
Erzurum Çifte Minareli Medrese (AA)
Erzurum Çifte Minareli Medrese, Anadolu Selçuklu mimari geleneğinin en anıtsal örneklerinden biri olup, Erzurum il merkezinde yer alan tarihi bir eğitim yapısıdır. Yaklaşık 35 x 48 metre boyutları ile Anadolu’daki açık avlulu medreselerin en büyük örneği olarak kabul edilmektedir. Halk arasında ve vakıf kayıtlarında "Hatuniye Medresesi" olarak da bilinen yapı, ön cephesindeki anıtsal taç kapısı, bitkisel ve figürlü plastik süslemeleri ve yapıya adını veren çinili iki minaresi ile Türk-İslam sanatı içerisinde özgün bir yere sahiptir.
Konum
Medrese, Erzurum'un Yakutiye ilçesinde, Tebrizkapı semtinde bulunmaktadır. Şehrin iç kalesini çevreleyen surların doğu kısmına bitişik bir konumda inşa edilmiştir. Doğusunda yer alan kale surları ile bütünleşik bir yapı arz eden medrese, Erzurum Ulu Camii ve Saat Kulesi gibi diğer önemli tarihi yapılarla aynı aks üzerinde yer almaktadır.
Tarihi Süreç
Yapı üzerinde inşa kitabesi bulunmadığından, medresenin kesin yapım tarihi ve bânîsi (yaptıranı) hakkındaki bilgiler sanat tarihi araştırmalarında tartışma konusu olmuştur. Genel kabul, eserin 13. yüzyılın sonlarında, İlhanlılar döneminde (yaklaşık 1270 civarı) inşa edildiği yönündedir.【1】 Geleneksel görüşler, medresenin Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad'ın kızı Hundi Hatun veya İlhanlı Hanedanı'ndan Padişah Hatun tarafından yaptırıldığı üzerinedir. Ancak 1270’li yılların siyasi yapısı ve Padişah Hatun’un biyografisi incelendiğinde bu tezin zayıf kaldığı, yapının Mu'îneddîn Süleyman Pervâne tarafından, II. Gıyaseddin Keyhüsrev ve Gürcü Hatun'un kızı olan üvey kızı Hundi Hatun adına yaptırıldığı tezi akademik çalışmalarda öne sürülmüştür. Vakıf kayıtlarındaki "Sultan Alaeddin Keykubad'ın kızı Hand Hatun" ifadesinin, tarihsel kronolojiye uymadığı ve bu kaydın "Keykubad'ın oğlu Keyhüsrev'in kızı" şeklinde tashihi gerektiği belirtilmektedir.【2】
Medresenin süslemelerinin tamamlanmamış olması ve kitabesinin yazılmamış olması, inşa sürecinin ani bir olayla kesintiye uğradığını göstermektedir. Bu durum, 1277 yılında Pervâne'nin Moğollar tarafından idam edilmesi ve sonrasında bölgede oluşan siyasi istikrarsızlık ve korku iklimi ile ilişkilendirilmektedir.【3】 Yapı tarihsel süreçte eğitim işlevinin dışında farklı amaçlarla kullanılmıştır. Özellikle Osmanlı Padişahı IV. Murad (1623-1640) döneminde kapsamlı bir tamir geçirerek "tophane" (top imalathanesi) haline getirilmiş ve 19. yüzyılın sonlarına kadar askeri depo olarak kullanılmıştır. 1846 yılından sonra tekrar medrese işlevine dönen yapı, Cumhuriyet döneminde 1942-1967 yılları arasında Erzurum Müzesi olarak hizmet vermiştir.
Mimari Özellikler

Erzurum Çifte Minareli Medrese (AA)
Çifte Minareli Medrese; iki katlı, dört eyvanlı ve açık avlulu medrese plan şemasına sahiptir. Dikdörtgen bir plana oturan yapının girişinden, sivri beşik tonozlu bir dehlizle avluya ulaşılmaktadır. Yaklaşık 26 x 10 metre ölçülerindeki avlu, dört yönden sivri kemerli revaklarla çevrilidir. Revak kemerleri ve sütunlar, yapının iki katlı kurgusunu cephede de hissettirecek şekilde düzenlenmiştir. Medresenin zemin katında on dokuz, birinci katında on sekiz oda bulunmakla birlikte, toplam oda sayısı kırk iki olarak belirtilmektedir. Batı kanadında yedi, doğu kanadında sekiz hücre yer alır ve odaların üzeri beşik tonozlarla örtülüdür. Girişin batısında (sağında) yer alan kare planlı mekân, kubbe ile örtülü olup mescit olarak kullanılmıştır. Yapının güneyindeki ana eyvan, mimari malzeme ve teknik açısından yapının geri kalanından farklılık gösterir. Bu eyvanda "sivişli taşı" kullanılmış olması, buranın daha eski bir yapıdan (muhtemelen Saltuklu dönemine ait) kaldığı veya medresenin bu kalıntı üzerine inşa edildiği görüşünü desteklemektedir.【4】
Dış Cephe ve Taç Kapı
Medresenin kuzey cephesi, simetrik bir düzenlemeye sahiptir. Taç kapı, Anadolu Selçuklu taş süsleme sanatının en yoğun görüldüğü bölümdür, ancak bezemelerin bir kısmı tamamlanamamıştır. Taç kapının derin nişi, palmet motifli şeritlerle çerçevelenmiş ve üzeri mukarnaslarla örtülmüştür. Taç kapının batı tarafındaki panoda, Orta Asya Türk inancının simgeleri olan; altta ağzı açık iki yılan, ortada dilimli yapraktan oluşan hayat ağacı ve en tepede çift başlı kartal kabartması işlenmiştir. Doğudaki simetrik panoda ise bu işlemeler (yaprak ve kartal) mevcut değildir, sadece panonun çerçevesi hazırlanmış ancak içi boş kalmıştır.
Minareler ve Çini Süsleme

Erzurum Çifte Minareli Medrese (Erzurum Valiliği)
Taç kapının iki yanından yükselen ve yapıya adını veren çifte minareler, kaideden itibaren yaklaşık 26 metre yüksekliğindedir. Minareler taş kaide üzerine tuğla gövdeli olarak inşa edilmiştir ve 16 dilimli (yivli) bir forma sahiptir. Minare gövdelerindeki yivlerin araları ve yüzeyleri firuze rengi çinilerle bezenmiştir. Batı minarede turkuaz çiniler "baklava dilimi" (romboid) düzeninde, doğu minarede ise tuğlalarla kaydırmalı "paralel çizgiler" düzeninde işlenmiştir. Minare gövdelerinin bitiminde, şerefe altına gelen kısımda geniş çini kuşaklar yer alır. Bu kuşaklarda patlıcan moru ve firuze renkli çinilerle, mozaik teknikle yazılmış "Allah", "Muhammed" ve dört halifenin isimleri ile örgülü kûfi yazılar bulunur. Batı minarede iki sıra, doğu minarede üç sıra mukarnas sırası mevcuttur. Avludaki pencerelerin kenarlarında Bakara suresinin 256. ayeti ile Al-i İmrân suresinin 18. ve 19. ayetleri kabartma yazı kuşakları halinde yer almaktadır.
Restorasyonlar ve Onarımlar
Çifte Minareli Medrese, tarihî süreç içinde çeşitli onarımlar görmüştür.
- Osmanlı Dönemi: Harap bir vaziyette iken IV. Murad (1623-1640) tarafından tamir ettirilmiştir. Bu dönemde yapı tophane olarak işlevlendirilmiştir.
- Cumhuriyet Dönemi: Yapı, müze olarak kullanıldığı dönemlerde ve sonrasında Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde korunmuştur. Medresenin süslemelerinin tamamlanmamış olması, yapının özgün bir karakteristiği olarak kabul edilmektedir.
İşlevsel Değişiklikler
Medrese, kuruluş amacı olan eğitim faaliyetlerinin yanı sıra tarih boyunca farklı amaçlarla kullanılmıştır.
- Tophane: IV. Murad döneminde top imalathanesi olarak kullanılmıştır.
- Müze: 1942 ile 1967 yılları arasında Erzurum Müzesi olarak hizmet vermiştir.
- Sergi Salonu: Günümüzde hem müze hem de resim sergi salonu olarak kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.
Koruma Durumu
Erzurum Çifte Minareli Medrese, Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde olup, tarihî ve kültürel bir miras olarak koruma altındadır. Yapı, Erzurum'un en çok ziyaret edilen turistik mekanlarından biri olarak işlevini sürdürmektedir.


