
ORCID ID
0000-0002-1696-6075
Soykırım kavramını ortaya atan Yahudi asıllı Polonyalı uluslararası hukukçu Raphael Lemkin, bu kavramı “ulusal, ırksal ve dini grupların yok edilmesi suçu” olarak tanımlamıştır (Lemkin, 1946: 228). Daha sonra Lemkin’in çabalarıyla bu tanım, 1948 yılında BM Genel Kurulunda kabul edilen ve 1951’de yürürlüğe giren Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ne de girmiştir. Bu sözleşmenin 2. maddesine göre soykırım “ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel bir grubu kısmen ya da tamamen yok/imha etmek kastıyla şu eylemlerden herhangi birinin işlenmesi anlamına gelir: (1) Grup üyelerinin öldürülmesi/katli, (2) grup üyeleri üzerinde bedensel yahut akli bakımdan ağır/ciddi zarara yol açılması, (3) grubun bedensel varlığının kısmen ya da tamamen yok/imha edilmesi sonucunu doğuracak yaşam koşullarına kasten tabi tutulması, (4) grup içinde doğumları engellemeyi amaçlayan önlemler alınması ve (5) bu grubun çocuklarının başka bir gruba zorla nakledilmesi (Gemalmaz, 2011: 1547). Benzer tanımlar 2002’de yürürlüğe giren Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nün 6. maddesinde ve Türk Ceza Kanunu’nun 76. maddesinde de yer almaktadır.Uluslararası Adalet Divanı, Gazze’deki Filistinlilere yönelik 7 Ekim sonrasındaki eylemlerin Soykırım Sözleşmesi’nin 2. maddesi kapsamına girdiğini, başka bir ifadeyle soykırım oluşturduğunu düşünmenin makul sebepleri olduğunu tespit etmiştir (UAD, 2024: prg. 45-54). Mahkeme, bu tespitini yaparken İsrailli görevlilerin insanlık dışı (dehumanizing) söylemlerine【1】 yer vermiştir. Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın【2】 “insansı hayvanlar (human animals)” ve Gazze’ye “elektrik, yiyecek, yakıt … her şeyin kapatıldığı” ifadeleri, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un “orada sorumlu olan bütün bir ulustur【3】 ve biz de onların omurgasını kırana kadar savaşacağız” sözleri ile Enerji ve Altyapı Bakanı Israel Katz’ın “Gazze’deki tüm sivil nüfusa derhal bölgeyi terk etmeleri emredildi. Biz kazanacağız. Dünyayı terk edene kadar bir damla su ya da tek bir pil bile alamayacaklar” şeklindeki beyanları kararda yer almıştır (UAD, 2024: prg. 52). Keza kararda BM uzmanı ve raportörlerden oluşan 37 kişinin yaptığı basın açıklamasına da değinilmiştir. Bu açıklamada İsrail’in 7 Ekim sonrası Gazze’deki eylemlerinin işlenmekte olan soykırıma işaret ettiği ifade edilmiştir (OHCHR, 2024). Uzmanların bu basın açıklamasında, “üst düzey İsrailli hükümet yetkililerinden gelen fark edilir derecede soykırımcı ve gayri insanî (dehumanizing) söylemler”den duyulan endişe, Uluslararası Adalet Divanı tarafından dikkate alınmıştır (UAD, 2024: prg. 53). Mahkeme kararında yer alan bu ifadeler, soykırım suçunun oluşması için gerekli olan “yok etme kastı” maddesi açısından önemli delil teşkil etmiştir.Henüz nihai kararını vermiş değilse de Uluslararası Adalet Divanı, bu tespitinden sonra telafisi mümkün olmayan zarar riski ortaya çıktığı gerekçesiyle bir dizi tedbir kararı almıştır. 24 Mayıs 2024 tarihli tedbir kararında, İsrail’in Gazze’deki Refah kentine yönelik tüm askeri operasyonlarını ve diğer eylemlerini derhal durdurmasını emretmiştir. Öyle ki söz konusu operasyon ve eylemler Gazze’deki Filistinlilerin kısmen ya da tamamen fiziksel olarak yok olmasına yol açabilecek yaşam koşullarına neden olabilecektir. (UAD, 2024a: prg. 57) Öte yandan İsrail bu karardan yalnızca birkaç gün sonra 26 ve 28 Mayıs’ta Refah’taki çadır kentlere yaptığı saldırılarla onlarca kişiyi öldürmüştür (OHCHR, 2024a).Tüm bunlar, İsrail’in Ekim 2023‘te Gazze’ye başlattığı saldırılarla soykırım suçunu işlediğini göstermektedir. Gerek mahkeme kararları ve diğer uluslararası hukuk belgeleri gerekse ulusal ve uluslararası kamuoyunda ortaya çıktığı gözlemlenen fikir birliği bu yargıyı doğrulamaktadır.Okuma ÖnerileriUN The Question of Palestine (2024). Anathomy of a Genocide: Report of the Special Rapporteur on the situation of human rights in the Palestinian territories occupied since 1967, Human Rights Council, A/HRC/55/73. Erişim Tarihi: 30.07.2025, https://www.un.org/unispal/document/anatomy-of-a-genocide-report-of-the-special-rapporteur-on-the-situation-of-human-rights-in-the-palestinian-territory-occupied-since-1967-to-human-rights-council-advance-unedited-version-a-hrc-55/.
Soykırım kavramını ortaya atan Yahudi asıllı Polonyalı uluslararası hukukçu Raphael Lemkin, bu kavramı “ulusal, ırksal ve dini grupların yok edilmesi suçu” olarak tanımlamıştır (Lemkin, 1946: 228). Daha sonra Lemkin’in çabalarıyla bu tanım, 1948 yılında BM Genel Kurulunda kabul edilen ve 1951’de yürürlüğe giren Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ne de girmiştir. Bu sözleşmenin 2. maddesine göre soykırım “ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel bir grubu kısmen ya da tamamen yok/imha etmek kastıyla şu eylemlerden herhangi birinin işlenmesi anlamına gelir: (1) Grup üyelerinin öldürülmesi/katli, (2) grup üyeleri üzerinde bedensel yahut akli bakımdan ağır/ciddi zarara yol açılması, (3) grubun bedensel varlığının kısmen ya da tamamen yok/imha edilmesi sonucunu doğuracak yaşam koşullarına kasten tabi tutulması, (4) grup içinde doğumları engellemeyi amaçlayan önlemler alınması ve (5) bu grubun çocuklarının başka bir gruba zorla nakledilmesi (Gemalmaz, 2011: 1547). Benzer tanımlar 2002’de yürürlüğe giren Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nün 6. maddesinde ve Türk Ceza Kanunu’nun 76. maddesinde de yer almaktadır.
Uluslararası Adalet Divanı, Gazze’deki Filistinlilere yönelik 7 Ekim sonrasındaki eylemlerin Soykırım Sözleşmesi’nin 2. maddesi kapsamına girdiğini, başka bir ifadeyle soykırım oluşturduğunu düşünmenin makul sebepleri olduğunu tespit etmiştir (UAD, 2024: prg. 45-54). Mahkeme, bu tespitini yaparken İsrailli görevlilerin insanlık dışı (dehumanizing) söylemlerine【1】 yer vermiştir. Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın【2】 “insansı hayvanlar (human animals)” ve Gazze’ye “elektrik, yiyecek, yakıt … her şeyin kapatıldığı” ifadeleri, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un “orada sorumlu olan bütün bir ulustur【3】 ve biz de onların omurgasını kırana kadar savaşacağız” sözleri ile Enerji ve Altyapı Bakanı Israel Katz’ın “Gazze’deki tüm sivil nüfusa derhal bölgeyi terk etmeleri emredildi. Biz kazanacağız. Dünyayı terk edene kadar bir damla su ya da tek bir pil bile alamayacaklar” şeklindeki beyanları kararda yer almıştır (UAD, 2024: prg. 52). Keza kararda BM uzmanı ve raportörlerden oluşan 37 kişinin yaptığı basın açıklamasına da değinilmiştir. Bu açıklamada İsrail’in 7 Ekim sonrası Gazze’deki eylemlerinin işlenmekte olan soykırıma işaret ettiği ifade edilmiştir (OHCHR, 2024). Uzmanların bu basın açıklamasında, “üst düzey İsrailli hükümet yetkililerinden gelen fark edilir derecede soykırımcı ve gayri insanî (dehumanizing) söylemler”den duyulan endişe, Uluslararası Adalet Divanı tarafından dikkate alınmıştır (UAD, 2024: prg. 53). Mahkeme kararında yer alan bu ifadeler, soykırım suçunun oluşması için gerekli olan “yok etme kastı” maddesi açısından önemli delil teşkil etmiştir.
Henüz nihai kararını vermiş değilse de Uluslararası Adalet Divanı, bu tespitinden sonra telafisi mümkün olmayan zarar riski ortaya çıktığı gerekçesiyle bir dizi tedbir kararı almıştır. 24 Mayıs 2024 tarihli tedbir kararında, İsrail’in Gazze’deki Refah kentine yönelik tüm askeri operasyonlarını ve diğer eylemlerini derhal durdurmasını emretmiştir. Öyle ki söz konusu operasyon ve eylemler Gazze’deki Filistinlilerin kısmen ya da tamamen fiziksel olarak yok olmasına yol açabilecek yaşam koşullarına neden olabilecektir. (UAD, 2024a: prg. 57) Öte yandan İsrail bu karardan yalnızca birkaç gün sonra 26 ve 28 Mayıs’ta Refah’taki çadır kentlere yaptığı saldırılarla onlarca kişiyi öldürmüştür (OHCHR, 2024a).
Tüm bunlar, İsrail’in Ekim 2023‘te Gazze’ye başlattığı saldırılarla soykırım suçunu işlediğini göstermektedir. Gerek mahkeme kararları ve diğer uluslararası hukuk belgeleri gerekse ulusal ve uluslararası kamuoyunda ortaya çıktığı gözlemlenen fikir birliği bu yargıyı doğrulamaktadır.
UN The Question of Palestine (2024). Anathomy of a Genocide: Report of the Special Rapporteur on the situation of human rights in the Palestinian territories occupied since 1967, Human Rights Council, A/HRC/55/73. Erişim Tarihi: 30.07.2025, https://www.un.org/unispal/document/anatomy-of-a-genocide-report-of-the-special-rapporteur-on-the-situation-of-human-rights-in-the-palestinian-territory-occupied-since-1967-to-human-rights-council-advance-unedited-version-a-hrc-55/.
Gemalmaz, Mehmet Semih (2011). Ulusalüstü İnsan Hakları Hukuku Belgeleri II. İstanbul: Legal Yayınlar.
Lemkin, Raphael (1946). “Genocide”. The American Scholar, 15 (2), 227-230.
OHCHR (2024). Gaza: UN Experts Call on International Community to Prevent Genocide Against the Palestinian People, 16 Kasım 2023. Erişim Tarihi: 30.05.2024, https://www.ohchr.org/en/press-releases/2023/11/gaza-un-experts-call-international-community-prevent-genocide-against.
OHCHR (2024a). UN Experts Outraged by Israeli Strikes on Civilians Sheltering in Rafah Camps, 29 Mayıs 2024. Erişim Tarihi: 30.05.2024, https://www.ohchr.org/en/press-releases/2024/05/un-experts-outraged-israeli-strikes-civilians-sheltering-rafah-camps.
UAD (2024). Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme’nin Gazze Şeridinde Uygulanması (Güney Afrika v. İsrail), Geçici Tedbirler, 26 Ocak 2024 Tarihli Karar, çev.: Burcu Değirmencioğlu ve Abdulkadir Pekel. Erişim Tarihi: 30.05.2024, https://hacibayram.edu.tr/iham/uluslararasiadaletdivaniguney-afrika-v-israil.
UAD (2024a). Application of the Convention on the Prevention and Punishment of the Crime of Genocide in the Gaza Strip (South Africa v. Israel), Request for the Modifıcation of the Order of 28 March 2024, Order of 24 May 2024. Erişim Tarihi: 30.05.2024, https://www.icj-cij.org/case/192.
[1]
“İnsanlık dışı” söylem örnekleri için bkz. Amalek; İnsandışılaştırma
[2]
Benjamin Netenyahu ile birlikte Yoav Gallant için çıkarılan tutuklama emri için bkz. Uluslararası Ceza Mahkemesi
[3]
Filistinlilere karşı nefret söylemi ni ve şiddeti normalleştiren psikolojik durum için bkz. Kolektif Narsisizm
| apa | Pekel, A. (2026). Soykırım. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1367-1368) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Pekel, Abdulkadir. “Soykırım”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1367-1368. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Soykırım" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri