Gelina, Balkan coğrafyasında, özellikle Kosova’nın Prizren bölgesi ile Bulgaristan’ın Rodop Dağları eteklerindeki Müslüman Boşnak ve Pomak köylerinde uygulanan, kökeni antik dönemlere dayanan geleneksel bir gelin süsleme ritüelidir. Prizren’e bağlı Donje Ljubinje, Gornje Ljubinje, Manastrica, Musnikovo ve Planjan gibi köyler ile Bulgaristan’ın Ribnovo, Skrebatino ve Osikovo köylerinde canlılığını koruyan bu gelenek, gelinin yüzünün özel boyalar ve pullarla (payet) tamamen kaplanması esasına dayanır.
Etnologlar, yerel araştırmacılar, Gelina geleneğinin kökenine dair çeşitli hipotezler öne sürmektedir. Bu ritüelin köklerinin yaklaşık 4 bin yıl öncesine, Paganizm dönemine kadar uzandığı düşünülmektedir.【1】 Efsaneler bu uygulamanın antik Pers kültüründen veya Balkanlar’ın kadim topluluklarından günümüze ulaşmış olabileceğine işaret etmektedir.【2】 Özellikle Antik Yunan dünyasında, MÖ 2. binyıla tarihlenen Miken Uygarlığı’na ait arkeolojik buluntular arasında yer alan kadın gelin maskelerinin, günümüzde Ribnovo gibi köylerde uygulanan beyaz yüz boyama tekniği ile bir morfolojik benzerlik göstermesi, ritüelin binlerce yıllık bir tarihsel sürekliliğe sahip olduğunun somut kanıtlarından biri olarak değerlendirilmektedir.【3】
Bu kültürel mirasın yüzyıllar boyunca korunarak günümüze taşınması, toplumsal yapının merkezinde yer alan usta-çırak ilişkisi ve sözlü aktarım mekanizmaları sayesinde mümkün olmuştur. Gelenek, aile içinde özellikle kayınvalideden geline aktarılan bir emanet olarak kabul edilmektedir; bu aktarım sürecinde teknikler ve sembolik anlamlar titizlikle korunmaktadır. Kosova’nın Prizren bölgesinden Bulgaristan’ın Rodop Dağları’na kadar uzanan geniş bir coğrafyada, yerel halkın kendi kültürel kimliğinin bir parçası olarak tanımladığı bu uygulama, dünya kültürel mirasının bir parçası olarak da görülmektedir. Nitekim günümüzde bu tarihsel unsur, UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edilmesi amacıyla uluslararası akademik platformlarda kapsamlı incelemelere ve tanıtım faaliyetlerine konu olmaktadır.
Gelina ritüelinde uygulanan makyajın her bir katmanı, rengi ve figürü, gelinin bekârlıktan evliliğe geçişini simgeleyen anlamlar ve toplumsal temenniler taşımaktadır. Ritüelin temelini oluşturan ve tüm yüze maske şeklinde sürülen beyaz boya, gelinin saflığını ve temizliğini temsil etmenin ötesinde, evli bir kadın olarak "yeniden doğuşu" simgeleyen sembolik bir başlangıç zeminidir. Bu beyaz tabaka, gelinin genç bir kız olarak önceki hayatına veda edip yeni bir toplumsal statüye adım attığının görsel ilanıdır.
Yüz üzerine nakşedilen üç altın çember, hayatın altın yollarla birbirine bağlanmış üç temel dönemini simgelerken bu figürlerin etrafını saran kırmızı çemberler doğrudan doğurganlık ve yaşam enerjisiyle ilişkilendirilmektedir. Makyajın detaylarını oluşturan kırmızı ve mavi noktalar ise sırasıyla aile içindeki mutluluğu, huzuru ve sağlıklı bir nesil devamlılığını temsil eden sembolik kodlar olarak kabul edilir. Geometrik dairelerin etrafına yerleştirilen noktalar, "çekirdek" ve "yeni başlangıçlar" anlamını taşıyarak yaşamın döngüsel yapısına atıfta bulunur.
Gelina ritüeli, düğün sürecinin kritik ve sembolik aşaması olarak genellikle kutlamaların üçüncü günü, akşam saatlerine doğru icra edilmektedir. Süreç, gelinin baba evindeki "son kahvaltısına" oturmasıyla başlar; bu yemek, gelinin ailesiyle geçirdiği son anları temsil eden bir veda niteliğindedir. Kahvaltının ardından, bu sanatı kuşaklar boyu aktaran ve toplumsal hafızayı temsil eden yaşlı kadınlar tarafından boyama işlemine geçilir. Ortalama iki saat süren bu uygulama sırasında gelinin yüzüne beyaz krem sürülür ve üzerine rengarenk payetler ile pullar nakşedilir. Boyama tamamlandıktan sonra gelinin ağzına bir şeker verilir ve baba odaya girerek kızına "ferece" veya "manta" adı verilen geleneksel üst kıyafetini giydirir; bu an, gelinin artık resmen evli sayıldığı ve yeni bir haneye ait olduğu hukuki ve ruhani eşiktir.
