Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.
Çök, kapan, tutun yöntemi, deprem sırasında kişilerin kendilerini sarsıntıdan korumaları amacıyla geliştirilen, refleksif ve sistematik üç aşamalı bir güvenli davranış biçimidir. Bu yöntem, depremin ilk anında bireyin bilinçli şekilde yere çökerek dengesini sağlaması, hayati organlarını koruyacak biçimde kapanması ve güvenli bir sabit nesneye tutunarak sarsıntı süresince bulunduğu konumda korunmasını amaçlar. Türkiye’de Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve bağlı eğitim merkezleri tarafından resmi olarak benimsenmiş bir acil durum uygulamasıdır.
Deprem anında kişi hızla yere çöker. Bu hareket, ayakta kalmanın yarattığı denge sorunlarını ortadan kaldırır ve düşmeye bağlı yaralanma riskini azaltır. Çökme sırasında bireyin dizlerinin üzerine kontrollü şekilde inmesi ve ayaklarını dengede tutması önerilir. Böylece kişi, sarsıntı nedeniyle savrulmadan, kontrollü biçimde hareket edebilir hale gelir.
Kişi çöktükten sonra, başını ve boynunu kollarıyla sararak koruma altına alır. Bu pozisyon, özellikle üstten düşebilecek nesnelere karşı hayati organların korunmasına yöneliktir. Eğer yakında masa, sıra, yatak, koltuk gibi dayanıklı eşyalar varsa, bu nesnelerin yanına veya altına geçilerek kapanma işlemi tamamlanabilir. Pozisyon sırasında gözlerin kapatılması, dirseklerin vücuda yakın tutulması ve gövdenin içe kıvrılması önerilmektedir.
Kapanma hareketi tamamlandıktan sonra, birey mümkünse yakınındaki dayanıklı nesneye –örneğin masa ayağına, karyola kenarına veya koltuk iskeletine– tutunur. Bu, sarsıntı sırasında kişinin korunma pozisyonunu kaybetmesini önler. Eğer nesne yoksa, kişi bulunduğu zemine tutunarak konumunu sabitlemeye çalışır. Bu hareket, hem mekan içi savrulmaları azaltır hem de bireyin etraftaki tehlikeli cisimlerden uzak kalmasını sağlar.
Çök, kapan, tutun yöntemi, bireyin bulunduğu her ortamda (ev, okul, işyeri, kamu binası, alışveriş merkezi vb.) uygulanabilecek şekilde tasarlanmıştır. Uygulamada dikkat edilmesi gereken başlıca unsurlar şunlardır:
Ev içi uygulamalarda yatak, koltuk ve sabitlenmiş masa gibi eşyalar; okulda sıra ve sandalyeler; işyerlerinde ofis masaları ve yapısal kolonlar başlıca siper olarak değerlendirilmektedir.
Türkiye’de çök, kapan, tutun yöntemi, AFAD koordinasyonunda il ve ilçe düzeyinde yürütülen eğitim programlarında yaygın olarak öğretilmektedir. Bu eğitimler;
Tatbikatlar sırasında bireylere sadece teorik bilgi değil, aynı zamanda senaryo temelli uygulamalı beceriler de kazandırılmaktadır. Her yaştan bireyin yaşadığı ortamda bu refleksi kazanabilmesi için eğitimler, çizim, video, saha uygulamaları ve interaktif materyallerle desteklenmektedir.
Çök, kapan, tutun yöntemi, bireyin bilinçli bir şekilde “otomatik güvenlik davranışı” geliştirmesini hedefler. Panik halinde gelişigüzel hareket etmek yerine, kas belleğiyle öğrenilmiş bir davranış sergilenmesi, travma riskini azaltmakta ve hayatta kalma oranlarını artırmaktadır. Deprem esnasında zamanın çok kısıtlı olması, bu tür refleksif davranışların önceden öğrenilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle yöntemin yalnızca öğretilmesi değil, tekrarlarla pekiştirilmesi de önemlidir.
AFAD, 2022-2025 Ulusal Afet Bilinci Strateji Planı kapsamında, “Çök–Kapan–Tutun” hareketini temel afet davranışı olarak tanımlamıştır. Ayrıca, 1-7 Mart Deprem Haftası ve 12 Kasım Afet Tatbikat Günü gibi ulusal organizasyonlarda bu yöntemin yaygın biçimde öğretilmesi amaçlanmıştır.
Bunun yanı sıra:
Çök, kapan, tutun yöntemi, bireyin bulunduğu ortamda deprem anında hızlı ve etkili bir biçimde tepki verebilmesini sağlayan, sistematik bir afet davranış biçimidir. Uygulama kolaylığı, eğitilebilirliği ve çok çeşitli mekânlarda kullanılabilirliği nedeniyle Türkiye’de afet eğitim sisteminin temel yapıtaşlarından biri hâline gelmiştir.
Bu yöntemin toplum genelinde bilinçle uygulanabilmesi için:
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Çök, Kapan, Tutun Yöntemi" maddesi için tartışma başlatın
Yöntemin Bileşenleri
Çök (Fiziksel Seviye Düşürme)
Kapan (Koruma Pozisyonu Alma)
Tutun (Sabitlenme ve Konum Koruma)
Uygulama Alanları
Eğitim ve Farkındalık Süreçleri
Davranış Psikolojisi Açısından Değerlendirme
Türkiye’deki Mevzuat ve Kurumsal Uygulama