education Research 18, no. 2 (2012): 231.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Yere Bağlılık" maddesi için tartışma başlatın
Tanım
Kuramsal Yaklaşımlar ve Bileşenler
Yer Kimliği (Place Identity)
Yer Bağımlılığı (Place Dependence)
Yere Bağlılığın Gelişimi
Doğrudan Deneyim
Dolaylı Öğrenme
Ölçüm Yöntemleri
Nicel Yöntemler
Nitel Yöntemler
Tarihsel Gelişim ve İlgili Kavramlar
Uygulama Alanları
Çevre Psikolojisi ve Çevre Yanlısı Davranışlar
Çevre Eğitimi
Kültürel Miras Yönetimi ve Planlama
Sanal Gerçeklik ve Teknoloji
Önemli Kurumlar ve Belgeler
UNESCO:
Avrupa Konseyi:
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.