Uluslararası Hukuk
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarRamazan GÜREŞCİ13 Temmuz 2026 13:51

ORCID ID

0000-0001-7123-2173

Uluslararası hukuk, uluslararası toplumun yapısal dönüşümüne paralel olarak sürekli evrilen dinamik bir yapıya sahiptir (Gündüz, 2014: 3). Uluslararası toplumun aktörleri, uzun bir dönem boyunca sadece egemen-eşit devletlerden oluştuğundan dolayı bu hukuk dalı devletler hukuku olarak adlandırılmıştır (Meray, 1959: 3). Ancak zamanla sistem içine farklı aktörlerin dahil olduğu yeni bir yapı oluşmuştur. Özellikle II. Dünya Savaşı’nın ardından sayıları önemli ölçüde artan devlet-dışı aktörler, uluslararası ilişkilerin ve dolayısıyla uluslararası hukukun yapısını değiştirmiştir. Bu nedenle, günümüz uluslararası toplumu, devletler arasındaki ilişkilerin yanı sıra devlet-dışı aktörlerin etkileşimini de içeren daha geniş bir yapıya bürünmüştür (Crawford, 2019: 5). O halde uluslararası hukuk, genel tüketici olmayan bir tanım yapıldığında, başta devletler olmak üzere uluslararası toplumun tüm üyeleri arasındaki ilişkileri düzenleyen, davranış kurallarını belirleyen ve bu kurallara uyulmadığı takdirde kendine özgü yaptırım mekanizmasını devreye sokan kurallar bütünüdür.Uluslararası ilişkiler bağlamında İsrail-Filistin politikalarını değerlendirmek ve sorunlara çözüm üretmek için uluslararası hukukun kurum ve kurallarının iyi anlaşılması ve bu kuralların gerektiğinde işletilmesi gerekir. İç hukuk sistemlerine göre daha zayıf bir yaptırım mekanizmasına sahip olması nedeniyle, özellikle kuvvet kullanımıyla ilgili büyük uluslararası krizler sırasında, uluslararası hukukun varlığı ve işlevi sık sık sorgulanmaktadır. İlgili eleştirel bakış açısının haklı yanları olmasına rağmen uluslararası hukukun gücünü görmezden gelmek veya daha ileri giderek tümüyle yok saymak hatalı bir yaklaşımdır.Uluslararası topluma iletilecek mesajların etkisi, bu hukuk dalıyla doğrudan ilişkilidir. Bugün Gazze’deki İsrail işgaliyle ilgili savaş suçlarından, Filistin Devleti’nin tanınmasına【1】 ve sınırlarının belirlenmesine kadar tüm temel problemler, uluslararası hukukun çerçevesinde ifade edilip çözümlenmelidir. Aksi takdirde uluslararası kamuoyunun konuya ilgisinin çekilmesi ve bir çözümün elde edilmesi zorlaşacaktır. Buna rağmen Filistin davasını savunanlar, konuya ilişkin politik söylemlerinde uluslararası hukuk dilini yeterince etkin ve doğru kullanmamaktadır. Bu durumu Ekim 2023 olayları üzerinden çarpıcı bir örnekle şöyle açıklayabiliriz. 7 Ekim olaylarının İsrail’in işgal ettiği topraklar üzerinde gerçekleşmesinden dolayı İsrail’in “meşru müdafaa hakkı”na yaslanması【2】 uluslararası hukuk bağlamında mümkün değildir. Eğer Aksa Tufanı, İsrail’in tanınmış toprakları üzerinde gerçekleşmiş olsaydı, bu durumda kuvvet kullanma yasağının ihlali oluşur ve dolayısıyla İsrail’in “meşru müdafaa hakkı” gündeme gelebilirdi. Diğer bir ifadeyle, uluslararası sistem tarafından İsrail olarak tanınan topraklarla İsrail’in işgal ettiği topraklar üzerinde olayların gerçekleşmesi arasında hukuki rejim farkı bulunmaktadır. Bu olaylar işgal altındaki topraklarda süregelen bir silahlı çatışma sırasında yaşandığından dolayı uluslararası insancıl hukuk (savaş hukuku)【3】 bağlamında değerlendirilmesi ve işlenen savaş suçları için ilgili kişilerin bireysel olarak yargılanması gerekir.Hukuki durumun bu kadar net olmasına rağmen özellikle Batılı hükümetler tarafından İsrail’in “meşru müdafaa hakkı” olduğuna ilişkin yanlı bir kamuoyu oluşturulmuştur. Diğer devletlerin bu durumu yeterince dile getirmemesi ve diplomatik tutumlarını buna göre şekillendirmemesi neticesinde, İsrail Filistin’e yönelik saldırılarında haksız bir uluslararası destek elde etmiştir【4】. Uluslararası toplumun, en azından asgari müştereklere sahip olan kısmının, Filistin davasına desteği için kesinlikle bu tür gerçekliklerin uluslararası hukuk dilinde ifade edilmesi, büyük önem taşımaktadır. Özellikle Filistin’de yaşanan soykırım ve savaş suçlarına karşı dünya çapında oluşan tepkilerin【5】, uluslararası hukuk çerçevesinde organize edilerek güçlü bir uluslararası kamuoyu oluşturulması bu bağlamda sorunların çözümü için büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde kalıcı bir çözümün elde edilmesi mümkün olmayacak ve artan kutuplaşma, bölgedeki gerilimleri tırmandıracak ve daha geniş çaplı uluslararası krizlere yol açacaktır. Unutulmamalıdır ki uluslararası hukuk, özünde iş birliği ve birlikte yaşama iradesinin bir sonucu olarak uluslararası toplumu oluşturan hukuk süjeleri arasında ortak dil oluşturmak gayesinin bir neticesidir. Bu dilin kötü veya yanlış kullanılması genellikle büyük yıkımların yaşandığı savaşların temel nedenleri arasında yer almaktadır.

Uluslararası Hukuk

Uluslararası hukuk, uluslararası toplumun yapısal dönüşümüne paralel olarak sürekli evrilen dinamik bir yapıya sahiptir (Gündüz, 2014: 3). Uluslararası toplumun aktörleri, uzun bir dönem boyunca sadece egemen-eşit devletlerden oluştuğundan dolayı bu hukuk dalı devletler hukuku olarak adlandırılmıştır (Meray, 1959: 3). Ancak zamanla sistem içine farklı aktörlerin dahil olduğu yeni bir yapı oluşmuştur. Özellikle II. Dünya Savaşı’nın ardından sayıları önemli ölçüde artan devlet-dışı aktörler, uluslararası ilişkilerin ve dolayısıyla uluslararası hukukun yapısını değiştirmiştir. Bu nedenle, günümüz uluslararası toplumu, devletler arasındaki ilişkilerin yanı sıra devlet-dışı aktörlerin etkileşimini de içeren daha geniş bir yapıya bürünmüştür (Crawford, 2019: 5). O halde uluslararası hukuk, genel tüketici olmayan bir tanım yapıldığında, başta devletler olmak üzere uluslararası toplumun tüm üyeleri arasındaki ilişkileri düzenleyen, davranış kurallarını belirleyen ve bu kurallara uyulmadığı takdirde kendine özgü yaptırım mekanizmasını devreye sokan kurallar bütünüdür.


Uluslararası ilişkiler bağlamında İsrail-Filistin politikalarını değerlendirmek ve sorunlara çözüm üretmek için uluslararası hukukun kurum ve kurallarının iyi anlaşılması ve bu kuralların gerektiğinde işletilmesi gerekir. İç hukuk sistemlerine göre daha zayıf bir yaptırım mekanizmasına sahip olması nedeniyle, özellikle kuvvet kullanımıyla ilgili büyük uluslararası krizler sırasında, uluslararası hukukun varlığı ve işlevi sık sık sorgulanmaktadır. İlgili eleştirel bakış açısının haklı yanları olmasına rağmen uluslararası hukukun gücünü görmezden gelmek veya daha ileri giderek tümüyle yok saymak hatalı bir yaklaşımdır.


Uluslararası topluma iletilecek mesajların etkisi, bu hukuk dalıyla doğrudan ilişkilidir. Bugün Gazze’deki İsrail işgaliyle ilgili savaş suçlarından, Filistin Devleti’nin tanınmasına【1】 ve sınırlarının belirlenmesine kadar tüm temel problemler, uluslararası hukukun çerçevesinde ifade edilip çözümlenmelidir. Aksi takdirde uluslararası kamuoyunun konuya ilgisinin çekilmesi ve bir çözümün elde edilmesi zorlaşacaktır. Buna rağmen Filistin davasını savunanlar, konuya ilişkin politik söylemlerinde uluslararası hukuk dilini yeterince etkin ve doğru kullanmamaktadır. Bu durumu Ekim 2023 olayları üzerinden çarpıcı bir örnekle şöyle açıklayabiliriz. 7 Ekim olaylarının İsrail’in işgal ettiği topraklar üzerinde gerçekleşmesinden dolayı İsrail’in “meşru müdafaa hakkı”na yaslanması【2】 uluslararası hukuk bağlamında mümkün değildir. Eğer Aksa Tufanı, İsrail’in tanınmış toprakları üzerinde gerçekleşmiş olsaydı, bu durumda kuvvet kullanma yasağının ihlali oluşur ve dolayısıyla İsrail’in “meşru müdafaa hakkı” gündeme gelebilirdi. Diğer bir ifadeyle, uluslararası sistem tarafından İsrail olarak tanınan topraklarla İsrail’in işgal ettiği topraklar üzerinde olayların gerçekleşmesi arasında hukuki rejim farkı bulunmaktadır. Bu olaylar işgal altındaki topraklarda süregelen bir silahlı çatışma sırasında yaşandığından dolayı uluslararası insancıl hukuk (savaş hukuku)【3】 bağlamında değerlendirilmesi ve işlenen savaş suçları için ilgili kişilerin bireysel olarak yargılanması gerekir.


Hukuki durumun bu kadar net olmasına rağmen özellikle Batılı hükümetler tarafından İsrail’in “meşru müdafaa hakkı olduğuna ilişkin yanlı bir kamuoyu oluşturulmuştur. Diğer devletlerin bu durumu yeterince dile getirmemesi ve diplomatik tutumlarını buna göre şekillendirmemesi neticesinde, İsrail Filistin’e yönelik saldırılarında haksız bir uluslararası destek elde etmiştir【4】. Uluslararası toplumun, en azından asgari müştereklere sahip olan kısmının, Filistin davasına desteği için kesinlikle bu tür gerçekliklerin uluslararası hukuk dilinde ifade edilmesi, büyük önem taşımaktadır. Özellikle Filistin’de yaşanan soykırım ve savaş suçlarına karşı dünya çapında oluşan tepkilerin【5】, uluslararası hukuk çerçevesinde organize edilerek güçlü bir uluslararası kamuoyu oluşturulması bu bağlamda sorunların çözümü için büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde kalıcı bir çözümün elde edilmesi mümkün olmayacak ve artan kutuplaşma, bölgedeki gerilimleri tırmandıracak ve daha geniş çaplı uluslararası krizlere yol açacaktır. Unutulmamalıdır ki uluslararası hukuk, özünde iş birliği ve birlikte yaşama iradesinin bir sonucu olarak uluslararası toplumu oluşturan hukuk süjeleri arasında ortak dil oluşturmak gayesinin bir neticesidir. Bu dilin kötü veya yanlış kullanılması genellikle büyük yıkımların yaşandığı savaşların temel nedenleri arasında yer almaktadır.

Kaynakça

Crawford, James R. (2019). Brownlie’s Principle of Public International Law. Oxford: Oxford University Press.

Gündüz, Aslan (2014). Milletlerarası Hukuk. İstanbul: Beta Yayınları.

Meray, Seha (1959). Devletler Hukukuna Giriş I. Ankara: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları.

Dipnotlar

  • [1]

    Ayrıca Filistin’in devlet olarak kabul edilme süreci için bkz. Gözlemci Devlet Statüsü

  • [2]

    Bkz. Şiddetin Meşrulaştırması

  • [3]

    Ayrıca bkz. İşgal Hukuku

  • [4]

    Ayrıca bkz. Amerikan Yahudi Örgütleri (İsrail’i Koşulsuz Destekleyenler)

  • [5]

    Ayrıca bkz. Filistin Destekçisi Çevrimiçi Topluluklar-Platformlar

Atıf İçin

apaGüreşci, R. (2026). Uluslararası Hukuk. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1535-1536) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadGüreşci, Ramazan. “Uluslararası Hukuk”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1535-1536. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Uluslararası Hukuk" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor