
ORCID ID
0000-0002-1735-2489
Hindîler Tekkesi, yedi yüz yıldır Kudüs’ü ziyaret eden Hindistanlı Müslümanlar için hac vazifesinden önce veya sonra uğranılması gereken sembol bir yapı olarak kabul edilmektedir. Kudüs’te Babü’s-Sahire kapısının yakınında ve Zâviye el-Hunûd Sokağı’nda bulunan Hindîler Zaviyesi’nin, dönemin ünlü Hint tasavvuf âlimi Baba Ferîdüddîn Genc-i Şeker’e (ö. 664/1265) nispeten adlandırılan tarihi bir yapı olduğu söylenmektedir (Jabbarah, 1998: 57). Sözlü geleneğe göre Ferîdüddîn Genc-i Şeker, Kudüs’e gelerek inzivaya çekilmiş, ibadet ve ikamet etmek amacıyla zaviyede kalmış, daha sonra zaviyeyi yenilemiştir. Böylece yenileme sonrası yapı, Hindistan’dan hac farizasını yerine getirmek üzere gelen hacılar için bir ziyaret noktası haline gelmiştir (Eroğlu Memiş, 2021: 108; Zarcone, 2011: 120-125)【1】. Osmanlı arşivlerinde, Hint Tekkesine resmi yardımların yapıldığına dair kayıtlar bulunmaktadır. Tekke, zaman içinde “Şeyh Farid Hindî Tekkesi”, “Tekke-yi Hindî”, “Hindî Kalenderhanesi” ve “Hint İmâreti” gibi farklı isimlerle anılmıştır (Zarcone, 2011: 123-124).Hindîler Tekkesi, kesme taş örgülü geniş bir yapı kompleksidir ve baskın kemerli bir ana giriş kapısına sahiptir. Bu yapı, köşe sütunlarına oturan sivri kemerli bir nişin içine alınmıştır. Giriş kapısının üzerinde sağda “el-Zâviyet el-Hindiyye” ve solda “Indian Hospice” yazılıdır. Kuzey (giriş) cephesinde, dikdörtgen açıklıklı, beyaz mermer söveli ve sivri hafifletme kemerli pencerelerle karakterize edilen iki sivri kemerli ikiz tepe penceresi bulunmaktadır. Kapsamlı bir onarım geçiren tekkenin içerisinde büyük bir avluya açılan kapılar ve pencereler, derviş hücreleri ve özgün işlevleri olan mekanlar (mescit, yemekhane, selamlık vb.) yer almaktadır. Tekkenin değişikliklere uğradığı ve orijinal mimarisini restore etmenin mümkün olmadığı da belirtilmektedir (Tanman & Çobanoğlu, 2001: 525).20. yüzyılın ilk çeyreğinde Kudüs’teki Hindîler Tekkesi’nin başına Şeyh Abdurrahman Riyâzeddin Bâbür Efendi (ö. 1966) geçmiştir. Burada Hint ve Afgan toplulukları üzerinde güçlü bir liderlik örneği göstermiş, özellikle Kâdirî ve Nakşibendi tarikatları arasındaki konumu, bu tekkenin Kudüs’teki dinî ve kültürel etkisini artırmıştır. Şeyh Abdurrahman, Kudüs’ün İngilizlerin eline geçmesi üzerine【2】 İstanbul’a gelmiştir. Ancak 1918-1923 yılları arasında İngilizler tarafından İstanbul’da hapsedilmiştir (Aybek, 1977: 96; Zarcone, 2011: 125-129). Serbest bırakıldıktan sonra İstanbul’daki Horhor Hindîler Tekkesi’nin meşihatını üstlenmiştir (Tanman, 1998: 67; Zarcone, 1993: 74; Zarcone, 2011: 128).Şeyh Abdurrahman sonrasında etkisizleşen Hindîler Tekkesi, Kudüs başmüftüsü Emîn el-Hüseynî’nin (1897-1974) başkanlığında Hindistan’a bir heyet göndermiştir. Heyetin girişimleri sonucunda Hindistan’daki Müslümanlardan Ensârî el-Makdisî tekkenin yönetimini üstlenmiştir. Ancak tekke, bir dönem İngilizler tarafından ele geçirilerek Hint askerlerin konakladığı bir karargâha dönüştürülmüştür. İngilizlerin çekilmesinin ardından Ensârî, tekkenin idaresini yeniden devralmış ve vefat edene kadar bu sorumluluğu sürdürmüştür. Ensârî’nin vefatından sonra idareyi oğlu Muhammed Münir Efendi ele almıştır. 1967 yılında İsrail’in Kudüs işgali sırasında tekke ciddi saldırılara maruz kalmış ve tekkedeki dinî işlevler büyük ölçüde sona ermiştir【3】. Günümüzde ise burası, sadece konuk evi ve Hint Kültür Merkezi olarak faaliyet göstermektedir (Jabbarah, 1998: 57-59; Zarcone, 2011: 120).Okuma ÖnerileriÇalık, Sıddık (2023). “Kudüs’teki Özbek ve Hindîler Tekkesi”. Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi, 209-218.
Hindîler Tekkesi, yedi yüz yıldır Kudüs’ü ziyaret eden Hindistanlı Müslümanlar için hac vazifesinden önce veya sonra uğranılması gereken sembol bir yapı olarak kabul edilmektedir. Kudüs’te Babü’s-Sahire kapısının yakınında ve Zâviye el-Hunûd Sokağı’nda bulunan Hindîler Zaviyesi’nin, dönemin ünlü Hint tasavvuf âlimi Baba Ferîdüddîn Genc-i Şeker’e (ö. 664/1265) nispeten adlandırılan tarihi bir yapı olduğu söylenmektedir (Jabbarah, 1998: 57). Sözlü geleneğe göre Ferîdüddîn Genc-i Şeker, Kudüs’e gelerek inzivaya çekilmiş, ibadet ve ikamet etmek amacıyla zaviyede kalmış, daha sonra zaviyeyi yenilemiştir. Böylece yenileme sonrası yapı, Hindistan’dan hac farizasını yerine getirmek üzere gelen hacılar için bir ziyaret noktası haline gelmiştir (Eroğlu Memiş, 2021: 108; Zarcone, 2011: 120-125)【1】. Osmanlı arşivlerinde, Hint Tekkesine resmi yardımların yapıldığına dair kayıtlar bulunmaktadır. Tekke, zaman içinde “Şeyh Farid Hindî Tekkesi”, “Tekke-yi Hindî”, “Hindî Kalenderhanesi” ve “Hint İmâreti” gibi farklı isimlerle anılmıştır (Zarcone, 2011: 123-124).
Hindîler Tekkesi, kesme taş örgülü geniş bir yapı kompleksidir ve baskın kemerli bir ana giriş kapısına sahiptir. Bu yapı, köşe sütunlarına oturan sivri kemerli bir nişin içine alınmıştır. Giriş kapısının üzerinde sağda “el-Zâviyet el-Hindiyye” ve solda “Indian Hospice” yazılıdır. Kuzey (giriş) cephesinde, dikdörtgen açıklıklı, beyaz mermer söveli ve sivri hafifletme kemerli pencerelerle karakterize edilen iki sivri kemerli ikiz tepe penceresi bulunmaktadır. Kapsamlı bir onarım geçiren tekkenin içerisinde büyük bir avluya açılan kapılar ve pencereler, derviş hücreleri ve özgün işlevleri olan mekanlar (mescit, yemekhane, selamlık vb.) yer almaktadır. Tekkenin değişikliklere uğradığı ve orijinal mimarisini restore etmenin mümkün olmadığı da belirtilmektedir (Tanman & Çobanoğlu, 2001: 525).
20. yüzyılın ilk çeyreğinde Kudüs’teki Hindîler Tekkesi’nin başına Şeyh Abdurrahman Riyâzeddin Bâbür Efendi (ö. 1966) geçmiştir. Burada Hint ve Afgan toplulukları üzerinde güçlü bir liderlik örneği göstermiş, özellikle Kâdirî ve Nakşibendi tarikatları arasındaki konumu, bu tekkenin Kudüs’teki dinî ve kültürel etkisini artırmıştır. Şeyh Abdurrahman, Kudüs’ün İngilizlerin eline geçmesi üzerine【2】 İstanbul’a gelmiştir. Ancak 1918-1923 yılları arasında İngilizler tarafından İstanbul’da hapsedilmiştir (Aybek, 1977: 96; Zarcone, 2011: 125-129). Serbest bırakıldıktan sonra İstanbul’daki Horhor Hindîler Tekkesi’nin meşihatını üstlenmiştir (Tanman, 1998: 67; Zarcone, 1993: 74; Zarcone, 2011: 128).
Şeyh Abdurrahman sonrasında etkisizleşen Hindîler Tekkesi, Kudüs başmüftüsü Emîn el-Hüseynî’nin (1897-1974) başkanlığında Hindistan’a bir heyet göndermiştir. Heyetin girişimleri sonucunda Hindistan’daki Müslümanlardan Ensârî el-Makdisî tekkenin yönetimini üstlenmiştir. Ancak tekke, bir dönem İngilizler tarafından ele geçirilerek Hint askerlerin konakladığı bir karargâha dönüştürülmüştür. İngilizlerin çekilmesinin ardından Ensârî, tekkenin idaresini yeniden devralmış ve vefat edene kadar bu sorumluluğu sürdürmüştür. Ensârî’nin vefatından sonra idareyi oğlu Muhammed Münir Efendi ele almıştır. 1967 yılında İsrail’in Kudüs işgali sırasında tekke ciddi saldırılara maruz kalmış ve tekkedeki dinî işlevler büyük ölçüde sona ermiştir【3】. Günümüzde ise burası, sadece konuk evi ve Hint Kültür Merkezi olarak faaliyet göstermektedir (Jabbarah, 1998: 57-59; Zarcone, 2011: 120).
Çalık, Sıddık (2023). “Kudüs’teki Özbek ve Hindîler Tekkesi”. Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi, 209-218.
Aybek, Zafer Hasan (Temmuz 1977). “Hindîler Tekkesi”.Hayat Tarih Mecmuası, XII/7, 96. el-Uleymî, Mücîrüddin el-Hanbelî (1999). el-Ünsü’l-celîl bi târîhi’l-Kuds ve’l-Halîl II, thk.: Mahmûd Avde el-Keâbine. Amman: Mektebetü Dandis. Eroğlu Memiş, Şerife (2021). Osmanlılaşma ve Yerel Ağlar Arasında Kudüs’te Vakıf, Toplum ve Devlet (1703-1831). İstanbul: Libra Kitap. Jabbarah, Taysir (1998). el-Müslimûn el-Hünûd ve Kaziyyetü Filistîn. Amman: Daru’ş-Şurûk li’n-Neşri ve’t-Tevzi‘. Tanman, M. Baha & Çobanoğlu, Ahmet Vefa (2001). “Osmanlı döneminde Kudüs: Kent Dokusu Mimarlık ve Çini Sanatına İlişkin Bir Araştırmanın İlk Sonuçları/Mimarlık”. Ebnem Ercebeci & Hayriye Topcuoğlu (Ed.). Ortadoğu’da Osmanlı Dönemi Kültür İzleri Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları. Tanman, M. Baha (1998). “Hindîler Tekkesi”. TDV İslam Ansiklopedisi. İstanbul: TDV Yayınları. Zarcone, Thierry (1993). “Hindiler Tekkesi”. İstanbul: Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi. Zarcone, Thierry (2011). Kudüs’teki Orta Asyalı ve Hintli Sufi Hacılar. Çev.: Berna Akkıyal. İstanbul: Kabalcı Yayınları.
[1]
Hindîler Tekkesi’nin Hintlilere atfedilmeden önce Rifâiyye tarikatına mensup fakir dervişlere ait olduğu yönünde de tartışmalar vardır (Bkz. el-Uleymî, 1999: II/100; Eroğlu Memiş, 2021: 108).
[2]
Bkz. Britanya Mandası ; İngiliz İşgali
[3]
Ayrıca bkz. Kültürel Hegemonya ; Siyonist İşgal ; Tahrip Edilen Camiler ; Tahrip Edilen Kütüphaneler
| apa | Yalçın, İ. (2026). Hindîler Tekkesi. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 727-729) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Yalçın, İsa. “Hindîler Tekkesi”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 727-729. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Hindîler Tekkesi" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri