Agenda
kure star outline

2026 ABD-İran Mutabakat Zaptı

fav gif
Save
Quote
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve ABD deniz ablukasının kaldırılmasını öngören mutabakat zaptında uzlaşmış; anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran 2026'da İsviçre'de yapılacağı açıklanmıştır.
2026 ABD-İran Mutabakat Zaptı image
Broadcast IconRecently Added:
ArticleDiscussion

June 15, 2026

2026 ABD-İran Mutabakat Zaptı (ABD-İran Barış Anlaşması), Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran İslam Cumhuriyeti arasında, 100 günü aşkın süren savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın açılması amacıyla düzenlenen bir mutabakat metnidir. Anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump tarafından 14 Haziran 2026 tarihinde duyurulmuş, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi tarafından teyit edilmiştir.


Söz konusu mutabakat; Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını, ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılmasını, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların sona erdirilmesini ve İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin yeniden başlatılmasını öngörmektedir. Anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran 2026 tarihinde İsviçre’de düzenleneceği açıklanmıştır.


Mutabakat zaptının, nükleer konularda nihai anlaşma niteliği taşımadığı; bunun yerine ateşkesi uzatan ve 60 günlük bir müzakere dönemi öngören bir çerçeve olduğu belirtilmiştir. İran tarafı, nihai anlaşmaya ilişkin müzakerelerin yalnızca ABD’nin mutabakat zaptı kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmesinin ardından gerçekleşeceğini ifade etmiştir.

Anlaşmanın Duyurulması

Anlaşmaya varıldığı, ilk olarak Tahran ile Washington arasındaki dolaylı görüşmelere arabuluculuk eden Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından duyurulmuştur. Şerif, sosyal medya paylaşımında “Yoğun görüşmelerin ardından, ABD ve İran arasında barış anlaşmasına varıldığını duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz.” demiştir.


Şerif, her iki tarafın da “Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan ettiğini” aktarmış ve anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran’da İsviçre’de düzenleneceğini bildirmiştir.


ABD Başkanı Donald Trump, kısa süre sonra Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda anlaşmanın tamamlandığını belirtmiştir. Trump, açıklamasında “Herkese tebrikler. Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz olarak açılmasını ve aynı zamanda ABD Donanması ablukasının derhal kaldırılmasını tam olarak onaylıyorum. Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın.” demiştir.


Trump, ikinci paylaşımında anlaşmanın bölgeye barış ve güvenlik getireceğini belirterek, “Birçok başkan İran’la barış yapmaya çalıştı ve benden önce hepsi başarısız oldu. Bölge liderleri, ilk kez gerçek barışı sağlamalarına yardımcı olabilecek bir başkan buldular.” değerlendirmesinde bulunmuştur. Trump ayrıca, 19 Haziran’da anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı’nın açılacağını ve mayınların temizlenmesiyle petrolün hem bölge hem de dünya için yeniden akmaya başlayacağını ifade etmiştir.


Trump, anlaşmayı ABD’deki saatle 80. doğum gününde duyurmuş; bir ABD yetkilisi, Tahran’ın duyurunun İran saatiyle gece yarısından önce yapılmasını istemediğini, bu saatin Trump’ın doğum gününe denk geleceğini belirtmiştir. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, duyurunun Trump’ın doğum gününe denk gelmesi nedeniyle kendisini tebrik etmiştir.

Anlaşmanın İçeriği

İran’ın Mehr haber ajansına göre taslak anlaşma 14 maddeden oluşmaktadır. Taslakta; Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaların kalıcı ve derhal sona erdirilmesi, deniz ablukasının 30 gün içinde tamamen kaldırılması, ABD’nin İran çevresindeki kuvvetlerini geri çekme taahhüdü ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması yer almaktadır.


Taslakta ayrıca petrol satışlarına yönelik yaptırımların askıya alınması, anlaşmanın imzalanmasından itibaren 60 gün içinde nükleer konularda nihai bir anlaşmaya varılması ve 60 günlük müzakere döneminde 24 milyar dolar tutarındaki dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması öngörülmüştür. Mehr, nihai müzakerelerin, İran’ın dondurulmuş varlıklarının yarısı serbest bırakılmadan ve Hürmüz Boğazı’nı etkileyen kısıtlamalar kaldırılmadan başlamayacağını bildirmiştir. Aynı kaynak, İran’ın füze programı ile direniş gruplarına verdiği desteğe ilişkin görüşmelerin müzakere gündeminden çıkarıldığını aktarmıştır. Al Jazeera, Mehr tarafından aktarılan ayrıntıları bağımsız olarak doğrulayamadığını belirtmiştir.


Axios’un aktardığına göre anlaşma, ABD ve İran’ın 60 günlük süre içinde İran’ın nükleer zenginleştirmesi ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun tasfiyesi üzerine müzakere etmesini öngörmektedir. ABD’nin, yaptırımların hafifletilmesi ile dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılmasını görüşeceği ve bu adımların Tahran’ın uyumuna bağlanacağı kaydedilmiştir.


İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi de, anlaşmanın imzalanmasından sonraki 60 günlük süre içerisinde yaptırımlar, nükleer program ve ekonomik kalkınma mekanizması gibi konuların müzakere edileceğini kaydetmiştir. Garibabadi, anlaşma metninde İran’ın tüm önemli görüşlerinin yer aldığını ve metnin 19 Haziran’daki imza töreninden önce kamuoyuna açıklanacağını belirtmiştir.


Al Jazeera, uluslararası tarafların paylaştığı, henüz doğrulanmamış ayrıntılardan anlaşılabildiği kadarıyla, anlaşmanın büyük ölçüde savaş öncesindeki statükoyu yeniden tesis edeceğini aktarmıştır.

Hürmüz Boğazı’na İlişkin Düzenlemeler

Trump, 14 Haziran 2026 tarihli ilk açıklamasında Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz (tolsuz) olarak açılmasını ve ABD Donanması ablukasının kaldırılmasını onayladığını belirtmiştir. Aynı gün yaptığı sonraki açıklamasında ise, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği bu su yolunun açılmasının 19 Haziran’da imzalanması planlanan anlaşmaya bağlı olduğunu ve “mayın temizliği amacıyla” gerçekleştirileceğini ifade etmiştir.


Şerif’in ilk duyurusunda boğaza ilişkin bir ifadeye yer vermediği belirtilmiştir. İran’ın Mehr ajansı, mutabakat zaptının boğazın 30 gün içinde “İran düzenlemeleri” çerçevesinde yeniden açılmasını öngördüğünü bildirmiştir. ABD’nin, gemicilik üzerindeki herhangi bir ücretlendirme düzenlemesini kabul edilemez gördüğü aktarılmıştır.


Boğazın yeniden açılmasının derhal gerçekleşmeyebileceği; mayın temizliği, altyapının onarımı ve güvenliğin sağlanması süreçlerinin, savaş öncesi sevkiyat hacimlerine tam dönüşten önce zaman alabileceği değerlendirilmiştir.

Nükleer Programa İlişkin Müzakereler

İran’ın nükleer programının geleceğinin bu anlaşmayla çözüme kavuşturulmadığı kaydedilmiştir. Trump, “İran’ın asla nükleer silaha sahip olmayacağı” yönündeki ifadesini yinelemiş; Pakistanlı yetkililer, nükleer görüşmelerin 60 gün boyunca süreceğini aktarmıştır. Trump, Tahran’ın bir nükleer anlaşmaya varamaması halinde ABD’nin askeri operasyonlara yeniden başlayabileceğini söylemiştir.


İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya’dan oluşan ve E4 olarak adlandırılan grup, ortak açıklamasında, İran’ın nükleer programına ilişkin açık ve doğrulanabilir adımlarına karşılık ilgili yaptırımları kaldırmaya hazır olduklarını belirtmiştir.

Uluslararası Tepkiler

Türkiye

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükunun hakim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görüyor, memnuniyetle karşılıyorum.” ifadelerini kullanmıştır.


Erdoğan, imzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını çizmiş; bu neticenin alınmasında ABD ve İran liderlikleri başta olmak üzere arabuluculuk gayretleri için Pakistan’a teşekkür etmiş, Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlere sağladığı desteği takdirle karşıladığını belirtmiştir.


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz. Söz konusu mutabakat, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale teşkil etmektedir.” ifadelerini kullanmıştır.


Fidan, mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi ve bölgesel barış ile güvenliğin korunması açısından ilgili tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesinin büyük önem taşıdığını değerlendirmiş; Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde sürece başından beri destek verdiğini belirtmiştir.


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da yaptığı paylaşımda, ABD ve İran arasında varılan uzlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını ve anlaşmanın kalıcı barışın sağlanmasına katkı sağlamasını temenni ettiklerini ifade etmiştir.

Katar

Katar Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İran arasında, iki ülke arasındaki çözüme kavuşturulamayan meselelerin ele alınmasına ilişkin mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya varılmasını memnuniyetle karşıladığını bildirmiştir. Açıklamada, özellikle Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin güvence altına alınmasını da içeren mutabakatın, kalıcı barışın güçlendirilmesi ve bölgesel ile küresel ekonomik büyümenin desteklenmesi açısından önemli bir adım olduğu ifade edilmiştir. Katar, mutabakatın bölgede iş birliği, kalkınma ve refah için yeni fırsatlar oluşturacağını ve bölge halklarının ortak çıkarlarına hizmet edeceğini belirtmiştir.

Birleşmiş Milletler

BM Genel Sekreteri António Guterres, ABD ve İran’ın derhal ve kalıcı bir ateşkes, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve daha fazla müzakere için bir çerçeve sağlayan bir barış anlaşması üzerinde mutabakata vardıklarını duyurmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etmiştir. Açıklamada, müzakereleri desteklemede Pakistan, Katar, Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve diğer bölgesel ülkelerin oynadığı yapıcı rol için derin takdir belirtilmiştir.[73]

İngiltere

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yaptığı yazılı açıklamada, “ABD ile İran arasında bugün bir anlaşmaya varılmasını memnuniyetle karşılıyorum. Bu, savaşı bitirmeye, bölgesel istikrarı sağlamaya ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya doğru atılmış çok önemli bir adımdır.” ifadelerini kullanmıştır.


Starmer, Pakistan ve Umman gibi arabulucular ile çözüme katkı sağlayan tarafları tebrik etmiş; teknik görüşmelere her türlü desteği vermeye hazır olduklarını, geçişlerin güvenliği için Fransa’yla birlikte uluslararası bir görev gücü oluşturma çabalarına liderlik ettiklerini belirtmiştir. Starmer ayrıca İran’ın nükleer programıyla ilgili taahhütlerini eksiksiz uygulamasının önemine değinmiş ve İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini ifade etmiştir.

Fransa

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını ve sürecin tüm taraflarca hızla ve eksiksiz uygulanması çağrısında bulunduğunu sosyal medya paylaşımında belirtmiştir. Macron, anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nın acil ve koşulsuz biçimde yeniden açılmasına imkân tanıması gerektiğini, İngiltere ile birlikte kurulan uluslararası misyonun bu süreci desteklemeye hazır olduğunu ifade etmiştir. Macron, Fransa’nın Lübnan makamlarının devlet egemenliğini yeniden tesis etme çabalarına tam destek vermeyi sürdüreceğini de kaydetmiştir.

ABD Yetkilileri

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ateşkes anlaşmasının Orta Doğu’da bir “yeni dönem” başlatabileceğini söylemiş ve anlaşma dolayısıyla Trump’ı övmüştür. Vance, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmayacağının güvenle söylenebileceğini ifade etmiş; enerji fiyatlarının düşmesini umduğunu ve gelecek hafta İsviçre’deki imza törenine katılmayı planladığını belirtmiştir.


ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, olası mutabakat zaptına ilişkin ayrıntı verme talebi karşısında, daha fazla ayrıntının gelecekteki görüşmelere bırakılacağını ifade etmiştir. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, yaklaşan nükleer müzakereleri “yakından izleyeceğini” söylemiştir.

Bibliographies

Al Jazeera. “Iran War Live: US, Tehran Confirm ‘Peace Deal’ Reached, Signing on Friday.” Al Jazeera Live Blog, 14 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/liveblog/2026/6/14/iran-war-live-trump-says-deal-to-be-signed-today-as-tehran-urges-caution

Al Jazeera. “US-Iran to Sign a ‘Peace Deal’ on Friday: What We Know So Far.” Al Jazeera, 15 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/6/15/us-iran-to-sign-a-peace-deal-on-friday-what-we-know-so-far

Al Jazeera. “US-Iran ‘Peace Deal’ Announced; Trump Says Strait of Hormuz Reopening.” Al Jazeera, 14 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/6/14/us-iran-ceasefire-deal-announced-trump-says-strait-of-hormuz-reopening

Anadolu Ajansı. “ABD ve İran Arasındaki Anlaşmanın Resmi İmza Töreni Cuma Günü İsviçre’de Gerçekleştirilecek.” Anadolu Ajansı Live Blog. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/live-blog/abd-ve-iran-arasindaki-anlasmanin-resmi-imza-toreni-cuma-gunu-isvicrede-gerceklestirilecek/3900

Anadolu Ajansı. “Cumhurbaşkanı Erdoğan: Varılan Mutabakatı Sulh-u Sükûnun Hâkim Kılınması Adına Önemli Bir Gelişme Olarak Görüyorum.” Anadolu Ajansı. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/cumhurbaskani-erdogan-varilan-mutabakati-sulh-u-sukunun-hakim-kilinmasi-adina-onemli-bir-gelisme-olarak-goruyorum/3966960

Axios. “U.S. and Iran Reach Deal to Extend Ceasefire and Open Strait.” Axios, 14 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.axios.com/2026/06/14/us-iran-ceasefire-extended-hormuz-reopen-trump

CNN. “Trump and Iran Reach Agreement That Includes Opening Strait of Hormuz.” CNN, 14 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://edition.cnn.com/2026/06/14/world/live-news/iran-war-trump-israel

The Guardian. “Pakistan PM Says Signing of Agreement – As It Happened.” The Guardian Live Blog, 14 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.theguardian.com/world/live/2026/jun/14/iran-us-middle-east-crisis-donald-trump-peace-deal-strait-hormuz-open-pakistan-latest-news-updates?

The Guardian. “What Do We Know About the US-Iran Peace Deal – and What Questions Remain?” The Guardian, 15 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.theguardian.com/world/2026/jun/15/us-iran-peace-deal-terms-details-conditions-explained-what-do-we-know-hormuz-lebanon-israel-nuclear

June 16, 2026

Taslak Mutabakat Metnine İlişkin İddialar

İran’ın Mehr Haber Ajansı, 15 Haziran 2026 tarihinde, Tahran ile Washington arasındaki 14 maddelik taslak mutabakat zaptına ilişkin ayrıntılar olarak nitelendirdiği bir metin yayımlamıştır. Söz konusu taslağın bağımsız olarak doğrulanmadığı; ne İranlı ne de ABD’li yetkililerin içeriğini kamuoyu önünde teyit etmediği belirtilmiştir.


Mehr’in aktardığı iddialara göre taslak; Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesiyle başlamakta, ABD’nin İran’ın iç işlerine karışmama ve İslam Cumhuriyeti’nin egemenliğine saygı gösterme taahhüdünü içermektedir. Aynı iddialara göre Washington, 30 gün içinde deniz ablukasını kaldırmayı, İran çevresindeki kuvvetlerini geri çekmeyi ve Hürmüz Boğazı’nın “İran düzenlemeleri” çerçevesinde yeniden açılmasına izin vermeyi taahhüt edecektir.


Mehr, taslakta 24 milyar dolar tutarındaki dondurulmuş İran varlığının 60 günlük görüşmeler süresince serbest bırakılmasının; bu fonun yarısının müzakereler başlamadan önce kullanıma açılmasının öngörüldüğünü iddia etmiştir. Ajansa göre, gelecekteki müzakereler yalnızca zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti, zenginleştirme faaliyetleri, yaptırımların hafifletilmesi ve ekonomik yeniden imarla sınırlı tutulacak; İran’ın füze programı ile müttefik silahlı gruplara verdiği destek gündemin dışında bırakılacaktır.

Lübnan'da yıkılmış ve hasar görmüş binalar, 15 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)


Mehr’in iddialarına göre taslak, İran petrolü, petrokimya ürünleri ve ilgili ihracata yönelik yaptırımların askıya alınmasını ve Tahran’ın bu gelirlere tam erişimini öngörmekte; ABD ve müttefiklerinden İran için en az 300 milyar dolar değerinde yeniden imar planı sunmalarını talep etmektedir.


Taraflar ardından, İran’ın nükleer programını ve ABD’nin birincil ile ikincil yaptırımları, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) kaynaklı kısıtlamaları kaldırmasını kapsayan nihai bir anlaşmaya varmayı amaçlayan 60 günlük müzakere dönemine girecektir. Bu çerçevede İran’ın, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması kapsamındaki nükleer silah edinmeme taahhüdünü yinelediği; müzakere döneminde ABD’nin bölgeye ek kuvvet konuşlandırmaktan ve yeni yaptırım getirmekten kaçınacağı ileri sürülmüştür.


Mehr News, İran müzakere heyeti başkanının stratejik danışmanı Muhammedi’ye atfen, mutabakat zaptına ilişkin nihai kararın İran’da görüşülmekte olduğunu bildirmiş ve bir ses kaydına dayanan ek iddialar aktarmıştır. Muhammedi’nin iddialarına göre İran, Hürmüz Boğazı’nda emniyet, seyrüsefer ve güvenlik hizmetleri sunmakta ve bunlar için ücret tahsil etmektedir; bu ücretleri tahsil hakkının yalnızca İran ve Umman’a ait olduğu ve bu düzenlemenin herhangi bir anlaşma altında değişmeden kalacağı öne sürülmüştür.


Muhammedi’nin iddialarına göre taslağın ilk maddesi, İran ve Lübnan dâhil tüm cephelerde savaşın durdurulmasını; karşı tarafın yeni savaş veya askeri operasyon başlatmama taahhüdünü öngörmektedir. Bu iddialara göre ABD, söz konusu taahhüdü hem kendi adına hem de İsrail adına verecek; Muhammedi bunu, tarihte ilk kez İran’ın ABD’yi İsrail adına güvence vermeye mecbur bıraktığı biçiminde nitelendirmiştir.

Tahran sokaklarında günlük yaşam, 15 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)


Muhammedi, İran’ın taahhütlerinin karşılıklı olacağını; karşı taraf yükümlülüklerini yerine getirmezse İran’ın da getirmeyeceğini, boğazın kapalı kalacağını, müzakerelerin sonraki aşamasına geçilmeyeceğini ve gerekirse savaşa girilebileceğini iddia etmiştir. Aynı iddialara göre deniz ablukasının kaldırılması, anlaşmanın imzalanmasıyla derhal başlayacak ve 30 gün içinde deniz trafiği abluka öncesi düzeyine döndürülecektir. Muhammedi ayrıca, önerilen 300 milyar dolarlık fonun metinde “yeniden imar” terimiyle yer aldığını ve bunun savaşın yol açtığı zararların tazmini anlamına geldiğini öne sürmüştür.


Muhammedi’nin iddialarına göre ABD, nihai anlaşmada ilk kez birincil yaptırımları da kaldırmayı taahhüt etmiş ancak kapsamlı yaptırım hafifletmesi müzakerelerin ikinci aşamasına ulaşılmadan gerçekleşmeyecektir. Aynı iddialara göre karşı tarafın nükleer programa ilişkin talepleri yalnızca yüksek oranda zenginleştirilmiş malzemeyle sınırlandırılmış olup, seyreltme yöntemi tartışılmaktadır; seyreltilen malzemenin ülke içinde kalacağı ve gerektiğinde kısa sürede daha yüksek zenginleştirme düzeylerine geri döndürülebileceği ileri sürülmüştür. Muhammedi, ABD kuvvetlerinin 30 gün içinde İran çevresindeki bölgelerden çekilmesinin ve dondurulmuş varlıkların yarısının uygulamanın başında serbest bırakılmasının öngörüldüğünü iddia etmiştir.

Mehr tarafından yayımlanan içeriğin doğrulanmadığı ve taraflar resmi müzakerelere ilerledikçe değişebileceği kaydedilmiştir.

Mutabakat Zaptının Elektronik Olarak İmzalanması

ABD Başkanı Donald Trump 15 Haziran'da, G7 Liderler Zirvesi için bulunduğu Fransa’da, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmesi sırasında, ön anlaşmaya atıfla “Anlaşmanın imzalandığını söylemekten çok mutluyum, anlaşma tamamen imzalandı.” ifadesini kullanmıştır.


Üst düzey bir ABD’li yetkili, düzenlediği telekonferansta, mutabakat zaptının ABD adına Başkan Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, İran tarafında ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından elektronik olarak imzalandığını açıklamıştır. Reuters ve AFP’ye konuşan ABD’li yetkililer de imzanın bu üç isim tarafından atıldığını aktarmıştır. Kalibaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran’ın İsrail ve ABD’ye karşı “tarihi direnişinin” ardından “nihai zafere doğru büyük bir adım” attığını yazmıştır.


ABD’li yetkili, mutabakatın gelecekteki müzakerelerin çerçevesini sunduğunu belirterek, İranlıların nükleer programları, nükleer silah üretmediklerinin doğrulanması ve bölgedeki radikalizm ile terörizme finansman sağlamamaları konularında iş birliği yaptıkları ölçüde dünya ekonomisine kabul edileceklerini ifade etmiştir. Yetkili, mutabakatın ayrıntılarının 24 ila 48 saat içinde kamuoyuna açıklanacağını kaydetmiştir.


Başkan Yardımcısı Vance, mutabakat metninin “yaklaşık bir buçuk sayfa” olduğunu ve “çok genel” bir belge niteliği taşıdığını; ayrıntıların gelecekteki teknik müzakerelerde belirleneceğini ifade etmiştir. Vance’e göre belgenin birinci paragrafında İran’ın “bölgesel barış ve istikrara” bağlanması yer almakta olup, bu durum “terör örgütlerinin” finansmanının durdurulmasını da kapsamaktadır; en önemli unsurun ise İran’ın nükleer silah geliştirmeyeceğine ilişkin doğrulanabilir bir taahhüt vermesi olduğu belirtilmiştir.

Yaptırımlar, Fonlar ve Ödeme İddialarına İlişkin Görüş Farklılıkları

JD Vance aynı gün NBC News’e verdiği demeçte, anlaşma kapsamında nükleer denetçilerin (UAEA) İran’a “kesinlikle” geri döneceğini ve anlaşmanın temel unsurlarından birinin UAEA ile ABD’nin İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş stokunu imha etmesine yardımcı olması olduğunu söylemiştir.


Kıdemli bir İranlı yetkili, Reuters’a, ABD’nin İran’ın dondurulmuş varlıklarından 25 milyar doları serbest bırakmayı ve petrol yaptırımlarını belirli bir süreyle askıya almayı kabul ettiğini aktarmıştır. Vance ise bunu reddederek “Ne ABD’den ne de Körfez’deki müttefiklerimizden tek bir dolar bile yaptırım hafifletmesi veya varlıkların dondurulmasının kaldırılması olmadı.” demiştir.


Trump, ABD’nin İran’a 300 milyon dolar ödediği yönündeki haberleri “sahte haber” olarak nitelendirmiştir. Trump, Truth Social paylaşımında “İran, asla bir nükleer silaha sahip olmamayı kabul etti! Ayrıca, ABD’nin İran’a 300 milyon dolar ödediği haberi de Demokratlar tarafından uydurulmuş sahte bir haberdir.” ifadesini kullanmıştır. Trump’ın andığı “300 milyon” rakamının, diğer yönetim yetkilileri ile uluslararası basında yer alan çok daha yüksek “300 milyar” tutarıyla çelişip çelişmediğinin belirsiz olduğu kaydedilmiştir.


Vance, önerilen 300 milyar dolarlık fonun ABD vergi mükelleflerinden değil, bölgesel müttefiklerden karşılanacağını belirterek “Bu paranın tek bir kuruşu bile Amerika Birleşik Devletleri’nden gelmiyor.” demiştir. Vance’e göre Körfez Arap ülkeleri, ancak Tahran ekonomisini “yatırım yapılabilir” hâle getirir ve “normal bir ülke” gibi davranmaya başlarsa yatırım yapmayı tercih edebilecektir.


Üst düzey bir ABD’li yetkili, çok milyar dolarlık fonun diplomatik görüşmelerin bir parçası olduğunu ancak tüm mali ilerlemenin sıkı biçimde “performansa bağlı” olduğunu doğrulamıştır. Financial Times, fonun kurulmasının; 60 günlük ateşkes uzatımı ile Hürmüz Boğazı’nın tam olarak yeniden açılmasını içeren nihai bir uzlaşıya bağlı olduğunu ve sermayenin doğrudan hükümetler arası yardım yerine, İran piyasalarıyla ilgilenen özel şirketlere yönelik bir çerçeve üzerinden yönetilmesinin muhtemel olduğunu aktarmıştır.


Anadolu Ajansı’na göre üst düzey ABD’li yetkili, İran’ın taahhütlerine bağlı olduğunu göstermesi durumunda 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonun kademeli olarak serbest bırakılacağını öne sürmüş; sürecin “güven inşası aşamasında” olduğunu ve performansa bağlı ilerleyeceğini belirtmiştir. Yetkili, Körfez ülkelerinin de bu fonlar konusunda Washington ile birlikte hareket edeceğini ifade etmiştir.

Deniz Ablukasının Kaldırılması ve Boğazdan Geçişler

Trump, mutabakatın ardından ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının derhal kaldırılması talimatını verdiğini bildirmiş ve sosyal medya hesabından “Çoğu petrol yüklü gemiler, Hürmüz Boğazı’ndan ayrılmaya başladı. Tamamen güvenli ve emniyetli olan güney ‘otoyolunu’ kullanıyorlar. Bunun dışında başka seyir rotaları da mevcuttur.” ifadesini kullanmıştır.


İran medyasına göre, ABD’nin ablukayı kaldırmasının ardından en az üç İran petrol tankeri ile iki kargo gemisi boğazdan geçiş yapmıştır. Yarı resmi Fars Haber Ajansı, ilk İran gemilerinin abluka bölgesinden sorunsuz geçtiğini; bir İran VLCC tankeri ile canlı hayvan taşıyan bir geminin İran limanlarına, petrol taşıyan bir tankerin ise Umman Denizi üzerinden ihraç limanına doğru hareket ettiğini aktarmıştır.


ABD’li yetkili, mutabakatın imzalanmasıyla Hürmüz Boğazı’nın derhal gemi trafiğine açılacağını ancak boğazın normal deniz trafiğine dönmesinin birkaç hafta içinde hemen mümkün olmayacağını, bununla birlikte trafiğin her geçen gün artmasının beklendiğini belirtmiştir. Trump, Cenevre’de gazetecilere yaptığı açıklamada boğazın 19 Haziran Cuma günü tamamen açılacağını yinelemiş ve bölgedeki mayınların büyük bölümünün etkisiz hale getirileceğini söylemiştir. Vance ise 60 günlük dönem boyunca boğazdan geçişlerde herhangi bir ücret alınmayacağını ifade etmiştir.

Tahran sokaklarında günlük yaşam, 15 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)

Nükleer Konular ve Yaptırımlara İlişkin Açıklamalar

Trump, The New York Times’a verdiği demeçte, İran’ın ABD ile nihai bir nükleer anlaşmaya varamaması halinde Tahran’a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatacağını belirtmiştir. Trump, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl süreyle askıya alması meselesini müzakere ettiklerini, ancak 15 yıllık bir süreci de kabul edebileceğini; İran’ın kapasitesinin askerî amaçlara hizmet edemeyecek düşük düzeyde zenginleştirmeyle sınırlı tutulacağını aktarmıştır. Trump, yeni mutabakatın eski Başkan Barack Obama döneminde 2015’te imzalanan anlaşmadan daha iyi olduğunu savunmuştur.


Vance, CNBC’ye verdiği röportajda, İran’la müzakerelerde Washington’ın “tüm kozlara sahip olduğunu” öne sürmüş; anlaşmanın iki temel unsurunun Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve İran’ın hiçbir zaman nükleer silah geliştirmeyeceğine ilişkin uzun vadeli, doğrulanabilir bir taahhüt vermesi olduğunu belirtmiştir. Vance, Tahran’ın yükümlülüklerini yerine getirmesi hâlinde ekonomik yaptırımların ve diğer kısıtlamaların gevşetilebileceğini ifade etmiştir.


İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, mutabakat zaptına göre ABD’nin birincil ve ikincil yaptırımların tamamını kaldırmakla yükümlü olacağını; ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yaptırımları ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) kararlarının da kaldırılmasının öngörüldüğünü söylemiştir. Bekayi, bu başlıkların nükleer konularla birlikte imzanın ertesi gününden itibaren müzakere edilmeye başlanacağını ve 60 gün içinde nihai uzlaşıya bağlanacağını belirtmiştir.


Bekayi, İran’ın petrol, petrol türevleri ve petrokimya ürünlerinin satışına ilişkin kısıtlamaların mutabakatın cuma günü imzalanmasıyla derhal kaldırılmasının öngörüldüğünü; dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ile savaş zararlarının tazmininin mutabakatın iki temel unsuru olduğunu ifade etmiştir. Bekayi, çerçeve mutabakata rağmen ABD’ye karşı “derin bir güvensizliğin” devam ettiğini, Lübnan’daki savaşın sona erdirilmesinin ise mutabakatın ayrılmaz bir parçası olduğunu söylemiştir.


Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya, mutabakatın ilanından kısa süre sonra yaptıkları ortak açıklamada, İran’ın nükleer programına ilişkin açık ve doğrulanabilir adımlar atması hâlinde ilgili yaptırımları kaldırmaya hazır olduklarını yinelemiş; Hürmüz Boğazı’nın koşulsuz biçimde yeniden açılmasının önemini vurgulamıştır. Açıklamada, ticari deniz taşımacılığına güvence sağlamak ve mayın temizleme faaliyetleri yürütmek amacıyla, anayasal gerekliliklere uygun, tamamen savunma amaçlı bir görevin gündeme gelebileceği belirtilmiştir.

İran’ın Tutumu ve İç Gelişmeler

15 Haziran tarihinde İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran-ABD mutabakat zaptının 19 Haziran Cuma günü imzalanacağını belirtmiş; mutabakatın tüm hükümleri doğru şekilde uygulanırsa ülke için “gurur verici bir belge” olarak değerlendirilebileceğini ifade etmiştir. Pezeşkiyan, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi üyelerinin büyük çoğunluğunun mutabakat zaptına destek verdiğini, ancak nihai anlaşmanın henüz şekillenmediğini kaydetmiştir.


Aynı gün İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, mutabakatın uygulanmasından Washington yönetiminin sorumlu olduğunu belirterek İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının tamamen durdurulması gerektiğini söylemiş; Irak ve Mısır’a ateşkes çabaları dolayısıyla teşekkür etmiştir. Erakçi, cuma günü İsviçre’de müzakere ekiplerinin başkanları arasında bir görüşmenin gerçekleşebileceğini ve müzakerelerin ilk turunun resmî imzaların atılmasından sonra başlayacağını ifade etmiştir.


İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, “İran halkının çıkarlarını sağlayan her türlü mutabakat ve anlaşmayı destekleyeceğiz.” demiş; düşmanın taahhütlerini yerine getirmemesi hâlinde bölgedeki askerî durumun hızla anlaşma öncesi hâline döndürüleceğini belirtmiştir.


