
ORCID ID
0000-0001-7123-2173
Uluslararası insancıl hukuk, muhasamatın (silahlı çatışmanın) savaşan taraflar ve siviller üzerindeki olumsuz etkilerini asgariye indirgemeyi amaçlayan hukuk dalıdır (Sassóli vd., 2011: 1). Latince adı jus in bello olan bu hukuk dalı için savaş hukuku ve silahlı çatışmalar hukuku kavramları da kullanılmaktadır (ICRC, 2014: 5). Muhasamatın başlangıç sebebini veya haklı olup olmadığını dikkate almadan askeri operasyonların nasıl yürütülmesi gerektiğini belirleyen bu dal, aynı zamanda kullanılacak çatışma vasıtalarını da sınırlandırmaktadır (Greenwood, 2008: 13). Bu iki alan, literatürde hedefleme-hukuku ve silah-hukuku olarak adlandırılmaktadır (Boothby, 2016). Hedefleme-hukuku, muhasamat taraflarının davranışlarını düzenlerken, silah-hukuku ise kullanılan çatışma vasıtalarıyla ilgilenir (Henderson, 2009). Hedefleme-hukuku çerçevesinde muharipler, asker-sivil ayrımı, orantılılık ve ihtiyatlılık ilkelerine uygun davranmakla yükümlüdür (Geneva Conventions, 1977: m. 48-67). Silah-hukuku ise silahlı çatışma sırasında muhariplerin kullanacakları çatışma vasıtalarının sınırsız olmadığını belirtir. İlgili hukuk dalı, kullanımından bağımsız olarak yapısı itibariyle muhasamat sırasında gereksiz acıya ve aşırı yaralamaya sebep olan, doğal çevreye geniş alanda kalıcı ve ciddi zarar veren, ayrım gözetmeyen çatışma araçlarıyla yöntemlerini temel olarak yasaklamıştır (Geneva Conventions, 1977: m. 35). 1949 Cenevre Sözleşmeleri ve Ek Protokoller, insancıl hukukun modern anlamda ana belgeleridir (ICRC, 2014: 17).İşgalinin başladığı günden itibaren İsrail’in, uluslararası insancıl hukuku sistematik şekilde ihlal ettiğine dair birçok BM kararı ve diğer önemli uluslararası kurumların raporları bulunmaktadır. Bu durum, Ekim 2023‘te başlayan İsrail saldırılarında da değişmemiştir. Hatta önceki duruma kıyasla daha vahşi ve soykırıma varan savaş suçlarının işlendiğine şahit olunmaktadır (bkz. TİHEK 2024). İsrail, operasyonlarında askeri hedefler ile siviller arasında ayrım yapmadan, doğrudan askeri amaçlara yönelmeden ve hatta askeri hedef olmayan bölgelerde doğrudan sivilleri hedef alarak saldırmaktadır (Simpson & Shakir, 2024). Askeri gereklilik seviyesinin çok üstünde güce başvurduğu ve sivillerin kaçınılmaz olarak zarar göreceği durumlarda, hiçbir uyarı yapılmamakta böylece bilinçli olarak sivil kayıpları artırılmaktadır【1】. Çoğunlukla kadın ve çocukların öldürülmesi, asker-sivil ayrımının yapılmadığını ve doğrudan sivillerin hedef alındığını açıkça göstermektedir. Bu durum, İsrail’in sistematik ve yaygın şekilde savaş suçları işlediğini göstermektedir. Ayrıca, bölgedeki sivillerin yaşamını sürdürebilmek için gerekli olan mal ve hizmetlere ulaşımını engelleyerek onları açlığa ve hastalığa mahkûm etmek, diğer bir savaş suçu olarak öne çıkmaktadır. Son olarak gereksiz acı ve aşırı yaralanmaya neden olan yasaklı silahların Filistin halkı üzerinde kullanımı (Euro-Med Human Rights Monitor, 2024) ve özellikle havadan ayrım gözetilmeden yapılan bombardımanların Gazze’nin doğal yapısını tahrip ederek geniş alanda kalıcı ve ciddi zararlar vermesi, silah-hukukunun açık bir ihlalini teşkil etmektedir.Söz konusu ihlaller, İsrail’in ve ilgili savaş suçlarını işleyen bireylerin uluslararası sorumluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Bu kapsamda Roma Antlaşması’na taraf olan devletlerin topraklarında işlenen savaş suçlarını işleyen bireylerin yargılanmasından mesul olan Uluslararası Ceza Mahkemesi yargılama sürecini ivedilikle başlatmıştır. Ayrıca Güney Afrika’nın 1948 Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi çerçevesinde tek taraflı başvurusu sonucunda Uluslararası Adalet Divanı’nın, Gazze’deki soykırım iddialarına ilişkin davayı inceleme yetkisine sahip olduğunu kabul ederek önleyici tedbirlerin alınmasına hükmetmiştir (Alexander, 2024). Tüm bu gelişmelere rağmen, yaşanan insanlık dramını çözmek için bu adımların yeterli olmadığı açıktır. Uluslararası hukukun kurallarının, kurumlarının ve diplomasiye dayalı çözüm yollarının dışında kalan seçeneklerin, mevcut çatışmaları daha da derinleştireceği aşikârdır.Okuma ÖnerileriBrown, Bernard L. (1976). “The Proportionality Principle in the Humanitarian Law of Warfare: Recent Efforts at Codification”. Cornell International Law Journal, 10 (1). 134– 55.Crawford, Emily & Pert, Alison (2015). International Humanitarian Law. Cambridge: Cambridge University Press.Dinstein, Yoram (2013). “The Principle of Proportionality”. Kjetil Mujezinović Larsen, Camilla Guldahl Cooper ve Gro Nystuen (Ed.), Searching for a Principle of Humanity: International Humanitarian Law. Cambridge: Cambridge University Press.Doswald-Beck, Louise & Henckaerts, Jean-Marie (2005). Uluslararası İnsancıl Teamül (Örf-Adet) Hukuku Cilt 1: Kurallar, çev.: A. Emre Öktem; Melike Batur Yamaner; Dolunay Özbek; Bleda Kurtdarcan; Mehmet C. Uzun & Abdullah Kaya. İstanbul: Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları.Öktem, Emre (2011). Terörizm: İnsancıl Hukuk ve İnsan Hakları. İstanbul: Derin Yayınları.
