+1 Daha

Iznik (District)
İznik, Bursa iline bağlı, Marmara Bölgesi’nin güneydoğusunda, İznik Gölü’nün doğu kıyısında yer alan tarihi ve kültürel açıdan zengin bir ilçedir. Çevresi Samanlı, Katırlı, Gürle ve Avdan dağlarıyla çevrili verimli bir ovada kurulu olan İznik, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, dört imparatorluğa başkentlik yapmış nadir yerleşimlerden biridir. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalma anıtsal yapıları, dünyaca ünlü çinileri ve doğal güzellikleriyle İznik, adeta bir açık hava müzesi niteliğindedir.
İznik’in tarihçesi, prehistorik çağlara kadar uzanır. Bölgedeki Karadin, Çiçekli, Yüğücek ve Çakırca höyüklerinde MÖ 2500 yıllarına ait uygarlık izleri bulunmuştur. Höyükler, göle yakınlıkları, verimli toprakları ve akarsu kaynakları nedeniyle yerleşim için tercih edilmiştir. Çakırca Höyüğü, MÖ 1200’lere uzanan geç bronz çağı seramikleriyle dikkat çekerken, Karadin ve Çiçekli höyükleri erken, orta ve geç bronz çağlarına ait buluntular sunar. Yüğücek Höyüğü ise MÖ 2200-1700 yıllarına tarihlenen seramiklerle bilinir.
MÖ 7. yüzyılda Trak kavimlerinin göçlerinden önce kent, “Helikare” adıyla anılmıştır. MÖ 316’da Makedonya Kralı Büyük İskender’in generali Antigonus Monophthalmos tarafından yeniden kurulan kent, “Antigoneia” adını almıştır. İskender’in ölümüyle general Lysimakhos, MÖ 301’de Antigonos’u yenerek kente, karısı Nikaia’nın adını vermiştir. “Nikaia” ismi, Yunanca “Eis ten Nikaion” (Nikaia’ya doğru) ifadesinden türemiş, halk dilinde “İznik” şeklini almıştır. Mitolojik olarak, Nikaia’nın Bereket Tanrıçası Kybele ile Sangarios (Sakarya) ırmağının kızı olduğu, Dionysos tarafından kurulan kente adının verildiği anlatılır.
MÖ 293’te Bithynia Krallığı’na bağlanan İznik, “Altın Şehir” unvanıyla anılmış, adına altın sikkeler basılmıştır. Bir süre Bithynia’nın başkenti olan kent, MÖ 91-74 yıllarında Roma idaresine girmiştir. Roma döneminde büyüyen İznik, 123 yılındaki depremle yıkılmış, İmparator Hadrianus tarafından yeniden inşa edilerek ikinci kurucusu sayılmıştır. 258’de Gotlar tarafından yağmalanan kent, 259-269 yıllarında restore edilmiştir. Roma ve Bizans dönemlerinde Yunan Haçı planına göre düzenlenen İznik, dört ana kapıdan (Lefke, İstanbul, Yenişehir, Göl) girişle merkezde Ayasofya Camii’nin bulunduğu kesişme noktasında planlanmıştır.
Hristiyanlık açısından İznik, 325 yılında I. İznik Konsili’ne ev sahipliği yaparak önem kazanmıştır. İmparator I. Constantinus’un katıldığı bu konsilde, İskenderiyeli Arius’un “Hz. İsa’nın sıradan bir insan olduğu” tezi reddedilmiş, “Hz. İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğu” görüşü kabul edilmiştir. İznik Akidesi ve yortu günleri bu konsilde belirlenmiştir. 787’de Ayasofya Kilisesi’nde toplanan VII. İznik Konsili’nde ise ikona yasağı kaldırılarak tasvir sevgisi benimsenmiştir.
1075’te Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından fethedilen İznik, Türkiye Selçuklu Devleti’nin ilk başkenti olmuş, 1080’lerden itibaren Anadolu’daki ilk Türk başkenti unvanını kazanmıştır. 1097’de I. Haçlı Seferi sırasında Bizans’a teslim edilen kent, 1204’te IV. Haçlı Seferi’nde İstanbul’un Latinler tarafından işgaliyle Theodoros Laskaris liderliğinde İznik Bizans Devleti’nin başkenti olmuştur (1204-1261). Bu dönemde surlar güçlendirilmiş, kiliseler ve saraylar inşa edilmiştir.
