EZGİ, Mehmet Suphi
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarİSMAİL BAHA SÜRELSAN20 Kasım 2024 11:33

TĂŒrk mĂ»sikisi Ăąlimi ve bestekĂąrı.

EZGİ, Mehmet Suphi

İstanbul ÜskĂŒdar’da doğdu. Babası Telgraf ve Posta NezĂąreti muhasebe mĂŒmeyyizi İsmail ZĂŒhdĂŒ Bey, annesi Emine Hanım’dır. Orta Ă¶ÄŸreniminden sonra girdiği AskerĂź Tıbbiye’den 1892’de tabip yĂŒzbaßı olarak mezun oldu ve Bingazi’deki 58. Alay’ın birinci taburuna hekim tayin edildi. Mehmet Suphi asabiye mĂŒtehassısı olarak uzun sĂŒre burada görev yaptı. Bu arada Osmanlı-İtalyan harbine katıldı ve 1913 yılında İstanbul’a döndĂŒ. I. DĂŒnya Savaßı yıllarında miralay rĂŒtbesiyle Beykoz Serviburnu EmrĂąz-ı İntĂąniyye Hastahanesi baßhekimliğinde bulundu. İstiklĂąl Harbi baßladıktan sonra Anadolu’ya geçti ve Ankara Merkez Hastahanesi baßhekimliği yanında çeßitli yerlerde hekimlik yaptı. Cumhuriyet’in ilĂąnını mĂŒteakip askeriyedeki görevinden emekliye ayrıldıysa da dokuz yıl daha çeßitli yerlerde hĂŒkĂŒmet ve belediye tabipliği gibi resmĂź görevlerde bulunduktan sonra istifa etti.


1932 yılında İstanbul Belediye Konservatuvarı TarihĂź TĂŒrk MĂ»sikisi Eserlerini Tasnif ve Tesbit Heyeti ĂŒyeliğine tayin edildi. Böylece Ezgi’nin hayatında, TĂŒrk mĂ»sikisi inceleme ve araßtırmaları doğrultusundaki çalıßmalarının ağırlık kazandığı yeni bir dönem baßlamıß oluyordu. Bu heyetteki çalıßmaları on beß yıl sĂŒrdĂŒ. Son yıllarını Beykoz’da mĂŒnzevi bir ßekilde geçirdi. 12 Nisan 1962 tarihinde vefat etti ve Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.


Fransızca yanında Arapça ile Farsça’ya vĂąkıf ve mĂ»sikiden dinĂź ilimlere kadar uzanan çeßitli alanlarda geniß bir kĂŒltĂŒre sahip olan Ezgi asıl ĆŸĂ¶hretini TĂŒrk mĂ»sikisi çalıßmalarıyla elde etmißtir. HenĂŒz beß yaßında iken mahalle mektebinde okuduğu ilĂąhilerle dikkati çekti. Aynı zamanda hĂąnende ve sĂązende olan babasının evinde dĂŒzenlediği ve devrin belli baßlı mĂ»sikißinaslarının ißtirak ettiği toplantılara önceleri sesiyle katılmaya baßladı. İlk mĂ»siki derslerini on iki yaßlarında, keman hocalığı da yapan Muzıka-yi HĂŒmĂąyun Kolağası Tahsin Bey’den alan Ezgi, kısa sĂŒrede evlerindeki toplantılara kemanı ile ißtirak edecek bir seviyeye geldi. Babasının kanun hocası KanĂ»nĂź Hacı Ârif Bey’den Batı notası, Rauf YektĂą Bey’den ißaretli Hamparsum notası Ă¶ÄŸrendi. Daha sonra da bunun gizli Hamparsum denilen ßeklini çözdĂŒ. On yedi yaßında ZekĂąi Dede’nin talebesi oldu ve ondan ĂŒĂ§ yıl kadar ders aldı. ZekĂąi Dede vasıtasıyla tanıßtığı Kozyatağı Rifùß Tekkesi ßeyhi HalĂźm Efendi’den önce sĂźnekeman, ardından tanbur dersleri aldı. HalĂźm Efendi’nin tanbur çalmayı III. Selim’in tanbur hocası İsak’ın talebesi Oskiyam’dan Ă¶ÄŸrendiği göz önĂŒne alınırsa geleneksel tanbur tavrının böylece Suphi Ezgi’ye intikal ettiği anlaßılır. Hocaları arasında ayrıca, AskerĂź Tıbbiye’de Ă¶ÄŸrenci iken derslerine devam ederek birçok fasıl geçtiği MedenĂź Aziz Efendi ve özellikle seçkin bir dinĂź mĂ»siki repertuvarı elde ettiği Bahariye MevlevĂźhĂąnesi ßeyhi HĂŒseyin Fahreddin Dede ile 1911’den sonra Batı mĂ»sikisi ve armoni dersleri aldığı Edgar Manas’ın önemli bir yeri vardır.


