Herhangi bir iş yaparken yaşanan sıkıntı, zahmet, meşakkat, yorgunluk"Hizmetinde bulunduğum paşanın emirlerini yerine getirmek öyle bir külfetti ki, hem bedenimi hem aklımı yormakta idi."
Noun
2.
Büyük masraf yükü."Bu kadar düğün dernek, hele İstanbul usulü olursa, öyle büyük bir külfettir ki orta halli aileleri yıllarca borca sokar."
Noun
3.
Yük hâline gelen aşırı kayıt, merâsim, resmiyet."Eskiden bir dost kapısını çalmakta ne beis vardı; şimdi ziyaret bile külfet kesildi."
Noun
İşaret Dili
K
ü
l
f
e
t
Köken
Arapça kökenli bir kelimedir. "Külfet" kelimesi Arapça k-l-f kökünden türemiştir.
Kullanım Alanları
Edebiyat: Zahmet, fedakârlık ya da dünya meşguliyetleri gibi temaları anlatırken mecaz anlamda kullanılır.
Dinî Metinler: İslam’ın insanlara külfet yüklememesi prensibi bağlamında geçer.
Hukuk / Toplum: Görev, sorumluluk veya yükümlülük anlamında sosyal sorumluluk dilinde kullanılır.