
Burdur, Türkiye’nin güneybatısında, Akdeniz Bölgesi’nin iç kesimlerinde yer alan ve Göller Yöresi içinde bulunan bir şehirdir. Doğal güzellikleri, tarihi mirası ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan kent, 6883 km² yüzölçümüne ve 950 metre rakıma sahiptir. Akdeniz, Ege ve İç Anadolu Bölgeleri arasında bir geçiş alanı oluşturması, Burdur’a stratejik bir konum kazandırmıştır. Kuzeyinde Burdur Gölü ve Karakuş Dağları, doğusunda Kuyucak ve Dedegöl Dağları, batısında Acıgöl ve Eşeler Dağları gibi doğal sınırlarla çevrili olan şehir, engebeli arazi yapısıyla dikkat çeker.
Tarih boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan Burdur’un geçmişi, M.Ö. 7000’lere kadar uzanmaktadır. Hacılar, Kuruçay ve Höyücek höyüklerinde yapılan arkeolojik kazılar, bölgenin Neolitik Çağ’dan itibaren sürekli iskan edildiğini göstermektedir. Antik dönemde Pisidya bölgesi içinde yer alan şehir, Roma ve Bizans dönemlerinde önemli yerleşimlerden biri olmuştur. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ticaret yolları üzerinde stratejik bir konuma sahip olan Burdur, 1923’te Cumhuriyet’in ilanıyla il statüsüne kavuşmuştur.
Burdur, sahip olduğu göller, yaylalar ve dağlarla doğal turizm açısından büyük bir potansiyel barındırmaktadır. Burdur Gölü ve Salda Gölü gibi su kaynakları, hem ekolojik çeşitliliği hem de turistik cazibesiyle öne çıkmaktadır. Karasal ve Akdeniz iklimi özelliklerini bir arada taşıyan şehirde, yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçmektedir. Ekonomisi tarım, hayvancılık ve sanayiye dayalı olan Burdur, özellikle mermer üretimi, gül ve lavanta yetiştiriciliği ile bilinmektedir.
Burdur’un tarihi, M.Ö. 7000’lere kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Yapılan arkeolojik kazılar, bölgenin Neolitik Çağ’dan itibaren kesintisiz bir yerleşim alanı olduğunu göstermektedir. Özellikle Hacılar, Kuruçay ve Höyücek höyüklerinde gerçekleştirilen kazılar, bu dönemde bölgede gelişmiş bir tarım topluluğunun yaşadığını ortaya koymuştur. Hacılar Höyüğü, çanak çömlek üretimi ve ana tanrıça kültü ile bilinen önemli Neolitik merkezlerden biri olarak kabul edilmektedir.
Burdur ve çevresi, tarih boyunca birçok uygarlığın egemenliğine girmiştir. M.Ö. 2000’lerde bölgenin Hititler tarafından kontrol edildiği düşünülmektedir. Hitit İmparatorluğu’nun zayıflamasıyla birlikte Frigler ve Lidyalılar Burdur çevresine hakim olmuş, M.Ö. 6. yüzyılda Lidya Krallığı’nın Persler tarafından yıkılmasıyla bölge Pers İmparatorluğu’nun bir parçası haline gelmiştir. Büyük İskender’in Anadolu Seferi sırasında M.Ö. 334 yılında Burdur ve çevresi Makedonların yönetimine geçmiş, ancak İskender’in ölümünün ardından Seleukoslar’ın, daha sonra ise Bergama Krallığı’nın kontrolüne girmiştir.
M.Ö. 133’te Bergama Krallığı’nın Roma’ya bağlanmasıyla birlikte Burdur, Roma İmparatorluğu’nun bir parçası olmuş ve Pisidya bölgesi içinde yer almıştır. Roma döneminde Sagalassos, Kremna ve Olbasa gibi antik kentler bölgenin önemli yerleşim merkezleri haline gelmiştir. Bu süreçte şehirler gelişmiş, yollar ve su kemerleri inşa edilerek bölgenin ticari ve tarımsal kapasitesi artırılmıştır. Roma İmparatorluğu’nun 395 yılında ikiye ayrılmasının ardından Burdur, Doğu Roma (Bizans) hakimiyetinde kalmış ve bu dönemde Hristiyanlık etkisiyle birçok kilise ve dini yapı inşa edilmiştir.
1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Selçuklu Türkleri Anadolu’ya yayılmaya başlamış ve Burdur da 1075 yılı civarında Selçuklu topraklarına katılmıştır. Selçuklu Devleti’nin zayıflamasıyla bölge, Hamitoğulları Beyliği’nin yönetimine geçmiş ve 1391 yılında Yıldırım Bayezid döneminde Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı döneminde Burdur, ticaret yolları üzerinde önemli bir merkez olmuş, özellikle dericilik ve dokumacılık faaliyetleriyle ekonomik olarak gelişmiştir.
Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde Burdur, 19. yüzyılda bir sancak merkezi olmuş ve Konya Vilayeti’ne bağlanmıştır. 1914 yılında büyük bir depremle sarsılan şehir, 1919-1921 yılları arasında kısa süreli bir İtalyan işgaline maruz kalmış ancak Kurtuluş Savaşı’nın ardından tekrar Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılmıştır. 1923 yılında Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle birlikte Burdur, il statüsüne kavuşmuş ve günümüzde gelişen sanayisi, kültürel mirası ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken bir şehir olmuştur.
Burdur, Türkiye’nin güneybatısında yer alan ve Akdeniz Bölgesi’nin iç kesimlerinde konumlanan bir şehirdir. Göller Yöresi olarak adlandırılan bölgenin içinde bulunan Burdur, Akdeniz, Ege ve İç Anadolu Bölgeleri arasında bir geçiş alanı oluşturmaktadır. Şehir, doğuda Isparta ve Afyon, güneyde Antalya, batıda Denizli ve Muğla illeriyle çevrilidir. Burdur'un yüzölçümü 6883 km² olup, ortalama rakımı 950 metredir.
Burdur’un yüzey şekilleri, dağlar, ovalar ve yaylalar olmak üzere farklı alanlardan oluşmaktadır. İl arazisinin %60,6’sı dağlık, %19’u ova, %17,6’sı engebeli ve %2,7’si yaylalardan oluşmaktadır. Şehir, Batı Toroslar’ın uzantıları ile çevrili olup, güneyden Boncuk Dağları, Elmalı Dağı ve Katrancık Dağı, doğudan Kuyucak ve Dedegöl Dağları, kuzeyden Burdur Gölü ve Karakuş Dağı, batıdan ise Acıgöl ve Eşeler Dağları ile sınırlandırılmıştır.
Burdur’daki en yüksek dağ, 2598 metre rakımıyla Kızılca Dağı’dır. Bunun dışında, 2276 metre yüksekliğindeki Akdağ, 2336 metre yüksekliğindeki Kestel Dağı ve 2254 metre rakımlı Eşeler Dağları bölgedeki diğer önemli yükseltilerdir.
Burdur’un düzlük alanları ise daha çok göl kenarlarında ve ovalarda yer almaktadır. Tarım açısından önemli olan Bucak, Tefenni, Gölhisar ve Yeşilova ovaları, verimli toprak yapıları ile dikkat çeker.
İlde yaylalar da geniş yer kaplamaktadır. 1200 ile 2200 metre arasında değişen rakımlara sahip olan yaylalar, hayvancılık faaliyetleri için önemli alanlar oluşturmaktadır. Aziziye, Akdağ, Kırkpınar, Koca Yayla ve Eşeler Yaylası gibi alanlar, yaylacılık kültürünün sürdüğü bölgeler arasındadır.
Burdur’da büyük nehirler bulunmamakla birlikte, birçok küçük akarsu ve çay bulunmaktadır. Bu akarsuların büyük bir kısmı gölleri besleyen su kaynaklarıdır. En önemli akarsular şunlardır:
Bu akarsuların yanı sıra Askeriye Çayı, Çeltikçi Çayı, Salda Çayı, Armut Çayı ve Tefenni Karamanlı Çayı gibi birçok küçük çay da bölgenin sulama sisteminde önemli rol oynamaktadır.
Burdur, Göller Yöresi içinde yer alması nedeniyle çok sayıda doğal göle sahiptir. Bu göller hem ekolojik çeşitliliği artırmakta hem de bölgenin doğal güzelliklerini oluşturmaktadır. Burdur’un en önemli gölleri şunlardır:
Burdur’un sahip olduğu göller, su kaynaklarını oluşturmanın yanı sıra bölgenin ekosistem dengesinde ve turizm potansiyelinde önemli rol oynamaktadır. Özellikle Burdur ve Salda gölleri, hem yerel halk hem de turistler için cazibe merkezi konumundadır.
Burdur, Akdeniz Bölgesi’nde yer almasına rağmen, yükseltisi ve konumu nedeniyle Akdeniz iklimi ile karasal iklim arasında bir geçiş özelliği göstermektedir. Genel olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçmektedir.
Burdur’un rakımının yüksek olması, sıcaklık değerlerinin çevredeki kıyı bölgelerine kıyasla daha düşük olmasına neden olmaktadır. Yaz aylarında sıcaklık 30-35°C seviyelerine kadar çıkarken, kış aylarında sıcaklık genellikle 0°C’nin altına düşmektedir. Kış mevsiminde zaman zaman kar yağışı görülmektedir.
Yağış rejimi düzensiz olup, yıllık ortalama yağış miktarı 400-600 mm arasında değişmektedir. En fazla yağış kış ve ilkbahar aylarında görülmekte, yaz ayları ise genellikle kurak geçmektedir. Burdur Gölü ve diğer su kaynakları, bölgenin iklimsel dengesinde önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca, dağlık yapısı nedeniyle yerel iklim farklılıkları da görülmektedir. Özellikle yüksek kesimlerde sıcaklık daha düşük, yağış miktarı ise daha fazladır.
Burdur, Akdeniz ve karasal iklimin geçiş bölgesinde yer aldığı için bitki örtüsü de bu iki iklim tipinin özelliklerini yansıtmaktadır. Genel olarak ilde ormanlık alanlar, maki toplulukları ve bozkır bitki örtüsü görülmektedir.
Burdur’un yüzey şekilleri ve iklim koşulları, ilin belirli bölgelerinde ormanlık alanların gelişmesine olanak tanımıştır. Dağlık ve engebeli arazilerin geniş yer kapladığı Burdur’da ormanlar daha çok yüksek rakımlı bölgelerde yoğunlaşmaktadır. İl topraklarının yaklaşık %30’u ormanlarla kaplıdır. Ormanlık alanlarda yaygın olarak bulunan ağaç türleri şunlardır:
Burdur’un alçak kesimlerinde ve göl çevresinde Akdeniz ikliminin etkisiyle maki toplulukları görülmektedir. Makilik alanlarda genellikle bodur ağaç ve çalı formundaki bitkiler bulunmaktadır. Yaygın olarak görülen maki türleri şunlardır:
Burdur’un ova ve plato alanlarında ise bozkır bitki örtüsü hakimdir. Yağışların düzensiz olması ve yaz aylarında kuraklığın etkili olması nedeniyle, bu bölgelerde kuraklığa dayanıklı otsu bitkiler ve kısa boylu çalılar yaygın olarak görülmektedir. Bu alanlarda sıkça rastlanan bitki türleri arasında geven (Astragalus spp.), kekik (Thymus spp.), yavşan otu (Artemisia spp.) ve sütleğen (Euphorbia spp.) bulunmaktadır.
Burdur, sahip olduğu farklı ekolojik koşullar nedeniyle endemik ve nadir bitki türlerine de ev sahipliği yapmaktadır. Özellikle Tefenni, Altınyayla (Dirmil) ve Göller Bölgesi çevresinde bilim dünyası için önemli bitki türleri bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır:
Burdur’un bitki örtüsü, göller ve dağlarla şekillenen ekosistemiyle büyük bir çeşitliliğe sahiptir. Tarım ve hayvancılıkla iç içe geçen doğal bitki örtüsü, ilin ekonomik ve ekolojik yapısını önemli ölçüde etkilemektedir.
Burdur, sahip olduğu göller, dağlar ve ormanlık alanlarla zengin bir doğal yaşama ev sahipliği yapmaktadır. İlin coğrafi yapısı, Akdeniz ve İç Anadolu Bölgeleri arasında bir geçiş alanı oluşturduğu için farklı ekosistemlerin bir arada bulunmasını sağlamaktadır. Bu çeşitlilik, Burdur’da geniş bir yaban hayatı çeşitliliğinin gelişmesine neden olmuştur.
Burdur, özellikle kuş gözlemciliği açısından önemli alanlara sahiptir. Burdur Gölü, Salda Gölü, Yarışlı Gölü gibi sulak alanlar, göçmen kuşlar için önemli bir dinlenme ve beslenme noktasıdır. Burdur Gölü, nesli tükenme tehlikesi altında olan dikkuyruk (Oxyura leucocephala) ördeklerine ev sahipliği yapmaktadır ve bu nedenle uluslararası düzeyde önemli kuş alanlarından biri olarak kabul edilmektedir.
Burdur’da gözlemlenen başlıca kuş türleri şunlardır:
Bu kuş türleri özellikle sulak alanların çevresinde gözlemlenmekte olup bazıları Burdur’da kalıcı olarak yaşarken bazıları ise göç dönemlerinde bölgeye uğramaktadır.
Burdur’un ormanlık ve dağlık alanlarında çeşitli memeli hayvanlar yaşamaktadır. Özellikle yüksek kesimlerde ve kırsal bölgelerde yaban hayatı oldukça çeşitlidir. İlde görülen başlıca memeliler şunlardır:
Bu türler daha çok ormanlık alanlarda ve dağlık bölgelerde yaşamaktadır. Özellikle kurt, çakal ve tilki gibi yırtıcı türler, yaban hayatı dengesinde önemli bir role sahiptir.
Burdur’un sıcak ve kurak alanlarında sürüngen türleri yaygın olarak görülmektedir. Özellikle kayalık ve çalılık alanlarda kertenkele ve yılan türlerine sıkça rastlanmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır:
Sulak alanların çevresinde ise çeşitli kurbağa ve semender türleri yaşamaktadır. Salda Gölü ve Burdur Gölü çevresinde su yılanı (Natrix natrix) gibi türler de bulunmaktadır.
Burdur’un zengin faunasını korumak amacıyla çeşitli alanlar koruma altına alınmıştır. Bu bölgeler, hem ekolojik dengeyi sağlamak hem de nesli tükenme tehlikesi altında olan türleri korumak için büyük önem taşımaktadır. Başlıca yaban hayatı koruma alanları şunlardır:
Bu alanlar, özellikle yaban keçisi, yırtıcı kuşlar ve su kuşlarının yaşam alanlarını korumaya yönelik olarak belirlenmiştir.
Burdur’un faunası, göllerin sağladığı sulak alanlar, dağların ve ormanların oluşturduğu doğal yaşam alanları ile büyük bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Bu zenginlik, bölgenin ekolojik önemini artırmakta ve yaban hayatı gözlemcileri için cazip bir alan oluşturmaktadır.
Burdur’un nüfusu, tarihsel süreç içinde çeşitli faktörlerin etkisiyle değişim göstermiştir. 2024 yılı verilerine göre, ilin toplam nüfusu 275.826 kişidir. Nüfusun büyük bir bölümü şehir merkezlerinde ve ilçelerde yaşarken kırsal nüfusun oranı giderek azalmaktadır.
Burdur’un yüzölçümü 6883 km² olup, nüfus yoğunluğu yaklaşık 40 kişi/km² civarındadır. Türkiye genelindeki ortalama nüfus yoğunluğuna kıyasla daha düşük bir nüfus yoğunluğuna sahiptir. İlin nüfusu ilçelere göre dengeli bir dağılım göstermekte, ancak Bucak ilçesi nüfus açısından en kalabalık ilçe konumundadır.
Burdur’un başlıca ilçeleri ve yaklaşık nüfusları şunlardır:
Göç hareketleri açısından değerlendirildiğinde, özellikle 20. yüzyılın başlarında Balkanlar’dan ve Kafkasya’dan gelen göçmenlerin bölgeye yerleştiği bilinmektedir.
Eğitim seviyesinin yüksek olduğu illerden biri olan Burdur, genç nüfus oranı bakımından Türkiye ortalamasının biraz altında yer almaktadır. Tarım ve hayvancılıkla geçinen kırsal kesimde nüfus artış hızı düşükken, sanayi ve hizmet sektörünün geliştiği ilçelerde ve Burdur merkezde daha fazla nüfus yoğunlaşması gözlenmektedir.
Burdur, son yıllarda net göç veren iller arasında yer almaktadır. Özellikle genç nüfus, eğitim ve iş imkanları nedeniyle büyükşehirlere göç etmektedir. İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara gibi illere göç eden Burdurlu nüfus, ilin demografik yapısında değişimlere neden olmaktadır. Ancak, yaz aylarında ve tatil dönemlerinde, özellikle Salda Gölü gibi turistik alanların cazibesi nedeniyle nüfusta geçici artışlar yaşanmaktadır.
Burdur’un nüfus yapısı, ekonomik, coğrafi ve sosyokültürel faktörlerden etkilenerek değişmeye devam etmektedir. Sanayi ve eğitim alanındaki gelişmeler, önümüzdeki yıllarda nüfusun dağılımı ve büyüme hızını belirleyen temel unsurlar olacaktır.
Burdur’un ekonomisi, tarım, hayvancılık, sanayi ve madencilik sektörlerine dayanmaktadır. Coğrafi konumu ve iklim koşulları, ilin ekonomik yapısını şekillendiren önemli faktörler arasındadır. Burdur, hem geleneksel tarım ve hayvancılıkla hem de gelişmekte olan sanayi sektörüyle ekonomik çeşitliliğe sahip bir şehir konumundadır.
Burdur, geniş tarım alanlarına sahip olmasa da özellikle sulanabilir ovalarında tarımsal üretim önemli bir geçim kaynağıdır. İlde başlıca yetiştirilen tarımsal ürünler şunlardır:
Burdur, Türkiye’nin en önemli gül ve lavanta üretim merkezlerinden biridir. Özellikle Isparta ile birlikte bölgedeki gül üretimi ve gülyağı sanayisi, ilin ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır.
Hayvancılık, Burdur’un ekonomik yapısında önemli bir yer kaplamaktadır. Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık yaygın olup süt ve et üretimi açısından bölgenin önemli merkezlerinden biridir. Burdur, süt üretimi ve süt ürünleri işleme tesisleriyle Türkiye’nin en yüksek süt verimine sahip illerinden biridir. Ayrıca, Burdur peyniri ve süt ürünleri bölge ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır.
Sanayi sektörü, Burdur’un gelişmekte olan ekonomik alanlarından biridir. Özellikle mermer ve taş işleme sektörü, ilin en önemli sanayi faaliyetleri arasındadır. Burdur, Türkiye’nin en büyük mermer üretim merkezlerinden biri olup il genelinde çok sayıda mermer ocağı bulunmaktadır. Burdur’dan çıkarılan mermer, hem iç pazara hem de dış pazara ihraç edilmektedir.
Burdur’un başlıca sanayi sektörleri şunlardır:
Burdur’da yer alan Burdur Şeker Fabrikası, ilin en büyük sanayi kuruluşlarından biridir. Bunun yanı sıra ilde un fabrikaları, yem fabrikaları ve gıda işleme tesisleri de bulunmaktadır.
Burdur’da ticaret sektörü, sanayi ve tarımsal üretime bağlı olarak gelişmiştir. Özellikle hayvancılığa dayalı yem ve süt ürünleri ticareti yaygın olarak yapılmaktadır. Burdur, çevresindeki büyük illerle ticari bağlantılar kurarak ekonomik faaliyetlerini genişletmektedir. Antalya, Isparta ve Denizli gibi illere yakın olması, Burdur’un ticaret hacmini artıran unsurlar arasında yer almaktadır.
Turizm sektörü de Burdur ekonomisinde giderek önem kazanmaktadır. Salda Gölü, Sagalassos Antik Kenti ve Burdur Arkeoloji Müzesi, ilin turizm gelirlerini artıran başlıca unsurlar arasındadır. Özellikle doğa turizmi ve kültürel turizm açısından gelişen Burdur, son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir.
Burdur ekonomisi, sanayi ve tarıma dayalı bir yapıya sahip olmakla birlikte, son yıllarda turizm ve hizmet sektörünün de gelişimiyle çeşitlenmektedir. Bölgedeki organize sanayi bölgeleri ve mermer sanayi tesisleri, ilin ekonomik büyümesini destekleyen başlıca faktörler arasındadır. Önümüzdeki yıllarda, tarımsal üretimin modernizasyonu, sanayi yatırımlarının artışı ve turizm sektöründeki gelişmelerin Burdur ekonomisini daha da güçlendirmesi beklenmektedir.
Burdur, sahip olduğu doğal güzellikler, tarihi miras ve kültürel değerlerle turizm açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Göller Yöresi içinde yer alması, antik kentlere ev sahipliği yapması ve doğa turizmi için elverişli alanlar barındırması, Burdur’u cazip bir turizm merkezi haline getirmektedir. Son yıllarda özellikle Salda Gölü ve Sagalassos Antik Kenti gibi noktalar sayesinde turizm sektörü hızla gelişmektedir.
Burdur, doğal güzellikleriyle öne çıkan bir ildir. Gölleri, yaylaları ve dağları ile doğa turizmi için önemli bir merkezdir. Özellikle göller bölgesinde yer alması nedeniyle kuş gözlemciliği ve doğa yürüyüşleri gibi aktiviteler yaygındır.
Burdur, Antik Çağ’dan günümüze kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmış önemli bir yerleşim alanıdır. Bölgede bulunan antik kentler, Burdur’un tarih ve kültür turizmi açısından zengin bir destinasyon olmasını sağlamaktadır.
Burdur, kendine özgü kültürel değerleriyle de dikkat çekmektedir. Yöresel halk oyunları, el sanatları ve mutfak kültürü, ilin turistik çekiciliğini artırmaktadır.
Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun ERCENGİZ ve Burdur Valisi Tülay BAYDAR BİLGİHAN'dır.
Burdur'un İlçeleri şunlardır:

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Burdur (İl)" maddesi için tartışma başlatın
Tarih
Coğrafya
Yer Şekilleri
Akarsular
Göller
İklim
Bitki Örtüsü
Ormanlık Alanlar
Maki ve Bozkır Bitki Örtüsü
Endemik ve Nadir Bitkiler
Fauna
Kuş Türleri
Memeliler
Sürüngenler ve Amfibiler
Koruma Alanları ve Yaban Hayatı
Nüfus
Nüfus Dağılımı ve Yoğunluğu
Demografik Yapı
Göç Hareketleri
Ekonomi
Tarım ve Hayvancılık
Sanayi ve Madencilik
Ticaret ve Hizmet Sektörü
Ekonomik Gelişim ve Gelecek Projeksiyonu
Kültür ve Turizm
Doğa ve Ekoturizm
Tarih ve Kültürel Turizm
Kültürel ve Geleneksel Turizm
İdari Yapı
İlçeleri
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.