+1 Daha

Elazığ, Doğu Anadolu'nun kalbinde yer alan, zengin tarihi, kültürel mirası ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bir ildir. Geçmişte Hitit, Urartu, Roma ve Bizans gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu bölge, etimolojik olarak farklı isimlerle anılmış; Harput, Ma’muretü’l-Aziz, Elaziz gibi adların ardından günümüzde Elazığ olarak bilinmektedir. Modern ekonomik yapısı; sanayi, tarım, madencilik ve hayvancılık gibi sektörlerle desteklenen şehir, dinamik kültür ve turizm olanaklarıyla da dikkat çekmektedir.

(Harput Kalesi).
Elâzığ ve çevresi tarih boyunca farklı uygarlıkların egemenliği altında kalmış ve çeşitli isimlerle anılmıştır. Bölgenin adı, farklı dönemlerdeki hâkim güçlerin dil ve kültürel etkilerine bağlı olarak değişmiştir.
Elâzığ, Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Yukarı Fırat Havzası'nda yer alan tarihî bir şehirdir. Elazığ’ın tarihini anlamak için, şehrin kökeni olan Harput'un geçmişini incelemek gerekmektedir. Harput, tarih boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış olup, bölgenin en eski yerleşim alanlarından biridir. Elazığ’ın bugün bulunduğu mevki, 19. yüzyılda Harput'un stratejik önemini kaybetmesi ve şehrin yeni bir merkez arayışına girmesi sonucunda oluşmuştur.
Elazığ ve Harput bölgesindeki en eski yerleşim izleri, Paleolitik Çağ’a kadar uzanmaktadır. Yapılan arkeolojik kazılar, Neolitik, Kalkolitik ve Tunç Çağlarına ait kalıntıları ortaya çıkarmıştır. M.Ö. 2000 yıllarında bölgeye Hurrilerin yerleştiği bilinmektedir. Hititler döneminde ise Harput ve çevresi “İşuva” olarak adlandırılmaktadır.
M.Ö. 9. yüzyılda Urartuların egemenliğine giren Harput, bu dönemde kale şehri olarak gelişmiş, Harput Kalesi de bu süreçte inşa edilmiştir. Urartuların bölgede bıraktığı önemli eserlerden biri de Palu Kalesi'dir. Urartuların zayıflamasıyla birlikte Medler ve Persler bölgeye hakim olmuştur.
M.Ö. 66 yılında Roma İmparatorluğu’nun kontrolüne giren bölge, M.S. 395 yılında Roma'nın ikiye ayrılmasıyla Bizans topraklarında kalmıştır. Bizans döneminde Harput, önemli bir askeri merkez haline gelmiş ve şehrin surları bu dönemde tahkim edilmiştir. 7. yüzyılda Arap akınlarına sahne olan bölge, Emeviler ve Abbasiler tarafından Bizans ile sıkça el değiştirmiştir.
7. yüzyılda bölge, Halife Hz. Ömer döneminde gerçekleşen fetihlerle Müslümanların kontrolüne girmiştir. İslam orduları, 639 yılında Elazığ ve Harput bölgesine ulaşarak Bizans’ın elindeki bu toprakları fethetmiştir. Ancak Bizans’ın direnişi ve bölgedeki stratejik önemi nedeniyle bu hâkimiyet zaman zaman kesintiye uğramıştır.
Emevîler döneminde bölgeye yönelik akınlar devam etmiş, ancak kalıcı bir hâkimiyet sağlanamamıştır. Abbasîler döneminde ise bölgedeki Bizans egemenliği büyük ölçüde zayıflamış ve 9. yüzyılda Harput, İslam idaresine girmeye başlamıştır. 10. yüzyılda Hamdanîler ve Mervânîler gibi Kürt ve Arap kökenli devletler bölgeye hâkim olmuş, ancak Bizans'ın 11. yüzyıl başındaki karşı saldırılarıyla bölge yeniden el değiştirmiştir. Selçukluların 1071 Malazgirt Zaferi'nden sonra bölgeye yönelik kesin hâkimiyeti sağlanmış ve Harput, Türk-İslam yönetiminin bir parçası haline gelmiştir.
1071 Malazgirt Zaferi'nin ardından 1085 yılında Harput, Çubukoğulları tarafından fethedilmiş ve Harput çevresinde bir beylik kurulmuştur. Ancak bu beylik kısa süreli olmuş ve 1110 yılında Artukoğulları tarafından yönetim ele geçirilmiştir. Artukoğulları döneminde Harput’ta büyük mimari gelişmelere tanıklık edilmiştir. Bu dönemde inşa edilen Harput Ulu Camii, bölgedeki en önemli İslam eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. 1234 yılında Anadolu Selçuklu Sültanı I. Alaeddin Keykubad, Harput’u Artukoğullarından alarak Selçuklu topraklarına katmıştır.
Harput, 1516 yılında Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Seferi sonrası Osmanlı topraklarına dahil edilmiştir. Osmanlı döneminde Harput, Diyarbakır Eyaleti'ne bağlı bir sancak merkezi olarak yönetilmiştir. 16. ve 17. yüzyıllarda önemli bir ticaret ve zanaat merkezi haline gelen şehirde, deri işleme, bakırcılık ve tekstil önemli ekonomik faaliyetler arasındaydı.
19. yüzyılın ortalarında Harput’un dağılık yapısı ve stratejik önemini kaybetmesi nedeniyle Osmanlı yönetimi, bugünkü Elazığ’ın bulunduğu Agavat Mezrası'nda yeni bir yerleşim alanı oluşturmuştur. 1867 yılında padişah Sultan Abdülaziz’in onuruna "Ma’muretülaziz" adı verilen bu yerleşim, zamanla halk arasında "Elaziz" olarak anılmaya başlamıştır.
Cumhuriyet'in ilanından sonra 1937 yılında Atatürk'ün şehri ziyareti sırasında "Elazık" olarak değiştirilen şehir adı, daha sonra bugün de kullanılan "Elâzığ" olarak resmileşmiştir. Cumhuriyet döneminde Elâzığ büyük bir kalkınma hamlesi yaşamış, sanayi, ticaret ve eğitim alanlarında önemli gelişmelere sahne olmuştur. 1975 yılında kurulan Fırat Üniversitesi, şehri bir eğitim merkezi haline getirmiştir.
Bugün Elâzığ, sanayi, tarım ve eğitim alanlarındaki gelişimiyle Doğu Anadolu Bölgesi’nin önemli merkezlerinden biri olmaya devam etmektedir. Harput'un tarihî mirası ise Elâzığ’ın kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak varlığını sürdürmektedir.
Elâzığ ili, Doğu Anadolu Bölgesi’nin güneybatısında, özellikle Yukarı Fırat Bölümü içerisinde yer almaktadır. Yaklaşık 9151 km²’lik yüzölçümü ile Türkiye topraklarının %1,2’sini kapsayan il, 40º21 ile 38º30 doğu boylamları ve 38º17 ile 39º11 kuzey enlemleri arasında konumlanmıştır. Bu stratejik yerleşim, Elazığ’ı bölgedeki önemli transit noktalarından biri haline getirmektedir.
İlin doğusunda Bingöl, kuzeyinde Keban Baraj Gölü aracılığıyla Tunceli, batı ve güneybatısında Karakaya Baraj Gölü üzerinden Malatya, güneyinde ise Diyarbakır illeriyle komşudur. İl merkezi ile birlikte toplamda 11 ilçe, 537 köy ve 709 mezra yerleşimi bulunmakta olup, bu durum bölgenin sosyoekonomik yapısının ve yerel yönetiminin çeşitliliğini ortaya koymaktadır. Doğal sınırlar, dağlar, ovalar ve akarsu vadileri gibi çeşitli topografik unsurlar tarafından belirlenmekte, ilin genel coğrafi yapısını şekillendirmektedir.
Elazığ’ın arazisi genellikle dağlık ve engebelidir, ancak şehir merkezi nispeten düz bir alan üzerine kurulmuştur.
Ortalama rakım: 1067 metre
Batıda ve kuzeyde dağlık alanlar, güneyde ovalar bulunur.
Baskil, Sivrice ve Maden ilçelerinde yüksek dağ sıraları, Merkez ve Kovancılar ilçelerinde ise nispeten daha düzlük alanlar yer alır.
Elazığ’da tarıma elverişli ovalar ve yüksek platolar önemli bir yer tutar.
Bunun yanı sıra Elazığ’ın doğu ve kuzeydoğu kesimleri yüksek platolarla kaplıdır. Bunlardan bazıları:
Elâzığ, Türkiye'nin en büyük nehirlerinden biri olan Fırat Nehri'nin geçtiği illerden biridir. Keban Barajı ve diğer su kaynakları, bölgenin su rejimini ve ekosistemini şekillendirmiştir.

(Hazar Gölü).
Elazığ’da genel olarak karasal iklim hakimdir. Kışlar soğuk ve yağışlı, yazlar sıcak ve kuraktır. Kış aylarında sıcaklık -15°C’ye kadar düşebilir.
Yıllık ortalama yağış miktarı 500-600 mm civarındadır. Ancak, ilin çevresinde bulunan baraj gölleri (Hazar Gölü, Keban Baraj Gölü ve Cip Baraj Gölü), yerel mikroklimatik etkilere neden olarak, bazı bölgelerde nem oranının artmasına ve ılımanlık sağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Topografik çeşitlilik ve yükseklik farkları, vadiler ile yüksek platolarda iklimin hafif farklılıklar göstermesine neden olur; böylece bazı bölgelerde serin, bazı yerlerde ise daha nemli iklim özellikleri gözlemlenebilir. Bu iklimsel farklılıklar, bölgedeki tarım, hayvancılık ve ekolojik denge açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Bitki Örtüsü: Step (bozkır) bitki örtüsü yaygındır. Fırat Nehri çevresinde ve bazı dağlık alanlarda meşe ormanları bulunur. Ova ve vadi tabanlarında sulama ile tarıma elverişli alanlar gelişmiştir.
Elâzığ, doğal kaynaklar bakımından oldukça zengin bir coğrafyaya sahiptir.
Madenler: Bakır, florid, çinko, kurşun, krom, manganez, molibden, demir ve volfram gibi madenler bulunmaktadır.
Su Kaynakları: Murat Nehri ve Peri Çayı gibi akarsular, Keban Barajı gibi büyük projelerle desteklenmektedir.
Arazi Kullanımı:
%50 çayır ve mera
%28 tarım arazisi
%12 orman alanları
%10 su yüzeyi
Bu doğal kaynaklar, Elazığ’ın ekonomik, çevresel ve ekolojik potansiyelini artırarak, bölgenin sürdürülebilir kalkınmasında önemli rol oynamaktadır.
Elâzığ, Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığı için deprem riski yüksek bir bölgedir.
2020 Elâzığ Depremi (6.8 Mw), şehrin sismik açıdan aktif bir bölgede olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Bölgede yer altı zenginlikleri açısından özellikle maden rezervleri dikkat çeker.
Elâzığ, tarihsel süreç içerisinde çeşitli kültürlere ev sahipliği yapmış, coğrafi çeşitliliği ve zengin sosyoekonomik yapısıyla dikkat çeken bir ildir. Güncel demografik veriler, ilin hem kentsel hem de kırsal yerleşimlerde farklı yoğunluklarda dağıldığını ortaya koymaktadır. Bu yapı, il merkezi ile çevre ilçelerin yaşam biçimleri, ekonomik faaliyetleri ve yerel dinamikleri açısından önemli ipuçları sunmaktadır.
TÜİK verilerine göre Elazığ’ın toplam nüfusu yaklaşık 580.000 – 600.000 civarında seyretmektedir. Nüfusun büyük bir kısmı, modern altyapısı, eğitim, sağlık ve ticaret olanaklarının yoğun olduğu il merkezinde toplanırken; diğer ilçelerde ise daha düşük yoğunlukta yerleşimler gözlemlenmektedir. Bu durum, kentsel alanlarda dinamik bir yaşamın varlığını ortaya koyarken, kırsal kesimlerde geleneksel tarım, hayvancılık ve yerel üretim faaliyetlerinin sürdürüldüğünü göstermektedir.
Aşağıda, TÜİK ve nufusu.com verilerine dayalı olarak Elazığ ilçelerinin yaklaşık nüfus değerleri yer almaktadır:
Elazığ’da nüfus dağılımı, özellikle il merkezi çevresinde yoğunlaşmaktadır. Kentsel alandaki modern yaşam olanakları, eğitim ve sağlık hizmetleri ile ticaret imkanları, şehir merkezine yönelik yoğun bir yerleşimi desteklerken; kırsal bölgelerde geleneksel yaşam biçimleri, tarımsal üretim ve hayvancılık öne çıkmaktadır.
Kent göçü konusu da demografik yapı içinde önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle genç nüfusun daha geniş iş ve eğitim olanakları arayışıyla büyük metropol şehirlere yönelme eğilimi, Elazığ’ın bazı bölgelerinde göç hareketlerine yol açmaktadır. Bu durum, kentsel merkezdeki nüfusun belirli dönemlerde azalmasına ve sosyal ekonomik dinamiklerin yeniden şekillenmesine neden olabilmektedir. Bununla birlikte, yerel kalkınma projeleri ve altyapı yatırımları, bu göç eğilimini dengelemeye yönelik adımlar olarak değerlendirilmektedir.
Madencilik Faaliyetleri:
Elâzığ, Doğu Anadolu’nun kalbinde yer alan, zengin tarihî geçmişi, benzersiz doğal güzellikleri ve canlı kültürel yaşamıyla hem yerli hem de yabancı ziyaretçilere çok yönlü deneyimler sunan bir destinasyondur. Şehir; antik medeniyetlerin izlerini taşıyan tarihi bölgeleri, yöresel mutfağı, spor ve macera faaliyetlerini, olanaklarını bir araya getirmektedir.
Elazığ’ın simgesi konumundaki Harput, antik kaleler, surlar ve yerleşim alanlarıyla bölgenin geçmiş medeniyetlerinin izlerini günümüze taşımaktadır. Harput, hem akademik araştırmalar hem de turistik geziler açısından büyük önem taşır.
Elâzığ Harput Mutfağı, yöresel tarifler ve yerel malzemelerin kullanıldığı zengin lezzetleriyle öne çıkar.
Su Kaynakları:
Elâzığ, doğa ile iç içe olan spor ve macera aktiviteleriyle de dikkat çekmektedir:
Elazığ’ın kamu yönetimi, merkezi yönetimin temsilcisi olan Valilik ile yerel yönetimin kalbi konumundaki Belediye aracılığıyla yürütülmektedir.
Elâzığ Valiliği, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin il genelindeki temsilcisi olarak devlet politikalarının uygulanması, kamu düzeni, güvenliğinin sağlanması ve idari işlerin yürütülmesinden sorumludur. Valilik; eğitim, sağlık, kamu düzeni, sosyal hizmetler, afet yönetimi gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösteren müdürlükler aracılığıyla çalışır. Güncel verilere göre, Elâzığ Valisi Numan Hatipoğlu olarak görev yapmaktadır. Valilik, ildeki devlet politikalarının yerel düzeyde hayata geçirilmesi ve koordinasyonunun sağlanmasında önemli bir rol üstlenir.
Elazığ’da yerel yönetim; Elâzığ Belediyesi ve ilçelere bağlı belediyeler aracılığıyla yürütülmektedir. Bu yapı, şehir genelinde altyapı, imar, sosyal ve kültürel hizmetlerin sunulması, ekonomik kalkınma ve çevre düzenlemeleri gibi alanlarda faaliyet göstermektedir.
Elazığ’da 2024 yerel seçim sonuçlarına göre, büyükşehir belediye başkanlığını AK Parti adayı Şahin Şerifoğulları kazanmıştır. İlçe belediyeleri açısından ise; 4 ilçeyi AK Parti (Ağın, Arıcak, Maden, Merkez), 3 ilçeyi Yeniden Refah Partisi (Alacakaya, Palu, Sivrice), 2 ilçeyi Milliyetçi Hareket Partisi (Baskil, Keban), 1 ilçeyi Demokrat Partisi (Karakocan) ve 1 ilçeyi BBP (Kovancılar) kazanmıştır.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Elâzığ (İl)" maddesi için tartışma başlatın
Etimolojisi
İslam Öncesi Dönem
İslam Sonrası Dönem
Tarihi
Antik Dönem ve Harput’un Kuruluşu
Roma ve Bizans Dönemi
Müslüman Fetihleri ve İslam Hakimiyeti
Selçuklu ve Beylikler Dönemi
Osmanlı Dönemi
Cumhuriyet Dönemi ve Günümüz
Coğrafi Yapısı
Konum ve Sınırlar
Arazi Yapısı ve Yükselti
Önemli Dağlar:
Ovalar ve Platolar
Akarsular ve Göller
Önemli Akarsular:
Önemli Göller:
İklim ve Bitki Örtüsü
Doğal Kaynaklar
Deprem Riski ve Jeoloji
Demografisi
Genel Nüfus ve Yerleşim Yapısı
İlçelerin Nüfus Dağılımı
Demografik Trendler, Sosyoekonomik Yapı ve Kent Göçü
Ekonomi
Ticaret ve Sanayi Yapısı
Sanayi ve Yatırımlar
İhracat ve İthalat
Tarım
Madencilik
Hayvancılık
Kültür ve Turizm
Tarihi Harput
Yöresel Gastronomi – Harput Mutfağı
Doğal Güzellikler
Spor ve Macera Turizmi
Yönetim
Merkezi Temsil
Yerel Yönetim
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.