Garibabadi, çerçeve anlaşmaya ulaşmak için Katarlı arabulucuların Tahran’da yaklaşık 14-15 saat süren görüşmeler yürüttüğünü aktarmıştır. İran’ın üst düzey askeri komutası Hatemü’l-Enbiya Merkez Karargâhı, İran’ın müttefikleriyle birlikte ABD ve İsrail’e “yenilgiyi ve teslimiyeti kabul etmekten başka seçenek bırakmadığını” ileri sürmüştür. İran Dışişleri Bakanlığı ise Tahran’ın ABD’ye karşı “derin güvensizliğini” sürdürdüğünü ve anlaşmanın “yalnızca gerginliği azaltmaya yönelik bir adım” olduğunu belirtmiştir.

Lübnan ve İsrail’in Tutumu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, mutabakata ilişkin ilk açıklamasında, kendisi ile Trump’ın “her zaman aynı görüşte olmadıklarını” söylemiş; İsrail kuvvetlerinin gerekli görüldüğü sürece Lübnan’ın güneyini işgal etmeyi sürdüreceğini belirtmiştir. Netanyahu daha sonra düzenlediği basın toplantısında, Tahran yönetiminin devrilmesini bir savaş hedefi olarak belirlemediğini ileri sürmüş; ABD-İran mutabakatına rağmen Lübnan’ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyeceklerini, kendisi başbakan olduğu sürece İran’ın anlaşmayla veya anlaşmasız nükleer silaha sahip olamayacağını savunmuş ve yapılacak seçimlerde yeniden aday olacağını kaydetmiştir.

Lübnan'da yıkılmış ve hasar görmüş binalar, 15 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)


Mutabakata İsrail içinde tepkiler artmıştır. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, “Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz. İsrail, ABD’nin bir sömürgesi (tebaası) değil.” ifadesini kullanmış ve Hizbullah’ın tamamen dağıtılmasından daha azına razı olunmaması gerektiğini savunmuştur. Maliye Bakanı Bezalel Smotriç mutabakatı “kötü” olarak nitelendirmiş; Savunma Bakanı Yisrael Katz ise İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde, Suriye ve Gazze’de işgal ettiği bölgelerde ucu açık bir süreyle kalmaya devam edeceğini açıklamıştır.


ABD’li yetkililer, Lübnan’ın ateşkes çerçevesi kapsamında olduğunu, ancak İsrail kuvvetlerinin Lübnan topraklarından çekilmesinin anlaşmanın bir koşulu olmadığını; İsrail’in meşru müdafaa hakkını koruyacağını belirtmiştir.


Ateşkese ve mutabakata rağmen İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyine yönelik saldırıları sürmüştür. 17 Nisan’da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen düzenlenen saldırılarda; Kefertebnit ve Yukarı Nebatiye beldeleri hava ve topçu ateşiyle hedef alınmış, Press TV muhabiri gazeteci Hadi Hoteit bir topçu saldırısında yaralanmış, Nebatiye’ye bağlı Kefr Tebnit yakınlarında bir aracın hedef alındığı İHA saldırısında aracın şoförü hayatını kaybetmiştir. İsrail topçu birlikleri daha sonra Reyhan, Secid ve Mahmudiye beldelerini de hedef almıştır.


Hizbullah, Lübnan’ın güneyinde karşılıklı ateş açmayı sürdürmüş; iki taraf da güneydeki saldırıların sorumluluğunu üstlenmiştir. İsrail Savunma Kuvvetleri, “teröristleri” hedef aldığını belirttiği saldırılarda dört kişinin öldüğünü doğrulamıştır.


Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, mutabakatın bölgedeki askerî faaliyetlerin durdurulmasına ilişkin unsurlar içerdiğini ve bunun Lübnan’ı da kapsadığını belirterek anlaşmayı memnuniyetle karşılamıştır. Hizbullah da mutabakatı memnuniyetle karşılamış; mutabakatta elde edilen kazanımların İsrail’in işgal ettiği bölgelerden çekilmesi, esirlerin serbest bırakılması, yerinden edilenlerin dönüşü ve yeniden imar için bir başlangıç niteliği taşıdığını ifade etmiştir.


Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile İran Dışişleri Bakanı Erakçi, telefon görüşmesinde mutabakatın maddelerini ele almış; Erakçi, Lübnan’daki savaşın sona erdirilmesine ilişkin maddenin anlaşmanın yürürlüğe girdiği ilk günden itibaren ve 60 günlük müzakere süreci boyunca eksiksiz uygulanmasının zorunlu olduğunu, anlaşmaya uyulmasının sağlanmasından ABD ile mutabakatın garantörü olan tarafların sorumlu olduğunu vurgulamıştır.

ABD’nin Bölgedeki Askeri Varlığı

Üst düzey bir ABD’li yetkili, mutabakat zaptının 19 Haziran Cuma günü imzalanmasının ardından başlaması beklenen 60 günlük müzakere sürecinde Amerikan ordusunun Orta Doğu’da kalmaya devam edeceğini ancak müzakerelerde olumlu ilerleme görülmesinin ardından bölgedeki askeri varlığın azaltılmaya başlanacağını belirtmiştir. Açıklamaya göre ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bünyesinde yaklaşık 50 bin Amerikan askeri, üç uçak gemisi ve 200’den fazla uçak bölgede bulunmaktadır.

Genişleyen Uluslararası Tepkiler

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Mısır ve Birleşmiş Milletler ile uluslararası ortaklara teşekkür etmiş; 19 Haziran’da Cenevre’de yapılacak imza törenini beklediklerini ifade etmiştir. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Ulusal Meclis’teki konuşmasında 3 ay 16 gün süren yoğun çabaların ardından yeni bir dönemin başladığını vurgulamış; süreçteki “liderliği ve iş birliği” dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, ayrıca Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile diğer ülkelere teşekkürlerini iletmiştir.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşın “İsrail’in tahrikleriyle 28 Şubat’ta” başladığını belirterek mutabakatla “çok önemli bir adım” atıldığını, “diken üstündeki bölgenin rahat bir nefes aldığını” ifade etmiştir. Erdoğan, kardeşi kardeşe kırdırma planlarının amacına ulaşmadığını, Türkler, Araplar, Kürtler ve Farslar arasında yeni fitne ateşleri yakma girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlandığını belirtmiş; Türkiye’nin de katkılarıyla varılan mutabakatın bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisine giden yolu açmasını ümit ettiğini kaydetmiştir.


Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, önceliğin anlaşmanın tüm taraflarca eksiksiz uygulanması olduğunu belirtmiş; Hürmüz Boğazı’nın herhangi bir ücretlendirmeye tabi olmaksızın yeniden açılması gerektiğini vurgulamış ve Avrupa’nın enerji bağımlılıklarını çeşitlendirerek boğaza olan bağımlılığını azaltması gerektiği uyarısında bulunmuştur. AB Konseyi Başkanı António Costa, “Bu maliyetli savaşın sona ermesini ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün tamamen yeniden tesis edilmesini sabırsızlıkla bekliyorum.” ifadesini kullanmıştır. AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise Birliğin nükleer müzakereler konusunda destek sunmaya hazır olduğunu belirtmiştir.


Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya liderleri, ortak açıklamada mutabakatı tebrik etmiş; Hürmüz Boğazı’nın acilen ve koşulsuz açılmasının önemini vurgulayarak İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yinelemiştir. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, mutabakatın kararlılıkla uygulanmasını talep etmiş ve mutabakatın Lübnan’da da geçerliliğini koruması gerektiğini belirtmiştir.


Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, mutabakatın hayata geçirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüseferin barışçıl biçimde sağlanması için G7 ülkeleri olarak her şeyi yapacaklarını belirtmiş; İngiltere ile öncülük ettikleri geçici deniz misyonuna yaklaşık 20 ülkenin katkı sunduğunu, gerekmesi hâlinde Fransız amiral gemisi Charles de Gaulle ve beraberindeki grubun birkaç gün içinde boğazın güvenliği için konuşlandırılabileceğini ifade etmiştir. Macron, İran’daki zenginleştirilmiş uranyumun ya üçüncü bir ülkeye çıkarılması ya da seyreltilerek UAEA gözetimine alınması gerektiğini savunmuştur.


İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, mutabakatı “savaşın bir başarısızlık olduğunun göstergesi” olarak değerlendirmiş; savaşın çoğu sivil olmak üzere 7 bin 400’den fazla ölüme ve geniş çaplı yıkıma yol açtığını belirtmiştir.


Suudi Arabistan, Mısır ve Kuveyt, mutabakatı memnuniyetle karşıladığını duyurmuş; Suudi Arabistan ile Ürdün, Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin ve seyrüsefer serbestisinin 28 Şubat öncesindeki durumuna yeniden kavuşturulmasının önemini vurgulamıştır. Arap Birliği, Körfez İşbirliği Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ürdün ve Filistin de mutabakatı memnuniyetle karşılamıştır.


Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, mutabakat zaptının metni üzerinde anlaşmaya varılmasını memnuniyetle karşıladıklarını ve Pakistan’ın arabuluculuk çabasını takdir ettiklerini belirtmiştir. Ayrıca Ermenistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, Hindistan, Bangladeş, Kanada, Irak, Güney Kore, Endonezya, Malezya, Finlandiya, İsveç, Norveç, Danimarka ve Slovenya da mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını açıklamıştır.

Tahran sokaklarında günlük yaşam, 15 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)

ABD Kongresi’nin Tutumu

ABD Senatosu üyeleri, mutabakata ilişkin daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulduğunu belirterek Beyaz Saray’dan ayrıntı talep etmiştir. Senato Cumhuriyetçi Çoğunluk Lideri John Thune, mutabakat hakkında yeterince bilgisi olmadığını ifade etmiş; Senatör Thom Tillis, “Eğer bu gizli bir anlaşmaysa, bunu nasıl ciddiye alabilirim?” demiştir.


Senatör John Kennedy, nihai belgeyi görmeden değerlendirme yapmanın zor olacağını belirtmiş; Senatör Lindsey Graham, mutabakatın “mimarı” olarak nitelendirdiği JD Vance’in konuyu yetkililere sunmasını istediğini kaydetmiştir. Demokrat Senatör Tim Kaine ise savaşın sona ermesini olumlu bulduğunu, ancak daha fazla ayrıntı duymak istediğini aktarmıştır.

Bibliographies

Al Jazeera. “Iran War Live: Vance Says IAEA to Return to Iran, No Tolls in Hormuz Strait.” Al Jazeera Live Blog. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/liveblog/2026/6/16/iran-war-live-trump-says-mou-with-tehran-signed-electronically

Anadolu Agency. “Trump Dismisses Iran Payout Claims as Vance Points to $300B Gulf-Led Fund.” Anadolu Agency. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/en/americas/trump-dismisses-iran-payout-claims-as-vance-points-to-300b-gulf-led-fund/3968129

Anadolu Ajansı. “ABD Başkan Yardımcısı Vance, Tahran’la Müzakerelerde Washington’ın Tüm Kozlara Sahip Olduğunu Öne Sürdü.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-baskan-yardimcisi-vance-tahranla-muzakerelerde-washingtonin-tum-kozlara-sahip-oldugunu-one-surdu/3967765

Anadolu Ajansı. “ABD Başkan Yardımcısı Vance, İran’la Mutabakatın Yalnızca Geniş Bir Çerçeve Sağladığını Söyledi.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-baskan-yardimcisi-vance-iranla-mutabakatin-yalnizca-genis-bir-cerceve-sagladigini-soyledi/3968109

Anadolu Ajansı. “ABD ve İran Arasındaki Mutabakat, Tahran Sokaklarında İyimserlik Havası Estirdi.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-ve-iran-arasindaki-mutabakat-tahran-sokaklarinda-iyimserlik-havasi-estirdi/3967687

Anadolu Ajansı. “ABD-İran Mutabakatındaki Bazı Konulara İlişkin Belirsizlik Sürüyor.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-iran-mutabakatindaki-bazi-konulara-iliskin-belirsizlik-suruyor/3967481

Anadolu Ajansı. “ABD’li Senatörler, ABD-İran Mutabakatı ile İlgili Ayrıntı Talep Etti.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abdli-senatorler-abd-iran-mutabakati-ile-ilgili-ayrinti-talep-etti/3968261

Anadolu Ajansı. “ABD’li Yetkili: Mutabakat Zaptı, Trump ve Vance ile Kalibaf Tarafından İmzalandı.” Anadolu Ajansı Live Blog. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/live-blog/abdli-yetkili-mutabakat-zapti-trump-ve-vance-ile-kalibaf-tarafindan-imzalandi/3900

Anadolu Ajansı. “Almanya Başbakanı Merz, İran-ABD Mutabakatının Kararlılıkla Uygulanmasını İstedi.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/almanya-basbakani-merz-iran-abd-mutabakatinin-kararlilikla-uygulanmasini-istedi/3967811

Anadolu Ajansı. “Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bizim de Katkılarımızla Varılan Mutabakattan Tüm İnsanlık Adına Memnuniyet Duyuyoruz.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/cumhurbaskani-erdogan-bizim-de-katkilarimizla-varilan-mutabakattan-tum-insanlik-adina-memnuniyet-duyuyoruz/3967633

Anadolu Ajansı. “Lübnan Cumhurbaşkanı Avn ile İran Dışişleri Bakanı Erakçi, İran-ABD Mutabakatını Görüştü.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/lubnan-cumhurbaskani-avn-ile-iran-disisleri-bakani-erakci-iran-abd-mutabakatini-gorustu/3968018

Anadolu Ajansı. “Netanyahu, Tahran Yönetiminin Devrilmesini Savaş Hedefi Olarak Belirlemediğini İleri Sürdü.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/netanyahu-tahran-yonetiminin-devrilmesini-savas-hedefi-olarak-belirlemedigini-ileri-surdu/3968070

Anadolu Ajansı. “İnfografik.” Anadolu Ajansı İnfografik. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/info/infografik/52388

Anadolu Ajansı. “İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi, ABD ile Anlaşmaya Varıldığını Doğruladı.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/iran-disisleri-bakan-yardimcisi-garibabadi-abd-ile-anlasmaya-varildigini-dogruladi/3966933

Anadolu Ajansı. “İran Medyası: İran Gemileri Mutabakatın Ardından Abluka Bölgesinden Sorunsuz Bir Şekilde Geçti.” Anadolu Ajansı Live Blog. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/live-blog/iran-medyasi-iran-gemileri-mutabakatin-ardindan-abluka-bolgesinden-sorunsuz-bir-sekilde-gecti-/3977

Anadolu Ajansı. “İran: Lübnan’daki Savaşın Sona Erdirilmesi, ABD ile Mutabakatın Ayrılmaz Bir Parçası.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/iran-lubnandaki-savasin-sona-erdirilmesi-abd-ile-mutabakatin-ayrilmaz-bir-parcasi/3967609

Anadolu Ajansı. “İsrailli Bakan Ben-Gvir: Trump’ın Anlaşması Bizi Bağlamaz, ABD’nin Sömürgesi Değiliz.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israilli-bakan-ben-gvir-trumpin-anlasmasi-bizi-baglamaz-abdnin-somurgesi-degiliz/3967109

Associated Press. “Initial Deal to End US-Iran War Moves Toward Formal Signing Despite Lingering Questions.” Associated Press. Erişim 16 Haziran 2026. https://apnews.com/article/iran-us-war-oil-june-15-2026-77406473da38c6c126818610a219dc20

BBC News. “Trump May Release US-Iran Deal Before Friday, Vance Says.” BBC News. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.bbc.com/news/articles/ce8mv6l6eezo

CNN. “June 15, 2026 — Trump and Vance Virtually Sign US-Iran Agreement.” CNN Live Updates. Erişim 16 Haziran 2026. https://edition.cnn.com/2026/06/15/world/live-news/iran-war-g7-summit

Iran International. “Iran Media Publish Purported Details of Iran-US Draft Agreement.” Iran International. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.iranintl.com/en/202606141204

Mehr News Agency. “Final Decision on MoU Btw Iran-US under Discussion in Iran.” Mehr News Agency. Erişim 16 Haziran 2026. https://en.mehrnews.com/news/245332/Final-decision-on-MoU-btw-Iran-US-under-discussion-in-Iran

Mehr News Agency. “What Do We Know About Details of Anticipated Iran-US MoU?” Mehr News Agency. Erişim 16 Haziran 2026. https://en.mehrnews.com/news/245284/What-do-we-know-about-details-of-anticipated-Iran-US-MoU

Reuters. “US and Iran Sign Ceasefire Agreement, Details Remain Unclear.” Reuters. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.reuters.com/world/asia-pacific/iran-us-agree-halt-war-reopen-hormuz-sending-oil-prices-tumbling-2026-06-15/

i24NEWS. “Iranian Media Claims New Details of 14-Point US-Iran Draft Agreement.” i24NEWS. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.i24news.tv/en/news/middle-east/iran-eastern-states/artc-iranian-media-claims-new-details-of-14-point-us-iran-draft-agreement

You Can Rate Too!

0 Ratings

Author Information

Avatar
AuthorEdanur KarakoçJune 15, 2026 at 5:19 AM

Tags

Summary

2026 ABD-İran Mutabakat Zaptı ile ABD ve İran arasında 100 günü aşkın süren savaşın sona erdirilmesi konusunda uzlaşıya varıldı. Mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasının kaldırılması, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların durdurulması ve nükleer programa ilişkin müzakerelerin yeniden başlatılması kararlaştırıldı. Tarafların, nihai nükleer anlaşmaya zemin hazırlayacak 60 günlük bir müzakere süreci yürütmesi öngörülüyor. Anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran 2026’da İsviçre’de yapılması planlanıyor.

Discussions

No Discussion Added Yet

Start discussion for "2026 ABD-İran Mutabakat Zaptı" article

View Discussions

Contents

  • June 15, 2026

    Anlaşmanın Duyurulması

  • June 15, 2026

    Anlaşmanın İçeriği

  • June 15, 2026

    Hürmüz Boğazı’na İlişkin Düzenlemeler

  • June 15, 2026

    Nükleer Programa İlişkin Müzakereler

  • June 15, 2026

    Uluslararası Tepkiler

  • June 16, 2026

    Taslak Mutabakat Metnine İlişkin İddialar

  • June 16, 2026

    Mutabakat Zaptının Elektronik Olarak İmzalanması

  • June 16, 2026

    Yaptırımlar, Fonlar ve Ödeme İddialarına İlişkin Görüş Farklılıkları

  • June 16, 2026

    Deniz Ablukasının Kaldırılması ve Boğazdan Geçişler

  • June 16, 2026

    Nükleer Konular ve Yaptırımlara İlişkin Açıklamalar

  • June 16, 2026

    İran’ın Tutumu ve İç Gelişmeler

  • June 16, 2026

    Lübnan ve İsrail’in Tutumu

  • June 16, 2026

    ABD’nin Bölgedeki Askeri Varlığı

  • June 16, 2026

    Genişleyen Uluslararası Tepkiler

  • June 16, 2026

    ABD Kongresi’nin Tutumu

Ask to Küre