
+1 More

Turgut Uyar (1927 – 1985), Türk şair. İkinci Yeni şiir hareketinin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilir. Şiirlerinde bireysel ve toplumsal temaları kendine özgü bir dil ve biçim anlayışıyla işlemiştir.
Turgut Uyar, 4 Ağustos 1927 tarihinde Ankara'da doğmuştur. Babası Hayri Bey ile annesi Fatma Hanım’ın altı çocuğundan beşincisidir. Babası Hayri Bey, orduda harita binbaşısıydı. Bu nedenle Uyar’ın çocukluğu farklı şehirlerde geçmiştir. Maddi zorluklar nedeniyle eğitimini askeri okullarda sürdürmüştür. 1946 yılında Bursa Askerî Işıklar Lisesi’nden mezun olmuş, yüksek öğrenimine ise Askerî Memurlar Okulu'nda devam etmiştir.

Memuriyet hayatına Kars'ın Posof ilçesinde başlayan Uyar, daha sonra Samsun'un Terme ilçesinde görev yaptı. 1954'te Ankara’ya tayin edildi. Askerî memurluk görevinden kendi isteğiyle 1958'de ayrılarak Türkiye Selüloz ve Kâğıt Sanayi Ankara Şubesi’nde çalışmaya başlamış ve buradan da 1967 yılında emekliye ayrılmıştır. Emekliliğinin ardından İstanbul’a taşınarak yaşamının sonuna kadar burada kalmıştır.
Ece Ayhan 1947 yılında, henüz Askerî Memurlar Okulu’nda öğrenciyken Yezdan Şener ile evlenmiş, bu evlilikten Semiramis, Şeyda ve Tunga adlarında üç çocuğu olmuştur. 1966 yılında yaşanan fikir ayrılıkları neticesinde çift boşanmıştır.
Turgut Uyar, 1969 yılında kendisi gibi şair olan Tomris Uyar ile evlenmiştir. Bu evlilikten Hayri Turgut adında bir oğlu dünyaya gelmiştir. Bu evlilik, entelektüel bir birliktelik olarak da dikkat çekmiştir. İkili, edebi dünyada birbirlerini besleyen ve destekleyen bir çift olarak anılmıştır. Turgut Uyar ve Tomris Uyar’ın evliliği, şairin 1985’teki vefatına kadar devam etmiştir.
Turgut Uyar, şiir hayatına Garip akımının etkisinde başlamış ancak kısa sürede bireysel ve soyut anlatımlara yönelerek İkinci Yeni hareketinin önde gelen isimlerinden biri olmuştur. 1950’li yıllardan itibaren klasik şiir yapısından uzaklaşarak imgelerle yüklü, çok katmanlı bir anlatım geliştirmiştir.
Şiirlerinde bireyin iç dünyasını, yabancılaşmayı, hayatın sıkışmışlığını ve toplumun çelişkilerini ele almıştır. Anlatımında devingen, zaman zaman soyut bir dil kullanmış, şiirlerinde alışılmış anlam ve çağrışımları parçalayarak yeni bağlamlar yaratmıştır.
Turgut Uyar'ın şiire ilgisi çocukluk yıllarına uzanmaktadır. İlk şiiri "Yâd" 1947 yılında Yedigün dergisinde yayımlanmıştır. İlk önemli başarısını ise Kaynak dergisinin 1948'de açtığı şiir yarışmasında "Arz-ı Hal" şiiri ile ikincilik alarak elde etmiştir. Bu ödülün jürilerinden olan Nurullah Ataç’ın büyük övgülerini almış ve dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu başarı, Turgut Uyar'ı şiir yolunda daha ciddi adımlar atmaya yöneltmiştir.

