Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarAbdulkadir PEKEL13 Temmuz 2026 13:50

ORCID ID

0000-0002-1696-6075

İşkence, bir kişinin başka bir kişiye acıyı kasıtlı şekilde araçsal olarak uygulaması anlamına gelir. İşkencenin özünü oluşturan acının anlaşılması, işkencenin her türlü tanımı için esastır (Kenny, 2010: 144). İşkence, hiçbir koşulda meşru görülemez. Nerede olursa olsun, kim yaparsa yapsın veya kimin başına gelirse gelsin, uluslararası hukuka göre kesinlikle yasaktır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde “Hiç kimseye işkence ya da zalimce, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele ya da ceza uygulanamaz”, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde de “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz” hükümleri bulunmaktadır. Nitekim İşkence ve Diğer Zalimane; Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nde (İşkenceye Karşı Sözleşme) esas unsur (Giffard, 2001: 44-45), fiziksel veya ruhsal ağır acı veya ıstırap verilmesi şeklinde ifade edilmektedir. Buna, eylemin kamu görevlilerinin rızası veya muvafakatiyle yapılması ve bilgi almak, cezalandırmak ya da korkutmak gibi spesifik bir amaçla yapılması unsurları da eklenmektedir.Filistin 21. yüzyılda, insanlık tarihinde büyük bir trajediye sahne olmaktadır. İsrail kullandığı orantısız güçle temel hak ve özgürlükleri ihlal etmekte ve işkence suçu işlemektedir. Ekim 2023 ile yaşananlar sonra yaşananlar, özellikle sivil halka yönelik bombardıman, tecavüz ve diğer kötü muamelelerin gerçekleştirildiğine ilişkin güçlü deliller ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra İsrail, Filistinlilerin alıkonulma koşullarını ağırlaştırmak için gıda, su, temizlik, tıbbi tedavi gibi hizmetlere erişimi kısıtlamakta, alıkoyduğu kişilerin yakınlarıyla ve yasal temsilcileriyle görüşmelerini de engellemektedir. Dolayısıyla Filistin halkı kitlesel olarak hapsedilmekte, istismara uğramakta ve işkenceye maruz bırakılmaktadır. Bu da sistematik ve uzun süreli insanlık dışı koşullarda yaşamak anlamına gelmektedir (OHCHR, 2024: 9 vd.).Yukarıda ifade edildiği üzere, işkence yasağı mutlak, yani istisnasız bir yasak olmasına rağmen hukuk kurallarının istismar edilmesi suretiyle bu yasağın aşılması, İsrail’de Yüksek Mahkeme’nin de içtihatları sonucu yerleşik bir uygulama haline gelmiştir. Yüksek Mahkeme, sorguda güç ve şiddet kullanımıyla suçlanan kamu görevlilerinin “gereklilik savunusuna (necessity defence)” başvurabileceğini belirtmiştir (Ben-Natan, 2019). İsrail Ceza Yasası’nın 277. Maddesi (ICJ, 1977), bilgi ya da itiraf elde etmek amacıyla sorguda “güç veya şiddet” kullanılmasını suç olarak düzenlemiştir, fakat bu suçla itham edilen kamu görevlileri, suça konu eylemleri başkalarının hayatlarını kurtarmak için işledikleri savunmasıyla cezadan kurtulabilmektedirler. Başka bir ifadeyle, sorguda güç veya şiddete başvurulması başkalarının hayatını kurtarmak açısından kesinlikle gerekliyse kamu görevlileri cezalandırılmamaktadır.Bu, Türk Ceza Kanunu’nda da bulunan (Madde 25) evrensel bir hukuk kuralı