+2 More

On Gözlü Köprü, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, Dicle Nehri üzerinde yer alan tarihî bir köprüdür. Dicle Köprüsü, Silvan Köprüsü ve Mervani Köprüsü gibi farklı isimlerle de anılan bu yapı, on açıklığa sahip olması nedeniyle halk arasında "On Gözlü Köprü" olarak bilinir. Şehrin güneyinde, Mardin Kapısı’nın yaklaşık 3 kilometre dışında bulunan köprü, kent merkezini doğu ve kuzeydeki yerleşimlerle bağlayan önemli bir geçiş noktasıdır. Tarih boyunca çeşitli yıkımlara uğramış ve farklı dönemlerde onarımlar geçirmiştir.

On Gözlü Köprü (Diyarbakır Valiliği)
Köprünün üzerindeki kitabeye göre, yapı 1065-1067 yılları arasında Mervanoğulları döneminde inşa edilmiştir. Güney cephesinde, kemerlerle korkuluk arasında yer alan iki satırlık çiçekli kûfî kitâbede, Mervânoğulları’ndan Nizâmüddevle Nasr zamanında Kadı Ebü’l-Hasan Abdülvâhid tarafından Ubeyd oğlu Yusuf adlı bir mimara yaptırıldığı belirtilmektedir. Ancak bazı araştırmacılar, bu kitabenin bir onarım kitabesi olduğunu ve köprünün çok daha eski bir tarihte, muhtemelen antik dönemde inşa edildiğini öne sürmektedir. Kaynaklarda, köprünün 6. yüzyılda I. Anastasius döneminde yapıldığına dair görüşler bulunsa da, kesin ilk yapım tarihi bilinmemektedir.
Köprü, tarih boyunca birçok kez yıkıma uğramış ve yeniden inşa edilmiştir. Bizans İmparatoru Johannes Tzimisces’in 974 yılında Diyarbakır’ı kuşatması sırasında köprünün tahrip edildiği bilinmektedir. Daha sonra Emevi Halifesi Hişam döneminde (742-743) onarım çalışmaları başlatılmış, ancak tamamlanamamıştır. Günümüze ulaşan son yapım ve onarımın ise Mervanoğulları tarafından 1065-1067 yıllarında gerçekleştirildiği kabul edilmektedir. Son büyük onarım ise 1899-1900 yıllarında yapılmıştır.

On Gözlü Köprü (Diyarbakır Valiliği)
On Gözlü Köprü, tamamen kesme bazalt taşından inşa edilmiştir ve on kesik kemer üzerinde Dicle Nehri’nin iki yakasını birleştirir. Köprünün uzunluğu 172-180 metre arasında değişirken, genişliği ilk beş gözde 5,45-6,24 metre, beşinci gözden itibaren ise 9,69-10,20 metre arasında ölçülmektedir. Kemer açıklıkları sivri formda olup, ortadaki kemer en geniş olanıdır. Menba tarafında üçgen külâhlı sel yaranlar, mansab tarafında ise silmeli dikdörtgen dayanak duvarları bulunur. Bu duvarlar, Dicle Nehri’nin hızlı akıntısına ve arazinin topografik yapısına uyum sağlayacak şekilde doğudan güneye doğru kıvrımlı olarak tasarlanmıştır.
Köprünün yapımında kireç harçlı moloz dolgu malzemesi ve şaşırtmalı teknikle uygulanmış farklı boyutlarda kesme bazalt taşlar kullanılmıştır. Korkuluklar ise moloz ve kesme taştan yapılmıştır. Güney cephesindeki kitabenin sonunda, Artuklu ve Selçuklu yapılarında sıkça görülen başı cepheden işlenmiş bir arslan kabartması yer alır. Bu kabartmanın benzer örnekleri, Diyarbakır surlarındaki Harput Kapısı ve Mardin Kapısı’nda da bulunmaktadır.

On Gözlü Köprü (Diyarbakır Valiliği)
Tarih boyunca çeşitli onarımlar geçiren köprünün yakın dönemde yapılan restorasyonları, yapının özgün dokusuna kısmen zarar vermiştir. Beton ve asfalt kaplı döşemeler, görsel bütünlüğü ve malzeme uyumunu bozmuş olsa da, 2008 yılında gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları ile köprünün mimari bütünlüğünün korunmasına yönelik çabalar gösterilmiştir. Restorasyon sonrası köprü, trafiğe kapatılarak kent halkının sosyal yaşamının bir parçası haline gelmiş ve turistlerin uğrak noktalarından biri olmuştur.

On Gözlü Köprü (Diyarbakır Valiliği)
On Gözlü Köprü, yalnızca mimari bir yapı olmanın ötesinde, Diyarbakır’ın kültürel mirasının önemli bir simgesidir. Köprü ve çevresi, somut olmayan kültürel mirasın yaşatıldığı bir alan olarak yeniden düzenlenmiştir. Hıdırellez gibi geleneksel etkinliklerde dileklerin suya bırakıldığı, halk oyunlarının oynandığı, özel günlerde fotoğraf çekimlerinin yapıldığı ve yöresel müzik eşliğinde sıra gecelerinin düzenlendiği bir mekân haline gelmiştir. Ayrıca köprü, efsanelere ve anlatılara da ev sahipliği yapmaktadır; örneğin, Suzi ve Adil’in hüzünlü aşk hikâyesi yöre halkı tarafından sıkça anımsanır ve köprüyle ilişkilendirilir.
Dicle Nehri kıyısındaki restoranlar ve çay bahçeleri, özellikle yaz gecelerinde halkın serinlemek ve vakit geçirmek için tercih ettiği rekreasyon alanlarıdır. Köprünün simgesel değeri, restorasyon ve çevre düzenlemeleriyle uzun yıllar korunmaya çalışılmaktadır. Ancak, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması için sürekli bakım ve ilgi gerektirdiği de vurgulanmaktadır.
On Gözlü Köprü, Diyarbakır’ın tarihî, mimari ve kültürel zenginliklerini yansıtan eşsiz bir yapı olarak günümüzde de varlığını sürdürmektedir.

Tarihçe
Mimari Özellikler
Restorasyon ve Güncel Durum
Kültürel ve Sosyal Önemi
This article was created with the support of artificial intelligence.