1331’de Orhan Gazi tarafından fethedilen İznik, Osmanlı döneminde sanat, ticaret ve kültür merkezi haline gelmiştir. Ayasofya Camii’ne çevrilmiş, ilk Osmanlı camisi, medresesi ve imarethanesi burada inşa edilmiştir. Davud-u Kayseri, Eşrefoğlu Abdullah Rumi gibi alimler İznik’te eserler vermiştir. Çandarlılar döneminde Yeşil Cami, Nilüfer Hatun İmareti gibi anıtsal eserler yapılmıştır. Ancak 16. yüzyıl sonlarından itibaren çinicilikte gerileme, Celali isyanları, sıtma ve kolera gibi nedenlerle İznik önemini yitirmiş, nüfusu azalmıştır. 1920’de Yunan işgaline uğrayan kent tahribata uğramış, 1950’lerden sonra yeniden canlanmıştır. 1988’de tarihi kentsel sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.
İznik, Bursa’ya 85 km uzaklıkta, 29°30’-29°57’ doğu boylamları ile 40°21’-40°37’ kuzey enlemleri arasında yer alır. İznik Gölü’nün doğu kıyısında, Samanlı Dağları (kuzey), Katırlı, Gürle ve Avdan dağlarıyla çevrili bir ovada kuruludur. Göl, 32 km uzunluğunda, 10 km genişliğinde, deniz seviyesinden 85 m yükseklikte olup en derin noktası 70 m’yi aşar. Bölge, doğuda Lefke Boğazı ile Sakarya Vadisi’ne, batıda Karsak Suyu Vadisi ile Gemlik Körfezi’ne bağlanır. İstanbul-Bursa karayolu bölgenin batısından geçerken, İznik sapa bir yol üzerinde yer alır. Tarihi kervan yollarının önemini yitirmesiyle kent, ticari canlılığını kaybetmiştir.
İznik, ılıman bir geçiş iklimine sahiptir. Yıllık ortalama sıcaklık 14.4°C, en soğuk ay (Ocak) 5°C, en sıcak aylar (Temmuz-Ağustos) 25°C civarındadır. Yıllık yağış miktarı 500-800 mm arasında değişir; İznik çevresinde 528 mm, Orhangazi’de 775 mm’dir. Yağışlar genellikle yağmur, yüksek alanlarda kar şeklindedir ve en fazla kış-ilkbahar aylarında düşer. Ortalama donlu gün sayısı 33.6, sisli gün sayısı 16.8, kar yağışlı gün sayısı 6.9’dur.
Doğal bitki örtüsü, Akdeniz ve Paleoboreal Avrupa floralarının kesişimindedir. Ormanlar, alçaklarda meşe, yükseklerde kızılçam hakimiyetindedir. İnsan faaliyetleri nedeniyle ormanlar yerini maki ve psödo-maki alanlara bırakmıştır. Maki türleri arasında kocayemiş, funda, akçakesme, sandal, defne, delice ve erguvan yaygındır. İznik Gölü’nün kuzey yamaçlarında maki, güneydeki dağlarda psödo-maki hakimdir.
İznik’in sosyal yapısı, tarih boyunca çok kültürlü bir dokuya sahip olmuştur. Roma ve Bizans dönemlerinde Hristiyanlık, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde İslamiyet baskın olmuş, ancak farklı inanç ve etnik gruplar bir arada yaşamıştır. Osmanlı döneminde İznik, “Ulema Yuvası” olarak anılmış, alimlerin ve sanatçıların merkezi olmuştur. 16. yüzyıl tahrir defterlerine göre, İznik sur içinde 23 mahalleye sahipti; 21’i Müslüman, 2’si Hristiyan mahallesiydi. Kentte camiler, medreseler, imarethaneler ve zaviyeler bulunuyordu.
Günümüzde İznik, tarıma dayalı bir toplum yapısına sahiptir. Halkın %90’ı tarımla uğraşır; aile işletmeciliği yaygındır. Kooperatifleşme ve şirketleşme sınırlı olduğundan pazarlama sorunları yaşanır. Refah düzeyi Türkiye ortalamasının üzerindedir. Tarihi ve doğal güzellikleriyle turizm, sosyal yaşamda giderek önem kazanmaktadır.
İznik ekonomisi tarıma dayalıdır. Toplam 23.000 hektar tarım arazisinin 13.100 hektarı sulanabilir durumd10.000 hektarlık alanın büyük kısmı alüvyal topraklar üzerinde yer alan 1. ve 2. sınıf tarım arazilerinde zeytin, üzüm, şeftali, kiraz, erik, armut, elma, ceviz, domates, taze fasulye, brokoli ve brüksel lahanası gibi ürünler yetişir. Zeytin, çiftçi ailelerinin %90’ının ana gelir kaynağıdır. Müşküle üzümü, yöreye özgü bir üründür. İznik Gölü’nde tatlı su ıstakozu, yayın, sazan, akbalık ve gümüş balığı gibi 27 balık türü bulunur; gümüş balığı ihracata yöneliktir.
Çinicilik, İznik’in tarihsel ekonomik kimliğinin önemli bir parçasıdır. 14.-16. yüzyıllarda İznik çinileri, Yeşil Cami minaresi gibi eserlerde kullanılmış, lâle, sümbül, nar, karanfil motifleriyle süslenmiştir. 17. yüzyılda Evliya Çelebi, İznik’te 300’den fazla çini fırını olduğunu belirtmiştir. Ancak 17. yüzyıldan itibaren çinicilik gerilemiş, kent ekonomik önemini kaybetmiştir. Günümüzde tarım ve turizm, ekonominin temel dayanaklarıdır.
İznik, tarihi ve doğal güzellikleriyle turizm açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalma surlar, Ayasofya Camii, Yeşil Cami, Nilüfer Hatun İmareti ve çini eserleri turistlerin ilgisini çeker. I. ve VII. Ekümenik Konsiller nedeniyle Hristiyanlık açısından dini bir cazibe merkezidir. İznik Gölü’nün doğal kıyı şeridi, piknik alanları, Hacı Osman Köyü’nde yamaç paraşütü, Sansarak Köyü’nde şelale ve dağ trekking olanakları turizmi canlandırır. Tarihi kentsel sit alanı statüsü, İznik’in kültürel mirasını korumakta, turizm potansiyelini artırmaktadır.
İznik’in nüfusu, tarih boyunca dalgalanmalar göstermiştir. 16. yüzyılda 23 mahallede yaşayan nüfus, 17. yüzyıldan itibaren Celali isyanları, salgın hastalıklar ve göçler nedeniyle azalmıştır. 19. yüzyıl sonlarında 1.220 kişiye, 20. yüzyıl başında 600’e kadar düşmüştür. 1920’deki Yunan işgali sonrası kent harabeye dönmüş, 1950’lerden sonra yeniden canlanmıştır. 1935’te 2.500 olan nüfus, 2025 itibarıyla 45.208’e ulaşmıştır. İznik, 753 km² yüzölçümüne sahip olup 2 kasaba ve 37 köye sahiptir. Nüfusun büyük kısmı tarımla uğraşır, eğitim ve refah düzeyi Türkiye ortalamasının üzerindedir.
İznik, tarihi dokusu, doğal güzellikleri, tarımsal zenginlikleri ve çini sanatıyla, Türkiye’nin en önemli kültür ve turizm merkezlerinden biridir.
Bursa Valiliği. “İlçelerimiz,” Erişim 20 Nisan 2025. http://www.bursa.gov.tr/ilcelerimiz.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü. “İznik (Bursa) 2014,” Erişim 20 Nisan 2025. https://kvmgm.ktb.gov.tr/TR-93767/iznik-bursa-2014.html.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü. “İznik,” Erişim 20 Nisan 2025. https://tanitma.ktb.gov.tr/TR-22796/iznik.html.
İznik Belediyesi. “Coğrafi Durum,” Erişim 20 Nisan 2025. https://iznik.bel.tr/tr/sayfa/cografi-durum-48.
İznik Belediyesi. “İznik Tarihçesi,” Erişim 20 Nisan 2025. https://iznik.bel.tr/tr/sayfa/iznik-tarihcesi-38.
İznik Kaymakamlığı. “İznik Coğrafi Yapı,” Erişim 20 Nisan 2025. http://www.iznik.gov.tr/iznik-cografi-yapi.
İznik Kaymakamlığı. “İznik’in Tarihçesi,” Erişim 20 Nisan 2025. http://www.iznik.gov.tr/iznikin-tarihcesi.

Iznik (District)
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"İznik (İlçe)" maddesi için tartışma başlatın
Tarihçe
Coğrafi Yapı
İklim ve Bitki Örtüsü
Sosyal Yapı
Ekonomik Yapı
Turizm Potansiyeli
Demografik Yapı
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.