olan “meşru müdafaa”nın suistimal edilmesi suretiyle işkence yasağının delinmesi anlamına gelmektedir. Meşru müdafaa kuralına göre, bir kişi kendisi ya da başkasının hayatına yönelik gerçekleşen ya da gerçekleşmesi kesin bir saldırıyı defetmek için, saldırıyla orantılı bir güç kullanabilir【1】. Fakat işkenceye dayalı sorguyu bu kuralla bağlantılı görmek, zorlama/suistimalci bir yorum olması bir yana, işkence yasağının mantığına da aykırıdır. Kamu görevlilerine böyle bir savunma için açık kapı bırakıldığında, üstelik bu Yüksek Mahkeme eliyle teyit edildiğinde, işkence giderek yaygınlaşır ve sorgulamanın mutat tekniği haline gelir. Nihayet bu durum, İşkenceye Karşı Sözleşme’yi imzalamış olan İsrail’in uluslararası yükümlülüklerine de aykırıdır ve BM İşkenceyi Önleme Komitesi (UN Committee Against Torture-CAT) İsrail’e bu uygulamadan vaz geçmesi, yani işkence yasağını mutlak bir biçimde uygulaması ve gereklilik savunmasını işkence yasağının bir istisnası olarak kabul etmemesi çağrısında bulunmakta, işkencenin mutlak biçimde yasak olduğunu hüküm altına alan bir yasa çıkarmasını önermektedir (CAT, 2016). Halen işkencenin mutlak biçimde yasak olduğunu “işkence” kelimesini de kullanarak şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça hüküm altına alan yasal ya da anayasal bir güvence İsrail’de bulunmamaktadır.İsrail’in işkenceye yönelik bu toleranslı politikası, işkence yasağı ihlallerinin korkunç boyutlara ulaşmasına sebep olmuştur. Çeşitli sivil toplum örgütlerinin raporları bu durumu ortaya koymaktadır. Örneğin İsrail merkezli İşkenceye Karşı Halk Komitesi (Public Committee Against Torture–PCAT) 2001-2022 arasında Adalet Bakanlığı’na sundukları 1400 vakadan yalnızca üçünün soruşturulduğunu fakat adli makamların hiç kimseye suçlama yöneltmediğini belirtmektedir (PCAT, 2023). PCAT 2023’e ilişkin yıllık raporunda işkencenin bir sorgu yöntemi olarak kurumsallaştığını ifade etmekte, Ekim 2023‘ten sonra bu insan hakları krizinin derinleştiğini vurgulamaktadır (PCAT, 2024). B’tselem’in Ağustos 2024 tarihli işkence raporu (“Cehenneme Hoş Geldiniz: İşkence Kampları Şebekesi Olarak İsrail Hapishane Sistemi”) Filistinli mahkumların yaşadığı korkunç tanıklıklara yer vermekte, Ekim 2023‘ten bu yana en az 60 Filistinlinin hapishanelerde hayatını kaybettiğini bildirmektedir (B’TSELEM, 2024). Keza Gazze merkezli Filistin İnsan Hakları Merkezi (Palestinian Centre for Human Rights–PCHR) 7 Ekim 2023’ten Eylül 2024’e kadar en az 400 Gazzeli Filistinlinin gözaltında kaybolduğunun rapor edildiğini ifade etmektedir (PCHR, 2025).İsrail’in işkence uygulamalarını “güvenlik” gerekçesiyle meşrulaştırmaya çalışması【2】, uluslararası hukukun temel ilkelerine çok açık bir biçimde aykırıdır. İşkence, BM evrensel insan hakları normlarında mutlak yasaktır, hiçbir istisna meşruiyet sağlayamaz. İsrail’in bu uygulamaları hukukun üstünlüğünü ve küresel adalet sistemini de tahrip etmektedir. Uluslararası toplum, yalnızca Filistinliler için değil, tüm insanlık için bu insanlık suçuna tepki göstermeli, hukuk önünde İsrail’i mahkûm etmelidir.

İşkence, bir kişinin başka bir kişiye acıyı kasıtlı şekilde araçsal olarak uygulaması anlamına gelir. İşkencenin özünü oluşturan acının anlaşılması, işkencenin her türlü tanımı için esastır (Kenny, 2010: 144). İşkence, hiçbir koşulda meşru görülemez. Nerede olursa olsun, kim yaparsa yapsın veya kimin başına gelirse gelsin, uluslararası hukuka göre kesinlikle yasaktır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde “Hiç kimseye işkence ya da zalimce, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele ya da ceza uygulanamaz”, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde de “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz” hükümleri bulunmaktadır. Nitekim İşkence ve Diğer Zalimane; Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nde (İşkenceye Karşı Sözleşme) esas unsur (Giffard, 2001: 44-45), fiziksel veya ruhsal ağır acı veya ıstırap verilmesi şeklinde ifade edilmektedir. Buna, eylemin kamu görevlilerinin rızası veya muvafakatiyle yapılması ve bilgi almak, cezalandırmak ya da korkutmak gibi spesifik bir amaçla yapılması unsurları da eklenmektedir.


Filistin 21. yüzyılda, insanlık tarihinde büyük bir trajediye sahne olmaktadır. İsrail kullandığı orantısız güçle temel hak ve özgürlükleri ihlal etmekte ve işkence suçu işlemektedir. Ekim 2023 ile yaşananlar sonra yaşananlar, özellikle sivil halka yönelik bombardıman, tecavüz ve diğer kötü muamelelerin gerçekleştirildiğine ilişkin güçlü deliller ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra İsrail, Filistinlilerin alıkonulma koşullarını ağırlaştırmak için gıda, su, temizlik, tıbbi tedavi gibi hizmetlere erişimi kısıtlamakta, alıkoyduğu kişilerin yakınlarıyla ve yasal temsilcileriyle görüşmelerini de engellemektedir. Dolayısıyla Filistin halkı kitlesel olarak hapsedilmekte, istismara uğramakta ve işkenceye maruz bırakılmaktadır. Bu da sistematik ve uzun süreli insanlık dışı koşullarda yaşamak anlamına gelmektedir (OHCHR, 2024: 9 vd.).


Yukarıda ifade edildiği üzere, işkence yasağı mutlak, yani istisnasız bir yasak olmasına rağmen hukuk kurallarının istismar edilmesi suretiyle bu yasağın aşılması, İsrail’de Yüksek Mahkeme’nin de içtihatları sonucu yerleşik bir uygulama haline gelmiştir. Yüksek Mahkeme, sorguda güç ve şiddet kullanımıyla suçlanan kamu görevlilerinin “gereklilik savunusuna (necessity defence)” başvurabileceğini belirtmiştir (Ben-Natan, 2019). İsrail Ceza Yasası’nın 277. Maddesi (ICJ, 1977), bilgi ya da itiraf elde etmek amacıyla sorguda “güç veya şiddet” kullanılmasını suç olarak düzenlemiştir, fakat bu suçla itham edilen kamu görevlileri, suça konu eylemleri başkalarının hayatlarını kurtarmak için işledikleri savunmasıyla cezadan kurtulabilmektedirler. Başka bir ifadeyle, sorguda güç veya şiddete başvurulması başkalarının hayatını kurtarmak açısından kesinlikle gerekliyse kamu görevlileri cezalandırılmamaktadır.


Bu, Türk Ceza Kanunu’nda da bulunan (Madde 25) evrensel bir hukuk kuralı olan “meşru müdafaa”nın suistimal edilmesi suretiyle işkence yasağının delinmesi anlamına gelmektedir. Meşru müdafaa kuralına göre, bir kişi kendisi ya da başkasının hayatına yönelik gerçekleşen ya da gerçekleşmesi kesin bir saldırıyı defetmek için, saldırıyla orantılı bir güç kullanabilir【1】. Fakat işkenceye dayalı sorguyu bu kuralla bağlantılı görmek, zorlama/suistimalci bir yorum olması bir yana, işkence yasağının mantığına da aykırıdır. Kamu görevlilerine böyle bir savunma için açık kapı bırakıldığında, üstelik bu Yüksek Mahkeme eliyle teyit edildiğinde, işkence giderek yaygınlaşır ve sorgulamanın mutat tekniği haline gelir. Nihayet bu durum, İşkenceye Karşı Sözleşme’yi imzalamış olan İsrail’in uluslararası yükümlülüklerine de aykırıdır ve BM İşkenceyi Önleme Komitesi (UN Committee Against Torture-CAT) İsrail’e bu uygulamadan vaz geçmesi, yani işkence yasağını mutlak bir biçimde uygulaması ve gereklilik savunmasını işkence yasağının bir istisnası olarak kabul etmemesi çağrısında bulunmakta, işkencenin mutlak biçimde yasak olduğunu hüküm altına alan bir yasa çıkarmasını önermektedir (CAT, 2016). Halen işkencenin mutlak biçimde yasak olduğunu “işkence” kelimesini de kullanarak şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça hüküm altına alan yasal ya da anayasal bir güvence İsrail’de bulunmamaktadır.