Ritüelin başarıyla tamamlanması, gelinin bu süreç boyunca sergileyeceği katı bir disiplin ve sabır testine bağlıdır. Gelin, boyama işlemi bittikten damat evine varana kadar geçen sürede asla konuşmaz, yemek yemez ve yüz kaslarını tamamen sabit tutmak zorundadır. Bu aşamada aile üyeleri ve arkadaşları tarafından hüzünlü veda şarkıları söylenirken, gelinin kesinlikle ağlamaması gerekir. Gözyaşı dökülmemesi hem estetik bir gereklilik olan makyajın bozulmamasını sağlar hem de bir inanışa göre gelecekteki yaşamına kötü şansın girmesini engeller. Damat evine at sırtında veya yürüyerek, gözleri kapalı bir şekilde götürülen gelinin yüzü, varış noktasında topluluk huzurunda açılır. Eğer yüzdeki boya ve pullar bozulmadan muhafaza edilmişse, bu durum gelinin yeni hayatında güçlü, dayanıklı ve çalışkan bir kadın olacağına dair bir işaret olarak kabul edilir.【4】
Gelina geleneğinin sosyolojik ve antropolojik temelini oluşturan saik, kökleri antik inanç sistemlerine uzanan "nazardan korunma" fenomenidir. Geleneksel toplum yapısında, düğün günü bir genç kızın hayatındaki savunmasız ve dikkat çeken an olarak kabul edilir; gelinin doğal güzelliği ve sahip olduğu mutluluk potansiyelinin, dışarıdan gelebilecek kıskançlık ve kötü enerjileri (nazar) üzerine çekeceğine inanılır. Bu bağlamda, yüzün beyaz bir tabaka ve yoğun motiflerle tamamen maskelenmesi, gelinin fiziksel varlığını saklayarak onu kötü bakışlardan koruyan ruhani bir zırh görevi görür. Makyajın yarattığı bu standart görünüm sayesinde tüm gelinler sembolik olarak "aynı" hale getirilir; böylece bireysel güzellik gizlenerek, gelinin şahsından ziyade temsil ettiği "gelinlik" makamının kutsallığı ve dokunulmazlığı ön plana çıkarılır.
Ritüel, aynı zamanda toplumsal hiyerarşinin ve aidiyetin pekiştirildiği kolektif bir eylemdir. Gelinin boyalı yüzüyle köy meydanında, herkesin görebileceği yüksek bir noktada sabit ve hareketsiz bir şekilde oturtulması, onun toplumun gözetimine sunulması ve yeni statüsünün tüm köy halkı tarafından tescil edilmesi anlamına gelir. Bu süreçte sergilenen sabır ve sükûnet, gelinin toplumsal kurallara ve yeni ailesine olan sadakatinin bir kanıtı olarak okunur. Ayrıca, kış aylarında düzenlenen bu düğünler sırasında köyün adeta bir açık hava müzesine dönüşmesi, nişanlı çiftlerin birbirlerine yüzlerce tepsi börek göndererek yol boyu ikramlarda bulunması gibi adetler, sosyal dayanışmayı ve köy içi refahın paylaşımını temsil eder.
Küreselleşme ve modern düğün formatlarının dünya genelinde tek tipleşmesine karşın, Gelina geleneği Balkanlar’daki Müslüman Boşnak ve Pomak toplulukları arasında bir kimlik muhafaza unsuru olarak varlığını korumaktadır. Geçmişte bir hafta süren düğün kutlamalarının günümüzde iki güne kadar kısalması ve bazı köylerde unutulmaya yüz tutması gibi değişimlere rağmen, yüz boyama ritüeli kültürel bir zorunluluk ve toplumsal bir miras olarak uygulanmaya devam etmektedir.
Özellikle kış aylarında yoğunlaşan bu törenler, yerel halkın "çalışkan ve misafirperver" kimliğini vurgularken kazanılan birikimlerin köye yatırıma dönüştürülmesiyle bölge refahının ve geleneksel dokunun korunmasına hizmet etmektedir.
Bu mirasın günümüzdeki sürdürülebilirliği, bu zanaata adamış son temsilcilerin çabalarıyla mümkün olmaktadır. Kosova Dışişleri Bakanlığı gibi resmi kurumların organizasyonlarıyla Brüksel gibi uluslararası merkezlerde tanıtılan bu gelenek, yerel yönetimler ve kalkınma dernekleri (EDUCO gibi) aracılığıyla interaktif atölye çalışmalarına konu edilmektedir. Gelina ritüeli, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne dahil edilme süreciyle küresel kültürel hafızadaki yerini güçlendirmeyi hedeflemektedir.
[1]
Anadolu Ajansı, "Bulgaristan'ın Müslüman Ribnovo köyünde binlerce yıllık "Gelina" düğün geleneği sürdürülüyor." Anadolu Ajansı, Erişim 5 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/yasam/bulgaristanin-musluman-ribnovo-koyunde-binlerce-yillik-gelina-dugun-gelenegi-surduruluyor/3809465.
[2]
Anadolu Ajansı, "Kosova'nın Boşnak köylerinde asırlık "gelin makyajı" geleneği yaşatılıyor." Anadolu Ajansı, Erişim 5 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/kultur/kosovanin-bosnak-koylerinde-asirlik-gelin-makyaji-gelenegi-yasatiliyor/3818525.
[3]
Anadolu Ajansı, "Bulgaristan'ın Müslüman Ribnovo köyünde binlerce yıllık "Gelina" düğün geleneği sürdürülüyor." Anadolu Ajansı, Erişim 5 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/yasam/bulgaristanin-musluman-ribnovo-koyunde-binlerce-yillik-gelina-dugun-gelenegi-surduruluyor/3809465.
[4]
Anadolu Ajansı, "Kosova'nın Boşnak köylerinde asırlık "gelin makyajı" geleneği yaşatılıyor." Anadolu Ajansı, Erişim 5 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/kultur/kosovanin-bosnak-koylerinde-asirlik-gelin-makyaji-gelenegi-yasatiliyor/3818525.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Gelina" maddesi için tartışma başlatın
Tarihsel Köken ve Etnolojik Temeller
Sembolizm ve Renklerin Anlamı
Ritüelin Uygulanışı ve Geleneksel Kurallar
Toplumsal İşlev ve Nazardan Korunma İnancı
Modern Dönem ve Sürdürülebilirlik
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.