Uyar'ın edebî yaşamı dönemlere ayrılabilir. İlk dönem eserleri olan Arz-ı Hal (1949) ve Türkiyem (1952) Garip şiiri etkisindedir. Bu dönemde Anadolu insanının yaşamını, sorunlarını sade ve yalın bir dil ile işlemiş, aşk, ayrılık, ölüm gibi temalar şiirinde yer bulmuştur.
Turgut Uyar'ın şiirindeki en belirgin dönüşüm, 1959'da yayımladığı Dünyanın En Güzel Arabistanı kitabıyla başlamıştır. Bu kitap, İkinci Yeni şiir akımının temel eserlerinden biridir. Ankara’ya taşınmasının ardından yaşadığı toplumsal ve bireysel çatışmalar şiirini derinden etkilemiş, kentli insanın yalnızlığını ve trajedisini ön plana çıkarmıştır. Bu kitabıyla şiir dilini değiştirmiş, biçimsel yenilikler ve gerçeküstü unsurlara yer vermiştir.
1962'de yayımlanan Tütünler Islak kitabında biçim ve anlam arayışlarını daha da ileri götürmüş, imgeler daha karmaşık hale gelmiştir. 1968'de Her Pazartesi, 1970’te ise divan edebiyatı form ve türlerinden yararlanarak yazdığı Divan adlı kitabını yayımlamıştır. Bu eserinde divan şiirinin biçimlerini modern anlamlar ile buluşturmuştur.
Toplandılar (1974) ve Kayayı Delen İncir (1982) kitaplarıyla şiirinde yalınlığa yönelmiş, imge kullanımını azaltarak daha somut bir anlatıma geçmiştir.
Uyar’ın şiirleri birçok dile de çevrilmiştir. İngilizce, Fransızca ve Sırpça şiirlerinin çevrildiği dillerden bazılarıdır.
İnci Enginün Turgut Uyar hakkında şöyle demiştir: “Askerî eğitim alan ve subay olarak hizmet eden Turgut Uyar, gençlik yıllarında şiirleriyle Nurullah Ataç’ın dikkatini çekmiş, şiirinin konusu ve şekli ile uğraşmış ve İkinci Yeni’nin öncü şairleri arasına girmiştir. (…) Uyar’ın şiiri de Türk şiirinde çok belirli bir devamlılık gösteren “yalnızlık” üzerinedir. Şair âdeta yalnızlığını farkettiği sıradan insanlara, onların yalnızlığını paylaşmak üzere uzanır.”【1】
Arz-ı Hal (1949)
Türkiyem (1952)
Dünyanın En Güzel Arabistanı (1959)
Tütünler Islak (1962)
Her Pazartesi (1968)
Divan (1970)
Toplandılar (1974)
Kayayı Delen İncir (1982)
Büyük Saat (Bütün Şiirleri, 1984)
Turgut Uyar şiir dışında edebiyat üzerine eleştiri ve denemeler de kaleme almıştır. Şiir üzerine değerlendirmelerini ve incelemelerini Bir Şiirden adı altında toplamıştır. İlk baskısını 1983 yılında yapan eserde birer şiir üzerinden toplamda 21 şair incelenmiştir.
Eşi Tomris Uyar ile birlikte Romalı düşünür ve şair Lucretius'un Evrenin Yapısı adlı eserini 1974 yılında Türkçeye çevirmiştir.
Edebiyat hayatı boyunca birçok ödüle layık görülmüştür. Bunlar şöyledir:
Tütünler Islak ile Yeditepe Şiir Armağanı (1963),
Eşi Tomris Uyar ile Lucretius’tan yaptıkları Evrenin Yapısı çevirisiyle Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü (1975),
Kayayı Delen İncir ile Behçet Necatigil Şiir Ödülü (1983),
Toplu şiirlerinin derlendiği Büyük Saat eseriyle Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü (1984).

Turgut Uyar, geçirdiği siroz hastalığı sonrası 22 Ağustos 1985 tarihinde 58 yaşındayken İstanbul’da yaşamını yitirmiştir. Şair, Aşiyan Mezarlığı’na defnedilmiştir. Türk edebiyatında, özellikle İkinci Yeni akımı içindeki öncü konumu, özgün dili ve şiire kattığı yeni anlatım biçimleriyle önemli bir şair olarak yerini almıştır.
[1]
İnci Enginün, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (İstanbul: Dergâh Yayınları, 2020), 128.

Yaşamı ve Eğitimi
Kariyeri ve Memuriyet Yılları
Özel Hayatı
Edebi Kişiliği
Eserleri
Şiir
İnceleme ve Çeviri Çalışmaları
Ödülleri
Ölümü