İsrail’in işkenceye yönelik bu toleranslı politikası, işkence yasağı ihlallerinin korkunç boyutlara ulaşmasına sebep olmuştur. Çeşitli sivil toplum örgütlerinin raporları bu durumu ortaya koymaktadır. Örneğin İsrail merkezli İşkenceye Karşı Halk Komitesi (Public Committee Against Torture–PCAT) 2001-2022 arasında Adalet Bakanlığı’na sundukları 1400 vakadan yalnızca üçünün soruşturulduğunu fakat adli makamların hiç kimseye suçlama yöneltmediğini belirtmektedir (PCAT, 2023). PCAT 2023’e ilişkin yıllık raporunda işkencenin bir sorgu yöntemi olarak kurumsallaştığını ifade etmekte, Ekim 2023‘ten sonra bu insan hakları krizinin derinleştiğini vurgulamaktadır (PCAT, 2024). B’tselem’in Ağustos 2024 tarihli işkence raporu (“Cehenneme Hoş Geldiniz: İşkence Kampları Şebekesi Olarak İsrail Hapishane Sistemi”) Filistinli mahkumların yaşadığı korkunç tanıklıklara yer vermekte, Ekim 2023‘ten bu yana en az 60 Filistinlinin hapishanelerde hayatını kaybettiğini bildirmektedir (B’TSELEM, 2024). Keza Gazze merkezli Filistin İnsan Hakları Merkezi (Palestinian Centre for Human Rights–PCHR) 7 Ekim 2023’ten Eylül 2024’e kadar en az 400 Gazzeli Filistinlinin gözaltında kaybolduğunun rapor edildiğini ifade etmektedir (PCHR, 2025).


İsrail’in işkence uygulamalarını “güvenlik” gerekçesiyle meşrulaştırmaya çalışması【2】, uluslararası hukukun temel ilkelerine çok açık bir biçimde aykırıdır. İşkence, BM evrensel insan hakları normlarında mutlak yasaktır, hiçbir istisna meşruiyet sağlayamaz. İsrail’in bu uygulamaları hukukun üstünlüğünü ve küresel adalet sistemini de tahrip etmektedir. Uluslararası toplum, yalnızca Filistinliler için değil, tüm insanlık için bu insanlık suçuna tepki göstermeli, hukuk önünde İsrail’i mahkûm etmelidir.

Kaynakça

Ben-Natan, Smadar (2019) Revise Your Syllabi: Israeli Supreme Court Upholds Authorization for Torture and Ill-Treatment. Journal of International Humanitarian Legal Studies, 10.

B’TSELEM (2024). Wellcome to Hell: The Israeli Prison System as a Network of Torture Camps. Erişim Tarihi: 11.09.2025, https://www.btselem.org/publications/202408_welcome_to_hell.

CAT (2016). CAT/C/ISR/CO/5: Concluding Observations on the Fifth Periodic Report of Israel. Erişim Tarihi: 11.09.2025, https://www.ohchr.org/en/documents/concluding-observations/catcisrco5-concluding-observations-fifth-periodic-report-israel.

Giffard, Camille (2001). İşkencenin Rapor Edilmesi El Kitabı, çev.: Orhan Kemal Cengiz. İzmir: Egetan Basım Yayın.

ICJ (1977). Chapter One: Basic Provisions. Erişim Tarihi: 11.09.2025, https://www.icj.org/wp-content/uploads/2013/05/Israel-Penal-Law-5737-1977-eng.pdf.

Kenny, Paul D. (2010). “The Meaning of Torture”. The University of Chicago Press on behalf of the Northeastern Political Science Association, 42 (2).

OHCHR (2024). Thematic Report - Detention in the Context of the Escalation of Hostilities in Gaza (October 2023-June 2024). Erişim Tarihi: 11.09.2025, https://www.ohchr.org/en/documents/reports/thematic-report-detention-context-escalation-hostilities-gaza-october-2023-june.

PCAT (2023). Torture in İsrael 2023 Situation Report. Erişim Tarihi: 11.09.2025, https://stoptorture.org.il/wp-content/uploads/2024/06/%D7%AA%D7%9E%D7%95%D7%A0%D7%AA-%D7%9E%-D7%A6%D7%91-2023-ENG-WEB.pdf.

PCAT (2024). Annual Report 2023. Erişim Tarihi: 11.03.2025, https://stoptorture.org.il/en/pcati-annual-report-2023/.

PCHR (2025). Torture and Genocide: The Shattered Futures of Former Palestinian Detainees in Gaza. Erişim Tarihi: 11.09.2025, https://pchrgaza.org/pchr-releases-report-on-torture-and-genocide-against-palestinians-from-gaza/.

Dipnotlar

  • [1]

    Ayrıca bkz. Orantılılık İlkesi

  • [2]

    Bkz. Şiddetin Meşrulaştırılması

Atıf İçin

apaPekel, A. & Kurban, S. (2026). İşkence. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 845-848) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadPekel, Abdulkadir - Kurban, Samed. “İşkence”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir -Metin Uçar. 845-848. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"İşkence" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor