
+2 Daha
Hüseyin Nihal Atsız
Doğum Tarihi | 12 Ocak 1905, 1 Temmuz 1904 ya da 24–25 Ocak 1905 | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Doğum Yeri | Kadıköy, İstanbul | ||||||||
Babası | Mehmed Nail Bey | ||||||||
Annesi | Fatma Zehra Hanım | ||||||||
Okuduğu Okullar | Kadıköy Fransız Mektebi Kadıköy Alman Mektebi Mısır/Süveyş Fransız Mektebi Kasımpaşa Cezayirli Gazi Hasan Paşa Mektebi Kadıköy Özel Osmanlı İttihad Mektebi Kadıköy Sultanisi (Ortaokul / Rüştiye kısmı) İstanbul Sultanisi (Lise kısmı) Askerî Tıbbiye İstanbul Dârülfünûnu Edebiyat Fakültesi | ||||||||
Kardeşleri | Ahmet Nejdet Sançar Fatma Nezihe (Çiftçioğlu) | ||||||||
Eşleri | Mehpare Hanım Bedriye (Sabit) Hanım | ||||||||
Çocukları | Yağmur Atsız Buğra Atsız | ||||||||
Çıkardığı Dergiler | Atsız Mecmua (1931–1932, 17 sayı) Orhun (1933–1934 ve 1943–1944, toplam 16 sayı) Orkun (1950–1952, 68 sayı) Ötüken (1964–1975, 143 sayı) | ||||||||
Vefat Tarihi | 11 Aralık 1975 | ||||||||
Defnedildiği Yer | Karacaahmet Mezarlığı, İstanbul | ||||||||
Hüseyin Nihal Atsız (1905–1975); Cumhuriyet Dönemi Türk düşünce ve edebiyat hayatında tarihçi, Türkolog, yayıncı, şair ve romancı kimliğiyle temayüz etmiş bir fikir insanıdır. İlk ve ortaöğreniminin ardından başladığı Askerî Tıbbiye tahsilini disiplin soruşturması sebebiyle tamamlayamamış; Dârülfünûn Edebiyat Fakültesi’nden mezun olarak Türkiyat Enstitüsü’nde M. Fuad Köprülü’nün asistanı olmuştur. 1932 yılında toplanan I. Türk Tarih Kongresi’nde hocası Zeki Velidi Togan’a destek vermesi ve Dârülfünûn idaresini tenkit etmesi üzerine akademiden uzaklaştırılmıştır.
Hüseyin Nihal Atsız'ın Hayatını Anlatan İçerik (TRT Avaz)
Meslek hayatını Malatya, Edirne ve İstanbul’daki çeşitli liselerde edebiyat öğretmenliği yaparak ve uzun yıllar Süleymaniye Kütüphanesi’nde uzman memur olarak sürdürmüştür. İlmî sahada Türk tarihini hanedanlara bölünmüş kopuk dönemler yerine bir bütün olarak gören yaklaşımı, Dandanakan Zaferi’ni (1040) esas alan Türkiye Devleti tezi ve Kür Şad gibi figürleri gün yüzüne çıkarmasıyla tanınan bir metodoloji geliştirmiştir. Erken dönem Osmanlı vekāyinâmelerini ilmî usullerle neşre hazırlamış, Fatih devri kroniklerini ve önemli Osmanlı müelliflerine ait yazma eserleri bibliyografyalar hâlinde ilim âlemine kazandırmıştır.
Neşrettiği Atsız Mecmua, Orhun, Orkun ve Ötüken dergileri vasıtasıyla Türk milliyetçiliğini ve Turancılık mefkûresini savunmuş, dönemin eğitim politikalarını ve yabancı ideolojileri sert dille eleştirmiştir. Başbakan Şükrü Saraçoğlu’na yazdığı açık mektupların ardından Sabahattin Ali ile mahkemelik olmuş; akabinde gelişen 3 Mayıs 1944 hadiseleri ve 1944–1947 "Irkçılık-Turancılık Davası" kapsamında tutuklanıp hapis yatmış, beraatinin ardından bu tarih "Türkçüler Günü" olarak kurumsallaşmıştır.
Edebî sahada Bozkurtların Ölümü, Bozkurtlar Diriliyor ve Deli Kurt gibi tarihî romanlarının yanı sıra yarı otobiyografik ve sembolik nitelikli Ruh Adam romanı ve Yolların Sonu adlı şiir kitabıyla döneminin edebî ve fikrî muhitlerinde dikkat çekmiştir. Fikirleri ve neşriyatı nedeniyle 1973’te yeniden hapis cezasına çarptırılıp af ile tahliye edilen Atsız, vefatına kadar Türkçülük ideolojisinin en üzerinde en çok tartışılan sembol isimlerinden biri olmuştur.

Atsız'ın Bebekliği (TRT Avaz)
Hüseyin Nihal Atsız, Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’un Kadıköy ilçesinde, o dönemki resmî nüfus tezkiresindeki kayda göre "Esir-i Kemal Mahallesi, Cami-i Şerif Sokağı"ndaki 13 numaralı hanede dünyaya gelmiştir.【1】
Doğum tarihi konusunda farklı takvim kayıtları ve kaynaklarda muhtelif tarihlendirmeler yer almaktadır. Biyografik çalışmalarda ve resmî kayıtların çoğunda Miladi 12 Ocak 1905 (Rumi 30 Kânûn-ı Evvel 1320 / Hicri 6 Zilkade 1322) tarihi kabul edilmektedir.【2】 Bununla birlikte Fatih Belediyesi nüfus idaresi kütüğünde doğum günü 1 Temmuz 1904 (1 Temmuz 1320) olarak geçmekte,【3】 Emekli Sandığı’ndaki şahsi dosyasında 1320-1322 tarihleri yer almakta,【4】 bazı ansiklopedik veya biyografik çalışmalarda ise 24 veya 25 Ocak 1905 tarihine rastlanmaktadır.【5】
Atsız, ailesinin kökenini ve soyağacını kendi kaleme aldığı el yazması şecere notlarında ayrıntılı olarak belgelemiştir. Atsız’ın baba tarafı, Gümüşhane’nin merkezine bağlı Edre (yeni adıyla Dörtkonak) köyünden 18. yüzyıl sonlarında Torul kazasının Midi köyüne göç ederek yerleşmiş olan ve yörede "Çiftçioğulları" adıyla tanınan bir aileye dayanmaktadır.【6】 Ailenin bilinen ilk büyüğü Ahmet Ağa, onun oğlu ise 1832 doğumlu Hüseyin Ağa’dır. Hüseyin Ağa, 1850’lerin başında askerlik vazifesini yapmak üzere İstanbul’a gelmiş; deniz eri olarak tezkere bıraktıktan sonra Donanma-yı Hümâyun’da kalarak çarkçı kolağalığına (makine önyüzbaşılığı) kadar terfi etmiştir.