Uluslararası insancıl hukuk, muhasamatın (silahlı çatışmanın) savaşan taraflar ve siviller üzerindeki olumsuz etkilerini asgariye indirgemeyi amaçlayan hukuk dalıdır (Sassóli vd., 2011: 1). Latince adı jus in bello olan bu hukuk dalı için savaş hukuku ve silahlı çatışmalar hukuku kavramları da kullanılmaktadır (ICRC, 2014: 5). Muhasamatın başlangıç sebebini veya haklı olup olmadığını dikkate almadan askeri operasyonların nasıl yürütülmesi gerektiğini belirleyen bu dal, aynı zamanda kullanılacak çatışma vasıtalarını da sınırlandırmaktadır (Greenwood, 2008: 13). Bu iki alan, literatürde hedefleme-hukuku ve silah-hukuku olarak adlandırılmaktadır (Boothby, 2016). Hedefleme-hukuku, muhasamat taraflarının davranışlarını düzenlerken, silah-hukuku ise kullanılan çatışma vasıtalarıyla ilgilenir (Henderson, 2009). Hedefleme-hukuku çerçevesinde muharipler, asker-sivil ayrımı, orantılılık ve ihtiyatlılık ilkelerine uygun davranmakla yükümlüdür (Geneva Conventions, 1977: m. 48-67). Silah-hukuku ise silahlı çatışma sırasında muhariplerin kullanacakları çatışma vasıtalarının sınırsız olmadığını belirtir. İlgili hukuk dalı, kullanımından bağımsız olarak yapısı itibariyle muhasamat sırasında gereksiz acıya ve aşırı yaralamaya sebep olan, doğal çevreye geniş alanda kalıcı ve ciddi zarar veren, ayrım gözetmeyen çatışma araçlarıyla yöntemlerini temel olarak yasaklamıştır (Geneva Conventions, 1977: m. 35). 1949 Cenevre Sözleşmeleri ve Ek Protokoller, insancıl hukukun modern anlamda ana belgeleridir (ICRC, 2014: 17).
İşgalinin başladığı günden itibaren İsrail’in, uluslararası insancıl hukuku sistematik şekilde ihlal ettiğine dair birçok BM kararı ve diğer önemli uluslararası kurumların raporları bulunmaktadır. Bu durum, Ekim 2023‘te başlayan İsrail saldırılarında da değişmemiştir. Hatta önceki duruma kıyasla daha vahşi ve soykırıma varan savaş suçlarının işlendiğine şahit olunmaktadır (bkz. TİHEK 2024). İsrail, operasyonlarında askeri hedefler ile siviller arasında ayrım yapmadan, doğrudan askeri amaçlara yönelmeden ve hatta askeri hedef olmayan bölgelerde doğrudan sivilleri hedef alarak saldırmaktadır (Simpson & Shakir, 2024). Askeri gereklilik seviyesinin çok üstünde güce başvurduğu ve sivillerin kaçınılmaz olarak zarar göreceği durumlarda, hiçbir uyarı yapılmamakta böylece bilinçli olarak sivil kayıpları artırılmaktadır【1】. Çoğunlukla kadın ve çocukların öldürülmesi, asker-sivil ayrımının yapılmadığını ve doğrudan sivillerin hedef alındığını açıkça göstermektedir. Bu durum, İsrail’in sistematik ve yaygın şekilde savaş suçları işlediğini göstermektedir. Ayrıca, bölgedeki sivillerin yaşamını sürdürebilmek için gerekli olan mal ve hizmetlere ulaşımını engelleyerek onları açlığa ve hastalığa mahkûm etmek, diğer bir savaş suçu olarak öne çıkmaktadır. Son olarak gereksiz acı ve aşırı yaralanmaya neden olan yasaklı silahların Filistin halkı üzerinde kullanımı (Euro-Med Human Rights Monitor, 2024) ve özellikle havadan ayrım gözetilmeden yapılan bombardımanların Gazze’nin doğal yapısını tahrip ederek geniş alanda kalıcı ve ciddi zararlar vermesi, silah-hukukunun açık bir ihlalini teşkil etmektedir.
Söz konusu ihlaller, İsrail’in ve ilgili savaş suçlarını işleyen bireylerin uluslararası sorumluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Bu kapsamda Roma Antlaşması’na taraf olan devletlerin topraklarında işlenen savaş suçlarını işleyen bireylerin yargılanmasından mesul olan Uluslararası Ceza Mahkemesi yargılama sürecini ivedilikle başlatmıştır. Ayrıca Güney Afrika’nın 1948 Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi çerçevesinde tek taraflı başvurusu sonucunda Uluslararası Adalet Divanı’nın, Gazze’deki soykırım iddialarına ilişkin davayı inceleme yetkisine sahip olduğunu kabul ederek önleyici tedbirlerin alınmasına hükmetmiştir (Alexander, 2024). Tüm bu gelişmelere rağmen, yaşanan insanlık dramını çözmek için bu adımların yeterli olmadığı açıktır. Uluslararası hukukun kurallarının, kurumlarının ve diplomasiye dayalı çözüm yollarının dışında kalan seçeneklerin, mevcut çatışmaları daha da derinleştireceği aşikârdır.
Brown, Bernard L. (1976). “The Proportionality Principle in the Humanitarian Law of Warfare: Recent Efforts at Codification”. Cornell International Law Journal, 10 (1). 134– 55.
Crawford, Emily & Pert, Alison (2015). International Humanitarian Law. Cambridge: Cambridge University Press.
Dinstein, Yoram (2013). “The Principle of Proportionality”. Kjetil Mujezinović Larsen, Camilla Guldahl Cooper ve Gro Nystuen (Ed.), Searching for a Principle of Humanity: International Humanitarian Law. Cambridge: Cambridge University Press.
Doswald-Beck, Louise & Henckaerts, Jean-Marie (2005). Uluslararası İnsancıl Teamül (Örf-Adet) Hukuku Cilt 1: Kurallar, çev.: A. Emre Öktem; Melike Batur Yamaner; Dolunay Özbek; Bleda Kurtdarcan; Mehmet C. Uzun & Abdullah Kaya. İstanbul: Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları.
Öktem, Emre (2011). Terörizm: İnsancıl Hukuk ve İnsan Hakları. İstanbul: Derin Yayınları.
Alexander, A. (2024). “Application of the Convention on the Prevention and Punishment of the Crime of Genocide in the Gaza Strip (South Africa v. Israel) at the International Court of Justice”.Chinese Journal of International Law,23 (1), 185-190.
Boothby, William H (2016). Weapons and the Law of Armed Conflict (2. Bs.). Oxford: Oxford University Press.
Euro-Med Human Rights Monitor (2024). Investigation must be Opened into Israel’s Potential Use of Banned Thermal Weapons, Which Cause Victims’ Bodies to Melt or Evaporate. Erişim Tarihi: 12.02.2025, https://euromedmonitor.org/en/article/6290.
Geneva Conventions (1977). Protocol Additional I to the Geneva Conventions of 12 August 1949, and Relating to the Protection of Victims of International Armed Conflicts, United Nations Treaty Series 1977, vol. 1125. Erişim Tarihi: 12.02.2025, https://treaties.un.org/pages/showdetails.aspx?objid=08000002800f3586.
Greenwood, Christopher (2008). “Historical Development and Legal Basis”. Dieter Fleck (Ed.), The Handbook of International Humanitarian Law. Oxford: Oxford University Press.
Henderson, Ian (2009). The Contemporary Law of Targeting the Contemporary Law of Targeting. Leiden: Martinus Nijhoff Publishers.
ICRC (2014). International Humanitarıan Law: Answers to Your Questions. Erişim Tarihi: 12.02.2025, https://www.icrc.org/sites/default/files/external/doc/en/assets/files/other/icrc-002-0703.pdf.
Sassóli, Marco; Bouvier, Antoine & Quintin, Anne (2011). “How Does Law Protect in War? Cases, Documents and Teaching Materials on Contemporary Practice in International Humanitarian Law”. CaseBook. Erişim Tarihi: 12.02.2025, https://casebook.icrc.org.
Simpson, Gerry & Shakir, Omar (2024). “Gaza: Israeli Strike Killing 106 Civilians an Apparent War Crime”. Human Rights Watch. Erişim Tarihi: 12.02.2025, https://www.hrw.org/node/387743/printable/print.
TİHEK (2024). Filistin’de İnsan Hakları İhlalleri ve Gazze Soykırımı Raporu. Erişim Tarihi: 12.02.2025, https://www.tihek.gov.tr/public/editor/uploads/HA4SVxYn.pdf.
[1]
Ayrıca bkz. Ateş Çemberi ; Orantılılık İlkesi
| apa | Güreşci, R. (2026). Uluslararası İnsancıl Hukuk. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1537-1539) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Güreşci, Ramazan. “Uluslararası İnsancıl Hukuk”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1537-1539. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Uluslararası İnsancıl Hukuk" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri