İlerleme, gelişme."İlimde terakki eden milletler, ahlâkta da geri kalmazlar."
Noun
2.
Yukarı kalkma, yükselme."Bu mertebeye terakki etmek için yıllarca çile çekti, susmayı öğrendi."
Noun
3.
Çoğalma, artma."Şehrin nüfusundaki terakki, mahalle aralarına yeni yollar açılmasını mecbur kıldı."
Noun
4.
Osmanlı Devleti’nde kapı kulu askerlerine savaşlardaki üstün başarılarında, saltanat değişikliklerinde, çeşitli hizmetlilerin hizmet sürelerini başarı ile bitirdiklerinde ilâve olarak verilen tahsisat"Seferden salimen dönen yeniçerilere padişah tarafından terakki tevcih olundu."
Noun
İşaret Dili
T
e
r
a
k
k
i
Köken
"Terakki" kelimesi Arapça kökenlidir. "Yükselmek, çıkmak anlamına gelen "raky" kökünden türemiştir.
Kullanım Alanları
Felsefe / Ahlâk: Bireyin düşünsel, ahlâkî ya da ruhsal olarak daha ileri bir seviyeye ulaşmasını ifade eder.
Tarih / Siyaset: Toplumların bilim, kültür, sanayi ya da devlet yapısı bakımından gelişmesini, medeniyet düzeyinin yükselmesini tanımlar.
Eğitim / Kültür: Bireyin veya kurumların bilgi ve görgü yönünden ilerlemesini ifade eder.
Edebiyat: Karakterlerin içsel dönüşümünü, olgunlaşmasını ya da toplumdaki gelişim süreçlerini mecazî biçimde betimler.
Sosyoloji: Toplum yapısındaki sınıfsal ya da zihinsel gelişmeyi, ilerleme arzusunu ve modernleşme çabalarını yansıtır.
Osmanlı Tarihçiliği / Arşiv Belgeleri: Kapıkulu askerlerine maaş artışı, görevini başarıyla tamamlayanlara verilen maddî ödül, padişah değişimlerinde yapılan zamlı ödemeler gibi resmî nitelikteki ücret ve taltifleri ifade eder.