1852’de İstanbul’a yerleşen Hüseyin Efendi, Emine Hayriye Hanım ile evlenmiş ve bu evlilikten Nevber ile Atsız’ın babası Mehmed Nail Bey (1877-1944) doğmuştur. Mehmed Nail Bey de babası gibi askerlik mesleğini seçmiş, Deniz Harp Okulu’ndan mezun olarak Osmanlı Donanması’na intisap etmiş ve Deniz Güverte Binbaşılığına kadar yükselmiştir. Mehmed Nail Bey, Bahriye Kolağası rütbesindeyken Kasımpaşa’daki Gedikli Erbaş Mektebi’nin kuruluşunda da vazife almıştır. 1934 yılında kabul edilen Soyadı Kanunu sonrasında Mehmed Nail Bey’in aile geçmişine atfen "Özçiftçi" soyadını aldığı (oğlu Yağmur Atsız'ın hatıratında "Yılmaz" olarak geçtiği de zikredilir) belirtilmektedir.【7】
Atsız’ın anne tarafı ise Trabzon ahalisinden "Kadıoğulları" ailesine mensuptur.【8】Annesi Fatma Zehra Hanım (ö. 1930), Osmanlı donanmasında Bahriye Kaymakamlığı (Deniz Yarbayı) görevinde bulunan Osman Fevzi Bey’in kızıdır. Böylelikle Atsız, baba ve anne tarafından deniz subayı kökenli ailelerin birleştiği asker bir muhitte dünyaya gelmiştir. Mehmed Nail Bey ile Fatma Zehra Hanım 1903 yılında evlenmiş, bu evlilikten üç çocuk dünyaya gelmiştir. Ailenin en büyük çocuğu Hüseyin Nihal’den sonra, 1 Mayıs 1910’da ileride kendisi gibi öğretmen, yazar ve Türkçü olacak olan kardeşi Ahmet Nejdet (Sançar) ve Aralık 1912’de kız kardeşi Fatma Nezihe (Çiftçioğlu) doğmuştur. Annesi Fatma Zehra Hanım, damar sertliği rahatsızlığı nedeniyle 1930 yılında vefat etmiştir.
Hüseyin Nihal’in çocukluk ve ilk gençlik yılları; Osmanlı İmparatorluğu’nun Trablusgarp, Balkan ve Birinci Dünya Savaşları ile zor duruma düştüğü, başkent İstanbul’un ise Mondros Mütarekesi sonrası fiilî işgale uğradığı döneme rastlamaktadır. Ailenin ikamet ettiği Kadıköy muhiti, yabancı okulların ve gayrimüslim tebaanın yoğunlukta olduğu kozmopolit bir sosyal yapı arz etmekteydi. Babası Mehmed Nail Bey’in askerî tayinleri, donanmadaki seferleri ve ailevi taşınmalar sebebiyle Hüseyin Nihal, ilk ve ortaöğrenimi boyunca pek çok farklı mektep değiştirmek mecburiyetinde kalmıştır; öyle ki ilkokulun henüz birinci sınıfındayken dört ayrı okula kaydı yapılmıştır.【9】
İlköğrenimine 1911 yılında Kadıköy’deki bir Fransız mektebinde başlamıştır. Burada kendisinden yaşça büyük bir öğrencinin fiziksel saldırısına uğrayıp başından yaralanması, saldırgan çocuğun suçu bir başkasına atarak masum bir talebenin cezalandırılmasına sebep olması ve akabinde okul binasında çıkan yangın, onun bu mektepteki eğitimini yarıda bırakmasına yol açmıştır.【10】
Buradan yine Kadıköy’de bulunan bir Alman mektebine nakledilmiştir. Bu esnada babası Mehmed Nail Bey’in Kızıldeniz’de vazifeli bulunduğu Malatya Gambotu’nun Trablusgarp Savaşı’nın patlak vermesi üzerine Süveyş’e sığınmasıyla, ailesi de Mısır’a intikal etmiş ve Hüseyin Nihal öğrenimine Süveyş’teki bir Fransız okulunda devam etmiştir. Babasının görevinin tamamlanıp İstanbul’a dönmesiyle birlikte tahsilini Kasımpaşa’daki Cezayirli Gazi Hasan Paşa Mektebi’nde sürdürmüş, ailenin yeniden Kadıköy’e taşınması üzerine ise Haydarpaşa’daki hususi Osmanlı İttihad Mektebi’ne kaydolmuştur. Buradaki eğitimini 1917’de tamamlamıştır.【11】
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Kadıköy Sultanisinin rüştiye (ortaokul) kısmına kaydolan Hüseyin Nihal, ortaöğrenimini İstanbul Sultanisinde (günümüzde İstanbul Lisesi) sürdürmüş ve 1922 senesinde buradan mezun olmuştur. Bu dönemde imparatorluğun peş peşe yaşadığı toprak kayıpları, Osmanlı maarif müfredatında önemli değişikliklere yol açmış; ders programlarına askerî talim, izcilik (keşşaflık), vatanî marşlar ve tarihî kahramanlık anlatıları dâhil edilmiştir.【12】 Atsız’ın tarih ve edebiyat merakı bu yıllarda belirginleşmiş; babasının getirdiği Mehmed Emin (Yurdakul)’un şiir kitapları ile dönemin Harp Mecmuası ve Donanma gibi neşriyatını takip etmesi, Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin gibi devrin Türkçü yazarların eserlerini okuması, onun düşünce dünyasının ilk temellerini oluşturmuştur.【13】 1918 sonrası Mütareke İstanbul’unun işgal manzaraları, azınlık komitelerinin faaliyetleri ve sokaklarda yaşanan hadiseler de gençlik yıllarındaki gözlemlerini doğrudan beslemiştir.【14】
Hüseyin Nihal, 1922 senesinde girdiği imtihan neticesinde Dârülfünûn Tıp Fakültesi’ne ve ardından Askerî Tıbbiye’ye 82 apolet numarasıyla kaydolmuştur. Askerî bir okulda hekimlik tahsilini tercih etmesinin başlıca amili, tıp mesleğine duyduğu özel bir hevesten ziyade, dönemin mütareke şartları altındaki İstanbul’unda müstakil bir harp okulunun bulunmayışı ve aile geleneğine uyarak mutlaka asker olma arzusudur.【15】

Atsız Askerî Tıbbiye'de Talebe iken (TRT Avaz)
Tıbbiye’deki öğrencilik yılları akademik başarısından ziyade, mektep içerisindeki disiplin vukuatları ve fikir hareketleri bakımından öne çıkmıştır. Türk Ocağı muhitinde bulunan milliyetçi gençlerin ağırlıkta olduğu bu mektepte Atsız, ilk yazı denemelerini kaleme almış ve nizamı zorlayan bazı talebe hadiselerine karışmıştır. Ziya Gökalp’in vefat ettiği 25 Ekim 1924 akşamı Askerî Tıbbiye dâhilinde cereyan eden kavgaya adının karışması üzerine okul idaresi tarafından cezalandırılmış ve bir kez daha disiplinsizlik yapması hâlinde mekteple ilişiğinin kesileceği ihtar edilmiştir.【16】
Nihayetinde üçüncü sınıf öğrencisi iken, Teğmen Mesud Süreyya Efendi ile aralarında çıkan selamlaşmama hadisesi neticesinde 4 Mart 1925 tarihinde Askerî Tıbbiye’den uzaklaştırılmıştır.【17】 Okuldan ihraç edildikten sonra bir müddet geçim sıkıntısıyla karşılaşan Hüseyin Nihal, önce Kabataş Lisesinde üç ay kadar vekil muallimlik yapmış, akabinde Türkiye Seyr-i Sefâin İdaresi’nin İstanbul-Mersin hattında sefer yapan Mahmut Şevket Paşa vapurunda kâtip muavinliği vazifesini icra etmiştir. Bu geçici meşgalelerin kendi idealleriyle bağdaşmadığını görerek tarih ve edebiyat araştırmalarına yönelmiş; Türk Ocağı çatısı altındaki ilmî ve kültürel faaliyetlere, konferanslara iştirak etmiştir. Bu devrede arkadaşı Ahmet Naci [Kum] ile birlikte hazırladığı "Anadolu'da Türklere Ait Yer İsimleri" başlıklı ortak tetkikini Türkiyat Mecmuası’na göndermiştir. Makalenin dergi idarecisi ve Dârülfünûn dekanı Mehmed Fuad Köprülü tarafından takdir görmesi üzerine, Köprülü’nün tavsiyesiyle 1926 yılında Dârülfünûn Edebiyat Fakültesi Edebiyat Şubesi ile yatılı kısmı olan Yüksek Muallim Mektebi’ne kaydolmuştur.【18】
Fakültedeki tahsiline başlamasından kısa bir süre sonra (28 Ekim 1926) askerlik vazifesine çağrılmış; tecil talebinin kabul edilmemesi neticesinde İstanbul Taşkışla’da kâin 5. Piyade Alayı bünyesinde dokuz ay boyunca nefer (er) olarak vatan görevini ifa etmiştir. Askerlik terhisinin ardından 1927 senesinde fakültedeki ve Yüksek Muallim Mektebindeki derslerine geri dönmüştür. Talebeliği esnasında hazırladığı ilk ilmî araştırması Türkiyat Mecmuası’nda neşredilmiştir.【19】 Nihayetinde 16. asır şairlerinden Edirneli Nazmî’nin divanı üzerine Fuad Köprülü danışmanlığında hazırladığı Divan-ı Türkî-i Basit: Gramer ve Lugati baş.lıklı mezuniyet tezi ile 1930 senesinde fakülteden mezun olmuştur.
Dârülfünûn Edebiyat Fakültesi’nden mezuniyetinin ardından Hüseyin Nihal, hocası Mehmed Fuad Köprülü’nün girişimiyle Türkiyat Enstitüsüne asistan olarak tayin edilmiş ve 25 Ocak 1931 tarihinde vazifesine başlamıştır. Bu atamayla birlikte sekiz yıllık mecburi öğretmenlik hizmetinden muaf tutulmuştur.【20】 Asistanlık döneminde ilk eşi Mehpare Hanım ile evlenmiş fakat bu evlilik kısa bir süre sonra nihayete ermiştir. Göreve başlamasını takiben yayın faaliyetlerini hızlandıran Atsız, 15 Mayıs 1931 tarihinde aylık fikir mecmuası hüviyetindeki Atsız Mecmua’yı neşretmeye başlamıştır.【21】
Köprülü, Zeki Velidi Togan, Abdülkadir İnan ve Sabahattin Ali gibi devrin dikkat çeken simalarının da yazılarının yer aldığı bu neşriyat, Türkçülük ve köycülük çizgisinde yayımlanmış; Atsız’ın ilk hikâyeleri de bu mecrada okuyucuyla buluşmuştur.【22】
Atsız’ın akademi bünyesindeki görevi, 2–11 Temmuz 1932 tarihlerinde Ankara’da icra edilen Birinci Türk Tarih Kongresi esnasında yaşanan gelişmeler neticesinde sarsıntıya uğramıştır. Kongrede resmî tarih tezinin kuraklık ve antropolojiye dair bazı kabullerine ilmî gerekçelerle itiraz eden hocası Zeki Velidi Togan, kongre heyeti ve Türk Tarih Cemiyeti genel sekreteri Reşid Galib tarafından eleştirilere maruz kalmıştır. Hocasına yönelik bu ithamları kabul etmeyen Atsız ve enstitüdeki arkadaşları, Reşid Galib’e protesto mahiyetinde bir telgraf çekerek Zeki Velidi’nin talebesi olmaktan iftihar ettiklerini bildirmişlerdir. Bu hâdise, maarif çevrelerinde Atsız aleyhine bir tavır oluşmasına yol açmıştır.【23】
Kongrenin ardından Reşid Galib’in Maarif Vekili tayin edilmesi ve Köprülü’nün dekanlıktan ayrılıp yerine Ali Muzaffer Bey’in getirilmesiyle gerilim artmıştır. Atsız, Atsız Mecmua’nın 25 Eylül 1932 tarihli 17. sayısında Dârülfünûn kadrosundaki liyakat eksikliklerini ve dekanın yayın yetersizliğini tenkit eden sert bir liste yayımlamış, yazısının sonuna ise bir veda manzumesi olarak "Yolların Sonu" şiirini eklemiştir. İlgili neşriyat ve kongredeki protesto telgrafı gerekçe gösterilerek 13 Mart 1933 tarihinde asistanlık vazifesine son verilmiş, ihraç kararının hemen akabinde Atsız Mecmua da yayım hayatını sonlandırmıştır.【24】
Dârülfünûn’daki asistanlık vazifesinden el çektirildikten sonra Hüseyin Nihal, Yüksek Muallim Mektebi mezuniyetinden doğan mecburi hizmeti dolayısıyla lise muallimi olması gerekirken, 8 Nisan 1933 tarihinde Malatya Ortaokulu Türkçe öğretmenliğine tayin edilmiştir. Malatya’daki kısa süreli görevinin ardından yeni tedrisat yılı başında Edirne Lisesi edebiyat öğretmenliğine nakledilmiştir. Edirne’ye intikalinden kısa bir süre sonra, Atsız Mecmua’nın fikrî devamı niteliğindeki aylık Türkçü dergi Orhun’u 5 Kasım 1933'te neşretmeye başlamıştır.【25】
Atsız’ın bu dergide tefrika ettiği Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar adlı tetkikinin ön sözünde, Türk Tarih Kurumu tarafından liseler için hazırlanan dört ciltlik tarih kitabındaki bazı tez ve tespitleri tenkit etmesi, maarif dairesinde tepkiyle karşılanmıştır. Neticede 28 Aralık 1933’te Edirne’deki öğretmenlik görevinden alınarak vekâlet emrine verilmiş; Orhun mecmuası da 9. sayısının ardından 16 Temmuz 1934'te Bakanlar Kurulu kararıyla kapatılmıştır.【26】
Yaklaşık dokuz ay açıkta kalan Atsız, 9 Eylül 1934’te Kasımpaşa’daki Deniz Gedikli Hazırlama Okuluna Türkçe öğretmeni olarak tayin edilmiştir. Buradaki vazifesi esnasında Nâzım Hikmet’in Abdülhak Hâmid ve Mehmed Emin [Yurdakul] aleyhindeki yazılarına karşı Komünist Don Kişotu Proleter-Burjuva Nâzım Hikmetof Yoldaş’a başlıklı sert bir risale yayımlamış (1935), açılan davadan beraat etmiştir. 【27】
Ancak okul müdürlüğüyle yaşadığı idari ihtilaflar ve okula öğrenci kabul sınavlarındaki tutumu nedeniyle 1 Temmuz 1938’de görevinden ihraç edilerek resmî devlet memurluğundan bir kez daha uzaklaştırılmıştır.【28】
Resmî eğitim kurumlarının kapısı kendisine kapanınca özel okullarda çalışmak mecburiyetinde kalmış; önce Özel Yüce Ülkü Lisesinde (Ağustos 1938–Mayıs 1939), bu mektebin kapanması üzerine de Özel Boğaziçi Lisesinde (Mayıs 1939–Nisan 1944) edebiyat öğretmenliği yapmıştır. 1941 senesinde, dalkavukluk olgusunu hicveden Dalkavuklar Gecesi adlı romanını neşretmiştir.【29】
Atsız, II. Dünya Savaşı devam ederken 1 Ekim 1943 tarihinde Orhun dergisini neşriyat hayatına yeniden kazandırmıştır. Mecmuanın 15. (1 Mart 1944) ve 16. (1 Nisan 1944) sayılarında devrin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu’na hitaben iki açık mektup kaleme almıştır. Mektuplarında, Millî Eğitim Bakanlığı kadrolarında yer alan ve himaye gördüğünü iddia ettiği sol görüşlü aydınları tek tek yazarak Maarif Vekili Hasan Âli Yücel’i istifaya davet etmiştir. Bu neşriyat yurt genelinde geniş yankı uyandırmış; Bakanlar Kurulu kararıyla Orhun dergisi toplatılarak süresiz olarak kapatılmış, akabinde Atsız’ın Boğaziçi Lisesindeki öğretmenlik ruhsatı iptal edilerek görevine son verilmiştir. 【30】
21 Haziran 1934 tarihinde kabul edilen 2525 sayılı Soyadı Kanununun yürürlüğe girmesinin ardından Hüseyin Nihal, resmî soyadı olarak "Atsız"ı tescil ettirmiştir. Ailenin diğer fertleri ise farklı soyadları tercih etmiş; babası Mehmed Nail Bey ailesinin tarihî unvanı olan Çiftçioğulları’na atfen "Özçiftçi" (oğlu Yağmur Atsız’ın hatıratında "Yılmaz" olarak da kaydedilir) soyadını almış, kardeşi Ahmet Nejdet ise "Sançar" soyadında karar kılmıştır.【31】
Hüseyin Nihal’in bu tercihi, kanunun çıkışından çok daha geriye giden bir fikrî ve edebî arka plana dayanmaktadır. "Atsız" tabiri, eski Türk töresinde ve Dede Korkut anlatılarında henüz bir kahramanlık, hüner ya da yararlılık gösterip resmî bir ünvan ve ad almamış alp adaylarına verilen adlandırmadır. İkinci Meşrutiyet devrinde İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin desteklediği izcilik ve paramiliter gençlik teşkilatlarında (Türk Gücü vb.) yabancı kökenli ünvanlar yerine öz Türkçe kelimelerin ikamesi tartışılırken, dergilerde acemi izcilere ve gençlere "Adsız/Atsız", "Tigin" gibi ünvanların verilmesi teklif edilmiştir. Çocukluk çağında bu resmî gençlik ocaklarına yaşı dolayısıyla katılamamış olmanın Hüseyin Nihal üzerinde derin bir iz bıraktığı ve mezkûr adlandırmayı buradan tevarüs ettiği ileri sürülmektedir.【32】 Öte yandan, dönemin önde gelen Türkçü şairlerinden Ziya Gökalp’ın Altın Destan ve Akkurum gibi manzumelerinde henüz erlik gösterip ad almamış "adsızlar"ı ve adsız kahramanları millî mefkûreye çağıran mısralarının da onun muhayyilesini beslediği belirtilmektedir.【33】
Nitekim Hüseyin Nihal, henüz Soyadı Kanunu çıkmadan evvel, 1931 yılında çıkarmaya başladığı ilk neşriyatına Doğu Türkçesindeki telaffuz biçimiyle Atsız Mecmua adını vermiş; 1934 yılında kanunun yürürlüğe girmesiyle bu sembolü doğrudan resmî soyadı olarak benimsemiştir.【34】
Yazı hayatı boyunca eserlerinde ve mecmualarında kendi adının yanı sıra "Atsız", "Hüseyin Nihal", "Çiftçioğlu", "H. Çiftçioğlu", "Nihal Atsız", "Atsız Dergi" ve "A.K." imzalarını kullanan yazar; muhtelif polemik, siyasi yazı ve romanlarında ise "Y. B. Selim Pusat", "İ. Süruri Ermete", "T. Bayındırlı" ve "Bozkurt" gibi takma isimlere (müstear) yer vermiştir.【35】
Atsız’ın Orhun mecmuasının 16. sayısında yayımlanan açık mektubunda ağır ifadelerle andığı yazar Sabahattin Ali, Maarif Vekili Hasan Âli Yücel ve Falih Rıfkı Atay’ın yönlendirmesiyle hakaret davası ikame etmiştir. Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk celsesi 26 Nisan 1944’te yapılmıştır. 3 Mayıs 1944 tarihli ikinci duruşma sırasında Atsız’a destek vermek üzere toplanan üniversite ve lise öğrencileri, Ulus Meydanı’na doğru protesto yürüyüşü gerçekleştirmiştir. Hükûmet karşıtı gösterilere dönüşen bu nümayiş güvenlik güçlerince dağıtılmış, çok sayıda kişi gözaltına alınmıştır. Duruşma 9 Mayıs 1944 tarihine ertelenmiş; mahkeme heyeti tahrik unsurunu gözeterek Atsız’ı 4 ay hapis ve 66 lira para cezasına çarptırmış, hükmü de tecil etmiştir.【36】
Mahkeme salonundan çıkan Atsız, duruşmanın hemen akabinde Ankara’da tevkif edilmiş; hükûmet aleyhine gizli cemiyet kurmak ve rejim karşıtı ırkçı-Turancı faaliyetler yürütmek iddiasıyla genişletilen tahkikat kapsamında yurt genelinde aralarında subay, akademisyen, öğretmen ve öğrencilerin yer aldığı 500’ü aşkın kişi tespit edilmiştir. 57 kişinin sorgulandığı soruşturmada, aralarında Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sançar, Reha Oğuz Türkkan, Fethi Tevetoğlu, Orhan Şaik Gökyay ve Hasan Ferit Cansever’in de bulunduğu 23 kişi tutuklanmıştır.【37】 Devrin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün 19 Mayıs 1944 tarihli Gençlik ve Spor Bayramı nutkunda bu kişileri açıkça hedef alıp suçlamasıyla hadise siyasi bir boyut kazanmıştır.【38】 Emniyet Müdürlüğü ile Tophane Askerî Cezaevi’ndeki soruşturma evresinde sanıklar, sonradan "tabutluk" olarak anılacak olan ve tepesinde yüksek voltajlı ampullerin yandığı dar hücrelerde tutulmuşlardır.【39】

Atsız ve Destekçileri (TRT Avaz)
Adli tarihe "Irkçılık-Turancılık Davası" adıyla geçen muhakeme süreci, 7 Eylül 1944 tarihinde İstanbul 1 Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi nezdinde başlamıştır. Altmış beş celse devam eden duruşmalar boyunca sanıklar rejim aleyhine gizli teşkilat kurup darbe hazırlığı yapmakla itham edilmiştir.【40】
Atsız, mahkemedeki savunmasında suçlamaları reddederek Turancılığın suç unsuru olmadığını, benimsediği bu fikirlerin Türk milliyetçiliğinin ayrılmaz parçaları olduğunu beyan etmiştir. 29 Mart 1945 tarihinde açıklanan kararla Atsız 6 yıl 6 ay ağır hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklara da muhtelif hapis ve sürgün cezaları verilmiştir.【41】
Mahkûmiyet kararlarının temyizi üzerine Askerî Yargıtay, davanın sivil mahkemelerin salahiyet alanına girdiğini ve isnat edilen suçların yasal unsurlarının oluşmadığını belirterek hükmü esastan bozmuştur. Bozma ilamının ardından Atsız, 23 Ekim 1945 tarihinde tahliye edilmiştir. Dava, 5 Ağustos 1946’dan itibaren İstanbul 2 Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi’nde tutuksuz olarak yeniden görülmüş; 31 Mart 1947 tarihinde verilen nihaî hükümle, isnat edilen fikirlerin suç teşkil etmediği ve cemiyet kurma iddiasının sübut bulmadığı gerekçesiyle Atsız ve diğer tüm sanıklar beraat etmiştir.【42】
1944 davasının beraatle sonuçlanmasının ardından uzun müddet herhangi bir resmî memuriyete kabul edilmeyen Atsız, ailesinin maişetini temin etmekte ciddi müşkülatlarla karşılaşmış; bu devrede kütüphanesindeki kıymetli kitapların bir kısmını ve ev eşyalarını satmak mecburiyetinde kalmıştır. Bu yıllarda arkadaşı Tahsin Demiray’ın sahibi olduğu Türkiye Yayınevi bünyesinde çalışarak tarihî yayınların ve Türkiye Yıllığı neşriyatının idaresini üstlenmiş; bir yandan da üzerinde uzun zamandır çalıştığı Bozkurtların Ölümü (1946) ve Bozkurtlar Diriliyor (1949) romanlarını bu müessese aracılığıyla yayımlamıştır.【43】
Dârülfünûn tahsili yıllarından sınıf arkadaşı olan Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu’nun Millî Eğitim Bakanlığı makamına gelmesi üzerine, Atsız yeniden devlet hizmetine girmiştir. 25 Temmuz 1949 tarihinde Davutpaşa Ortaokulu kadrosuna öğretmen tayin edilmiş, fakat bu okulda bilfiil derse başlamadan, muallimlik kadrosu mahfuz tutulmak kaydıyla Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki Eski Eserler Tasnif Heyeti’nde uzman memur olarak görevlendirilmiştir.
14 Mayıs 1950 seçimleriyle Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi neticesinde, Millî Eğitim Bakanı Tevfik İleri’nin tasarrufuyla 21 Eylül 1950 tarihinde Haydarpaşa Lisesi edebiyat öğretmenliğine atanarak fiilen hocalık mesleğine geri dönmüştür. Aynı dönemde yayın hayatına kazandırılan haftalık Türkçü fikir mecmuası Orkun’un (1950–1952) kurucuları arasında yer alıp başyazarlığını üstlenmiştir. Ancak 4 Mayıs 1952 tarihinde Ankara Atatürk Lisesi salonunda icra ettiği "Devletimizin Kuruluşu" başlıklı konferansı, resmî makamların takibatına uğramıştır. Konferansın ardından öğretmenlik vazifesinden el çektirilmiş ve 13 Mayıs 1952 tarihinde Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki uzmanlık memuriyetine iade edilmiştir.【44】
Atsız, bu tarihten itibaren kendi talebiyle emekliye ayrılacağı 1 Nisan 1969 gününe kadar, tam on yedi sene boyunca Süleymaniye Kütüphanesi’nde aralıksız vazife yapmış, kendini yazma eserlerin tetkik ve tasnifine vakfetmiştir.【45】
Kütüphanede çalıştığı süre zarfında Osmanlı biyografya ve bibliyografya sahasında temel müracaat kaynakları vücuda getirmiş; Birgili Mehmed Efendi, Ebussuud Efendi, Gelibolulu Mustafa Âlî ve Kemalpaşazâde gibi simaların kütüphanelerdeki yazma eserlerini fişleyerek hacimli bibliyografyalar neşretmiştir.【46】 Ayrıca İstanbul kütüphanelerinde meçhul kalmış 49 adet yazmayı ilk kez ilim âlemine tanıtan araştırmasını yayımlamıştır.【47】
Resmî mesaisinin dışında neşriyatına ara vermemiş; Deli Kurt (1958) romanını tefrika etmiş, Türk Ülküsü (1956) adlı fikrî eserini çıkarmış ve nihayet 1 Ocak 1964’ten itibaren neşretmeye başladığı aylık Ötüken dergisi etrafında fikirlerini kaleme almıştır.
Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki resmî memuriyetinden emekliye ayrıldıktan sonra Atsız, vaktini tamamen neşriyatına, tarihî ve edebî tetkiklerine hasretmiştir. Bu devrede, 1964 yılından beri yayımlamakta olduğu aylık fikir ve kültür dergisi Ötüken vasıtasıyla fikirlerini kamuoyuna ulaştırmayı sürdürmüştür. Derginin 1967 yılında intişar eden bir kısım nüshalarında (40, 41, 43, 47 ve 48. sayılar) bazı ayrılıkçı faaliyetleri, bölücülük iddialarını konu edinen ve devleti tedbir almaya çağıran bir dizi makale kaleme almıştır.【48】 Bu yazılar üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tahkikat başlatılmış; ilk incelemede takipsizlik kararı verilmesine rağmen meclis ve kamuoyundaki baskılar neticesinde dava yeniden açılmıştır. Atsız ile derginin sorumlu yazı işleri müdürü Mustafa Kayabek, Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri tahtında yargılanmıştır.
Yaklaşık altı sene devam eden adli süreçte, Yargıtay’ın bidayette kararı bozmasına karşılık mahkemenin direnmesi neticesinde Atsız, 1973 yılında oy çokluğuyla 15 ay ağır hapis cezasına çarptırılmış ve mahkûmiyeti kesinleşmiştir.【49】 Dava safhası sürerken son romanı olan otobiyografik ve sembolik mahiyetteki Ruh Adam’ı yayımlamıştır.
İlerlemiş yaşına, yüksek tansiyon, şeker ve ağır romatizma gibi rahatsızlıklarına binaen, Haydarpaşa Numune Hastanesinden verilen "cezaevi şartlarında kalamaz" raporu savcılıkça kabul edilmemiş; "reviri olan bir cezaevinde kalabilir" kaydıyla 14 Kasım 1973’te Toptaşı Cezaevi’ne, oradan da Sağmalcılar (Bayrampaşa) Cezaevi’ne sevk edilmiştir.【50】
Atsız’ın cezaevine girmesi üzerine muhtelif üniversite rektörleri, dekanlar ve akademisyenler tarafından af talebini içeren geniş çaplı bir imza kampanyası düzenlenmiş; dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’e müracaatta bulunulmuştur. Cumhurbaşkanı Korutürk, anayasanın kendisine tanıdığı yetkiyi kullanarak Atsız’ın cezasını "kocama ve sürekli hastalık" gerekçesiyle affetmiş; böylelikle Atsız, yaklaşık iki buçuk aylık hapis sürecinin ardından 22 Ocak 1974 tarihinde tahliye edilmiştir.【51】

Nejdet Sançar ile Atsız (Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanlığı)
Cezaevi sonrasında sağlığı bozulan Atsız, kendisi gibi öğretmen ve yazar olan arkadaşı ve kardeşi Ahmet Nejdet Sançar’ı Şubat 1975’te kaybetmiştir. Ardından Mart 1975’te otuz dokuz yıllık eşi Bedriye Hanım’dan resmen boşanmıştır.【52】
10 Aralık 1975 Çarşamba akşamı Kadıköy Bostancı’daki ikametgâhında kalp krizi geçiren Atsız, 11 Aralık 1975 Perşembe günü vefat etmiştir. Naaşı, 13 Aralık 1975 Cumartesi günü Kadıköy Osmanağa Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından cemaat tarafından omuzlarda taşınarak Karacaahmet Mezarlığı’nda kardeşi Nejdet Sançar’ın kabrinin yanına defnedilmiştir.【53】 Hayattayken yetmişinci yaş günü münasebetiyle dostları ve talebeleri tarafından hazırlanmasına başlanan Atsız Armağanı adlı ilmî hatıra kitabı ise vefatından kısa bir süre sonra yayımlanabilmiştir.【54】
Hüseyin Nihal Atsız, resmî kayıtlara geçen ilk evliliğini Dârülfünûn Felsefe Şubesi mezunlarından Mehpare Hanım ile Ocak 1931 tarihinde yapmıştır. Ancak bu evlilik kısa bir müddet sonra fiilen nihayete ermiş (Ocak 1933) ve taraflar 1935 senesinde hukuken boşanmıştır. Atsız, ikinci izdivacını 27 Şubat 1936 tarihinde öğretmen Bedriye (Sabit) Hanım ile gerçekleştirmiştir. Bu evliliğin nikâh şahitliğini Askerî Tıbbiye yıllarından yakın dostu olan Dr. Cezmi Türk ifa etmiştir. Çiftin bu evlilikten Yağmur (d. 1939) ve Buğra (d. 1946) adlarında iki erkek çocukları dünyaya gelmiştir. 1944 hadiseleri esnasında eşi Bedriye Hanım da kısa bir müddet gözaltına alınıp tutuklanmış ve öğretmenlik vazifesinden uzaklaştırılmıştır. Otuz dokuz sene devam eden bu müşterek hayat, Mart 1975 tarihinde resmî boşanmayla son bulmuştur.

Eşi Bedriye Atsız ve Oğlu Yağmur Atsız ile (Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanlığı)
Atsız’ın mizacı, yakın dostluklarındaki üslubu ile fikir mücadelesindeki tavrı arasında belirgin bir tezat arz etmektedir. Tanıyanların ifadelerine göre aile muhitinde, hususi meclislerinde ve mektuplarında son derece sade, nüktedan, esprili ve nazik bir karaktere sahip iken; davasına, Türkçülüğe ve prensiplerine taalluk eden meselelerde uzlaşmasız, sert ve keskin bir duruş sergilemiştir.【55】Maddi menfaatlere, mevki ve ünvanlara itibar etmeyen bir hayat sürmüş; kütüphane memurluğu devrinde dahi idari salahiyet sahiplerine minnet etmeksizin vazifesini ifa etmiştir.【56】 1944 mahkûmiyeti sonrası yaşadığı geçim sıkıntısı ve ilerleyen yaşlarındaki adli takibatlar, onun melankolik, şüpheci ve insanlardan uzaklaşan içe dönük ruh hâlini beslemiş, bu psikolojik atmosfer Ruh Adam romanındaki Selim Pusat karakterine de doğrudan yansımıştır.【57】
Atsız’ın entelektüel çevresi, farklı dönemlerde teşekkül eden muhtelif halkalardan meydana gelmiştir:
Hüseyin Nihal Atsız; tarih, edebiyat tarihi, bibliyografya, roman, hikâye ve şiir gibi pek çok farklı sahada eser vermiş, aynı çeşitli dergiler çıkarmış bir müelliftir. Çalışmalarının ana eksenini Türk tarihi, Türk dili ve Türk kültürü oluşturmaktadır.
Atsız, Türk tarihini parçalara ayrılmış, birbirinden kopuk hanedanlar tarihi olarak görmeyi reddetmiş; tarihi kesintisiz bir bütün olarak telakki etmiştir. Ona göre Türk milleti tarih boyunca düzinelerce ayrı devlet kurup bunları yıkmış istikrarsız bir kavim değildir; devlet daima tektir, değişen yalnızca iktidardaki hanedanlar ve rejimlerdir. Bu bakımdan Göktürkler, Selçuklular ya da Osmanlılar ayrı birer devlet değil, tek bir Türk devletinin idaresini üstlenen sülalelerdir.【62】
Tarihi "Doğu Türkeli" ve "Türkiye (Batı Türkeli)" olmak üzere iki ana anavatan ve hat üzerinden tasnif etmiştir:
Atsız, yaygın kabul gören 1071 Malazgirt Savaşı tezine itiraz ederek Türkiye Devleti'nin kuruluş tarihini 23 Mayıs 1040 Dandanakan Zaferi olarak tespit etmiştir. Horasan'da Tuğrul Bey önderliğinde kurulan devletin daha sonra batıya doğru genişleyip Anadolu'da tutunduğunu ileri sürmüş ve bu tezi müstakil çalışmalarında savunmuştur.【63】
Ayrıca klasik anlayıştaki 36 Osmanlı padişahı sayısının eksik olduğunu; Süleyman Çelebi, Mûsâ Çelebi, Mustafa Çelebi ve Cem Sultan gibi şahsiyetlerin de bu cetvele dâhil edilerek yeniden tartışılması gerektiğini dile getirmiştir.【64】
Çin yıllıklarında geçen "Cie-şı-şuay" adlı tarihî şahsiyeti Türkçeleştirerek "Kür Şad" adıyla ilim ve edebiyat âlemine kazandırmış, 639 yılındaki saray baskınını Türk bağımsızlık mücadelesinin en mühim safhalarından biri olarak konumlandırmıştır.【65】
Erken dönem Osmanlı kroniklerinin günümüz alfabesine ve diline kazandırılmasında bir rol üstlenmiştir:
Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki tasnif mesaisi esnasında Osmanlı ilmî mirasının tespiti üzerine temel kaynaklar hazırlamıştır:
Tarihî vakaları millî terbiye vasıtası olarak işleyen yazar, yazdığı romanlarda epik ve mitolojik unsurları harmanlamıştır:
Fikirlerini ve Türkçülük ülküsünü yaymak amacıyla bizzat kurup idare ettiği dört ana dergi, Türk basın ve düşünce tarihinde izler bırakmıştır.【67】
Hüseyin Nihal Atsız’ın vefatının ardından bıraktığı edebî, ilmî ve fikrî miras, Türk milliyetçiliği ve Türkçülük akımı içerisinde canlılığını korumuş; şahsı ve eserleri etrafında bir anma geleneği teşekkül etmiştir. 1975 yılındaki vefatının hemen sonrasında, henüz hayatta iken hazırlıkları başlatılmış olan Atsız Armağanı adlı ilmî ve hatıra kitabı 1976 yılında yayımlanarak onun fikir ve edebiyat dünyasındaki yerine dikkat çekilmiştir. Vefat yıl dönümü olan 11 Aralık günlerinde, başta Karacaahmet Mezarlığı’ndaki kabri başında olmak üzere, milliyetçi ve Türkçü çevrelerce anma anma törenleri düzenlenmektedir.【68】
Atsız’ın hatırasıyla en güçlü şekilde bütünleşen gelenek, her yıl kutlanan "3 Mayıs Türkçüler Günü"dür. 1944 yılında Atsız–Sabahattin Ali davasının ikinci celsesi sırasında (3 Mayıs 1944) Ankara’da binlerce kişinin gerçekleştirdiği nümayiş, Türkçülüğün edebî ve ilmî bir mefkûre olmaktan çıkıp meydanlara taşan kitlevi bir harekete dönüştüğü an olarak kabul edilmiştir.【69】
Tutuklanmalarının birinci yıl dönümünde, 3 Mayıs 1945’te Tophane Askerî Cezaevi’nde tutuklu bulunan Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Nejdet Sançar, Zeki Velidi Togan ve arkadaşları tarafından cezaevi koğuşunda başlatılan bu anma günü, beraatlerin ardından dışarıda da gelenekselleşmiştir.【70】
Atsız’ın 1950’lerde çıkardığı Orkun ve 1960’larda çıkardığı Ötüken dergilerinde her yıl "3 Mayıs Özel Sayıları" yayımlanmış, bu tarih Türkçülük fikriyatının bir bayramı ve uyanış sembolü olarak kurumsallaştırılmıştır. Günümüzde de 3 Mayıs tarihleri, Türkçü dernekler, üniversite kulüpleri ve gençlik teşkilatları tarafından yürüyüşler, konferanslar ve panellerle "Türkçüler Günü" olarak kutlanmakta ve bu anmaların merkezinde doğrudan Nihal Atsız’ın hatırası yer almaktadır.
Atsız’ın basın ve yayın hayatındaki en uzun soluklu teşebbüsü olan ve Ocak 1964’ten vefat ettiği Kasım 1975’e kadar 143 sayı boyunca aralıksız bizzat idare ettiği Ötüken dergisi, onun entelektüel mirasının temel taşıyıcısı olmuştur. Atsız’ın vefatıyla birlikte derginin ilk yayın dönemi kapanmış olsa da onun etrafında yetişen talebeleri, gençlik kadroları ve yayıncılar (Mustafa Kayabek vb.) bu çizgiyi devam ettirmiştir.【71】 Atsız’ın kitaplarını neşreden Ötüken Neşriyat kurulmuş, Ötüken dergisi belirli dönemlerde yeniden neşredilmiş olup günümüzde de süreli yayın hayatında varlığını sürdürmektedir. Derginin kapağında yer alan semboller (hilal önünde bozkurt), işlenen temalar (dış Türkler, Türk tarihi, dil hassasiyeti ve Türkçülük) ve yayın politikası, doğrudan Nihal Atsız’ın 1964’te belirlediği yayın ilkelerine referansla yaşatılmaktadır.【72】
Akün, Ömer Faruk. "Atsız, Hüseyin Nihal." Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. Cilt 4, 87-91. İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 1991. Erişim Tarihi: 4 Kasım 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/atsiz-huseyin-nihal
Alpdoğan, Fatih Furkan. "Hüseyin Nihal Atsız: 'Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük'." Oğuz Türkçesi Araştırmaları Dergisi, sy. 4 (2022): 22-38. Erişim Tarihi: 4 Kasım 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2285937
Dursun, Mutlu. "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi." Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, 2023. Erişim Tarihi: 4 Kasım 2026. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=a0OMTmEd_3mfOBxT8SiBTBV5AROEyjJ7oyrqlHc1pXFroVYLrjXbQzIJxDDbsTSq
Ova, Ali Asker. "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme." Doktora Tezi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, 2026. Erişim Tarihi: 4 Kasım 2026. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=KOgdn9H3uVnWeb15j2W4h2o596e4z70yXpF2el-Wse5rDS0ZXGwJFdFo5yUbJk_l
Taytan, Esma Nur. "Hüseyin Nihal Atsız'ın Romanlarındaki Mitolojik Unsurlar ve Eski Türk Dini İnançları." Yüksek Lisans Tezi, Haliç Üniversitesi, 2025. Erişim Tarihi: 4 Kasım 2026. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=htlyhJG97gjBTPjAeWRhPkwJQlE-e2iFy-jUObBTmbqS82WTElCELrrmti4hEYso
Tokat, Muhammed Yiğit. "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği." Yüksek lisans tezi, Kırıkkale Üniversitesi, 2019. Erişim Tarihi: 4 Kasım 2026. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=aEzj_IdWAsjiSAfK3qwrBoAFYxqk6nM_DxnwHVSoQXaumnBoialRzLfzp_-fGpHI
Şehitoğlu, Muhammed Turan. "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği." Yüksek Lisans Tezi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, 2022. Erişim tarihi: 4 Kasım 2026. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=kScA8XnrRb0WogX-qPGFkt6n-h--9LjYr2T6noi3YgWbfV3KHnxRG834lS9D1_y-
"Hüseyin Nihâl ATSIZ." Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanlığı | Eğitim Birimi. Erişim: 3 Kasım 2026.https://istanbululkuocaklariegitimbirimi.wordpress.com/2019/04/30/huseyin-nihal-atsiz/.
TRT Avaz. "Hüseyin Nihal Atsız - Portreler Galerisi." YouTube, 30:39. Erişim Tarihi: 3 Kasım 2026.https://www.youtube.com/watch?v=w9bFXMVflSA.
TRT Avaz. "Hüseyin Nihal Atsız Anlatılıyor - 1. Kısım - Gök Kubbemiz." YouTube, 39:10. Erişim Tarihi: 3 Kasım 2026.https://www.youtube.com/watch?v=2HZJKYXAFeU&t=1541s.
TRT Avaz. "İZLER "Hüseyin Nihal Atsız." YouTube, 13:25. Erişim Tarihi: 4 Kasım 2026.https://www.youtube.com/watch?v=QTYxWjYYOyk&t=443s.
[1]
Fatih Furkan Alpdoğan, "Hüseyin Nihal Atsız: 'Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük'", Oğuz Türkçesi Araştırmaları Dergisi, sy. 4 (2022): 24. Erişim Tarihi: 4 Kasım 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2285937
[2]
Muhammed Yiğit Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği" (Yüksek Lisans Tezi, Kırıkkale Üniversitesi, 2019), 3. Erişim Tarihi: 4 Kasım 2026. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=aEzj_IdWAsjiSAfK3qwrBoAFYxqk6nM_DxnwHVSoQXaumnBoialRzLfzp_-fGpHI
Ömer Faruk Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal", Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. Erişim Tarihi: 4 Kasım 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/atsiz-huseyin-nihal
[3]
Mutlu Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi" (Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, 2023), 43, dipnot 1. Erişim Tarihi: 4 Kasım 2026. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=a0OMTmEd_3mfOBxT8SiBTBV5AROEyjJ7oyrqlHc1pXFroVYLrjXbQzIJxDDbsTSq
[4]
Ali Asker Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme" (Doktora Tezi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, 2026), 4. Erişim Tarihi: 4 Kasım 2026. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=KOgdn9H3uVnWeb15j2W4h2o596e4z70yXpF2el-Wse5rDS0ZXGwJFdFo5yUbJk_l
[5]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 43.
[6]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 3.
[7]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 43.
[8]
Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal", 87; Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 3.
[9]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 4.
[10]
Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 4, 12; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 82.
[11]
Alpdoğan, "Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük", 24.
[12]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 86-88.
[13]
Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 12; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 87-90.
[14]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 44-45, 84-85.
[15]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği" 5; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 46; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 5, 14.
[16]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 46.
[17]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 5; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 5; Alpdoğan, "Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük", 24.
[18]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 5; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 47; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 5.
[19]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 5; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal", 87.
[20]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 48.
[21]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 5; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Alpdoğan, "Hüseyin Nihal Atsız: 'Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük" 24.
[22]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 5; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 5-6.
[23]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 6; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 6.
[24]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 6; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 6.
[25]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 6; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 48; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 6.
[26]
Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal", 87; Muhammed Turan Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği" (Yüksek Lisans Tezi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, 2022), 14. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=kScA8XnrRb0WogX-qPGFkt6n-h--9LjYr2T6noi3YgWbfV3KHnxRG834lS9D1_y- ; Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 6; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi"; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 6.
[27]
Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 7; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Alpdoğan, "Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük", 24.
[28]
tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 7; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 49; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 7.
[29]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 7; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 50; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 91; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Alpdoğan, "Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük", 25.
[30]
Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", 10, 28; Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 8; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 50; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 7
[31]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 43.
[32]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 88-90.
[33]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 89-90,
[34]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 5; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 49, 90.
[35]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 54; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 51, 120.
[36]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 8; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 7; Alpdoğan, "Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük", 25.
[37]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 8; Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", 68; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Alpdoğan, "Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük", 26.
[38]
Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal", 87; Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", 2.
[39]
Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", 2; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 8; Alpdoğan, "Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük", 26.
[40]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 8; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal", 87.
[41]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 8; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 8.
[42]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 50; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 8; Alpdoğan, "Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük", 26.
[43]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği" 8; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 50-51; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 8-9.
[44]
Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 51; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 9
[45]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 9; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 9-10.
[46]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 63-64; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal", 87, 90.
[47]
Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"
[48]
Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 9; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 53, 85; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 10; Alpdoğan, "Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük", 28
[49]
Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 9; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi"; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 10.
[50]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 9; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 53; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 11.
[51]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 9; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 54
[52]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 9; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 54; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 11.
[53]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 9-10; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 11; Alpdoğan, "Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük", 28.
[54]
Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal", 88; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 62.
[55]
Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", 80; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 56-57, 70.
[56]
Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", 80; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 9-10
[57]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 57, 71; Ova, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Roman, Hikâye ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme", 13
[58]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 57-58, 70-71.
[59]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 59, 66, 74.
[60]
Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 61.
[61]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 54; Dursun, "Nihâl Atsız: Milliyetçi Bir Liderin Siyasi Entelektüel Portresi", 51, 70; Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", 86.
[62]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 37, 38; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"; Alpdoğan, "Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük", 34.
[63]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 39; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal", 89.
[64]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 40-41.
[65]
Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği", 42; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal"
[66]
Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", 40, 42; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal", 90-91.
[67]
Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", v; Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal", 87.
[68]
Akün, "Atsız, Hüseyin Nihal", 88; Tokat, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Tarihçiliği" 80; Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", 68
[69]
Alpdoğan, "Bir Entelektüelin Portresi ve Panzehir Olarak Türkçülük", 26; Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", 68.
[70]
Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", 68.
[71]
Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", 11, 81.
[72]
Şehitoğlu, "Hüseyin Nihal Atsız'ın Dergiciliği", 18-20, 31-36

Hüseyin Nihal Atsız
Doğum Tarihi | 12 Ocak 1905, 1 Temmuz 1904 ya da 24–25 Ocak 1905 | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Doğum Yeri | Kadıköy, İstanbul | ||||||||
Babası | Mehmed Nail Bey | ||||||||
Annesi | Fatma Zehra Hanım | ||||||||
Okuduğu Okullar | Kadıköy Fransız Mektebi Kadıköy Alman Mektebi Mısır/Süveyş Fransız Mektebi Kasımpaşa Cezayirli Gazi Hasan Paşa Mektebi Kadıköy Özel Osmanlı İttihad Mektebi Kadıköy Sultanisi (Ortaokul / Rüştiye kısmı) İstanbul Sultanisi (Lise kısmı) Askerî Tıbbiye İstanbul Dârülfünûnu Edebiyat Fakültesi | ||||||||
Kardeşleri | Ahmet Nejdet Sançar Fatma Nezihe (Çiftçioğlu) | ||||||||
Eşleri | Mehpare Hanım Bedriye (Sabit) Hanım | ||||||||
Çocukları | Yağmur Atsız Buğra Atsız | ||||||||
Çıkardığı Dergiler | Atsız Mecmua (1931–1932, 17 sayı) Orhun (1933–1934 ve 1943–1944, toplam 16 sayı) Orkun (1950–1952, 68 sayı) Ötüken (1964–1975, 143 sayı) | ||||||||
Vefat Tarihi | 11 Aralık 1975 | ||||||||
Defnedildiği Yer | Karacaahmet Mezarlığı, İstanbul | ||||||||
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Hüseyin Nihal Atsız" maddesi için tartışma başlatın
Doğumu
Ailesi ve Soy Kütüğü
Çocukluğu ve Erken Yaşamı
Yükseköğrenim Dönemi ve Askerî Tıbbiye Hadisesi
Akademik Hayatı, İlk Yayınları ve İhraç Süreci
Taşra ve İstanbul’daki Öğretmenlik Yılları, Sürgünler
"Atsız" Soyadını Alması
Müstear İsimleri
1944 Olayları ve Irkçılık-Turancılık Davası
Süleymaniye Kütüphanesi Yılları
Emekliliği
Son Yılları, Mahkûmiyeti ve Vefatı
Kişisel Hayatı
Çevresi
Edebî ve İlmî Çalışmaları (Külliyatı)
Tarihçiliği, Tarih Metodolojisi ve Fikrî Yaklaşımı
Metin Neşirleri, Transkripsiyon ve Telif Tarih Eserleri
Bibliyografya ve Edebiyat Tarihi Çalışmaları
Romanları
Hikâyeleri
Şiirleri
Dergiciliği
Hatırası ve Mirası
3 Mayıs Türkçüler Günü
Ötüken Dergisi ve Neşriyat Geleneği