Suphi Ezgi, meßhur mĂ»sikißinaslardan aldığı çeßitli dersler sayesinde daha önce yaßamıß birçok mĂ»siki ĂŒstadının ĂŒslĂ»buna da nĂŒfuz etti ve bunlar ileride katılacağı eser tesbiti çalıßmalarının esasını olußturdu. 1913’te HĂŒseyin Sadeddin Arel ile birlikte, öncĂŒlĂŒÄŸĂŒnĂŒ Rauf YektĂą Bey’in yaptığı TĂŒrk mĂŒzikolojisi incelemelerine katıldı. Daha sonra Arel ile Ezgi’nin çalıßmalarına ißtirak eden Salih Murat Uzdilek’le birlikte “Arel-Ezgi-Uzdilek sistemi”ni ortaya koydu. TĂŒrk mĂ»sikisinin ses sistemindeki perdelerin mahiyetini tesbit eden bu dĂŒzen, uzun yıllar öncesine giden yoğun araßtırmalar sonucunda meydana getirilmißtir. Tartıßmaları gĂŒnĂŒmĂŒzde de sĂŒren TĂŒrk mĂ»sikisinin ana dizisi konusunda, Suphi Ezgi ile Rauf YektĂą Bey arasındaki karßılıklı mektuplarda (1924) ve yine aynı ßekilde TĂŒrk Musikisi Dergisi’nde Ezgi’nin Muhyiddin Erev ve Ekrem Karadeniz ile olan yazıßmalarında (bk. bibl.) ileri sĂŒrĂŒlen ve tartıßılan fikirler mĂ»siki araßtırmacıları için incelenmeye değer niteliktedir.


Ezgi, İstanbul Belediye Konservatuvarı TarihĂź TĂŒrk MĂ»sikisi Eserlerini Tasnif ve Tesbit Heyeti’nde önce Rauf YektĂą, Ali Rifat Çağatay ve Ahmet Irsoy’la, ilk ikisinin vefatı ĂŒzerine (1935) Ahmet Irsoy ve Mesut Cemil’le birlikte, 1943 yılında Irsoy’un vefatından sonra da tek baßına çalıßtı. Bu çalıßmalar, birçok eserin unutulmaktan kurtarılıp yeniden TĂŒrk mĂ»sikisi repertuvarına kazandırılması bakımından bĂŒyĂŒk önem taßımaktadır.


Hamparsum ve Batı notasını iyi bilen Suphi Ezgi, bilhassa eser incelemesi esnasında mukayeseler sonucu ortaya çıkan farklılıkların giderilmesi hususunda gösterdiği titizlik ve gayretiyle tanınmıßtır. İyi bir tamburĂź idi. Aynı zamanda ney ĂŒflĂŒyor, keman ve sĂźnekeman da çalıyordu. İcracılığının en önemli yönĂŒ ise gĂŒzel sesinin yanında kendine mahsus tavır ve ĂŒslĂ»bunun hĂąkim olduğu hĂąnendeliğidir. Ezgi ayrıca pek çok talebe yetißtirmißtir. Bunlar arasında Kemal Batanay, ErcĂŒment Berker, Fahri Kopuz, LĂąika Karabey, Mesut Cemil, Yılmaz Öztuna, Ahmet Çağan, Ârif Sami Toker tanınmıß bazı isimlerdir.


Eserleri. 1. NazarĂź-AmelĂź TĂŒrk Musikisi (I-V, İstanbul 1933-1953). TĂŒrk mĂ»sikisi kaidelerinin mĂŒsbet ilim esaslarına göre araßtırılıp tesbit edildiği eser, en eskisinden baßlayarak mĂ»sikiyle ilgili kaynakların incelenmesi suretiyle kaleme alınmıßtır. Kendi bestelerinden yirmi beßinin de yer aldığı eserde ayrıca 650 civarında yazar tarafından derlenen mĂ»siki eserinin notası mevcuttur. Bunlar arasında Ezgi’nin otuz yıllık çalıßma sonucu tesbit ettiği, TĂŒrk mĂ»sikisinin zamanımıza ulaßan en bĂŒyĂŒk eseri kabul edilen NĂąyĂź Osman Dede’ye ait Mi‘rĂąciyye’nin ayrı bir yeri vardır.


2. TĂŒrk Musikisi Klasiklerinden İlĂąhĂźler (I-III, İstanbul 1931-1933). Rauf YektĂą, Ahmet Irsoy ve Ali Rifat Çağatay ile mĂŒĆŸterek olarak hazırlanan eser “TĂŒrk MĂ»sikisi Klasiklerinden” ana baßlığı altında yayımlanan serinin ilk ĂŒĂ§ cildi olup I. cildi tevƟüh, II ve III. ciltleri ilĂąhi notalarına ayrılmıßtır.


3. TĂŒrk Musikisi Klasiklerinden BektaƟü Nefesleri (IV-V, İstanbul 1933). Rauf YektĂą, Ahmet Irsoy ve Ali Rifat Çağatay ile ortak hazırlanan bu eser adı geçen serinin iki cildini teßkil etmekte ve seksen dokuz nefes notası ile bazı nefes gĂŒftekĂąrlarının hayatı hakkında kısa bilgiler ihtiva etmektedir.


4. TĂŒrk Musikisi Klasiklerinden MevlevĂź Âyinleri (VI-XVIII, İstanbul 1934-1939). Ezgi, kırk bir adet ĂąyĂźn-i ßerif notasının gĂŒfteleriyle birlikte yer aldığı bu eserin ilk dört cildini Rauf YektĂą, Ahmet Irsoy ve Ali Rifat Çağatay ile, diğerlerini ise Ahmet Irsoy ve Mesut Cemil’le beraber hazırlamıßtır. “TĂŒrk MĂ»sikisi Klasiklerinden” serisi içinde yer alan eser on ĂŒĂ§ fasikĂŒlden meydana gelmekte olup gĂŒnĂŒmĂŒzde MevlevĂź Ăąyinleri konusunda klasik eser hĂŒviyetini kazanmıßtır.


5. TĂŒrk Musikisi KlĂąsiklerinden Hafız M. ZekĂąi Dede Efendi KĂŒlliyatı (I-III, İstanbul 1940-1943). Ahmet Irsoy’la mĂŒĆŸtereken hazırlanan kitapta ZekĂąi Dede’nin eserlerinin notaları neßredilmißtir.


6. Evc BĂ»selik, MĂąhur BĂ»selik, Muhayyer BĂ»selik, NevĂą BĂ»selik, BĂ»selik, HisĂąr BĂ»selik Fasılları (İstanbul 1943). Ahmet Irsoy’la birlikte hazırlanmıßtır.


7. TanbĂ»rĂź Mustafa ÇavuƟ’un 36 ƞarkısı (İstanbul 1948). Biri hariç eserde yer alan bĂŒtĂŒn ßarkıların ara nağmeleri Suphi Ezgi tarafından bestelenmißtir.


8. TĂŒrk Musikisi Klasiklerinden Temcit - Na’t - Salat - Durak (İstanbul 1945). Ezgi tarafından tesbit edilen elli dört parçanın notasını ihtiva eden eserde Arapça metinlerin tercĂŒmeleri de verilmißtir.


Suphi Ezgi’nin hepsi İstanbul Konservatuvarı neßriyatı olan bu eserlerinin dıßında, ilk kısmı Musiki Mecmuası’nda (sy. 17-19) tefrika edilmiß “Tanbur Metodu” ile yarım kalmıß bir “TĂŒrk Musikisi Solfej Metodu” mevcuttur. Ayrıca İstanbul EnstitĂŒsĂŒ Dergisi’nde TĂŒrk mĂ»sikisi usul geçkilerini konu alan bir makalesi yayımlanmıßtır (sy. 2 [İstanbul 1956], s. 37-49). Ezgi TanbĂ»rĂź Ali Efendi, Hacı Ârif Bey ve ƞevki Bey kĂŒlliyatlarını hazırlamaya çalıßmıßsa da bunları tamamlayamamıßtır.


Suphi Ezgi 700’den fazla eser bestelemiß, ancak bunlardan sadece durak, peßrev, saz semĂąisi, oyun havası, taksim, beste, ağır semĂąi, yĂŒrĂŒk semĂąi, marß ve ßarkı formundaki 165’ini neßre lĂąyık görmĂŒĆŸtĂŒr. Sözleri Tevfik Fikret’e ait olan Vatan ƞarkısı adlı eseri Paris Konservatuvarı profesörlerinden Albert Lavignac tarafından armonize edilmißtir (notası için bk. ƞehbĂąl, sy. 64 [1 Temmuz 1328], s. 307). ƞarkılarından yirmi sekizini, 1916 yılında MusahibzĂąde CelĂąl’in LĂąle Devri Opereti için ßair NedĂźm’in kaside, gazel ve ßarkılarından bestelediği eserler teßkil eder. Ayrıca kĂŒrdĂź makamının hĂŒseynĂź-aßiran perdesindeki ßeddini “aßkefzñ”, bĂ»seliğin aynı perdedeki ßeddini de “ruhnĂŒvĂąz” adlarıyla mĂŒstakil yeni makamlar haline getirmiß ve ßeref-i hamĂźdĂź makamının adını “ƟerefnĂŒmñ” olarak değißtirmißtir.

Kaynakça

TA, XVI, 69.

Ahmet Say, MĂŒzik Ansiklopedisi, Ankara 1985.

Bedi N. ƞehsuvaroğlu, “TĂŒrk Musikisi ve Dr. Subhi Ezgi”, MM, sy. 171 (1962), s. 71, 76.

Bedü‘ MensĂź [HĂŒseyin Sadettin Arel], “Subhi Ezgi”, ƞehbĂąl, sy. 5, İstanbul 1325, s. 89.

Ekrem Karadeniz, “Sayın Doktor Subhi Ezgi’ye Açık Mektup”, a.y., sy. 31 (1950), s. 8-9.

Ezgi, TĂŒrk Musikisi, I, 3-6.

Hayri YenigĂŒn, “Subhi Ezgi ve NedĂźm’in ƞiirleri”, a.y., sy. 206 (1965), s. 39-41.

Muhittin Erev, “ÖzlĂŒ Bir Musiki Hasreti”, TMD, sy. 28 (1950), s. 1, 23-24.

Sadun KemĂąlĂź AksĂŒt, BeßyĂŒz Yıllık TĂŒrk Musikisi Antolojisi, İstanbul 1967, s. 147-148.

Salahattin Göktepe, BĂŒyĂŒk MĂŒzisyenler Ansiklopedisi, İzmir 1962, s. 310.

TĂŒrkiye 1923-1973 Ansiklopedisi, İstanbul 1974, II, 623.

a.mlf., “Bay M. Erev’e Cevap”, a.y., sy. 35 (1950), s. 4-5, 23.

a.mlf., “Bay M. Erev’e İkinci Cevabım”, a.y., sy. 33 (1950), s. 4, 20-21.

a.mlf., “Bay M. Erev’in Birinci ve İkinci Mektuplarına Cevap”, a.y., sy. 32 (1950), s. 4-5, 20.

a.mlf., “Bay Muhittin Erev’e Cevap”, a.y., sy. 36 (1950), s. 4-5, 21-24.

a.mlf., “Doktor Subhi Ezgi’nin Mektupları”, MusıkĂź ve Nota, sy. 6, İstanbul 1970, s. 4-6; sy. 8 (1970), s. 4-6; sy. 11 (1970), s. 4-6; sy. 13 (1970), s. 4-7; sy. 14 (1970), s. 4-6; sy. 17 (1971), s. 4-6.

a.mlf., “Doktor Subhi Ezgi”, MM, sy. 206 (1965), s. 37-38.

a.mlf., “Doktor Subhi Ezgi”, a.y., s. 75, 94.

a.mlf., “Doktor Subhi Ezgi”, Âhenk Gazetesi, 15 Ağustos 1963, s. 2.

a.mlf., “M. Erev’in Yazısına ĂœĂ§ĂŒncĂŒ Cevap”, a.y., sy. 34 (1950), s. 4-5, 22-23.

a.mlf., “NazarĂź ve AmelĂź TĂŒrk Musikisi Adlı Eser Üzerine Bazı MĂŒlĂąhazalar”, a.y., sy. 31 (1950), s. 6-7, 20-21.

a.mlf., “Vatan ƞarkısı”, ƞehbĂąl, sy. 64, İstanbul 1328, s. 307.

a.mlf., “ÖzlĂŒ Bir Musiki Hasreti Baßlıklı Yazıya Cevap”, TMD, sy. 29 (1950), s. 4-5.

a.mlf., “Üstad Dr. Subhi Ezgi’ye”, a.y., sy. 30 (1950), s. 9.

Öztuna, BTMA, I, 274-277.

İbnĂŒlemin, Hoß SadĂą, s. 264-265.

İsmail Baha SĂŒrelsan, “Doktor Subhi Ezgi’nin Ardından”, MM, sy. 171 (1962), s. 75, 94.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartıßmalar

HenĂŒz Tartıßma Girilmemißtir

"EZGİ, Mehmet Suphi" maddesi için tartıßma baßlatın

Tartıßmaları GörĂŒntĂŒle
KÜRE'ye Sor