BlogGeçmiş
Blog
Avatar
YazarNefise Karabacak10 Haziran 2025 17:41
fav gif
Kaydet
kure star outline

Varlığın henüz adı konmamışken, rüzgâr bile nefesini tutmuş, zaman yeni uyanıyordu uykusundan. Ne gün doğmuştu henüz, ne de gecenin gölgesi düşmüştü toprağa. Zira toprak yoktu daha. Yalnızca boşluk… Ginnungagap. Sınırları olmayan bir hiçlik, zamanın bile içinde kaybolduğu sonsuz bir aralık. Ve işte o boşlukta, iki uç karşı karşıya geldi: kuzeyin donuk soluğu Niflheim, güneyin yalayıcı ateşi Muspelhei.


Buz ve ateşin dokunuşuyla ilk kıvılcım doğdu. Bu kıvılcım tanrılarla devlerin arasındaki kadim çekişmenin başlangıcıydı. Ve o ilk varlık, Ymir, uykusunda bile evreni şekillendirecek rüyalar gören bir dev olarak ortaya çıktı. Onun terinden hayat sızdı, bedeninden soylar doğdu, ve sonra tanrılar geldi. Odin, Vili ve . Üç kardeş, düzenin tohumu olmak için kaosun kalbini parçaladılar.

Ymir’in eti toprak oldu, kanı deniz; kemikleri dağlara, dişleri taşlara dönüştü. Kafatası gökyüzü oldu, içindeki kıvılcımlarla yıldızlar serpildi. Ve insanoğlu, dev bir cesedin üzerine kurulu bu evrende nefes almaya başladı. Ancak bu nefes, kaderin ipleriyle örülmüş, ince ve kırılgan bir ağın içindeydi. Çünkü her şey, bir sonun gölgesinde başlardı bu sis dolu efsanelerde.


Yggdrasil yükselir sonra sahneye; dokuz âlemi birbirine bağlayan, kökleri ölülerin diyarına, dalları tanrıların salonlarına uzanan kozmik ağaç. Her yaprağında bir sır, her damarında akan özle binlerce hikâye taşır. Onun gövdesinde tanrıların gözyaşları, insanların umutları, devlerin kinleri dolaşır.

Tanrılar... Güçlü ama yıkılmaz olmayan, bilge ama sınırsız olmayan. Odin, bilgelik uğruna gözünü feda eden, kelimelerin ve savaşların tanrısı. O, kehanetlere rağmen yürür karanlığa. Thor, gök gürültüsünün sesiyle konuşur; çekici Mjolnir gökten yıldırımlar indirir ama kalbinde hep halkını koruma arzusu taşır. Ve Loki; hilekâr, değişken, öngörülemez. Kimi zaman kurtarıcı, kimi zaman felaketin bizzat kendisi. Onun gülümsemesiyle başlar çoğu trajedi.


Ve insanlar… Tanrıların gözünde küçük ama vazgeçilmez. Onların kaderini örer Norn’lar; Urd, Verdandi ve Skuld. Geçmiş, şimdi ve gelecek. Bir ağacın kökünde, zamanın ipliğini eğirirler; kimse onların ördüğünü sökemez.


Ancak İskandinav mitolojisinin kalbi sadece tanrılar ya da devlerde atmaz. Bu evren, başlangıcı kadar sonu da belli olan bir döngüde yaşar.

Ragnarok… Tanrıların son savaşı, dünyanın karla kaplanmış göğsünde yankılanacak o uğultulu gün. Güneş kararacak, kurt zincirini kıracak, ejderhalar gökyüzünü yaracak. Tanrılar düşecek, dünya yanacak, ama sonra yeniden doğacak. Çünkü bu mitler, yalnızca bir inancın değil, aynı zamanda yenilenmenin, yıkımda bile umudun hikâyesi olacak..


Her zaman bir 'bir varmış'la başlamaz, ama mutlaka bir iz bırakır. Sende, bende, sonsuz boşluğun kıyısında anlam arayan her yolcunun elinde;zamansız sorulara çizilen kadim bir harita, karanlıkta yankılanan bir hatıra olacak.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Blog İşlemleri

KÜRE'ye Sor